<h4>MÜSLÜMAN TÜRKÜN FERASETİ</h4> <div><strong>Feraset</strong> kelime olarak, “<strong>Bir şey hakkında derinlemesine, ayrıntılarıyla, incelikli bir şekilde düşünmek, anlayış, seziş, sezgi</strong>” anlamına gelirken <strong>İslami</strong> anlayışta, “<strong>Hadiselere Allah’ın nuruyla bakıp ileriyi görmek, insanların, diğer varlık ve olayların iç yüzünü keşfetme, gelecek hakkında doğru tahminlerde bulunma melekesi anlamında bir terim</strong>” olarak kabul edilir.</div> <div><strong>Feraset</strong> <strong>sahipleri</strong> hayata farklı bakmasını, herkesten önce bazı hadiseleri bilmeleri ile kendilerini belli eder. Bunun için <strong>feraset</strong> sahipleri <strong>Kur’an’da</strong> da övülmüşlerdir.</div> <div><strong>Allah</strong> (cc) bazı ayetlerde <strong>feraset</strong> <strong>sahiplerinden</strong> şöyle bahseder:</div> <div><strong>“Elbette bunda feraset sahipleri için ibretler vardır.” </strong>(Hicr, 75)</div> <div><strong>“Ey iman edenler! Şayet elem ve zarar verecek şeylerden sakınıp kendini iyice koruma altına alırsanız Allah size Furkan (hem zahir hem batında hak olanı olmayandan, iyiyi kötüden, temizi habisten ayırt edici bir marifet ve nur) verir.” </strong>(Enfal, 29)</div> <div><strong>“Kur’an, mü’min bir toplum için Rabbinizden gelen basiretler (kalp gözlerini açan beyanlar), hidayet rehberi, rahmettir.” </strong>(A’raf, 203)</div> <div><strong>Feraset</strong> <strong>sahibini</strong> hayata farklı baktıran imanıdır.</div> <div><strong>İman</strong> nuruyla hadiselere bakanlar hayat içindeki hikmetleri diğer insanlardan daha önce görebilirler.</div> <div>Bu açıdan <strong>Resulullah</strong> (sav) “<strong>Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar</strong>.” buyurarak ferasetin önemine dikkat çeker.</div> <div><strong>Ferasetli</strong> olmak, inanan ve inandığını hayata yansıtan <strong>mü’min</strong> şahsiyetin temel bir zihni karakteridir.</div> <div><strong>Resulullah</strong> (sav) yukarıdaki hadiste, böyle buyurarak ferasetle “<strong>Allah’ın</strong> <strong>nuru</strong>” arasında kopmaz bir bağ olduğunu beyan etmiştir.</div> <div><strong>Resulullah’ın</strong>, “<strong>Müminin ferasetinden sakının. Çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar.</strong>” açıklamasından sonra, “<strong>Elbette bunda feraset sahipleri için ibretler vardır</strong>.” (Hicr, 75) ayetini okumuş olması da çok anlamlıdır.</div> <div><strong>Mü’min</strong>, bütün mahlûkata <strong>Allah’ın</strong> <strong>nuruyla</strong> baktığı için kendisinde bir <strong>meleke</strong> oluşur.</div> <div>Bu <strong>meleke</strong> sayesinde kul, <strong>Yaratıcının</strong> yaratmasındaki gaye (Hikmet) ne ise eşyaya bu gayeye uygun olarak bakar. Yani <strong>ferasetli</strong> <strong>insan,</strong> hayata kendi hesabına değil, <strong>Allah</strong> <strong>hesabına</strong> bakar.</div> <div><strong>Allah</strong> (cc) böyle bir kulun gözünü <strong>hakkı ve doğruyu gören</strong>, kulağını <strong>gerçeği</strong> <strong>işiten</strong> <strong>ve</strong> <strong>kalbini</strong> <strong>de</strong> <strong>hakikate</strong> <strong>eren</strong> hale getirir.</div> <div><strong>İman</strong> sırrına eren kişideki <strong>ferasetinin</strong> kaynağı, <strong>Allah’ın</strong> <strong>mü’min</strong> kalbe koyduğu <strong>iman</strong> nurudur.</div> <div>Bu <strong>nur</strong> bir kez <strong>Müslümanın</strong> kalbine kuşatınca kâinattaki her şey <strong>aydınlanmaya</strong> başlar.</div> <div>Hayata <strong>Allah’ın</strong> verdiği <strong>iman</strong> <strong>nuruyla</strong> bakan bir <strong>idrakin</strong> sosyal hayata yansıması ise <strong>hadiseleri</strong> <strong>önceden</strong> <strong>tahmin</strong> <strong>etme</strong> şeklinde kendini gösterir.</div> <div><strong>Ülkemizde</strong> meydana gelen olayların, sosyal hareketlerin, siyasi hadiselerin altında yatan gerçeklerin <strong>önceden</strong> <strong>bilinmesinin</strong> ferasetle direk bağlantısı vardır.</div> <div>Kahir ekseriyeti <strong>Müslüman</strong> olan <strong>Türklerin</strong> hadiselere bakışının <strong>isabetli</strong> olması da onlardaki <strong>iman</strong> <strong>nurunun</strong> tecellisinden başka bir şey değildir.</div> <div>Bu sebeple <strong>ülkemizde</strong> meydana gelen hadiselere <strong>milletimizin</strong> <strong>sağduyu</strong> ile yaklaşması <strong>Müslüman</strong> <strong>Türklerde</strong> <strong>basiret</strong> ve <strong>ferasetin</strong> yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.</div> <div><strong>Son 21 senedir</strong> ülkemizde meydana gelen hadiseler ve yöneticilerin seçilmesinde milletimizin verdiği kararlara baktığımızda, <strong>basiretinin</strong> ve <strong>ferasetinin</strong> oldukça yüksek olduğu görülmektedir. </div> <div><strong>14 Mayıs 2023</strong> tarihinde yapılan Cumhurbaşkanı ve <strong>TBMM’nin</strong> yeni üyelerinin seçilmesinde <strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> milleti yine hadiselere <strong>iman</strong> <strong>nuruyla</strong> bakmış, ülkesi için <strong>hayırlı</strong> olanın ne olduğunun tespitini gösterirken yüksek bir <strong>feraset</strong> <strong>örneği</strong> ortaya koymuştur.</div> <div><strong>Küresel</strong> <strong>güç</strong> <strong>odaklarının</strong> ülkemize <strong>diz</strong> <strong>çöktürmek</strong> için siyasi, sosyal, ekonomik askeri vs. bütün alanlarda oynadıkları bütün oyunlara rağmen, bu hamleler başarılı olamamış ve <strong>menfur</strong> <strong>emellerine</strong> ulaşamamışlardır.</div> <div>Yaşanan bütün <strong>menfi</strong> <strong>hadiselere</strong> ve “<strong>Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela</strong>” olan <strong>küresel</strong> <strong>güçlerin</strong> saldırılarına rağmen <strong>21</strong> <strong>senedir</strong> ülkeyi yöneten <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong> girdiği <strong>14</strong> <strong>Mayıs</strong> seçimlerinde de yeniden <strong>birinci</strong> olarak çıkması <strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> milletinin ne kadar ferasetli olduğunun en açık göstergesidir.</div> <div>“<strong>Siz ne iseniz idareciniz de odur</strong>.”, “<strong>Nasılsanız öyle idare edilirsiniz</strong>.” şeklindeki <strong>Resul</strong> <strong>sözleri</strong>, bir gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.</div> <div><strong>Toplumlar</strong> kendi kaderlerini kendileri çizer. Kendisini yönetecekleri de kendisi seçer.</div> <div><strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milleti</strong> de <strong>21</strong> <strong>senedir</strong> kendi gibi düşünen, kendi gibi inanan, kendi gibi dertlenen kadroları yönetici olarak seçmiş, yaşanan bütün olumsuzluklara ve karşı cephedeki <strong>kuvvetli</strong> <strong>düşmanlara</strong> rağmen <strong>ferasetini</strong> <strong>göstererek</strong> iktidarı <strong>iç</strong> <strong>ve</strong> <strong>dış</strong> <strong>hain yapılanmalara</strong> teslim etmemiştir.</div> <div><strong>Allah,</strong> toplumların kendi kaderlerinin kendi ellerinde olduğunu, <strong>“… Bir toplum kendi elinde olanı değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz.” </strong>(Ra’d, 11) ayetiyle açık biçimde açıklamıştır.</div> <div>Yine farklı bir ayette, <strong>toplumların</strong> <strong>ahlâkı</strong> ile <strong>ilâhî</strong> <strong>nimetler</strong> ve <strong>lütuflar</strong> arasındaki <strong>sebep</strong>-<strong>sonuç</strong> ilişkisi benzeri ayette bizlere bildirmiştir:</div> <div><strong>“… Allah, bir topluluğa lütfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah, her şeyi işitip bilmektedir.” </strong>(Enfal, 53)</div> <div><strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milleti,</strong> <strong>14</strong> <strong>Mayıs</strong> seçimlerinde <strong>ferasetini</strong> göstererek, ülkeyi “<strong>Biden</strong>” önderliğinde oluşturulan “<strong>FETÖ+CHP+HDPKK</strong>” şer ittifakına teslim etmemiştir.</div> <div>Bu <strong>zillet</strong> <strong>cephesi,</strong> açık biçimde <strong>iktidar</strong> olmaları halinde bütün <strong>FETÖ’cüleri</strong> (KHK ile devletten kovulanlar) <strong>affedeceklerini</strong>, devletten atılanların görevlerine iade edileceklerini, içeride bulunan başta <strong>terörist</strong> <strong>Abdullah</strong> <strong>Öcalan</strong>, <strong>Selahattin</strong> <strong>Demirtaş</strong> ve <strong>Osman</strong> <strong>Kavala’nın</strong> serbest bırakılacağını, geleceğimizin yüz akı <strong>İHA</strong> ve <strong>SİHA’ların</strong> üretimlerini durduracaklarını, <strong>Mavi</strong> <strong>Vatan</strong> projesine son vereceklerini, <strong>savunma</strong> <strong>sanayiindeki</strong> dev adımlara <strong>dur</strong> diyeceklerini açık biçimde beyan eden ‘<strong>millet’çilere</strong> yüz vermemiş ve heveslerini ağızlarına tıkamıştır.</div> <div>Hadiselerin önceden sezilmesinin <strong>iman</strong> <strong>nuruyla</strong> ortaya konan ve insanda <strong>meleke</strong> haline gelen <strong>ferasetle</strong> direk bağlantısı olduğunu yukarıda ayet ve hadislerle ortaya koymuştuk.</div> <div>Hadiselere <strong>iman</strong> <strong>nuruyla</strong> bakmanın <strong>müspet</strong> <strong>sonuçlarını</strong> gösteren <strong>çarpıcı</strong> <strong>misallerinden</strong> birini bizzat yaşayanlardan biriyim.</div> <div>Bilindiği üzere <strong>FETÖ</strong> denen <strong>belanın</strong> ülkemize, milletimize ve İslam’a büyük zarar vereceklerini <strong>1999</strong> yılından beri anlatıp/yazıp durmaktayım. <strong>16</strong> yıl bu yapının içinde <strong>üst</strong> <strong>düzey</strong> <strong>yöneticilik</strong> yapmış biri olarak hadiselere <strong>iman</strong> <strong>nuruyla</strong> bakmamın neticesinde bu tehlikeyi <strong>1999</strong> <strong>öncesi</strong> görmüş ve <strong>onlarla</strong> <strong>yolumu</strong> <strong>ayırarak</strong> mücadeleye girişmiştim. Aradan geçen zaman içerisinde söylediklerim aynıyla ortaya çıkmış, bu <strong>şeytani</strong> <strong>yapı</strong> <strong>efendilerinin</strong> <strong>emriyle</strong> ülkemize, milletimize, <strong>İslam</strong> <strong>dinine</strong> yönelik birçok <strong>operasyona</strong> kalkışmış ve en sonunda <strong>15</strong> <strong>Temmuz</strong> <strong>2016</strong> tarihinde o menfur girişime kalkarak <strong>251</strong> <strong>vatandaşımızı</strong> <strong>şehit</strong> etmiş ve <strong>3.000’e</strong> <strong>yakın</strong> vatandaşımızı da gözlerini kırpmadan yaralamışlardır.</div> <div><strong>CIA’nın</strong> <strong>taşeronu</strong> olan <strong>FETÖ</strong>, <strong>PKK</strong> gibi örgütler, değişik zamanlarda efendilerinin emriyle ülkemize, milletimize ve <strong>İslamiyet’e</strong> yönelik operasyonlara imza atmışlardır.</div> <div><strong>Erdoğan</strong> liderliğindeki kadroların <strong>21</strong> senedir bu <strong>milletin</strong> <strong>hasretlerini</strong> gideren icraatları karşısında adeta <strong>kuduran</strong> <strong>küresel</strong> <strong>güçler</strong>, iktidarı devirmek için elinden gelen her türlü <strong>şeytanlığı</strong> denemiş ama başarılı olamamıştır.</div> <div><strong>2023</strong> yılında yapılan seçimler öncesinde de <strong>Büyük</strong> <strong>Şeytan</strong> <strong>ABD’nin</strong> başkanı <strong>Biden’in</strong>, <strong>“Türkiye’deki hükümeti devirmek için muhalefetle işbirliği yapmalıyız ve desteklemeliyiz.”</strong> açıklamasının ardından yaşanan hadiselere baktığımızda bu <strong>hain</strong> <strong>girişimlerin</strong> neler olduğunu açık biçimde görebiliriz.</div> <div><strong>Fikren</strong> bir araya gelmeleri mümkün olmayan partileri, kişileri bir araya getirerek <strong>ittifak</strong> oluşturmaları da <strong>küresel</strong> <strong>çetelerin</strong> bir operasyonudur.</div> <div><strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milleti,</strong> bu <strong>küresel</strong> <strong>güçlerin</strong> bütün saldırılarını ve arka planında yatan <strong>hain</strong> <strong>amaçları</strong> açık biçimde gördüğü için <strong>14</strong> <strong>Mayıs’ta</strong> bir kez daha <strong>isteklerini</strong> <strong>kursaklarında</strong> <strong>tutacak</strong> bir davranışla <strong>muhalefet cephesini</strong> yenilgiye uğratmıştır.</div> <div>Şimdi bazıları <strong>Erdoğan</strong> <strong>liderliğindeki</strong> <strong>partinin</strong> nasıl olup da bazı alanlardaki başarısızlıklarına ve ekonomik olarak çok sıkıntılı bir dönem geçirmemize rağmen <strong>21</strong> <strong>senedir</strong> <strong>iktidarda</strong> <strong>kalabildiğine</strong> şaşırdıklarını ifade etmektedirler.</div> <div>Hâlbuki <strong>Erdoğan</strong> <strong>iktidarı</strong>, <strong>80</strong> senedir birçok hadisede <strong>iktidarlar</strong> <strong>tarafından</strong> birçok travmaya maruz kalan milletin bu yaralarını <strong>Erdoğan’ın</strong> <strong>sardığını</strong> unutmuş görünmektedirler.</div> <div><strong>Ezanına</strong>, <strong>bayrağına</strong>, <strong>tesettürüne</strong>, <strong>Ayasofya’sına</strong> ve benzeri <strong>manevi</strong> <strong>değerlerinin</strong> önünü açan <strong>Erdoğan’ın</strong> yaptıkları, <strong>80</strong> <strong>senelik</strong> <strong>travmanın</strong> tedavisinde önemli ilerlemeler yaşatmıştır.</div> <div><strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>halkı,</strong> bunu görmekte ve kendisine böyle bir alan açan <strong>Erdoğan’a</strong> <strong>minnet</strong> duymaktadır.</div> <div>Bu minnetin mükâfatı olarak da <strong>21</strong> <strong>senedir</strong> <strong>iktidarda</strong> tuttuğu <strong>Erdoğan’ı</strong> <strong>14</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2023</strong> seçimlerinde de yeniden iktidara getirmiştir.</div> <div>Bu gerçeği göremeyenler <strong>Erdoğan’ın</strong> <strong>başarısının</strong> hangi saiklere dayandığını asla kavrayamaz.</div> <div><strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milleti,</strong> <strong>imanın</strong> <strong>nuruyla</strong> hadiselere bakmış ve <strong>ferasetiyle</strong> ülkeyi yeniden <strong>İHA</strong>, <strong>SİHA</strong>, <strong>TCG</strong>, <strong>insansız</strong> <strong>uçaklar</strong> üreten, <strong>Ayasofya’yı</strong> ibadete açan, <strong>başörtüsü</strong> sorunu çözen ve ülkemiz için gelecek vadedenlerin iktidarının devamına hükmetmiştir.</div> <div>Bu <strong>milletin</strong> yakın tarihte yaşadığı <strong>travmalar</strong> öyle kolay şeyler değildir.</div> <div><strong>Milletin</strong> namusu olan <strong>başörtüsüne</strong> ellerin uzanması, <strong>13</strong>-<strong>14</strong> <strong>yaşındaki</strong> kız öğrencilerin “<strong>başlarını</strong> <strong>örttü”</strong> diye sokaklarda süründürülmesi, <strong>Kur’an’ın</strong> <strong>öğretilmesinin</strong> önüne set çekilmesi, ezanın <strong>Türkçe</strong> okutulması, bazı maddelerle <strong>Müslümanlara</strong> büyük <strong>işkenceler</strong> yapılması ve <strong>şehidin</strong> <strong>anasının</strong> <strong>başı</strong> <strong>örtülü</strong> diye <strong>cenaze</strong> <strong>törenine</strong> alınmaması gibi <strong>menfur</strong> <strong>hadiselere</strong> maruz kalan <strong>Müslüman</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milleti,</strong> bunları asla <strong>unutmamış</strong> ve yeri, zamanı gelince bunu yapanlara <strong>gereken</strong> <strong>dersi</strong> vermesini bilmiştir.</div> <div><strong>FETÖ</strong> denen <strong>şeytani</strong> <strong>yapı</strong> da bu travmaların meydana getirdiği <strong>kaos</strong> ortamlarından yararlanarak bizim <strong>en</strong> <strong>zeki</strong> <strong>çocuklarımızı</strong> <strong>devşirerek</strong> bize karşı kullanmıştır. Bunun <strong>nasıl</strong> <strong>yapıldığını</strong> bir <strong>TV</strong> programında canlı yayında açıklamıştım.</div> <div><strong>TV</strong> programına <strong>emekli</strong> <strong>bir</strong> <strong>tümgeneralle</strong> katılmıştım. Bu <strong>general,</strong> emekli olduktan sonra da önemli bir kurumda (THK) başkanlık yapmıştı. Programda <strong>FETÖ’nün</strong> <strong>ülkeye</strong> <strong>yaptığı</strong> <strong>kötülükleri</strong> koşuşuyorduk.</div> <div><strong>Tümgeneral</strong> şöyle bir soru sordu:</div> <div>“<strong>Ya Vallahi şaşıyorum. İlkokulu dışarıdan bitiren Fetullah’ın arkasından koskoca generaller ve profesörlerin nasıl gittiklerini bir türlü anlayamıyorum.”</strong></div> <div>Söz alarak sorusuna şöyle cevap vermiştim:</div> <div>“<strong>Paşam suç sizde. Sizler dünya görüşünüzü ulus devlet mantığı üzerine bina ettiniz. Bu milletin manevi değerlerini hiçe saydınız. </strong></div> <div><strong>Mehmetçik</strong> <strong>‘Küçük Muhammet’</strong> demektir. Askere <strong>Mehmetçik</strong> dediniz ama <strong>şehit</strong> olan <strong>Mehmetçiğin</strong> anasını <strong>İslam’ın</strong> <strong>emri</strong> olan <strong>tesettürlü</strong> olduğu için kışlaya almadınız. </div> <div>Başını örten kızları üniversitelere sokmadınız. <strong>İslamiyet’i</strong> yaşayan insanları irticacı diyerek hapislere soktunuz. <strong>Kur’an</strong> okuyanları tutuklattınız. </div> <div><strong>FETÖ</strong> denen şeytani örgüt de <strong>ortaokul 2. Sınıftaki</strong> bizim en <strong>zeki</strong> <strong>çocuklarımızı</strong> seçerek onlara ‘<strong>Evladım, siz Müslümansınız. Başımızdakiler, bizi yönetenler, generaller ise gâvur. Müslümanlara eziyet ediyorlar. İslamiyet’i sosyal hayattan silmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Siz büyüyeceksiniz yetişip general olacaksınız. Bu İslam düşmanlarını başımızdan atarak sizi başa geçireceğiz</strong>.’ dediler. </div> <div>İşte FETÖ denen şeytani yapının yaptığı budur. Arkasında <strong>CIA</strong> vardır. <strong>FETÖ,</strong> <strong>CIA’nın</strong> <strong>taşeronu</strong> olarak <strong>Türk</strong> <strong>milletini</strong> çökertmekle görevlendirilmiştir. </div> <div>Bu <strong>vazifeyi</strong> yapabilmesi için de her türlü imkân ve alt yapı hazırlanmıştır. </div> <div>Bilmem bu anlattıklarımdan sonra meseleyi, şaşırma sebebinizi anladınız mı?”</div> <div><strong>Tümgeneral</strong>, “<strong>Evet gerçekten meseleyi çok güzel izah ettiniz. Ben bu açıklamadan sonra her şeyi yerli yerine oturtmaya başladım</strong>.” demişti.</div> <div>Bir ülkede <strong>sosyal</strong> hareketleri, <strong>dini</strong> yapılanmaları, bir milletin <strong>inançlarını</strong>, <strong>kültürünü</strong> iyi tanımadan o millet hakkında <strong>hüküm</strong> vermek yanlış olur.</div> <div>Şimdi herkesin ve özellikle de <strong>sosyologların,</strong> başını ellerinin arasına alarak bu milletin, birçok bazı yanlışlarına rağmen <strong>neden</strong> <strong>21</strong> <strong>senedir</strong> bir liderin arkasından gittiğinin sebeplerini bu çerçevede yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir.</div> <div><strong>Unutmayın!</strong></div> <div><strong>Müslüman Türk milleti, hayata iman nuruyla bakar. Hadiseleri hep sağ duyu ile değerlendirir. </strong></div> <div><strong>Her ne olursa olsun, ülkesini bir soğana, çektiği ekonomik sıkıntılara tercih etmez. </strong></div> <div><strong>Aç gezer, açıkta yatar ama asla vatanını, milletini satmaz. FETÖ, HDPKK, İP, CHP, kıvır-zıvır partiler gibi terör destekçilerine prim vermez.</strong></div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div>