<h3><span><strong>Mithat Cemal Kuntay ve Üç İstanbul…</strong></span></h3> <div><strong>Mithat Cemal Kuntay</strong>, <strong>1885</strong> yılında <strong>İstanbul'da</strong> doğdu...</div> <div>Babası <strong>Selim</strong> <strong>Sırrı</strong> <strong>Bey’in</strong> ailesi <strong>Arnavutluk’un</strong> en eski yerleşim merkezlerinden biri olan <strong>İşkodra</strong>’dan gelmiştir. Annesi <strong>Yunanistan</strong> <strong>Tırhala’dan</strong> <strong>Samiye</strong> <strong>Hanım</strong>’dır.</div> <div>Orta öğrenimini <strong>Aksaray’da</strong> <strong>Mekteb-i Osmaniye</strong> <strong>Rüştiye’sinde</strong>, <strong>Saint</strong> <strong>Joseph</strong> <strong>Lisesi’nde</strong> başladığı lise öğrenimini ise <strong>Vefa</strong> <strong>Lisesi’nde</strong> tamamladıktan sonra <strong>Mekteb-i</strong> <strong>Hukuk’tan</strong> birincilikle mezun olmuştur.</div> <div><strong>17</strong> yaşındayken babasını kaybetmesi nedeniyle ailesinin geçimini sağlamak için öğrencilik döneminde gazetecilik, özel öğretmenlik ve daha sonra avukatlık yapmıştır.</div> <div>Yazdığı vatanseverlik şiirleriyle <strong>Türk</strong> edebiyatında yer edinmişse de, asıl çıkışını <strong>Üç</strong> <strong>İstanbul</strong> romanıyla yaptı.</div> <div><strong>Mithat Cemal Kuntay’ın</strong> hayatında önemli yer edenlerden biri, <strong>Mehmet</strong> <strong>Akif</strong> <strong>Ersoy’dur</strong>. Kendisi <strong>1885</strong>, <strong>Mehmet Akif Ersoy</strong> <strong>1873</strong> doğumlu ve aralarında hem yaş hem de dünya görüşü farkı olmasına rağmen müthiş bir arkadaşlık-dostluk vardır.</div> <div><strong>Mehmet Akif</strong> ile birlikte yazdığı ‘<strong>Elhamra’</strong> adlı şiiri ve ‘<strong>Acem</strong> <strong>Şahına’</strong> adlı manzumeyi <strong>Resimli</strong> <strong>Kitap’ta</strong> yayımladı.</div> <div><strong>1908</strong> yılında kazandığı imtihan sonucu doktoraya başladı ve eğitimini tamamladığında “<strong>Türkiye’de</strong> <strong>ilk hukuk doktoru</strong>” ünvanını aldı.</div> <div><strong>1923</strong> yılında noterliğe başlayan <strong>Kuntay</strong>, <strong>Beyoğlu 4. Noterliği’ne</strong> tayin edildi. Ömrünün sonuna kadar noterliği sürdürdü.</div> <div><strong>Kuntay</strong>, <strong>30</strong> <strong>Mart</strong> <strong>1956</strong> günü akciğer kanserinden hayatını kaybetti. <strong>Karacaahmet</strong> <strong>Mezarlığı’na</strong> defnedilmiştir.</div> <h3><span><strong>Üç İstanbul…</strong></span></h3> <div><strong>Üç İstanbul</strong>, <strong>Mithat Cemal Kuntay’ın</strong> yazdığı tek roman ve en önemli eseridir.</div> <div></div> <div>Esasen <strong>Osmanlı</strong> <strong>İmparatorluğu'nun</strong> yıkılış döneminin konu edildiği ve <strong>Kuntay’ın</strong> <strong>1936'da</strong> yazıp, <strong>1938’de</strong> yayımladığı eserde <strong>İkinci</strong> <strong>Abdülhamit</strong>, <strong>İkinci</strong> <strong>Meşrutiyet</strong> ve <strong>Mütareke yıllarının İstanbul’u</strong> anlatılır demek daha doğru olur.</div> <div><strong>Adnan</strong>, <strong>Süheyla</strong>, <strong>Belkıs</strong> ve <strong>Salim’in</strong> öncü karakterleri oluşturduğu eserde, bu üç dönem, <strong>Adnan’ın</strong> yaşamını içine alır...</div> <div><strong>Roman</strong> kahramanı <strong>Adnan,</strong> başlangıçta <strong>20</strong> yaşlarındayken, romanın sonlarında <strong>50’li</strong> yaşlardadır.</div> <div>Bazı yazı ve söylemlerde yazarın kendi hayatını anlattığı belirtilerek, <strong>Adnan’ın</strong> <strong>Mithat Cemal Kuntay</strong> olduğuna vurgu yapılır.</div> <div>Doğrudur… Çünkü <strong>Adnan’ın</strong> yaptığı işler tıpkı <strong>Kuntay’ın</strong> yaptıklarıyla bire bir aynıdır.</div> <div>Örneğin; <strong>Adnan</strong> başlangıçta verem hastası annesiyle gariban bir hayat sürmekte; geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler vermekte ve gazeteye yazı yazmaktadır. Aynı zamanda kendi yaşadığı dönemi de yazmaktadır. İlerleyen bölümlerde biraz da ilişkilerini kullanarak avukat olmuştur.</div> <div>Ana karakterleri oluşturan <strong>Adnan</strong>, <strong>Süheyla</strong>, <strong>Belkıs</strong> ve <strong>Salim’in</strong> yanısıra eserde başka romanlara nazaran çok sayıda yan karakter diyebileceğimiz kişiler yer almaktadır...</div> <div>Ana karakterleri oluşturan <strong>Adnan</strong>, <strong>Süheyla</strong>, <strong>Belkıs</strong> arasında geçenler de adeta bir aşk üçgenidir!..</div> <div><strong>Adnan</strong>, evli olan <strong>Belkıs’a</strong> aşıkken, <strong>Süheyla</strong> <strong>Adnan’a</strong> aşıktır!..</div> <div><strong>Türk</strong> romanında klasikler arasına giren <strong>Üç İstanbul</strong>, <strong>1983</strong> yılında <strong>TRT</strong> tarafından televizyon dizisi olarak da çekilmiştir.</div> <div>Bana, “<strong>okuduğun romanlar içinde en iyi 10 romanı yaz</strong>” deseler ki; “<strong>Ahmet Kaya 3-5 kuruş atardı!.. ‘Tüccar avukat Ersan Şen…’ ve 10 Türk romanı…</strong>” (*) başlıklı yazıda yazmıştım. İçinde mutlaka <strong>Üç</strong> <strong>İstanbul</strong> olurdu!.. Oldu da…</div> <div>İlginç olan ben ne zaman <strong>Üç</strong> <strong>İstanbul</strong> kitabını görsem, duysam veya tekrar okusam aklıma hep ‘<strong>Yalnızız’</strong> gelir!.. <strong>Yalnızız</strong> için aynı şeyler olunca da <strong>Üç</strong> <strong>İstanbul</strong> gelir!..</div> <div>İki romanın iki kahramanı <strong>Adnan</strong> ve <strong>Samim</strong>, bende bu duyguyu oluşturuyor!..</div> <div>.</div> <div><strong>Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com</strong><strong></strong></div> <h4></h4> <h4>(*)<strong> <span>Ahmet Kaya 3-5 kuruş atardı!.. ‘Tüccar avukat Ersan Şen…’ ve 10 Türk romanı…</span></strong></h4> <div>https://www.dikgazete.com/yazi/ahmet-kaya-3-5-kurus-atardi-tuccar-avukat-ersan-sen-ve-10-turk-romani-6988.html</div> <div></div>