<div><span><span>Doktora gittiğinizde, rahatsızlığınıza bağlı olarak size ilaç tedavisi uygulanır. </span></span></div> <div><span><span>"Kör, topal, sağır…" kısacası özel/ayrıcalıklı bireylerin egzersizle tedavilerinde, aynı şansa sahip değiller. Onlarla kim egzersiz yapıp, koşup veya kulaç atacak? Böyle soruların bir karşılık bulması gerek. </span></span></div> <div><span><span>Evet, helvaya yemeye niyetlendik, unumuz, yağımız, şekerimiz var ama ‘helva’ yapacak ‘ustamız’ olmadıkça, malzeme tek başına yeterli olmuyor, maalesef! </span></span></div> <div><span><span>Toplumun “engelli" olarak tanımladığı özel/ayrıcalıklı bireylere spor yaptıracak gönüllüleri/uzmanları bulmak zor. </span></span></div> <div><span><span>Sebebi, özveri!</span></span></div> <div><span><span>Ülkemizde 100’e yakın üniversitenin "Beden Eğitimi ve Spor Bölümü” var; her yıl binlerce öğrenci mezun veriyor. </span></span></div> <div><span><span>Bu bölümlerden, maalesef ama maalesef özel, ayrıcalıklı bireylere eğitim verecek eğitmenlere ulaşmak zor. </span></span></div> <div><span><span>Bu hususta dikkat çeken Türkiye’de tek bir üniversite, Malatya İnönü Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi var. </span></span></div> <div><span><span>"<strong>Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi</strong>"nde bu üniversiteye, kardeş olacak <strong>Muş Alparslan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu</strong> gelecek yıl, ilk öğrencilerini alacak. Yönetimlerini tebrik ediyoruz. </span></span></div> <div><span><span>Diğer Üniversitelerin ilgili bölümlerinde ise ‘Engelliler ve Spor’ dersi, yarım dönem, bilemediniz iki dönemle sınırlı. Kısacası öğrenciler teorik bilgiyi, uygulama imkânına sahip olmadan okuldan mezun oluyorlar!..</span></span></div> <div><span><span><strong>DR. DURAN ARSLANLAR ÖRNEK ALINMALI...</strong></span></span></div> <div><span><span>Bu olumsuzluğun, kişisel çabalarıyla üstesinden gelen ‘seçkin’ eğitmenler de yok değil. </span></span></div> <div><span><span>İşte o örnek isim <strong>Dr. Duran Arslan</strong>. </span></span></div> <div><span><span>Beden eğitimi ve egzersize ihtiyaç duyan özel bireylerin hayatların kaliteli şekilde sürebilmeleri için <strong>yüzme</strong> branşıyla tedavi uzmanı.</span></span></div> <div></div> <div></div> <div><span><span>Kendisiyle dostluğumuz 20-25 yılı geride bıraktığımız Üniversite yıllarına dayanır. </span></span></div> <div><span><span>Engelliler konusunda gayret ve çabası, bugünkü başarısının da adeta habercisiydi. </span></span></div> <div><span><span>Haziran 2007 tarihinde, yine bu satırlara yansıyan “<strong>Duran Arslan ismini iyi takip edelim</strong>’ başlıklı yazımızda, başarısını kısaca aktarmıştık. </span></span></div> <div><span><span>Geçtiğimiz günlerde TRT Spor’a verdiği röportaj, bu konuda oldukça kapsamlı ve bu yazımızın sınırlarını aşıyor; özellikle üniversitenin ilgili bölümlerdeki öğrencilerinin kendilerine hedef çizmeleri açısından oldukça önemli. </span></span></div> <div><span><span>İşte o röportajdan bazı kesitler;</span></span></div> <div><span><span>"Yirmi yıl önce üniversite birinci sınıftayken bu fikir oraya çıktı. Çünkü ailemde engelli vardı. Bu özel çocuklarımıza sosyal hayatlarında destek verebilmek, toplumun içerisine sokabilmek. </span></span></div> <div><span><span>Sonrasında çocukların derece yapıp madalya alıp, üniversitelere girebilmesi bizim için farklı bir başarıydı. </span></span></div> <div><span><span>Bu işi öğrenmek için 10 yıl uğraştım. Türkiye’de bedensel engelli, görme engelli ve özel bireylere nasıl yüzme öğretilebilecek noktasında ilgili bir çalışma yok. </span></span></div> <div><span><span>Yurtdışına giderek bu konuda çalışmalar yaptım. Çok yol kat ettik. </span></span></div> <div><span><span>Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Engeli ne olursa olsun, hiçbir çocuğu geri çevirmiyoruz. </span></span></div> <div><span><span>Her çocuğun mutlaka yapacağı bir şey var. Çocuk ya tahtayla yüzer, ya simitle yüzer veyahut havuzun kenarında oturup, top atar. Ama bu ortamın içerisine mutlaka sokuyoruz…”</span></span></div> <div><span><span>*</span></span></div> <div><span><span>“Annesinin kucağında gelen ama şu anda yürüyüp üniversiteye giden çocuklar oldu. </span></span></div> <div><span><span>Bu öğrenciler içerisinde İstanbul Boğazı’nı yüzerek geçen öğrenci var. </span></span></div> <div><span><span>152 kilodan 77 kiloya düşen, Çanakkale Boğazı’nı geçen çocukları biliyorum. </span></span></div> <div><span><span>Yatalak bir şekilde gelip, ağzını bile kapatamayan serebral palsili, kolları ve bacakları kasılan bir çocuğun tırnaklarıyla duvarı kazıyarak ayağa kalkıp, üniversiteye gidişini biliyorum.</span></span></div> <div><span><span>Engelleri ne kadar ağır olursa olsun, doğru tekniği uygularsanız, bu çocukların hepsi yüzmeyi öğrenir.</span></span></div> <div><span><span>Spor bir hedef değil, hedefe giden yolda önemli bir araçtır. Fırsat verilirse bu çocukların yapamayacakları hiçbir şey yoktur…”</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Ahmet Gülümseyen, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> </strong><strong>@ahmetgulumseyen</strong><strong> , </strong><strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div>