Kıvırma üzerine…

Kıvırma üzerine…

Kıvırma üzerine…

İnsanların duruma göre değişik huy ve davranış biçimleri vardır.

Bir de dünya görüşü ya da konumu ne olursa olsun genelinin aynı söz ve davranışı sergilediği durum vardır.

Yan çizme yumuşak kaçar diye bizim buna kıvırma dememiz daha uygundur!

Huy, davranış ve kıvırmalar her kesimde oluyor fakat siyasetçilerde daha çok oluyor!

Söylediği söze veya yaptığına tepki gelince, yanlış anlaşıldığını, sözlerinin ve yaptıklarının saptırıldığını, anlaşılan şekilde bir ifade ve davranışları olmadığını belirterek inkar edip, halka mal muamelesi çekerek söz ve davranışlarını yedirdiğini zannederler!

Son günlerde yaşanan olaylar bunu bir kez daha gösterdi!..

İki farklı ve rakip partiden belediye başkanı olan ikiliden biri; annesi belediyede çalışan 16 yaşında bir kız çocuğuna mesajla cinsel tacizde bulunuyor.

Kızın, durumu ailesine anlatması üzerine, telefonunda olan mesajlarla birlikte şikayetçi olundu.

Tacizci başkan, hakkındaki iddiaları kabul etmeyip, çocuğa cinsel tacizde kullanılan “WhatsApp” uygulamasının belediyeye ait iletişim araçlarında açık olduğunu belirterek 4 belediye çalışanını suçladı.

Sonuçta yalan söylediği ortaya çıkınca gözaltına alınıyor ve karakola giderken; “Ben de bu olayın mağduruyum!..” diyor!

Bir diğerinin özel kalem müdürüyle yasak ilişkisi ortaya çıkıyor…

Şöyle ki; ilişki yaşadığı kadının kızı, annesinin telefonunda belediye başkanıyla yapılan özel yazışmaları gördüğünü belirtiyor ve kamu gücünün aile üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyip; “Önce para teklif ettiler, kabul etmeyince tehdit edildim ve şantajla suçlandım” diyor.

CİMER ve TBMM’ye başvurduğunu, belediye başkanının da olduğu bir toplantıda açıklıyor.

Yapılan araştırmalarda kızın, daha önce iddiaları TBMM Dilekçe Komisyonu, Kadın ve Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) ve CİMER’e de ilettiği ortaya çıkıyor.

Tabii buralardan sonuç çıkmayınca (çıkması mümkün değil) toplantıda her şeyi açıklıyor!

Bazı gazeteler mektubu yayımladı…

Meclise yazılan mektuptan bir bölüm alalım ki, kızın yazdığı net olsun…

“Adapazarı Belediyesi özel kaleminde çalışan Elif Saçar’ın kızıyım. Annem ve Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu arasında geçen 6 aylık bir yazışma ve gece 02.50 sularında Mutlu Işıksı tarafından anneme gönderilen fotoğraf elimdedir, yazışmalar müstehcen olmakla birlikte belediyenin içişleri ile ilgili yazışmalar da vardır. Başkan şantaj iddiası ile bana dava açtı. Teyzemler de olayı en başından biliyor. Annemin Mutlu Işıksu ile buluşmasına yardım ediyorlarmış. Teyzem bu süreçte belediyede işe alınmıştı.”

Yaptığı açıklamada da önce tehdit daha sonrası para teklif edildiğini belirtip şunları söylüyor: “Annem belediyede çalışıyor ve ben bu yüzden yanlış bir şeye şahit oldum belediye başkanıyla ilgili. Bundan dolayı çok fazla tehdit aldım. Daha sonrasında bu konu yargıya taşınacağı zaman bana avukatımız aracılığıyla para teklif edildi. Ben bunu reddettiğimden dolayı 'şantaj' suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu belediye başkanı.

Sonrasında bana 50 milyonluk bir manevi tazminat davası açmış kendisi. Kamu gücünün bu şekilde kullanılması ne kadar doğru?!”

Suçlanan Mutlu Işıksu buna karşılık, kendisine ‘asılsız’ ve ‘itibar suikastı’ yapıldığını belirterek, genç kız hakkında 50 milyon TL'lik manevi tazminat davası açtığını söylüyor!..

Partisi, ihraç talebiyle disipline sevk edince de; “Ben AK Partiliyim. Siyasi hayatım boyuncu Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde oldum. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun, o bizim baş tacımızdır. Allah var gam yok” diyor!..

Sözlerini yeterle görmemiş olacak ki; sosyal medyada biri, onun adına mealen şöyle bir açıklama yapıyor: “Bunların tamamı iftiradır, şantajdır. Başkanımızın çalışmalarını kıskanıyorlar ve ona kumpas kuruyorlar. Bu kumpasın ardında Trabzon grubu vardır!..

Son çare buna başvuruyor!..

Soralım o zaman…

Büyükşehir için eski başkanın aday olacağına kesin gözüyle bakılarken; Trabzon grubunun Yusuf Alemdar’ın aday yapılmasına çalıştığı ve başardığı ortaya çıkınca; Yusuf Alemdar’ın müstehcen ses kaydı ve görüntüsü Sakaryalılar tarafından sosyal medyada paylaşılıyor ve o zaman demiyordunuz ki; Trabzon grubunun adayı bunu yapmış, karşı koyalım!

Ne yaptınız?!.

Kendi adaylığımız garanti” diye, siz de o kayıtın ortadan kaldırılmasına çalıştınız ve örtbas edildi!

İşinize gelince birlikte hareket, gelmeyince suçlama!..

Arşiv konuşmalarınıza bakın; tamamında İslam ve davadan bahsediyorsunuz?!

İslam davası olan adam; Kur’an’da, “Zinaya yaklaşmayın” diye şiddetle uyarı olmasına rağmen zina yapar mı?!

Haydi yaptın!..

Allah’tan korkmuyorsun ve “yanlış yaptım” demiyorsun ama partiden atılmamak için genel başkana yalvarıyor ve 40 takla atıyorsun!..

Demek ki sizin için Allah’tan daha önemli koltukta kalmak!..

Öteki 16 yaşındaki kızı taciz ediyor, “ben mağdurum” diyor; siz “bana iftira atıldı-kumpas kuruldu” diyorsunuz!..

Fakat ikinizin de gerçeği konuşmadığı ortaya çıkıyor!..

Buna genelde kıvırma ve karaktersizlik deniliyor!..

Taciz ederken, fuhuş yaparken zevk alıyordunuz. Bir yeriniz sıkışınca kıvırıp, inkâr ediyorsunuz!..

.

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ