<h3><span><strong>ÖNCÜ TÜRK ERDOĞAN ASLIYÜCE</strong></span></h3> <h4><span><strong>- Hoca Ahmet Yesevi Vakfı’nın kurucusu araştırmacı yazar Erdoğan Aslıyüce, soyadı gibiydi, aslını yüceltme uğruna ömrünü harcadı. “Çağımızın Evliya Çelebisi” unvanını hak eden Erdoğan Aslıyüce de her fani gibi bu dünyadaki ömrünü tamamlayarak gerçek âleme hicret etti.</strong></span></h4> <div>Hayatın en değişmez yasalarından biri de ölümdür. <strong>Âlemleri</strong> <strong>yaratan</strong> <strong>Allah</strong> (cc) ölümü ve hayatı insanları imtihan etmek için yarattığını kerim kitabı <strong>Kur’an’da</strong> bize bildiriyor.</div> <div>Hayatı tadan her canlı, sonunda ölümü de tadacaktır ve tatmaktadır; “<strong>Her canlı ölümü tatmaktadır/tadacaktır.”</strong> Ayeti bize bu değişmez gerçeği her zaman haykırmaktadır.</div> <div><strong>Hoca</strong> <strong>Ahmet</strong> <strong>Yesevi</strong> <strong>Vakfı’nın</strong> kurucusu, araştırmacı yazar, soyadı gibi aslını yüceltme uğruna ömrünü harcayan ve hakkıyla “<strong>Çağımızın Evliya Çelebisi</strong>” unvanını alan <strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce</strong> de her fani gibi bu dünyadaki ömrünü tamamlayarak gerçek âleme hicret etti.</div> <div>Onun “<strong>Çağımızın</strong> <strong>Evliya</strong> <strong>Çelebisi</strong>” olarak anılmasının sebebi boşuna değildi. Çünkü “<strong>Japonya</strong>, <strong>Çekoslovakya</strong>, <strong>İngiltere</strong>, <strong>Kanada, AB, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya, Yugoslavya, Romanya, Tuva, Hakasya, Tataristan, Başkurtistan, Altay Cumhuriyeti, Hollanda, Almanya, İsviçre, Tayland, Sudan, Tayvan, Hong Kong, Kırgızistan, Özbekistan, İsrail, Arnavutluk, Moldavya, Gagavuz, Pridnestroya, Singapur, Suriye, Yakutistan</strong>” gibi kırka yakın ülkeyi gezdi ve gezi notlarını <strong>kitaplaştırarak</strong> yayınladı.</div> <div>Özellikle <strong>Orta</strong> <strong>Asya’daki</strong> <strong>Türk</strong> ülkelerine yaptığı gezilerin izlenimlerini bir <strong>seyahatname</strong> üslubuyla önce <strong>Yesevi</strong> <strong>Dergisi’nde</strong> tefrika olarak, daha sonra da “<strong>Adım Adım Türk Yurtları</strong>” adıyla kitap olarak yayımladı. Bunun yanında çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda makale ve araştırma yazıları yayınlandı.</div> <div>Ömrünü <strong>Türk</strong> <strong>Milliyetçiliğine</strong> adayan <strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce</strong>, araştırmacı yazar kişiliğiyle yıllarca ülke ülke gezerek “Her Yönüyle Kırıkkale”, “Metal İşçilerinin Mücadele Tarihi”, “Genç İşçiler”, “En Büyük grev”, “Adım Adım Türk Yurtları”, “Turan’dan Kırım’a”, “Dört Kıta Sekiz Ülke”, “Hücreden Cümleye”, “Türkistan’dan Anadolu’ya Alpler-Erenler”, “Değişen Komşumuz Suriye”, “Laleden Yağlı Güreşe Hollanda”, “Türkiye’nin Yüreği Kastamonu”, “Türk’e Gözaltı”, “Garip Türk’ün Feryadı”, “Türk’ün Çile Çemberi”, “İstanbul’dan Adıyaman’a”, “İstanbul’dan Trabzon’a”, “Türkistan İki Dünya Eşiği”, ”Ah Şu Bakanlar”, “Avrupa’ya İslamı Yayan Sarı Saltuk et-Türki”, “Bosna Hersek’ten Kosova’ya”, “Şehir Şehir Türk Kurultayları”, “Şura Şehirleri”, “Şiir İkindileri”, “Gül Baba”, “Kırşehir”, “Türk Tarihinde Yazılamayanlar”, “Türk Tarihinde Yanlış Bilinenler Yanlış Yorumlananlar”, “Türk Tarihinde Unutulanlar”, “Aydınlar Ocakları 25. Şurası İstanbul’dan Trabzon’a”, “Çanakkale’den Paşaeli’ne”, “Türk Tarihinde İşbirlikçiler ve 150’likler”, “Yesevi Dostları” (5 cilt) isimli pek çok <strong>kitap</strong> kaleme aldı.</div> <div></div> <div><strong>Erdoğan Aslıyüce</strong> bir akademisyen değildi ama yaptığı birçok çalışma ile akademisyenlere yol göstermesini bilen nadir insanlardan biriydi.</div> <div><strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce’yi</strong>, daha doğrusu bizim <strong>Erdoğan</strong> <strong>abimizi</strong> güzel bir insan olarak bildik, tanıdık, sohbetlerine katıldık. Ülke meselelerini beraberce mütalaa ettik. Kurduğu <strong>Hoca</strong> Ahmet Yesevi <strong>Vakfı’nı</strong> bugünlere kadar taşıdı. Bereketli bir yaşadığına yakinen şahit olduk. Arkasında onlarca güzel eser bıraktı. Biz ondan razıydık, Rabbim de razı olsun.</div> <div><strong>Cenazesinde</strong> bulunarak imamın “<strong>Hayatta iken merhumu nasıl bilirdiniz?</strong>” sorusuna yüksek sesle “<strong>İyi</strong> <strong>bilirdik</strong>.” dedik. <strong>Hakkınızı</strong> <strong>helal</strong> <strong>edin</strong> çağrısına ise içimizden gele gele “<strong>Helal</strong> <strong>olsun</strong>” diye haykırdık.</div> <div>Tanıdığım <strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce,</strong> bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiye sahipti. Bulunduğu her ortamda <strong>Türk</strong> dünyasının dertlerini konuştu. Eserlerinde <strong>Türk</strong> dünyasının dertlerini yazdı. <strong>Türklerin</strong> yaşadıkları hemen bütün coğrafyaları gezerek <strong>Anadolu</strong> <strong>Türklüğü</strong> ile aralarında köprü olmaya çalıştı. Bu seyahatleri kitaplaştırarak (40 kitap) <strong>hatıralarını</strong> okuyucularıyla buluşturdu.</div> <div><strong>Hoca</strong> <strong>Ahmet</strong> <strong>Yesevi</strong> <strong>Vakfı</strong> adına çıkardığı “<strong>Yesevi</strong>” isimli dergisi, yüzlerce sayı çıkararak <strong>Türkiye’nin</strong> uzun süreli seri yayın yapan ender dergileri arasında yer almasını sağladı. Ülke içi ve dışında verdiği konferanslarla <strong>Türk</strong> <strong>dünyasının</strong> dertlerini ve çözüm yollarını dile getirdi.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Ahirete</strong> hicret ederken arkasında doldurulması güç bir boşluk bırakan <strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce</strong>, <strong>1946</strong> yılında <strong>Kırıkkale’nin</strong> <strong>Büyükyağlı</strong> kasabasında doğdu. İlk ve ortaokulu <strong>Kırıkkale’de</strong>, liseyi <strong>Konya’da</strong> bitirdi. Çalışma hayatına <strong>Kırıkkale’de</strong> <strong>MKE</strong> <strong>Silah ve Tüfek Fabrikaları’nda</strong> başladı. Aynı yıllarda <strong>sendikacılık</strong> faaliyetlerine de adım attı. İlk olarak, çalıştığı işyerinde “<strong>İşyeri</strong> <strong>Temsilcisi</strong>” oldu. <strong>Türk</strong> <strong>Metal</strong> <strong>Sendikası’nın</strong> genel merkezinde ve değişik bölgelerinde temsilcilikler yaptı. <strong>Türk</strong> <strong>Metal</strong> <strong>Sendikası</strong> <strong>İstanbul</strong> <strong>Şubesi’ni</strong> kurmakla görevlendirildi. Daha sonra bu şubenin başkanlığını dört dönem devam ettirdi. <strong>1996’da</strong> bu görevi bıraktı.</div> <div><strong>İstanbul’da</strong>, <strong>Mart</strong> <strong>1987’de</strong> <strong>Metal</strong> <strong>İşleri</strong> adına kurduğu kooperatifin yayın organı olarak aylık bir dergi çıkardı. Dergi <strong>54</strong> sayı devam etti. Sendikal faaliyetlerle ilgili olarak, <strong>Refik</strong> <strong>Sönmezsoy</strong> ile birlikte “<strong>Metal İşçilerinin Mücadele Tarihi</strong>” ve “<strong>En Büyük Grev</strong>” adlı kitapları yayımladı.</div> <div><strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce</strong>, yayın hayatına <strong>1972’de</strong> <strong>Kırıkkale’de</strong> “<strong>Dur</strong> <strong>Yolcu</strong>” adlı bir gazete çıkararak başladı. Daha sonra <strong>1980</strong> yılında <strong>Konya’da</strong> “<strong>Konevî</strong>” adlı bir dergi yayımladı.</div> <div><strong>1993</strong> yılında <strong>Hoca Ahmet Yesevi Vakfı’nı</strong> <strong>Yesevi</strong> dostu arkadaşlarıyla beraber kurdu. Bu vakfa <strong>Bakanlar</strong> <strong>Kurulu</strong> kararıyla tahsis edilen <strong>Küçükayasofya’daki</strong> <strong>Darüssaade</strong> <strong>Ağası</strong> <strong>Hüseyin</strong> <strong>Ağa</strong> <strong>Medresesi’ni</strong> restore etti ve <strong>Türk</strong> kültür ve sanat hayatına bir <strong>külliye</strong> olarak kazandırdı.</div> <div><strong>1994</strong> yılında aynı zamanda <strong>Yesevi</strong> <strong>Yayıncılık</strong> isimli yayınevini de kuran <strong>Aslıyüce</strong>, <strong>Türk</strong> <strong>kültür</strong> hayatına yüzlerce eser kazandırdı.</div> <div><strong>Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi “BİR</strong>”i de yine bu dönemde yayın hayatına kazandırdı.</div> <div><strong>Hoca</strong> <strong>Ahmet</strong> <strong>Yesevi</strong> <strong>Vakfı</strong>, <strong>İstanbul</strong> <strong>Valiliği</strong> ve <strong>Eminönü</strong> <strong>Belediyesi’nin</strong> katkılarıyla “<strong>Fatih’ten Atatürk’e Türk Kültürü Etkinlikleri</strong>” şölenini gerçekleştirdi.</div> <div><strong>Erdoğan</strong> <strong>Aslıyüce’nin</strong> gerçekleştirdiği en önemli çalışmalardan biri de <strong>İmam</strong> <strong>Maturidi</strong> hakkında yaptığı çalışmalar, verdiği konferanslar ve <strong>İmam</strong> <strong>Maturidi</strong> adına değişik yazarların kitaplarını yayınlamak oldu.</div> <div>Bu konferanslardan birini de <strong>AvrasyaBir</strong> <strong>Vakfında</strong> beraber verdik. <strong>Aslıyüce</strong>, <strong>İmam-ı Azam, İmam Maturidi </strong>ve<strong> Ahmet Yesevi</strong> çizgisinin <strong>Türk</strong> <strong>dünyasının</strong> oluşmasında çok önemli rol oynadığını hep yüksek sesle haykırdı ve ülkemizin, <strong>Türk</strong> dünyasının geleceğinin ancak bu çizgide giderek başarıya ulaşabileceğini savundu.</div> <div><strong>9 Haziran</strong> <strong>2024</strong> tarihinde bu fani dünyadaki görevini bitirerek gerçek âleme hicret eden <strong>Erdoğan</strong> abinin vazifesini hakkıyla yaptığına şahidim. Bu şahitliği cenazesinde gösterdiğim gibi öbür âlemde de sorulursa yine vazifesini yaptığına şahit olurum. <strong>Erdoğan</strong> <strong>abi</strong> gibi öncü büyüklerimizin açtığı yoldan gitmek bizler için önemli bir vazifedir.</div> <div>Bundan sonra bizlere düşen onun bıraktığı <strong>emaneti</strong> <strong>teslim</strong> alarak varacağı noktaya götürmektir. </div> <div>Bu vesile bir kez daha <strong>Erdoğan</strong> <strong>abimize</strong> <strong>Rabbimden</strong> <strong>rahmet</strong> diliyorum. Mekânı <strong>Cennet</strong> olsun.</div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong></strong></div>