<span><span> <span>Beşiktaş, </span><span>5-2’lik Mersin galibiyetinden sonra Gaziantep deplasmanında 3 puanı 4-0 gibi net-farklı bir skorla elde etti. Elde edilen anlamlı galibiyet, siyah-beyazlı taraftar için ‘memnuniyetten’ ötesi duygulara kapılmasına neden oldu. </span></span></span> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Peki, bu galibiyet nasıl geldi? Gaziantep mi kötü, Beşiktaş mı iyiydi? Kartal için böyle bir sorunun gündeme gelmesi, ikinci haftada mücadele edilen Trabzonspor maçından yenilgi ile ayrılmış olmaktan kaynaklanıyor!</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Antep’teki maçında Beşiktaş forvet hücum ağırlıklı bir oyun sergiledi. Her ne kadar Gomez gol yollarında ‘tek’ isim olarak gözükse de, bu oyuncuya-mevkiye destek olan Olcay, Oğuzhan ve Gökhan, Kartal’ın hücum gücünü artırıyor. Bu tabloya bakıldığında, Şenol Güneş ve talebelerinin ligin ilk 3 maçında 10 gol kaydettiğini bizlere açıklar türden...</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Dikkat çeken husus, gollerin de son 15 dakikada gelmiş olması gösteriyor ki; Beşiktaş’ın son dakikaya kadar oyunu-skoru kovalaması.. Teknik Direktör Şenol Güneş, rakibin pozisyonuna göre ‘hamle’ üzerine hamle denedi. Oyunun genelinde ‘heyecansız’ geçen maç, ilk golden sonra hareketlenir oldu. Güneş<span>’</span>in bu saatten sonra yapması gereken, son 15 dakikası, dahası golden sonraki oyunu-istikrarı, maçın tamamına yaymak.</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Teknik direktör Şenol Güneş<span>’</span>in maçtan sonra ‘itiraf’ şeklindeki, “Oyuncularımın performansının yukarı çıkmasını bekliyorum. Futbolumuzu oynayarak, UEFA Avrupa Ligi’nde yer alacağımız gruptan çıkmayı planlıyoruz” açıklaması, bu gerçeği-aksaklığı gözler önüne serer cinsten.</span></span></span></div> <h2><span><span><span><span class="s4"><span>LİGE BAK, AVRUPA’YI ÇÖZ...</span></span></span></span></span></h2> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Avrupa Ligi’ndeki temsilcimiz Fenerbahçe, Yunan ekibi karşısında 1-0’ın rövanşını 3-0’la alarak gruplara kaldı. Kalite açısından kendisinden oldukça ‘geri’ olan rakibi karşısında elde edilen galibiyet, hiçbir zaman UEFA Avrupa Ligi grup maçlarında eşleştiği Ajax, Celtic ve Molde karşısında ölçü olmayacaktır.</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Rakiplere gelince... Avrupa Ligi’ni yakın takibe alan uzmanların görüşlerine bakıldığında, Fenerbahçe’nin rakipleri isim olarak ‘sükseli’ gözükse de, performans olarak eski güçlerinden çok uzaktalar. Bu demek oluyor ki; işler görüldüğü kadar zor değil. Böyle bir mücadelede başarmak ise takımlarımızın kendi becerilerine kalmış...</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Şampiyonlar Ligi’ndeki tek temsilcimiz Galatasaray’ın rakipleri Benfica, Atletico Madrid ve Astana. Sarı-Kırmızılı ekibin lig performansına bakılırsa, işlerinin kolay olmadığı göz önünde.</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Nerede eksik-performans düşüklüğü var, lig maçları buna önemli bir ölçü. Kaleci Muslera’nın yediği goller bile ‘kafaların’ ne kadar karışık olduğunun göstergesi!</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Doğruyu bulma adına ‘yanlışın’ nereden kaynaklandığına dair önemli ipuçları değil mi, tüm bu sıraladıklarımız. Eğer takımlarımız için ‘Biz eksiği nerede yapıyoruz?’ sorusuna, tüm bu açıklamalar-örnekler yetmiyor ise, yaptığınız işi ya bilmiyor, ya da işinize geldiği gibi, menfaat-kişisel takıntılarınıza göre hareket ediyorsunuz demektir.</span></span></span></div> <div class="p5"><span><span><span class="s3">Kısacası en önemli rakip kendiniz. Etrafa değil ‘aynaya’ bir bakın, bu da yetmiyorsa üstadın ‘Aynalar’ şiirine kulak verin...</span></span></span></div>