<div><strong>Elon Musk</strong> 2015 yılında <strong>SpaceX</strong> şirketinin bir iletişim uydusu üzerinde çalıştığını açıkladı. Amaç <strong>hızlanmak ve bilgi sahibi olmak</strong> mottosuyla <strong>Starlink’i</strong> yani <strong>uydu takımyıldızı projesini </strong>kamuoyuna duyurdu. </div> <div><strong>SpaceX</strong> başkanı <strong>Gwyne Shotwell</strong>, “<strong>2022 sonuna kadar, isteyen herkesi dünyanın her yerinde internete bağlayacağız</strong>” dedi. </div> <div><strong>Starlink nedir?</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Starlink</strong>, SpaceX tarafından gezegenin en izole yerlerine yüksek kaliteli interneti düşük gecikmeyle yani ortalama “<strong>30ms</strong>” gecikme ile ulaştıracak dünyanın <strong>küresel</strong> <strong>en hızlı</strong> ve <strong>en ekonomik</strong> geniş bant internet hizmeti sağlamak üzere tasarlanan bir uydu zinciridir.</div> <div><strong>Sistem nasıl çalışacak?</strong></div> <div><strong>SpaceX</strong> tarafından fırlatılan <strong>Falcon 9 </strong>roketlerine her seferinde <strong>60 adet Starlink uydusu</strong> yüklenebiliyor. </div> <div><strong>Starlink</strong> uydularının her biri yaklaşık <strong>260 kg</strong> ağırlıkta ve bir valiz büyüklüğünde. </div> <div>Uzayda kapsülün dış kapakları açılınca tek tek çıkıp zincir oluşturmaya başlıyorlar ve bu dizilime, “<strong>uydu treni”</strong> adı veriliyor. </div> <div>Uydular, <strong>Dünya</strong>’dan 350 ila 1.550 km yükseklik arasına konumlandırılıyor. </div> <div>Bunlar “<strong>Low Earth Orbit</strong>” yani kısaca “<strong>LEO</strong>” diye adlandırılan alçak yörünge uydularıdır. <strong>Enerjilerini</strong> ise görev yerlerine vardıklarında üzerlerindeki akordeon şeklinde açılan güneş panellerinden elde ediyorlar. </div> <div>Yörüngeden çıkmayı önlemek için <strong>yön değiştirme özelliği </strong>olan ve <strong>manevra</strong> yaparak yörüngede yükselip alçalmalarını sağlayan özel <strong>kripton</strong> motorlarının itici gücüyle hareket ediyorlar. </div> <div>Bu arada <strong>Starlink</strong>, “motorlarında <strong>kripton yakıtı</strong> kullanan ilk uzay aracı” olarak da tarihe geçmiştir. </div> <div>Normalde uydu iticileri için ideal olan ‘<strong>xenon</strong>’dur çünkü yüksek bir atom kütlesine sahip olduğundan daha fazla itme gücü sağlar. </div> <div>Fakat ‘<strong>xenon</strong>’un nadir bulunması onu çok daha pahalı hale getirdiği için <strong>Starlink</strong> mühendisleri <strong>kripton</strong> elementinin, motorlarında kullanılmasının hem ekonomik hem de daha verimli olacağını düşünmüşler. </div> <div>Üzerlerinde bulunan dört adet güçlü anten ile kendi aralarında ve <strong>jeo-senkron iletişim sistemleri</strong> aracılığıyla, yer istasyonu ile senkronize çalışıyorlar. </div> <div>Uydular arasında bilgi alışverişi şu anda kullanılan en hızlı fiber optik kablo data transferinden <strong>yüzde 53</strong> daha hızlı. </div> <div>Yine bu uydularda özel olarak üretilmiş hassas bir <strong>jiroskop</strong> ve <strong>navigasyon</strong> cihazı da var. </div> <div>Bu donanımlar, <strong>haberleşmeyi hızlandırmanın</strong> ve <strong>iletişimi</strong> daha iyi hale getirmenin yanı sıra sayıları giderek artan ve diğer uydular ile <strong>uluslararası uzay istasyonu</strong> gibi araçlarla çarpışmamak için <strong>çarpışma önleyici bir sistem</strong> de bulundurmakta. </div> <div>Yani uydu, bir <strong>çarpma</strong> <strong>durumu</strong> algıladığında hemen hareket edip konumunu değiştirebiliyor. </div> <div>Görev süresi bittikten sonra (tahmini 5 yıl) ya da tamiri mümkün olmayan bir sorunla karşılaşıldığında bir <strong>kamikaze</strong> uçağı gibi atmosferde <strong>kendini yakarak imha</strong> ediyor.</div> <div><strong>Bilgi</strong>, yeryüzünden <strong>uzaya</strong> oradan yerdeki yüksek kulelere, yüksekteki kulelerden alçaktaki <strong>çanaklara</strong> gönderilerek <strong>cep telefonunuza</strong> ulaşmakta. </div> <div>Fakat bu kulelerden uzaklaştıkça bağlantılar kötüleşiyor. </div> <div>Issız bir bölgede az sayıda insan olduğu için telekomünikasyon firmaları zarar etmemek için buralarda yatırım yapmıyor. </div> <div><strong>20 Nisan 2020</strong> itibariyle <strong>BM</strong> veri tabanına göre bugüne kadar uzaya <strong>9 bin 447</strong> araç gönderilip yörüngeye yerleştirilmiş ve şu anda aktif olarak görevde bulunan toplam uydu sayısı ise <strong>2 bin 860</strong>. </div> <div><strong>Ulusal İletişim Komisyonu</strong> (FCC) <strong>Nisan 2019 </strong>tarihinde <strong>Starlink</strong>’in <strong>12 bin </strong>uydusunu yörüngeye yerleştirmesini onayladı.</div> <div><strong>Starlink</strong> operasyon merkezi <strong>Redmond Ridge Corporate, Washington</strong>’da <strong>Şubat 2018</strong>’de “<strong>Tenten A</strong>” ve “<strong>B</strong>” uydularını ilk kez yörüngeye yerleştirdi. </div> <div>İki test uydusunun ismi, çizgi roman kahramanı <strong>Tenten</strong>’in “<strong>Ay Kaşifleri</strong>” maceralarından esinlenerek koyulmuş. </div> <div><strong>24 Nisan 2019, SpaceX 60</strong> uydu ile dolu bir “<strong>Falcon 9</strong>” roketiyle ilk üretim uydularını yörüngeye fırlattı ve projeyi başlattı. </div> <div>İnsanlar gece boyunca hareket eden bu <strong>uydu treni</strong>nin gidişine tanıklık ettiler. </div> <div><strong>2020 Nisan</strong>’ındaki fırlatışı ile <strong>Starlink</strong> uydu sayısı <strong>422</strong>’ye ulaştı.</div> <div><strong>Ayda 2 kez </strong>fırlatılacak roketlerle düzenli olarak 60 ila 120 tane uydu gönderilmesi planlanıyor çünkü <strong>uzayda</strong> kurulmaya başlanan bu internet ağının <strong>hızlı ve sürekli</strong> olarak çalışabilmesi için ilk etapta yani <strong>10 yıl içinde 12 bi</strong>n, ikinci etapta ise <strong>30 bin uydu gönderilmesi </strong>gerekmekte. </div> <div>İlk 12 bin uydunun 3 yörünge üzerinde bulunması planlanmış.</div> <div>İlki, yerden<strong> 550 km</strong> yükseklikte toplam <strong>1.600</strong> uydu. </div> <div><strong>1.550 km</strong> <strong>yükseklikte</strong> ise yaklaşık <strong>2 bin 900</strong> uydu bulunacak.</div> <div><strong>340 km </strong>yükseklikte ise yaklaşık <strong>7 bin 500</strong> olmakla beraber <strong>30 yılda 42 bin uydu</strong> olacak. </div> <div>Sistemin deneme çalışması <strong>1 Ocak 2021’</strong>de başlıyacak.</div> <div><strong>Peki Bu Proje, ne kadara mal olacak?</strong></div> <div>Bugün <strong>data transferinde</strong> <strong>okyanusların altına döşenmiş kablolar</strong> kullanılıyor. </div> <div>Bu maliyetli işin amacı, <strong>bilgiyi</strong> bizlere <strong>daha hızlı</strong> iletmek.</div> <div><strong>Starlink sistemi, </strong>okyanusların altındaki optik kablolardan daha hızlı ve ekonomik çalışacak. </div> <div><strong>Atlas Okyanusu</strong>’nda varolan hatlardan, <strong>birkaç milisaniye daha hızlı </strong>olabilmesi için milyarlarca dolarlık yatırım yapılarak yeni <strong>kablo hatları</strong> devamlı olarak döşeniyor. </div> <div>Sadece <strong>7 yıl içinde,</strong> okyanusların altına döşenecek <strong>optik</strong> kabloların maliyeti, <strong>Starlink</strong> projesinin 15 katı; yani 150 milyar USD. </div> <div>Dünyanın en önemli hattı olarak kabul edilen ve <strong>Londra’yı New York’a</strong> bağlayan <strong>Hibernia Atlantik optik ağı,</strong> <strong>12 bin 200 km’lik </strong>fiber optik kablo, tüketicilerine data transferinde <strong>62.7 milisaniyelik</strong> bir gecikme yaşatıyor. </div> <div>Özellikle borsa yatırımcıları ve büyük şirketler için <strong>her milisaniye</strong> çok büyük finansal değerler taşıyor. </div> <div><strong>Starlink</strong> uyduları, <strong>550 km</strong> gibi oldukça alçak bir yörüngeye yerleştirildikleri için bu gecikmeyi <strong>25 ile 35 milisaniyeye</strong> çekmeyi hedefliyor. </div> <div>Ayrıca 60 uydulu paketin gönderilmesi yaklaşık <strong>80 milyon USD</strong>’ye mal oluyor. </div> <div><strong>Starlink</strong> için toplamda <strong>10 milyar USD</strong>’lik bir bütçe ayrılmış. </div> <div>Bir yandan interneti <strong>hızlandırırken</strong> bir yandan maliyetleri radikal bir şekilde <strong>düşürmeyi</strong> hedefliyor. </div> <div>Örneğin, <strong>Türksat 5B</strong>, 4.5 ton ağırlığında olacak. <strong>Falcon 9</strong> ile 62 milyon dolar fırlatma maliyetiyle uzaya gönderilecek. </div> <div>Daha önce gönderilen <strong>Türksat 2A</strong> da 300 milyon USD. </div> <div><strong>Türksat 3A’</strong>da ise 200 milyon USD; “<strong>4B</strong>”de ise <strong>571 milyon USD</strong> <strong>fırlatma maliyeti </strong>vardı.</div> <div><strong>SpaceX, 571 milyon USD</strong> fırlatma maliyetini <strong>62 milyon USD</strong>’ye çekmeyi başardı.</div> <div><strong>İnternet hizmetleri</strong>, devletlerin tekelinde olduğu için çıtayı yükseltmekten çok, <strong>kontrol edilebilir bir bilgi akışı</strong> sağlıyor.</div> <div>Bu yüzden gelişme biraz ağır oluyor. </div> <div><strong>Elon Musk, </strong>bu açığı görüyor ve devletlerin uzay ajansların fırlatma maliyetlerini <strong>yüzde 400 azaltmanın</strong> yollarını bulup <strong>SpaceX</strong>’i kuruyor.</div> <div><strong>Peki Elon bu kadar parayı ne yapacak?</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>ABD</strong>’de <strong>4 ve 5G</strong> bağlantılarını tüketiciye taşımak için <strong>7 yılda 150 milyar USD</strong> gerekiyor. </div> <div>Bu oranı dünyada uyarlarsak <strong>240 milyar USD</strong>.</div> <div>Buna karşılık tüm <strong>Starlink</strong> <strong>projesi</strong> <strong>10 milyar USD</strong>.</div> <div><strong>Starlink</strong> uyduları, <strong>Falcon 9</strong> roketlerini kullandıkları için fırlatma maliyetlerinden de tasarruf ediyorlar. </div> <div>Bu başka bir uydu üreticisinin sahip olmadığı bir imkan.</div> <div><strong>2020</strong>’nin son çeyreğine beta uydularının <strong>Kanada</strong> ve <strong>ABD’nin</strong> kuzeyinde hizmete açmayı planlıyor. </div> <div>Önümüzdeki yıl da <strong>Avrupa</strong> ülkelerine ve <strong>2027</strong> yılında tüm dünyanın her yerine aynı hızlı interneti sunmayı düşünüyor.</div> <div><strong>18 milyar USD </strong>dünyadaki tüm ülkelerin toplam uzay bütçesi.</div> <div><strong>NASA</strong>’nın bütçesi ise <strong>20 milyar USD</strong> civarında. </div> <div><strong>SpaceX</strong> ise tek başına <strong>125 milyar USD</strong> bütçe kullanıyor.</div> <div><strong>Elon Musk, Starlink</strong> projelerinden elde ettiği geliri, <strong>Mars</strong> ve <strong>Ay</strong> <strong>projelerini</strong> gerçekleştirmek için finans kaynağı olarak kullanmak istiyor. </div> <div><strong>Mars</strong> için <strong>Dünya</strong>’daki uydu iletişim sistemlerinin bir benzer versiyonunu geliştirmeye devam ediyor. </div> <div><strong>Elon Musk’ın rakipleri var mı?</strong></div> <div><strong>Virgin Havayolları</strong>’nın sahibi <strong>Sir Richard Branson,</strong> 700 uydu takımyıldızı olan <strong>One Web</strong>’i kurdu ve kısa bir süre sonra iflasını açıkladı. </div> <div><strong>Amazon</strong>’un sahibi <strong>Jeff Bezos,</strong> <strong>Nisan 2019</strong>’da “<strong>Project Kuiper</strong>” adını verdiği “<strong>3 bin 236 LEO</strong>” uyduluk projesini <strong>Starlink</strong> uydularının gönderildiği dönemde açıkladı. </div> <div>11 bin kişinin istihdam edildiği ve <strong>7.000.000.000 USD</strong>’lık iş yapan <strong>Broadcom</strong> şirketi, <strong>23 Mart 2013</strong>’te <strong>Space-X</strong>’i mahkemeye verdi. </div> <div>Gerekçe ise <strong>SpaceX</strong>’in 5 <strong>Broadcom</strong> mühendisini çalmış olması. </div> <div>Mühendisler <strong>2015</strong>’te istifa ederek <strong>SpaceX</strong>’te çalışmaya başladılar çünkü bu 5 mühendis, uzay projesinin kilit noktasında görevliydiler. </div> <div><strong>Büyük resim ne gösteriyor?</strong></div> <div><strong>“Ucuz ve hızlı bilgi erişimi</strong>” vaadeden <strong>Elon Musk,</strong> çılgın bir girişimci mi, başarılı bir iş adamı mı yoksa yüzyılın dâhisi mi?</div> <div>Aslında basit bir analiz yapmak için şirketlerine ve ortaklıklarına bakabiliriz.</div> <div><strong>- Nerede </strong>ne şekilde olursanız olun bilgiyi ulaşabilecek yönetebilecek ve ortak akıl oluşturabilecek Starlink projesi ile <strong>SpaceX</strong>, </div> <div><strong>- Transhümanizm</strong> ve otonom makinalarla makineleşmiş yani çiplenmiş insanları hedefleyen <strong>OpenAI</strong>,</div> <div><strong>- Tüm deniz,</strong> hava ve karayollarının kontrolünü ve her türlü taşımacılığı GPRS’e bağlayacak olan <strong>The BORING Company</strong> ve Hyperloop, </div> <div><strong>- Dünyadaki tüm</strong> enerji kullanım alışkanlıklarını değiştirecek <strong>TESLA</strong>, </div> <div><strong>- Askeri, robotik </strong>ve medikal çalışmalarla süper insan yani dijital insan projesini yöneten <strong>NEURALINK.</strong></div> <div>Bilgi yönetimini, enerjiyi, savunmayı, ekonomiyi ve en önemlisi insanı değiştirip, bunların hepsini <strong>Starlink’le</strong> kontrol ettiğinizi düşünün!..</div> <div>Basit bir “<strong>ucuz hızlı ve her yerden çeken internet projesi”</strong> gibi görünen <strong>Starlink</strong>, aslında <strong>sistemi yönetmeyi </strong>amaçlayan <strong>dev bir projenin küçük</strong> bir parçası.</div> <div>Neden mi?</div> <div>Yeni bir <strong>dünya düzeni</strong> oluşturmak için.</div> <div>.</div> <div><strong>Nickola Berrygele, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div>