<div><strong>Frekans</strong>, en basit hali ile <strong>titreşim</strong> demektir.</div> <div><strong>Titreşim,</strong> bir sistemin <strong>dengede</strong> kalmaya yakın mesafede yapmış olduğu <strong>salınım</strong> hareketidir.</div> <div><strong>Kainatta</strong> her şeyin özü enerjidir.</div> <div><strong>Enerji,</strong> sürekli titreşerek bir <strong>salınım</strong> oluşturur.</div> <div><strong>Kuantum fiziğine</strong> göre <strong>madde,</strong> enerji yoğunluğudur.</div> <div>Enerji varsa <strong>frekansı</strong> olmak zorundadır.</div> <div><strong>Frekans</strong>, <strong>radyo</strong> frekansı, <strong>ses</strong> frekansı ve <strong>ışık</strong> frekansı gibi farklı alanlarda kullanılır.</div> <div>Tüm evren <strong>ışık ve enerjinin</strong> görünen ve görünmeyen dalga formlarından oluşmaktadır.</div> <div><strong>Makro</strong> kozmosdan <strong>mikro</strong> kozmosa kadar her şeyin bir <strong>titreşimi</strong>, bir <strong>frekansı</strong> vardır. Yaratılan her şey <strong>belirli bir frekans aralığında</strong> bulunmaktadır.</div> <div>Doğanın, ülkelerin, şehirlerin, görüntünün, düşüncelerin, duyguların, sesin, yaşadığımız olayların, organlarımızın, yediğimiz ve içtiğimiz şeyin...</div> <div><strong>Beş duyu</strong> organımızla <strong>algılayabildiğimiz</strong> ya da <strong>algılayamadığımız</strong> her şeyin <strong>belirli</strong> <strong>frekansları</strong> vardır.</div> <div></div> <div>Her şey bu <strong>belirli</strong> frekans aralığına göre "<strong>biçim-şekil-form</strong>" gösterir.</div> <div>Evrenin işleyiş sisteminde olaylar, <strong>ait olduğumuz frekansa göre</strong> şekillenir ve gerçekleşir.</div> <div>Bizler <strong>hangi frekans aralığından</strong> yayın yapıyorsak <strong>o</strong> <strong>frekansa</strong> ait gerçeklikleri hayatımıza çekeriz…</div> <div><strong>İyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin</strong> ayırt etmeksizin hangi <strong>duygu</strong> <strong>ve düşüncede</strong> isek onu hayatımıza çekiyoruz.</div> <div><strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong>'nin dediği gibi; “<strong>Her neye bakarsan kendi yüzündür. Kimde ne görürsen kendi öz'ündür</strong>.”</div> <div>Genel olarak insanların <strong>frekans</strong> <strong>ortalaması</strong> “<strong>300 Hertz</strong>”dir.</div> <div><strong>Şifacı</strong> insanların frekans ortalaması “<strong>500 Hertz</strong>”dir.</div> <div><strong>Astral seyahat</strong> eden kişilerin, kahinlerin, zaman ve mekan mefhumlarını aşan kişilerin frekans ortalaması ise “<strong>10 Bin Hertz</strong>” civarındadır.</div> <div>Titreşimi “<strong>10 Bin Hertz</strong>”i aşan canlıları gözle göremeyiz; onlar “<strong>boyut üstü</strong> <strong>varlıklar”</strong> olarak adlandırılır.</div> <div></div> <div><strong>Frekansı yüksek</strong> olan kişilerin <strong>ruh ve beden sağlığı</strong> mükemmeldir; <strong>anlama</strong> <strong>ve</strong> <strong>algılama</strong> kapasiteleri, <strong>zekâları</strong> yüksektir. Vücutları <strong>genç, dinamik ve zinde</strong> olarak hayatlarını sürdürürler.</div> <div><strong>Frekansta düşük</strong> kişilerin enerjileri düşüktür ve hep <strong>madde</strong> aleminde <strong>kütle beden</strong> olarak, dünya işlerine çok dalarak hayatlarını devam ettirirler.</div> <div>Her nefesimizde bütün uzuvlarımızın bir <strong>ahenk</strong> ile çalışması, <strong>hayat dolu</strong> olmak, <strong>doğru</strong> <strong>frekansta</strong> olduğumuzu gösterir.</div> <div>Tüm <strong>organlarımızın</strong> kendine özgü frekansı vardır.</div> <div><strong>Öfkeli</strong> olduğumuzda <strong>karaciğerin</strong> <strong>frekansı</strong> değişir.</div> <div><strong>Sevgi ve şefkat</strong> yoksunluğu varsa <strong>kalbin</strong> frekansı değişir.</div> <div><strong>Doğru titreşim</strong> hayat kurtardığı gibi <strong>düşük titreşim</strong> de hayat kaybettirir.</div> <div>Bir insanın <strong>kalbine</strong> <strong>iyi</strong> <strong>gelmeyen</strong> bir titreşime maruz kalması, <strong>kalp krizi</strong> geçirmesine sebep olabilir.</div> <div>İkili ilişkilerde de asıl mesele <strong>doğru</strong> <strong>frekansı</strong> bulabilmekte.</div> <div><strong>İyi</strong> başlayan ve <strong>kötü</strong> giden <strong>ilişkilerin</strong> sebebi de <strong>frekans</strong> değişimidir.</div> <div><strong>Frekansal bütünlük</strong> demek <strong>zihinsel, bedensel ve ruhsal dengenin</strong> bir bütün halinde olması demektir ve <strong>doğru frekansta</strong> olduğunun göstergesidir.</div> <div><strong>Nikola Tesla</strong>, “<strong>Eğer evreni anlamak istiyorsan enerji, frekans ve titreşim üzerine düşün</strong>” demiştir.</div> <div><strong>Frekans,</strong> <strong>sıklık</strong> ve <strong>süreklilik</strong> demektir.</div> <div><strong>Frekans</strong> bizi “<strong>a noktası</strong>”ndan “<strong>b noktası</strong>”na taşıyan vasıtadır.</div> <div>Neye daha çok <strong>odaklanırsak</strong> o <strong>enerjiyi</strong> <strong>içeride</strong> <strong>üretebilir</strong> ve onu yansıtabiliriz.</div> <div></div> <div><strong>Düşük frekansta</strong>, bir şey <strong>aklımıza</strong> gelir ve gider.</div> <div></div> <div><strong>Orta frekansta</strong>, <strong>aklımıza</strong> gelen şeyler, <strong>duygularla</strong> <strong>gelen</strong> düşüncelerdir.</div> <div></div> <div><strong>Yüksek frekansta</strong>, duygularla gelen düşünceleri <strong>çok yoğun ve şiddetli şekilde</strong> yaşayabiliriz.</div> <div><strong>Düşük frekansta,</strong> kalıp üst frekansları çıkılmadığında <strong>sürekli yatma isteği </strong>gelir ve birşey yapmak istemeyiz. Bu durum, <strong>hormonları</strong> <strong>bitirir</strong> ve <strong>dengemiz</strong> bozulur.</div> <div><strong>Sayı sekansları, doğal taşlar, esmalar, kokular, müzik</strong> gibi etkiler, frekansı bir süreliğine yükseltebilir. Fakat bunlar <strong>koltuk değneği</strong> gibidir; etkisi kısa sürer. Etkisi geçtiğinde yine <strong>sen</strong> "<strong>eski</strong> <strong>sen</strong>" olarak kalırsın.</div> <div><strong>Olumlamalar,</strong> <strong>imajinasyon</strong> ve <strong>deneyimlerle</strong> de <strong>frekansımızı</strong> yükseltebiliriz, bunlar da <strong>geçici</strong> durumlardır; kalıcı olabilmesi için o durumu <strong>içselleştirmeli</strong> ve <strong>sürekliliği</strong> olmalıdır.</div> <div>Ne demişler; “<strong>Şampiyon olmak istiyorsan şampiyon gibi davranmalısın!</strong>”</div> <div><strong>Neye</strong> uyumlanırsak onu <strong>hayatımıza</strong> çeker ve yaşarız.</div> <div><strong>Frekansın yüksek olması</strong> demek; “<strong>dua ve isteklerin kabul olması, aklına gelenin başına gelmesi, istediğinin yanında, ihtiyaçlarının önünde, desteğin ardında ve güvende, tüm imkanlar ayaklarının altında olacak ve sen dosdoğru yolunda ilerleyeceksin</strong>” demektir.</div> <div>Frekansı <strong>yükseltmek</strong> için “<strong>Meditasyon</strong>” (inanca göre; dua, ibadet, namaz, zikir vb. de denilebilir) en kolay ve en etkili bir yöntemdir. <strong>Düzenli</strong> yapılan ‘<strong>meditasyon’</strong> ile <strong>beden-zihin-ruh</strong> <strong>dengesini</strong> kolaylıkla sağlanabilir, <strong>öğrenme</strong>, <strong>hafıza</strong> ve <strong>öz</strong> <strong>farkındalık</strong> geliştirilip, bu özellikleri güçlendirebiliriz.</div> <div>Gayret ve çaba gösterilmeden hiçbir şey olmuyor; önce kendisini hissedip, kendini keşfetmeli, nasıl bir alanda ve ne için bu dünyada olduğunu fark etmeli insan.</div> <div>Hizmetsiz <strong>himmet</strong>, zahmetsiz <strong>rahmet</strong> olmuyor.</div> <div>.</div> <div><strong>Zübeyde Kızılyer Aslan, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>