<div><span><span>Değişen zaman olsa da değişmeyenin peşinden baktığımızda karşımıza, insanoğlunun doyumsuz istek ve arzuları çıkmakta.</span></span></div> <div><span><span>Dengelerin bozulmasına en büyük etken, kazananın da kaybedenin de mücadelesinin aynı doğrultuda olması. </span></span></div> <div><span><span>O da, haddini-ölçüsünü bilemediği bir mücadele içerisinde olmaktan kaynaklı. </span></span></div> <div><span><span>Her defasında, sözde daha iyi yaşama dahil, bitmek bilmeyen bir hırs. Oysa ki ders almadan ders vermek gibi bir gafletten uyanıp, bilmediğini öğrenme, bildiğini ise paylaşma yoluna gidilebilse, ne âlâ. </span></span></div> <div><span><span>İşte o vakit beklentiler ne azar, ne de uzayıp gider.. </span></span></div> <div><span><span>Aslında yapılması gereken çok fazla bir şey yok. </span></span></div> <div><span><span>Çözüm için tek bir hareket yeterli olacaktır aslında. </span></span></div> <div><span><span>O da doğruyu görmeye kör ve sağır olmamakla birlikte, engeli aşmaya meyilli olmak. </span></span></div> <div><span><span>İnsanoğlu, nasihatten ‘ders’ almadığı yerde, mutlaka bir ‘musibetin’ olması mı gerekiyor diye düşünüyor. </span></span></div> <div><span><span>Bir başkasının ‘kötülüğünü’ istemek, akıbetin manasını bilmemek, diğer bir izahla vicdansızlığın tecellisidir. Bunu, kendini bilen hiçbir insan evladı yapmaya yanaşmaz. </span></span></div> <div><span><span>İnsanlıktan nasiplenmeyenler ise bu kategorinin dışında kalır.</span></span></div> <div><span><span>Geriye, yaşananlar, diğer bir ifadeyle insanoğlunun sağlık-gençlik-yaşlılık gibi hayatını etkileyen, diğer bir ifadeyle imtihan olduğu kategoriler kalıyor. </span></span></div> <div><span><span>Kişinin hiç ihtimal vermediği yerde, anlık hadiseler sonucu hayatı değişebiliyor. </span></span></div> <div><span><span>Bu değişim, şaşkınlık süresinin kısalığı, hayata yeniden dönmesi-sarılması manasına geliyor. </span></span></div> <div><span><span>Bilmediğimiz bir konuyu elbette sormadan bilme hüneri ve şansına sahip değiliz. </span></span></div> <div><span><span>Tüm mesele, bu hüneri gösterebilmekte…</span></span></div> <div><span><span>Bugüne kadar ‘engelli’ bireylerin ders niteliğindeki örnek hayat hikâyeleri, yazılarımızın önemli bir parçası oldu.</span></span></div> <div><span><span>Ta ki; her bir hayat hikâyesinden ders ve dersler çıkarılması için.</span></span></div> <div><span><span>‘<strong>Herkes bir engelli adayıdır</strong>’ sözünün yüzü soğuk olsa da, o tanımla muhatap olmak istenmese de, tamamen kopması mümkün değil. </span></span></div> <div><span><span>Bu tanımın kendisi için geçerliliği her ne kadar bilinmese de, bilinen bir gerçek var ki yakın çevremizde bu özel-ayrıcalıklı insanlarla karşılaşmak her zaman mümkün. </span></span></div> <div><span><span>O rastlantıda, kişinin ‘engelinin’ ortadan kaldırılması, o olmasa bile en aza indirilmesi için bir seçenek üretmenin önem taşıdığını, yaşanmış hayat hikâyelerinden, hayat sürecindeki anlık-beklenmedik değişime bağlı olarak karamsarlık-karanlıktan aydınlığa nasıl çıkılabileceğini görmek mümkün. </span></span></div> <div><span><span>Bu değişimden kimlerin pay sahibi olacağını, olanların da Allah (c.c) nasip ettiyse, <strong>Kur’an-ı Kerim</strong>’inde “<strong>…Kim de bir can kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur</strong>” (Maide-32) buyurarak açıklıyor. </span></span></div> <div><span><span>O örneklerden bir tanesi, geçirdiği trafik kazasından sonra tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kalan <strong>Ahmet Avşar</strong>. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bağcılar Belediyesi</strong> basın bülteninde yer alan haberine göre, <strong>Bağcılar Engelli Okçuluk Takımı </strong>sporcusu 37 yaşındaki Avşar’ın hayatını değiştiren kaza, 2004 yılında gerçekleşmiş. </span></span></div> <div><span><span><strong>Samsun</strong>’da takla atan minibüste bulunan <strong>Avşar</strong>, “<strong>T12</strong>” seviyesinde felç oldu. </span></span></div> <div><span><span>3 ay hastane süreciyle birlikte, yürüyebilmek için amansız bir mücadele yürüttü. </span></span></div> <div><span><span>Kendi ifadesiyle, düzelme olmayacağını anlayınca kabullenmek zorunda olduğu bir durum. </span></span></div> <div><span><span>Bundan sonrasını <strong>Avşar</strong>’dan dinleyelim;</span></span></div> <div><span><span><strong>SIKINTISINI OKLA BİRLİKTE ATIYOR</strong></span></span></div> <div><span><span>“Askerden yeni dönmüş ve tekstil atölyesindeki işime devam ediyor, evlilik planları yapıyordum. </span></span></div> <div><span><span>Aniden yaşadığım bu kaza geleceğe ilişkin bütün düşüncelerimi yok etti… </span></span></div> <div><span><span>Kızım <strong>Berfin</strong>’in doğumuyla birlikte yüzüm güldü, hayatım ayrı bir anlam kazandı. </span></span></div> <div><span><span>Baba olunca engelli olduğumu unuttum ve hayata yeniden bağlandım. </span></span></div> <div><span><span>Kazayla solan umutlarımi onunla birlikte yeniden yeşermeye başladı. </span></span></div> <div><span><span>Bütün sevgimi ona verdim. </span></span></div> <div><span><span>Kızıma yakışır bir baba olmak için bir arayış içine girdim. </span></span></div> <div><span><span><strong>Bağcılar Belediyesi</strong>’nde okçuluk kulübü kurulduğunu duydum.</span></span></div> <div><span><span>Başvurdum ve hocamız <strong>Murat Öz</strong> sayesinde kısa sürede sporu sevdim. </span></span></div> <div></div> <div><span><span>Ok atınca bütün sıkıntımı derdimi de unutuyorum. </span></span></div> <div><span><span>Ok atmak beni tedavi ediyor. </span></span></div> <div><span><span>Gösterdiğim bu çaba, <strong>Berfin</strong>’i de çok mutlu ediyordu. </span></span></div> <div><span><span>Azimli çalışmalarım sonucunda il üçüncüsü olarak ilk başarımı elde ettim. </span></span></div> <div><span><span>Şimdiki hedefim ise kızım için dünya şampiyonu olmak. </span></span></div> <div><span><span>Bu süreçte maddi ve manevi desteklerinden dolayı <strong>Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı</strong>’ya teşekkür ediyorum…”</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahmet Avşar,</strong> engelli olmanın, hayalini gerçekleştirmeye engel olmadığını belirterek, engelli olduktan sonra hayatının daha anlam kazandığını, yaptığı her şeyin daha manalı ve kıymetli olduğunun önemine vurgu yapıyor. </span></span></div> <div><span><span>Tüm bu anlatılıp yaşananlar ışığında insan düşünmeden ve sormadan da edemiyor; “Değişimi bilmek-yaşamak için, illa ki değişmek mi gerekiyor?..”</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ahmet Gülümseyen, </strong><strong>dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>