<h3><span><strong>KUR'AN KANDİLE GEÇİT VERİR Mİ?</strong></span></h3> <div>Başta bu hususta kısa ve net bir cevap vardır:</div> <div>“<strong>Kur’an, kandil gecelerini isim vererek tasdik etmez</strong>.”</div> <div><strong>Kur’an’da</strong> <strong>Mevlid</strong>, <strong>Regaip</strong>, <strong>Miraç</strong>, <strong>Berat</strong> gibi kandil gecelerinin isimleri geçmez. Bu gecelerin her biri, sonradan kültür ve geleneklerle oluşturulmuş özel zamanlardır.</div> <div><strong>Kur’an</strong> bazı geceleri açıkça vurgular. Bunların başında "<strong>Kadir</strong> <strong>Gecesi</strong>" gelir.</div> <div><strong>Kadir</strong> suresinde, bu gecenin “<strong>Bin aydan hayırlı</strong>” olduğu belirtilir. Bu gece, <strong>Kur’an’ın</strong> indirilmeye başlandığı gecedir. <strong>Duhân</strong> suresi <strong>3. Ayette</strong> “<strong>Biz onu mübarek bir gecede indirdik…</strong>” denilirken bu gecenin <strong>Kadir</strong> <strong>Gecesi</strong> olduğunu belirtir.</div> <div><strong>Kur'an'dan</strong> referans alamayan ve halk arasında meşhur olan "<strong>Kandil</strong> <strong>geceleri</strong>" uydurma rivayetlere dayanır.</div> <div>Bu geceler özellikle <strong>Osmanlı</strong> döneminde minarelerde kandil yakılmasıyla “<strong>Kandil</strong> <strong>geceleri</strong>” adını almıştır.</div> <div><strong>Kur’an’a</strong> göre bu gecelere insanlar tarafından tahsis edilen ibadet bidattir. <strong>Kur’an,</strong> bir çok ayette açık biçimde ibadeti koyanın sadece <strong>Allah</strong> (cc) olduğunu belirtir. Beşeri olanlar, ibadet ihdas edemez.</div> <div><strong>Kur’an</strong>, hiçbir gecede dua etmeyi ve nafile namaz kılmayı yasaklamaz. Ancak farz veya kesin dinî hüküm hâline getirenlere de izin vermez.</div> <div>Özetlemek gerekirse; <strong>Kur’an,</strong> yalnızca “<strong>Kadir</strong> <strong>Gecesi’ni</strong>” kesin olarak tasdik eder. Diğer kandil geceleri, <strong>Kur’an</strong> temelli değil; uydurma hadis, yorum ve gelenek temellidir.</div> <div><strong>İslam'da</strong> "<strong>Bidat</strong>" dinde aslı olmayan, farz gibi sunulan yeni ibadet uygulamalarıdır.</div> <div><strong>Kandil</strong> gecelerinin <strong>Kur’an’da</strong> belirtilmediği açıktır, sonradan uydurulmuştur ve doğrudan bidattir.</div> <div><strong>Hz</strong>. <strong>Muhammed</strong> (sav), “<strong>Şu geceleri özellikle kutlayın</strong>” dediği sahih hiçbir emir yoktur.</div> <div><strong>“Bu gece ibadet farzdır/sünnettir</strong>” gibi sözleri söylemek en hafifiyle demek gerekirse bidattir, dine sonradan sokulmuştur. <strong>Bidatin</strong> güzeli ve çirkini de yoktur. Her bidat dalalettir.</div> <div>O geceyi, dinî zorunluluk hâline getirmek bidattir. Bu gecelerde yapılan ibadetin kendisi değil, ona yüklenen “<strong>dinî</strong> <strong>zorunluluk</strong>” bidattir.</div> <div>Bu uyduruk gecelerin hiçbirini ne <strong>Hz. Muhammed</strong> (sav) ne de sahabeler asla kutlamamıştır. <strong>Kandil</strong> geceleriyle ilgili hadislerin tümü de uydurmadır.</div> <div>Netice olarak <strong>Kur’an’ın</strong> kesin olarak onayladığı sadece <strong>Kadir</strong> <strong>Gecesidir</strong>. Diğerleri, dinî kültür ve gelenek ürünü eklemelerdir.</div> <h3><span><strong>KUR’AN MERKEZLİ BAKIŞ AÇISI…</strong></span></h3> <div><strong>Kur’an,</strong> dinin tek bağlayıcı kaynağıdır.</div> <div><strong>Kur’an’a</strong> göre ibadeti de hükmü de farzı da koyan sadece <strong>Allah’</strong>tır.</div> <div>“<strong>Hüküm yalnız Allah’ındır</strong>.” (Yusuf 40)</div> <div>“<strong>Bu Kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık</strong>.” (En‘âm 38)</div> <div><strong>Kur’an’a</strong> inanan bir insan için bağlayıcı olan <strong>Kur’an’da</strong> emredilenler, övgü veya uyarı ile bildirilen emir ve yasaklardır.</div> <div><strong>Kur’an’da</strong> özel geceler listesi yoktur. <strong>Kur’an’da</strong> “<strong>mübarek/geçerli gece</strong>” kavramının tek istisnasını <strong>Kur’an</strong> açık konuşur:</div> <div>“<strong>Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.”</strong> (Kadir, 3)</div> <div><strong>Kur’an</strong> merkezli bir inanç için tek özel gece budur.</div> <div><strong>Kur’an</strong>, bu gece hakkında da asla tarih vermemiş, kutlama emretmemiş ve bu hususta</div> <div>Bir ibadet şekli koymamıştır.</div> <div><strong>Kur’an</strong> merkezli bakış açısı, “<strong>Regaip, Miraç, Berat, Mevlid</strong>” gibi <strong>Kur’an’da</strong> ve <strong>Resulün</strong> hayatında olmayan kandilleri kabul etmez.</div> <div><strong>Kur’an</strong>, “<strong>dine</strong> <strong>ekleme</strong>” yapanları uyarmış ve böyle bir batıl yola girenlerin durumunu ortaya koymuştur:</div> <div>“<strong>Yoksa Allah’ın izin vermediği bir dini mi uyduruyorlar?</strong>” (Şura, 21),</div> <div>“<strong>Dinlerini parça parça edenlerden olmayın</strong>.” (Rûm, 31)</div> <div>Kısaca <strong>Kur’an</strong> merkezli inanç, bize "İlave ibadet günleri koyma. <strong>Kur'an'da</strong> emredilen ibadetleri yap, din adına tarih kutsama ve <strong>Allah</strong> adına konuşma, <strong>Kadir</strong> <strong>Gecesi</strong> hariç, kandil gecelerinin dinî bağlayıcılığı yoktur." der.</div> <div><strong>Kur’an’a</strong> göre asıl ölçü <strong>Kur’an’dır</strong>. <strong>Kur’an,</strong> bu hususta kendisini şöyle tanımlar:</div> <div>“<strong>Bu Kitap, her şeyi açıklayıcıdır</strong>.” (Nahl, 89)</div> <div>“<strong>Hüküm yalnız Allah’ındır</strong>.” (Yusuf, 40)</div> <div>“<strong>Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet</strong>.” (Mâide, 49)</div> <div>Bir rivayet, <strong>Kur’an’a</strong> aykırıysa, kabul edilmez. <strong>Vahiyden</strong> sonra din belirleyici başka söz yoktur</div> <div><strong>Kur’an</strong>, “<strong>Resule itaat edin</strong>.” (Nisâ, 59) der. <strong>Kur’an</strong> merkezli bakış, <strong>Resule</strong> itaati şöyle anlar:</div> <div>"<strong>Resule itaat = Resulün getirdiği vahye itaattir. Çünkü Resul, “Kendiliğinden konuşmaz; söyledikleri vahiydir</strong>.” (Necm, 3–4) Bu ayet, <strong>Kur’an’ın</strong> vahiy oluşunu anlatır. Sonradan derlenmiş rivayet kitaplarını kapsamaz.</div> <div><strong>Kur’an</strong> merkezli inanç ve bakış,</div> <div>"<strong>Peygambere vahiy dışı din koyduran,</strong></div> <div><strong>Allah’a adaletsizlik isnat eden,</strong></div> <div><strong>Kur’an’ın evrensel ahlakına aykırı olan,</strong></div> <div><strong>Kur’an’da olmayan zorunlu ibadetler icat eden</strong>" rivayetleri kabul etmez.</div> <div><strong>Kur’an</strong> bu hususta çok açık biçimde uyarır:</div> <div>“<strong>Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim vardır?</strong>” (Zümer, 32)</div> <div><strong>Kandil</strong> geceleri bağlamında özet olarak şunu söylüyoruz:</div> <div><strong>Kur’an’da</strong> olmayan bir gece için, rivayetle, hadisle farz/sünnet üretilemez. <strong>Kur’an’a</strong> arz edildiğinde, söz <strong>Kur’an'ın</strong> olur. Bu yüzden <strong>Kur’an</strong> merkezli inanç, “<strong>Hadis, Kur’an’a arz edilir; Kur’an’a aykırıysa din olmaz</strong>.” der.</div> <h3><span><strong>DİYANET ÇELİŞKİSİ!..</strong></span></h3> <div><strong>Diyanet’in</strong> çıkardığı <strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi’ndeki</strong> “<strong>kandil</strong>” maddesinde de <strong>İslam’da</strong> kandil gecelerinin sonradan ihdas edildiğini açık biçimde belirtilir.</div> <div><strong>Resulullah’ın</strong> <strong>Recep</strong> ayı girdiğinde, “<strong>Allah’ım, Recep ve Şabanı bize mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır</strong>!” şeklinde dua ettiği yolundaki rivayet (Müsned, I, 259; Ebû Nuaym, VI, 269) hadis otoriteleri tarafından da zayıf veya uydurma olarak kabul edilmektedir.</div> <div><strong>Resulullah’a</strong> isnat edilen, “<strong>Recep Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır</strong>” rivayetinin ise aslı bulunamamıştır. (Süyûtî, s. 114).</div> <div>Belirli günler dışında her zaman nafile oruç tutulması mümkündür; ancak fazileti hakkında hadis bulunan ya da belirli zamanlarda tutulması tavsiye edilen nafile oruçlar arasında üç aylar orucu mevcut değildir.</div> <div><strong>Regaip</strong> ile <strong>Berat</strong> gecelerinin kutsallığı kesin olmadığı gibi bu gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih hadislere rastlanmamaktadır.</div> <div><strong>Üç</strong> <strong>aylarda</strong> nafile namaz kılınması, itikâfa girilmesi, bu aylarda yedi sene oruç tutulduktan sonra kurban kesilmesi gibi özel ibadet şekilleri kaynaklarda yer almamaktadır. <strong>Üç</strong> <strong>aylarda</strong> vefat eden kimsenin sorgusunun yapılmayacağı yolundaki inanışın da aslı yoktur. (Kaynak: Diyanet İslam Ansiklopedisi Cilt No: 42 sayfa: 276)</div> <div><strong>Diyanetin</strong> çıkardığı ansiklopedide “<strong>kandil geceleri yoktu</strong>r” derken diğer yandan okuttuğu hutbelerde bu gecenin faziletlerinden ve yapılacak ibadetlerden bahsetmesi tam anlamıyla büyük bir çelişkidir. Temennimiz <strong>Diyanet’in</strong> bu tür çelişkilerden kendini kurtarması ve <strong>Kur’an’ı</strong> esas alarak hakikatleri insanımıza anlatmasıdır. Aksi halde her geçen zaman milletin <strong>Diyanet’e</strong> olan inancı azalır ve yok olur.</div> <h3><span><strong>KANDİL GECELERİNİN TARİHİ GELİŞİMİ...</strong></span></h3> <div><strong>Kandil</strong> gecelerini <strong>Resulullah</strong> ve sahabe kutlamadığı gibi meşhur mezhep imamları da kutlamamıştır. <strong>Ebu Hanife</strong> (ö. 150 h.), <strong>İmam</strong> <strong>Malik</strong> (ö. 179 h.), <strong>İmam</strong> <strong>Şafii</strong> (ö. 204 h.) ve <strong>Ahmed b. Hanbel</strong> (ö. 241 h.) gibi mezhep imamlarının kandil geceleri ile ilgili herhangi bir görüşleri yoktur. Çünkü onlar hayattayken bu geceler henüz kutlanmıyordu.</div> <div><strong>Kandil</strong> geceleri <strong>Hicret’ten</strong> yaklaşık <strong>400</strong> yıl kadar sonra <strong>Mısır’da</strong>, <strong>Şii</strong> <strong>Fâtimî</strong> <strong>Devleti</strong> döneminde kutlanmaya başlamıştır. Bu geceler, <strong>Osmanlılar</strong> döneminde <strong>II. Selim</strong> zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için “<strong>kandil</strong>” olarak anılmaya başlamıştır. Yani bu gecelerin kutlanmaya başlaması değil, “<strong>kandil”</strong> olarak isimlendirilmesi <strong>Osmanlı</strong> döneminde olmuştur. İkisini birbirine karıştırmamanız gerekir.</div> <div>O gün ibadet olmayan şey, bugün de ibadet olamaz. <strong>Allah</strong> (cc), <strong>“Bugün sizin için dininizi tamamladım.”</strong> diye buyurmaktadır. Bu sebeple, o gün din olmayan hiçbir şey bugün de din olamaz.</div> <div>"<strong>Bidat da olsa kandiller vesilesiyle insanlar bolca ibadet ediyor, fazla ibadetten ne zarar gelir?</strong>" diyenlere cevabımız ise şöyledir:</div> <div>“Fazla namaz kılınmasından, <strong>Kur'an</strong> okunmasından zarar gelmez. Ancak; Dinde olmadığı, <strong>Resulullah’ın</strong> uygulamadığı halde bazı gecelere kutsiyet atfedip ‘<strong>Bu gecenin ihyasıyla bin yıl ihya edilmiş olunur</strong>.’ diyerek hayat dininin kısa yoldan köşeyi dönme dinine çevrilmesinden çok büyük zarar gelir. <strong>Kur'an'ın</strong> mesajı ile adam olmamışların, <strong>Kur'an'ın</strong> bildirdiği ilke ve değerlerle hayatını şekillendirmemişlerin belli günlere ve saatlere denk getirdikleri nafile ibadetlerle öbür dünyasını kurtarabileceklerine inanmasından çok zarar gelir.</div> <div>Her gelen, dine bir şey eklediğinde dinin aslı kaybolur.</div> <div><strong>Allah,</strong> kitabında "<strong>Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle şuna haram buna helal demeyin. Çünkü Allah hakkında yalan uydurmuş olursunuz. Allah hakkında yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.</strong>" (16/116) derken bu gecelere özel sevaplar, haramlar, helaller üretmekten çok zarar gelir.</div> <div><strong>Müslüman</strong> toplumlar tarafından farklı şekillerde algılanan kandil geceleri, kesin olmadığı gibi bu gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih bilgilere dayanmamaktadır. <strong>Kadir</strong> <strong>Gecesi’nin</strong> faziletini anlatan ve aynı adla anılan surede ise <strong>Kur’an’ın</strong> inişine, dolayısıyla <strong>İslâm’ın</strong> doğuşuna vurgu yapılmaktadır.</div> <div>.</div> <div><strong>Selim Çoraklı, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>