<div><strong>Kırım Tatarları </strong><strong>resmi </strong><strong>Kiev'in </strong><strong>hedefi</strong><strong> altında…</strong></div> <div><strong>Kırım Tatarlarının</strong> hakları -bunlar çoğunlukla <strong>Türk</strong> kökenli <strong>M</strong><strong>üslümanlardır</strong>- <strong>sistematik</strong> olarak ihlal edilirler ve hayatları tehdit altında.</div> <div><strong>Kiev</strong> <strong>rejimi</strong>, <strong>Kırım</strong>-<strong>Tatar</strong> halkının <strong>Meclisi'nin</strong> ulusal özerklik yaratma arzularına dayanarak, <strong>Kırım-Tatar</strong> haritasını dış ve iç politikalarında defalarca kullanmaya çalıştı.</div> <div>Hem <strong>Ukrayna</strong> eski <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Poroshenko</strong>, hem de <strong>Zelensky</strong>, çeşitli siyasi mekanlarda konuşmalar yaparken, <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu'nu</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> hak ve özgürlüklerini ihlal etme konusunda defalarca suçladılar. Ancak, her şey o kadar da iddia edildiği gibi değildir.</div> <div>Son zamanlarda <strong>U</strong><strong>krayna</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Kuvvetleri</strong> tarafından <strong>Kırım</strong>-<strong>Tatar</strong> hareketinin manipülasyon edildiği ortaya çıktı.</div> <div>Bu konuyu “<strong>Bakü Nord</strong>” Telegram Kanalında yayınlanmış olan, <strong>UGK</strong>-nin gizili belgeleri ıspatlıyor (https://t.me/bakinskiy_nord/27981).</div> <div>Bu belgeler, (sırasıyla yazı sonunda ekli) <strong>objektif bir resim</strong> ortaya koyuyor.</div> <div>Böylece, <strong>1</strong> numaralı belgede (1,2) “<strong>Poseidon / 7</strong>” takma adını kullanan bir muhbir, amirine, Kaptan I. Basarab'a, Kherson bölgesindeki <strong>Ukrayna</strong> <strong>Müslümanlarının</strong> Dini Yönetim Kurulu imamı, <strong>Muhamedov</strong> <strong>Kazımzhon</strong> <strong>Olimzhonovich'in</strong> (Şeyh Kazım olarak) <strong>Kherson</strong> şehrinde İslam Kültür Merkezi'nin inşası yoluyla <strong>Müslüman</strong> toplumdaki nüfuzunu genişletmeyi amaçlayan eylemlerini anlatıyor.</div> <div>Aynı zamanda <strong>UGK</strong> çalışanı <strong>Şeyh</strong> <strong>Kazim'in</strong> eylemlerini olumlu yönde değerlendiriyor.</div> <div>Belgede özellikle, “<strong>Kherson Belediye Meclisi'nin mimarlık ve şehir planlama toplantısında, şehir mimarı, Ukrayna Ulusal Birliği üyesi olan Mihail Vustyansky, Muhamedovun siparişi ile, katılımcılara, tamamen Ukrayna Müslümanları tarafından finanse edilen, </strong><strong>M</strong><strong>üslümanların kültürel ve dini merkezinin ön </strong><strong>projesini</strong><strong> sunduğunu</strong>” belirtiyor.</div> <div><strong>Kiev</strong> <strong>rejiminin</strong> ikiyüzlülüğü, <strong>UGK</strong> çalışanının, <strong>2</strong> numaralı belgede (3, 4) sunulan <strong>ajans</strong> <strong>raporuna</strong> dayanarak müteakip sonucunu doğrulamaktadır.</div> <div><strong>I. Basarab'a</strong> ve liderliğine göre (belgedeki kararlarla belirtildiği gibi) <strong>Ukrayna</strong> <strong>Müslümanlarının</strong> <strong>Dini</strong> <strong>Yönetim</strong> <strong>Kurulunun</strong> pozisyonlarını güçlendirme faaliyeti, <strong>Kırım</strong> <strong>Özerk</strong> <strong>Cumhuriyeti'nin</strong> (DUMARK) <strong>Müslümanların</strong> <strong>Dini</strong> <strong>Yönetimine</strong> istenmeyen muhalefete neden olacaktır.</div> <div><strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> eylemleri (o zamana kadar gerçekleşmemiş olsa bile) alaycı bir şekilde “<strong>siyasi ve sosial durumun istikrarsızlaştırılması, özerklik ve ayrılıkçılık fikirlerinin yayılması, Ukrayna'nın belirli bölgeleri sınırları içinde tek uluslu idari ve bölgesel oluşumların yaratılması için etnik bir faktörün kullanılması</strong>” olarak nitelendirilmektedir.</div> <div>Aslında, kendisi <strong>UGK</strong>’nin bir ajanı olduğu ortaya çıkan ve dini rakiplerini ortadan kaldırmak için gizli işbirliğini kullanan <strong>Şeyh</strong> <strong>Kazim'in</strong> kimliği, özellikle dikkat çekicidir.</div> <div><strong>2 numaralı</strong> belgede gösterildiği gibi, <strong>K. Muhamedov</strong>, "<strong>M.K.O</strong>.” güvenilir şahıs olarak adlandırlır (harfler isim, soyad ve baba adının baş harfleri), <strong>ajan</strong> olarak <strong>Haziran</strong> <strong>2018'de</strong> faaliyete başlamıştır. Muhbirin güvenilirlik seviyesi “<strong>güvenilir</strong>”dir.</div> <div><strong>Şeyh Kazim</strong>, küratörü <strong>I. Basarab'a</strong>, kendi düşüncesine göre, “<strong>Kırım Tatarlarının Dostluğu</strong>” vakfının <strong>Kherson</strong> şubesinin yöneticisi ve <strong>DUMARK</strong> taraftarı olan <strong>Mustafa</strong> <strong>Şamilevich</strong> <strong>Voyenni’nin</strong>, suç faaliyeti hakkında rapor veriyor.</div> <div><strong>K. Muhamedov</strong>, <strong>Voyenni’nin</strong>, <strong>Kırım</strong>-<strong>Tatar</strong> halkının haklarını savunma faaleiyetini, <strong>Ukrayna</strong> <strong>Müslümanlarının</strong> <strong>Dini</strong> <strong>Yönetim</strong> <strong>Kuruluna</strong> karşı bir tehdit olarak gösteriyor.</div> <div>Bölgedeki <strong>Müslümanlar</strong> arasında <strong>Dumark'ın</strong> baskın politikasını yürütmeye çalıştığından şikayet ediyor. Ayrıca <strong>Kherson</strong> kentindeki gelecekteki <strong>İslam</strong> merkezinin, <strong>Strelkovoe</strong> köyündeki durumun örneğine gore, <strong>Kırım</strong> <strong>Müftülüğüne</strong> yeniden yönlendirilmesinden de korkuyor.</div> <div><strong>Strelkovoe</strong> köyünde <strong>Şeyh</strong> <strong>Kazim'in</strong> destekçilerinin eskiden <strong>Dumark'a</strong> ait olan yerel camiyi ele geçirdikleri kast ediliyor.</div> <div><strong>UGK</strong> personeli tarafından, <strong>Voyenni’nin</strong> eylemlerinde, <strong>Ukrayna</strong> <strong>Ceza</strong> <strong>Kanunu’nun</strong> 1. Maddesindeki (“vatandaşların ırksal, ulusal bağlılıkları, dini inançları, sakatlıkları ve diğer gerekçelerle eşitliğinin ihlali”) suçun bileşimi belirtileri olduğu sunulmaktadır.</div> <div><strong>Kherson</strong> bölgesindeki <strong>USBU</strong> yönetimi ile koordineli olarak, <strong>M. Voyenni</strong> şartlı olarak serbest bırakılmıştır.</div> <div>Böylece, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından tanınan <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> hak ve özgürlüklerini savunmak için yaptıkları faaliyetler, <strong>Kiev</strong> <strong>rejimi</strong> tarafından ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit olarak açıkça nitelendirilmektedir.</div> <div>İkiyüzlü <strong>Ukrayna</strong> yönetiminin <strong>Kırım-Tatar</strong> özerkliği yaratma niyetine dair beyan ettiği niyetlere rağmen, gerçekte <strong>UGK</strong>, “<strong>sosyo-politik durumun istikrarsızlaştırılması, özerklik ve ayrılıkçılık fikirlerinin yayılması, Ukrayna'nın belirli bölgeleri sınırları içinde tek uluslu idari ve bölgesel oluşumların yaratılması için etnik faktörün kullanılması</strong>”na karşı önlemler alıyor.</div> <div>Bunun uğruna, <strong>Ukraynalı</strong> istihbarat teşkilatları, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> karşı mücadelede etkili bir araç olan <strong>Habaşit</strong> mezheplerini bile işe almaktan çekinmiyorlar.</div> <div>Başka bir bölgede, <strong>Kiev</strong> <strong>UGK</strong> yönetimi, <strong>Kırım Tatar</strong> halkının bölgesel <strong>Meclis</strong> üyelerinin, halkın sınır dışı edilmesinin yıldönümüne denk gelen <strong>Verkhovna</strong> <strong>Rada</strong> binasındaki barışçıl bir yürüşe katılmalarını kesinlikle engellemeyi zorunlu kılmıştır.</div> <div>Özellikle, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> halkı <strong>Meclisi'nin</strong> <strong>Kherson</strong> <strong>Kent</strong> <strong>Bölüm</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>İbrahim</strong> <strong>Süleymanov</strong> ve <strong>Belediye</strong> <strong>Meclisi</strong> üyeleri <strong>Alim</strong> <strong>Süleymanov</strong> (kardeşi) ve <strong>Elzara</strong> <strong>Topalova</strong> ile ilgili olarak <strong>3</strong> numaralı (5,6) ve <strong>4</strong> numaralı (7,8) belgede, “<strong>devlet kurumlarının <> çalışmalarının engellenmesine ve protesto eylemine katılanların sayısının en aza indirilmesine yol açabilecek kitlesel protesto etkinliklerinin yürütülmesini önlemek amacıyla…</strong>”, “<strong>bireysel sesli önleyici tedbirler alınması önerilir</strong>” yazıyor.</div> <div>Eylem organizatörü <strong>Lenur</strong> <strong>Islylamov</strong>, <strong>Ukrayna</strong> makamlarında, <strong>Kırım</strong> <strong>Özerk</strong> <strong>Cumhuriyeti'nin</strong> “<strong>Kırım Tatar ulusal-bölgesel özerkliği</strong>” olarak yeniden adlandırılması konusunu gündeme getirmeyi planlıyordu.</div> <div>Aynı zamanda, <strong>5</strong> numaralı belgede (9, 10) görüldüğü gibi, <strong>UGK</strong>, uluslararası kuruluşların dikkatini çekmek için, <strong>istihbarat</strong> tarafından, istenmeyen ve nesnel olmayan olarak gördükleri <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>gazetecileri</strong> <strong>Ayder</strong> <strong>Muzhdabayev</strong> ve <strong>Osman</strong> <strong>Paşayev'i</strong> eyleme çağırmasından korkuyordu.</div> <div>Bu nedenle, <strong>UGK</strong> güçleri tarafından bu gazetecilere, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> faaliyetlerinden haber-röportaj yapılmasına izin verilmedi.</div> <div>Başka bir deyişle, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> yasadışı faaliyetlerinin halka açılmaması için <strong>Kiev</strong>, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> gazetecilerinin faaliyetlerini mümkün olan her şekilde kısıtlıyor.</div> <div>Özellikle <strong>Ayder</strong> <strong>Muzhdabayev</strong> ve <strong>Osman</strong> <strong>Paşayev</strong>…</div> <div>Konuşma özgürlüğünün bastırılması değilse, o zaman bu nedir? </div> <div><strong>2022</strong> yılına kadar <strong>Kırım</strong> <strong>Yarımadası'nın</strong> engellenmesi ile ilgili konularda, <strong>Kiev'e</strong> ihtiyaç duyulduğunda, politikacılar ve güvenlik kurumlarının <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> nüfusunun radikal ruh hallerini aktif olarak kullandıkları ve protesto eylemlerinin onlara müdahale etmeye başladığı anda, <strong>Ukrayna</strong> <strong>Ceza</strong> <strong>Kanununun</strong> <strong>294</strong>. <strong>maddesini</strong> hemen hatırladıkları dikkat çekicidir (ayaklanmalar).</div> <div>Eyleme katılımın, <strong>UGK</strong> tarafından, “<strong>sosyo-politik durumun istikrarsızlaştırılması, özerklik ve ayrılıkçılık fikirlerinin yayılması, Ukrayna'nın belirli bölgeleri sınırları içinde tek uluslu idari ve bölgesel oluşumların yaratılması için etnik bir faktörün kullanılması</strong>” olarak nitelendirildiğini unutmamak lazım.</div> <div>Yani, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong> tarafından ulusal özerkliğin yaratılması, <strong>Kiev'de</strong> bir tehdit olarak görülmüş ve kabul edilmiştir!..</div> <div>Şehir yetkililerinin lehine, <strong>Kherson</strong> bölgesindeki <strong>USBU'nun</strong> gizli muhbirlerinin (“<strong>Arslan</strong>” ve “<strong>Vesta</strong>”), <strong>ihbarlarının</strong> temelinde, <strong>Kherson</strong> <strong>UGK</strong>’nin çalışanlarından<strong>, I. Basarab</strong>, <strong>D. Dosenko</strong> ve <strong>K. Rudskaya</strong>, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> karşı “<strong>sosyo-politik durumu istikrarsızlaştırmak için etnik faktörü kullanma</strong>” suçlamalarıyla acilen baskıcı önlemler aldılar.</div> <div>Ve sonuçlardan korkarak, <strong>istihbarat</strong> <strong>teşkilatları</strong>, her ihtimale karşı, “<strong>bireysel olarak konuşulmayan önleyici eylem</strong>” ifadesiyle kendilerini korumaya aldılar.</div> <div><strong>UGK’nin</strong> <strong>Kırım</strong>-<strong>Tatar</strong> ulusal hareketine karşı sistematik çalışması, <strong>Meclis</strong> liderliğindeki çatışmanın farkındalığından bahsediyor (belge numarası <strong>6</strong> -altta 11, 12, 13-).</div> <div>Böylece, gizli <strong>muhabir</strong> “<strong>Arslan</strong>”, <strong>R. Chubarov'un</strong> iktidar mücadelesi çerçevesinde <strong>M. Cemilev'e</strong> olan sadık tavrı nedeniyle <strong>Kherson</strong> <strong>Meclis</strong> üyesi <strong>Abmazhit</strong> <strong>Süleymanov'u</strong> “<strong>temizlediğini</strong>” bildirdi.</div> <div>Aynı zamanda “<strong>temizlik</strong>” bahanesi olarak, <strong>A. Süleymanov'un</strong> <strong>Kherson</strong> bölgesindeki <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> haklarını savunmasında pasifliği vurgulandı. Açıkçası <strong>UGK</strong>, <strong>iç</strong> <strong>anlaşmazlıkları</strong> <strong>kışkırtmakla</strong> meşgul; çünkü <strong>bölünmüş</strong> <strong>toplum</strong> kolay bir hedef haline geliyor ve <strong>direnme</strong> <strong>iradesini</strong> kaybediyor.</div> <div><strong>Sovyet</strong> lideri <strong>Joseph</strong> <strong>Stalin'in</strong> emriyle tüm <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> nüfusu sınır dışı edildiğinden beri, çok zaman geçti ve dünyada çok şey değişti, ancak <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong> hedefte kalmaya devam ediyor, fakat bu sefer artık <strong>Kremlin</strong> değil, resmi <strong>Kiev</strong> rejiminin hedefinde.</div> <div>Bu arada, <strong>Zelenski'nin</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> yönelik politikası, <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan'ın</strong> bu konudaki tutumuna da aykırıdır.</div> <div><strong>Zelenski'nin</strong>, onları destekleme hazırlığından bahsederken, gelişim için koşullar yaratıklarından bahs ederken, <strong>Erdoğan'a</strong> karşı <strong>yalan</strong> söylediği ortaya çıkıyor.</div> <div>Ancak bu arada <strong>UGK</strong> vasıtası ile kendi hakları uğruna savaşmak için haklı olan insanlara karşı çıkıyor.</div> <div><strong>Türkiye'nin</strong>, <strong>Ukrayna'da</strong> yaşayan <strong>Türk</strong> halklarına karşı ahlaki bir yükümlülüğü var ve buna ek olarak, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> kaderine yönelik eylemsizlik, <strong>Türkiye'nin</strong> imajını da kötü bir şekilde etkileyebilir.</div> <div>Fakat <strong>Türkiye,</strong> bu durumda ne yapabilir?</div> <div>Seçenek olarak, ulusa, <strong>Kaptan I. Basarab</strong> ve onun gibilerini adalete teslim etmesini teşvik etmek için bir çağırıda bulunabilir.</div> <div><strong>Ukrayna</strong>, <strong>Kırım’daki</strong> yarım asırlık yönetim devrinde, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> herhangi bir <strong>hak</strong> sağlamamıştır.</div> <div>Sürgünden sonra bu halka topraklarını geri vermedi.</div> <div><strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> halkının <strong>Meclisi</strong> resmi olarak <strong>Ukraynalı</strong> yetkililer tarafından bir <strong>sivil</strong> <strong>toplum</strong> <strong>örgütü</strong> olarak tanınmadı ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>dili</strong> <strong>resmi</strong> olarak bir <strong>devlet</strong> <strong>dili</strong> olarak kabul edilmedi.</div> <div><strong>Poroshenko</strong> ve <strong>Zelenski'nin</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> bağımsızlığı hakkındaki sözleri sadece bir komedi.</div> <div>Gerçekte ise <strong>Kiev</strong>, <strong>Kırım</strong>-<strong>Tatar</strong> özerkliğinde bir tehdit görüyor ve bu etnik kökenin <strong>Ukrayna</strong> <strong>nüfusu</strong> içerisinden hızla ve bir an önce kaybolmasını istiyor.</div> <div>.</div> <div><strong>Ahmed Cihan, dikGAZETE.com</strong></div> <div>(1)</div> <div></div> <div>(2)</div> <div></div> <div>(3)</div> <div></div> <div>(4)</div> <div></div> <div>(5)</div> <div></div> <div>(6)</div> <div></div> <div>(7)</div> <div></div> <div>(8)</div> <div></div> <div>(9)</div> <div></div> <div>(10)</div> <div></div> <div>(11)</div> <div></div> <div>(12)</div> <div></div> <div>(13)</div> <div></div> <div>.</div>