<div><span><span><strong>-Boşuna şişinip durma!</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Fani referanslar, sonsuz kudret sahibine t</strong></span></span><span><span><strong>ercih edildiğinde devşirilen güç, ö</strong></span></span><span><span><strong>mrün yarısı etmez.-</strong></span></span></div> <div><span><span>Medya Berberi</span></span></div> <div>.</div> <div><span><span>Hakikat arzusunun bastırılmasına <strong>mucizevi katkı</strong> olarak <strong>keşfedilen</strong> <strong>çay</strong>dan son yudumu alarak <strong>tıraşa</strong> başlarken, acımasızlığın sözlük anlamının yaşam bulduğu mecralarda bir gezintiye çıkalım istedim.</span></span></div> <div><span><span>Önce, depremde hayatını kaybedenlere <strong>Allah</strong>’tan <strong>rahmet</strong>, sağ kalanlara acil <strong>şifalar</strong> diler, afetin yol açtığı zararlardan kazanç elde etmek için <strong>itişerek </strong>kendilerini <strong>görünür </strong>kılma çabasındaki kişi ve kurumları da<strong> Allah’</strong>a havale ederim.</span></span></div> <div><span><span>Yıkıntılar arasından <strong>kahramanlık öyküleri</strong> derlemeye çalışmak, insanlık adına başlı başına utanç verici bir yaklaşım biçimidir (Suriye’de olduğu gibi) ve umarım, bu kötü örnek tekerrür etmez. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kırmızı</strong> şapkalıların ne idüğü belirsiz <strong>beyaz</strong> baretlilere öykünme yerine yaşanan trajedinin ortasında, duygu ve hislerine kulak vermesi için <strong>küpeleri</strong> benden hediye.</span></span></div> <div><span><span><strong>Doğum</strong> günleriyle, <strong>ölüm </strong>günlerinin çakıştığı, geçim sıkıntısının karamsarlığı, karamsarlığın ise <strong>kötü</strong> olanı çağrıştırdığı zemine doğru kayarken <strong>geçimin</strong> önemsiz ve sıradan bir şeymiş gibi <strong>abartıldığını</strong> düşünmek, topluma yabancılaşmanın belirtisidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Çaresizliğin </strong>tetiklediği medeni cesaretle, biri çıkıp <strong>geçinemediğini</strong> ifade etmiş ise ‘<strong>abartıyorsun’</strong>u<strong> </strong>toplum hafızasına <strong>nakşetmek</strong> yerine, orada sevgili damada bunun <strong>hesabının</strong> sorulacağının ifade edilmesi, daha yerinde bir davranış olurdu. </span></span></div> <div><span><span>Kaldı ki “<strong>geçinemiyoruz</strong>” diyen o vatandaşın, acılarını <strong>sessiz</strong> kalarak hafifletmeye çalışan <strong>milyonların</strong> sesini dile getirdiği yadsınmaz bir gerçektir. </span></span></div> <div><span><span>Ne <strong>anlaşılabilen</strong>, ne de <strong>işitilebilen</strong>, vatandaşı ‘<strong>hiç’</strong> yerine koyarak, yarın dara düşüldüğünde sızlanmanın bir faydası olmayacağını bilmekte yarar var.</span></span></div> <div><span><span>Damat beye gelince…</span></span></div> <div><span><span>Ekonominin <strong>onuru</strong> askıda <strong>can</strong> çekişirken, el çabukluğuyla ana habere yetiştirilmeye çalışılan verilerle, doğruları <strong>tartışılır</strong> hale getirip, halkı ümitlendirmekle, fukara sofralarına <strong>bereket</strong> yağdırılamayacağını hala kavrayamamış olması düşündürücüdür.</span></span></div> <div><span><span>Ekonomik kriz, rakamların bir <strong>yalandan</strong> ibaret olduğunu diretmesine rağmen kendini <strong>ikbal</strong> günlerinin arifesinde sanan <strong>Berat</strong> beyin <strong>yanılgıları</strong> her daim taze, ekonomik <strong>birikimlerinin</strong> ise göstergelere meze olduğunu müşahede etmekteyim.</span></span></div> <div><span><span>Bu ekonomik <strong>çaresizliğin</strong> içerisinde bir <strong>kasıt </strong>aramayacak olsak da <strong>beceriksizliğe</strong> yormak da pek tabii mümkündür.</span></span></div> <div><span><span>Mümkün olmayacak şey, bunun kime <strong>anlatılıp,</strong> kime kabul ettirileceğidir.</span></span></div> <div><span><span>Hâsılı, <strong>pandemi </strong>sona erip, vatandaş maskelerini çıkarsa bile, Berat beyin ürettiği bu ekonomik modelin, <strong>maskesini</strong> indirmemekte ısrarcı olacağı anlaşılıyor.</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Şu an sokağa yansıyan bu ekonomik model, kendini “<strong>Maske </strong>cezası, <strong>hijyen </strong>cezası, on dört kural <strong>levha</strong> cezası, sosyal <strong>mesafe</strong> cezası, ölçüm <strong>alet</strong> cezası, kapanış<strong> ihlal</strong> cezası, fazla <strong>yolcu</strong> cezası, <strong>sigara</strong> cezası, <strong>nargile</strong> cezası ve hemen her gün asayiş uygulamalarında yazılan <strong>çeşitli </strong>cezalar” olarak belirginleştirmekte, <strong>esnaf</strong> inim inim inlemektedir.</span></span></div> <div><span><span>En verimli <strong>saatte</strong> esnafa dükkân kapattırıp, işsiz kalan iş yerlerinden işçi çıkarmayı yasaklarsanız bunun adı orta sınıfın<strong> tasfiyesi</strong> değilse nedir? </span></span></div> <div><span><span>“Fırat’ın kıyısındaki sahipsiz koyun” diye diye <strong>keçileri</strong> kaçırtmaya ne kaldı?</span></span></div> <div><span><span>Neredeeeen nereye…</span></span></div> <div><span><span>Bu arada, Sayın Cumhurbaşkanımız “<strong>umursamıyor”</strong> gibi görünse de <strong>sisteme karşı</strong> duyulan kaygının, <strong>sarayın </strong>etrafında <strong>ruh</strong> gibi dolaştığını hissetmemesi mümkün değildir.</span></span></div> <div><span><span>Meclis’in <strong>dışlanması</strong>, bakanların cüretkârlığının törpülenmesi, koordinasyon eksikliği, sorumluluğu <strong>paylaşmaktan</strong> duyulan endişe vs…</span></span></div> <div><span><span>Tahayyül edilenle, var olan gerçeğin <strong>uyumsuzluğu</strong>, parlamenter sisteme dönüşün işaret fişeğidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi</strong>’ne geçeli beri, deformasyona uğrayan <strong>AK Parti</strong>’nin, sadede gelinse dahi “<strong>git-gel”</strong>den payına düşeni alacağı açıktır.</span></span></div> <div><span><span>Ahlâki ölçülerle<strong> tartsanız</strong>, ‘kaç gram’ geleceği <strong>meçhul</strong> bazı tipleri baş tacı edip, <strong>hasmını AK Parti içinde aratarak</strong>, birilerinin üstünü çizmenin, kibirin, gururun, öfkenin, yeni oluşumların <strong>boşluğuna</strong> ciddi manada bir<strong> akış </strong>sağlayacağını öngörmek abartı olmaz sanırım.</span></span></div> <div><span><span>Tabii, <strong>Boğaziçi</strong>’nden estirdikleri <strong>sinsi </strong>rüzgârların etkisiyle, <strong>AK Parti</strong>’yi, “<strong>Akepe</strong>” olarak ikiye bölmek için yoğun çaba sarf eden <strong>pelikan </strong>yapılanmasının hakkını teslim etmek gerek.</span></span></div> <div><span><span>Başarıyı sahiplenmede protokol <strong>krizine</strong> yol açanların, başarısızlıkta <strong>meydanı boş bırakacağı</strong> sürecin başlangıcındayız.</span></span></div> <div><span><span>Son günlerde, <strong>duayen</strong> bir medya mensubu olarak, burnuma <strong>kötü</strong> kokuların geldiğini hissediyorum!..</span></span></div> <div><span><span>Koku alma duyusunu <strong>yitirmiş</strong> olma endişesiyle, başta yüksek bordrolu <strong>saray</strong> ahalisi olmak üzere, yetkilileri ‘<strong>test’e</strong> davet ediyorum. </span></span></div> <div><span><span><strong>Onlar görmezler, onlar işitmezler!..</strong></span></span></div> <div><span><span>Yahu arkadaş, onlar <strong>koku</strong> da mı almazlar!</span></span></div> <div><span><span>Yetmez gibi, <strong>bi de</strong> sandıktan <strong>sarı tavşan </strong>beklerken<strong> Biden</strong> çıktı.</span></span></div> <div><span><span>Faraza, Reis; “Eyyy<strong> biden!..” </strong>yapsa, yandık <strong>harbiden</strong>. Dolar on beş!</span></span></div> <div><span><span>Evet, dünya gerçekten <strong>beşten</strong> büyük, fakat <strong>TL</strong>,<strong> dolardan</strong> minik. </span></span></div> <div><span><span>Dinsiz imansız da <strong>olsa,</strong> illa sığınacak bir liman bulan <strong>paranın</strong>, biliyorsunuz, bu aralar <strong>ara</strong> <strong>sıcağı</strong> makbul. </span></span></div> <div><span><span>Çaresizlik, böyle bir şey işte… </span></span></div> <div><span><span>Zamanında, onca <strong>liman</strong> peşkeş çekilirken, keşke, paraya da bir <strong>liman</strong> ayırsaymışız... </span></span></div> <div><span><span>Tüm bu olumsuzluklara rağmen, enseyi karartmamak ve <strong>ümitvar </strong>olmak gerek.</span></span></div> <div><span><span><strong>Gelecek</strong>, hiç kimsenin katkısına gereksinim duymadan kendiliğinden <strong>yaklaşıyor</strong>… </span></span></div> <div><span><span>Bugünkü tıraş <strong>tek perde</strong>, kalın sağlıcakla.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span>Medya Berberi</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahmet Beyaz, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>NOT;</strong></span></span></div> <div><span><span>Bu aralar, ömürlerini <strong>kısaltacağı</strong> hissiyle, etrafında <strong>aksırıp-tıksıran</strong> birinden nasıl <strong>uyuz </strong>oluyorlarsa, bu fakirin satırlarından da bir takım kişilerin <strong>uyuz</strong> olduğu duyumunu almaktayım.</span></span></div> <div><span><span>Kuru soğanı dörde böldüklerimiz istisna olmak kaydıyla, <strong>Manevra</strong> <strong>kabiliyeti</strong> ile <strong>makam-mevki </strong>sahibi olup, kıçının rahatını garantiye alanlar, varsın <strong>uyuz </strong>olsunlar. </span></span></div> <div><span><span>Aklından geçenleri <strong>sesli kitap</strong> gibi okuyacağım bu tipler, <strong>aha </strong>şimdiden geçit törenlerinde <strong>yüzünü</strong> tribünlere çeviren <strong>askerler</strong> gibi geçiyor gözümün önünden…</span></span></div> <div></div>