<h3><span><strong>Kaza mı suikast mi?!.</strong></span></h3> <div><strong>Azerbaycan’daki</strong> bir programdan dönen <strong>İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin</strong> helikopteri, <strong>19 Mayıs'ta</strong> dağlık bir alana düştü!.. (Daha sonra dağa çarpıp, yanarak düştüğü açıklandı…)</div> <div>Kazada, <strong>Reisi</strong> ile birlikte <strong>Dışişleri Bakanı </strong><strong>Hüseyin Emir </strong><strong>Abdullahiyan, Tebriz Valisi Malik Rahmeti</strong> ve <strong>İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Tebriz Temsilcisi Muhammed Ali Haşim’in</strong> de aralarında bulunduğu <strong>9 kişi</strong> öldü.</div> <div></div> <div>Düşen helikopterin <strong>ABD</strong> yapımı <strong>Bell 212</strong> olduğu ve <strong>1979</strong> yılından önce <strong>İran’a</strong>, <strong>ABD</strong> tarafından verildiği ortaya çıktı…</div> <div><strong>Mezhep</strong> Devleti <strong>İran’ın</strong> <strong>Dini</strong> <strong>Lideri</strong> <strong>Ayetullah</strong> <strong>Ali</strong> <strong>Hamaney</strong>, <strong>Reisi’nin</strong> geçirdiği helikopter kazasının hemen ardından yaptığı ilk açıklamada; “<strong>İran halkı endişelenmesin, ülkenin işlerinde herhangi bir aksama olmayacak</strong>” ifadelerini kullandı!..</div> <div><strong>Muharip Ruhban Derneği Partisi</strong> üyesi olan; geçmişte yargının tepe kısımlarında görev yapan ve <strong>1988</strong> yılında <strong>İran’da</strong> binlerce siyasi mahkûmun idam edilmesinden sorumlu “<strong>ölüm</strong> <strong>komitesi</strong>” olarak adlandırılan kovuşturma komitesindeki dört kişiden biri olan <strong>İbrahim</strong> <strong>Reisi</strong>, “<strong>Tahran</strong> <strong>Kasabı</strong>” olarak anılmaktaydı!..</div> <div>Aynı zamanda “<strong>Ali</strong> <strong>Hamaney’in</strong> <strong>yerine geçecek olan kişi</strong>” olarak da görülen <strong>Reisi</strong> hakkında bu kısa bilgiden sonra, helikopterin eski ve hava koşullarının olumsuz olması es geçilerek, genel olarak <strong>kaza</strong> <strong>değil</strong>, <strong>suikast</strong> şeklinde yazılar yazıldı ve fikirler beyan edildi!</div> <div><strong>Kaza mı suikast mi?!.</strong></div> <div>İpuçlarına bakalım…</div> <div>Öncelikle, sertlik yanlısı olarak kabul edilen <strong>Reisi’nin</strong> cumhurbaşkanlığı döneminde, <strong>ABD</strong> ile <strong>Kapsamlı Ortak Eylem Planı</strong> (KOEP) müzakerelerinin çıkmaza girdiğini belirtelim.</div> <div>Ayrıca <strong>İsrail’de</strong> yayın yapan ‘<strong>Walla</strong> <strong>News’</strong> isimli haber sitesi, helikopter kazasından önce, iki güvenilir kaynağa dayandırdığı haberinde, “<strong>14 Mayıs Salı</strong> günü, <strong>ABD</strong> ve <strong>İran’ın</strong> <strong>Ortadoğu’daki</strong> gerilime ilişkin <strong>Umman’da</strong> gizli görüşmelerde bulunduğunu” belirtmişti.</div> <div><strong>Helikopter</strong> kazasından sonra ise, <strong>Suudi</strong> <strong>Arabistan’da</strong> <strong>Veliaht Prens Muhammed bin Selman</strong> ile görüşen <strong>ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan</strong>; <strong>İsrail Devlet Televizyonu KAN</strong>’ın haberine göre bu görüşmenin hemen ardından <strong>Batı</strong> <strong>Kudüs’te</strong> bulunan Başbakanlık Ofisi’nde <strong>Binyamin Netanyahu</strong> ile de görüşmüştü!</div> <div>Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı <strong>John</strong> <strong>Kirby</strong>, <strong>17</strong> <strong>Mayıs'ta</strong> yaptığı açıklamada, <strong>Sullivan'ın</strong>, <strong>Gazze'deki</strong> son durumu ve ateşkes sürecini muhataplarıyla ele alacağını duyurduğunu da söyleyelim…</div> <div>Bu arada; helikopterin düşmesinden sonra drone ile kaydedildiği iddia edilen görüntülerde, kazanın oluştuğu bölgeden hızlı adımlarla bir kişinin uzaklaştığı görülmüştü!..</div> <div>Servis edilen videodaki hareketlilik, <strong>suikast</strong> iddialarına neden olurken, <strong>Fransız</strong> televizyonu <strong>Kanal I24</strong>, canlı yayında bu görüntüleri verip, helikopter pilotunun <strong>MOSSAD</strong> <strong>ajanı</strong> olduğunu ve suikastın arkasında <strong>İsrail’in</strong> bulunduğunu dillendirmişti.</div> <div>Bir dikkat çeken konu da, hayatını kaybeden <strong>Dışişleri</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Hüseyin</strong> <strong>Emir</strong> <strong>Abdullahiyan'ın</strong> yerine gelen <strong>Ali Bagheri Kani</strong><strong> idi... </strong><strong>Kani</strong><strong>, </strong><strong>Eylül</strong> <strong>2023’de</strong> <strong>İran</strong> ile <strong>ABD</strong> arasında imzalanan mahkumların serbest bırakılması anlaşmasında arabuluculuk yapan başmüzakereciydi.</div> <div><strong>ABD</strong> eski <strong>Başkanı</strong> <strong>Donald</strong> <strong>Trump’ın</strong> daha önce yaptığı açıklamalarını da göz ardı etmemek lazım…</div> <div><strong>Trump</strong>, Teksas'ta yaptığı bir konuşmada, <strong>İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani</strong>’nin <strong>2020’de</strong> <strong>ABD</strong> tarafından öldürülmesinin ardından <strong>İranlı</strong> yetkililerin kendisiyle iletişime geçtiğini belirterek, <strong>Tahran’ın</strong>, <strong>ABD</strong> üssüne düzenlediği bir saldırıyı önceden haber verdiğini öne sürmüştü.</div> <div>“Bizi aradılar ve dediler ki, ‘Dinleyin, başka seçeneğimiz yok. Sizi vurmak zorundayız çünkü kendimize saygımız var…’ Bunu anlıyordum... Onları vurmuştuk ve bir şeyler yapmaları gerekiyordu” ifadelerini kullanan <strong>Trump</strong>, <strong>İranlı</strong> yetkililerin, <strong>Amerikan</strong> üssünün füze saldırısında isabet almayacağını söylediklerini de iddia etmişti!..</div> <div><strong>İran'dan</strong> fırlatılan <strong>18</strong> füzenin, <strong>5'inin</strong> havada infilak ettiğini diğerlerinin de üssün çevresine düştüğünü belirten <strong>Trump</strong>, normalde bu füzelerin oldukça hassas ve isabetli silahlar olduğunu söylemişti.</div> <div>Bilindiği gibi <strong>İran</strong> o dönemde, <strong>ABD'nin</strong>, <strong>Irak’ın</strong> <strong>Anbar</strong> eyaletindeki <strong>Ayn el Esad Hava Üssü’ne</strong> ve <strong>Erbil’de</strong> <strong>Amerikan</strong> askerlerinin bulunduğu noktalara füze atmıştı.</div> <div>Bütün bunlardan sonra, <strong>Ali</strong> <strong>Hameney’in</strong> yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan <strong>İbrahim</strong> <strong>Reisi’nin</strong>, tamamen sahneden çıkarılmasıyla <strong>Hameney’in</strong> oğlu <strong>Mücteba</strong> <strong>Hameney’in</strong>, babasının yerine geçme durumuda netleşti…</div> <div>Yine kendisinin önemli bir destekçisi olan <strong>Meclis</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Muhammed</strong> <strong>Bakır</strong> <strong>Galibaf’ın</strong>, yapılacak seçimde <strong>Cumhurbaşkanı</strong> olma şansı da yükseldi!..</div> <div>Böylece, <strong>Hamaney</strong> sonrası için istenilen durum da gerçekleşmiş oldu!</div> <div><strong>İbrahim</strong><strong> </strong><strong>Reisi’nin</strong><strong> helikopterinin düşmesi aklımıza </strong><strong>Ziyaülhak’ı</strong><strong> getirdi…</strong></div> <div><strong>1970’lerde</strong> <strong>Pakistan’da</strong> <strong>Zülfikar Ali Butto</strong> hükümetini devirme girişiminde bulunmakla suçlanan subayların yargılandığı askeri mahkemelerin başkanlığını yapan <strong>Ziyaülhak</strong>, <strong>Butto</strong> tarafından önce generalliğe yükseltildi; sonra da <strong>genelkurmay</strong> <strong>başkanlığına</strong> atandı!..</div> <div>Kendisini genelkurmay başkanlığına atayan <strong>Butto’ya</strong> karşı <strong>darbe</strong> yapan <strong>Ziyaülhak,</strong> aynı <strong>Türkiye’de</strong> olduğu gibi <strong>“</strong><strong>Bizim çocuklar başardı</strong><strong>”</strong> modeliyle bir başka darbeci <strong>Kenan Evren</strong> gibi yönetime el koydu! Daha sonra <strong>Ziyaülhak</strong> ile ‘kanka’ olan <strong>Evren,</strong> onun için, “<strong>İyi adam ama şeriatçı</strong>” gibi bir şey de söylemişti o zamanlar!</div> <div><strong>Ziyâülhak</strong><strong>, </strong>kendisi de bir suikaste kurban giden<strong> </strong><strong>Benazir</strong><strong> </strong><strong>Butto’nun</strong><strong> babası </strong><strong>Zülfikar Ali Butto</strong>’yu idam ederek, görevini yapmış oldu.</div> <div>Daha sonra, büyük ihtimalle kendisine devlet başkanı olma imkânı verenleri dinlemeyerek kızdırmış olacak ki; <strong>17 Ağustos 1988</strong><strong> tarihinde</strong> <strong>Pakistan</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Başkanı</strong> olarak kendisi, <strong>5 generali</strong> ve <strong>ABD</strong> <strong>Büyükelçisi</strong> <strong>Arnold</strong> <strong>Lewis</strong> <strong>Raphel'in</strong> içerisinde bulunduğu <strong>C-130</strong> tipi askeri uçakta, başkent <strong>İslamabad’ın</strong> güneyinde <strong>Bahawalpur</strong> yakınlarında düştü. Kimsenin kurtulamadığı bu kaza(!) <strong>sabotaj</strong> şeklinde değerlendirilmiş; “<strong>ABD, kendi adamını da yedi</strong>” yorumlarına da neden olmuştu!..</div> <div>Yukarıda belirttiğimiz gibi, <strong>“İslam devleti”</strong> değil de bir <strong>mezhep devleti</strong> olan <strong>İran,</strong> her dönemde <strong>Müslümanların</strong> yaşadıkları ülke ve yönetimlerine riyakâr davranmış, dost görünüp hep düşman olmuştur. Halkları <strong>Müslüman</strong> olmayan ülkelere ise, düşman görünüp, gizli kapaklı iş tutmuştur!..</div> <div>Sonuç olarak; aile meclisinin kararıyla işlenen <strong>töre cinayetleri</strong> gibi, bu olayın da tarafların yararına <strong>aile meclisi</strong> (İran, ABD, İsrail) <strong>kararıyla</strong> alınmış ve düzenmiş bir suikast olasılığı, yüzde 95’lik bir ihtimaldir!..</div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong>Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com</strong><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>