<div><strong>6 Şubat</strong> tarihinde merkez üssü <strong>Kahramanmaraş’ın</strong> <strong>Pazarcık</strong> ilçesi olan ve birçok çevre illeri etkileyen <strong>7.7</strong> ve <strong>7.6</strong> şiddetinde meydana gelen depremler yaşadık maalesef.</div> <div>Depremler sonrası sürekli artçı sarsıntılar meydana geldi, gelmeye de devam ediyor.</div> <div>Sarsıntının şokunu atlatamadan günün aydınlanmasıyla karanlığa boğuldu ülkemiz.</div> <div>Tarifsiz acı…</div> <div>Binlerce can kaybı, binlerce yaralı…</div> <div>Kurtulanlar ölmeyi diledi belki de acı veren manzara karşısında. Canımız yandı. Başımız sağ olsun, geçmiş olsun <strong>Türkiye</strong>.</div> <div>Günler sonra ‘mucizeler’ yaşandı, boğazımız düğümlense de. Sevindik umutlandık. Rabbim sevinçlerimizi arttırsın.</div> <div><strong>Depremler</strong>, yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkar ve <strong>titreşim</strong> <strong>dalgaları</strong> ile yayılır. Yer yüzeyine yakın noktalarda gerçekleştiğinde yıkıcı etkisi daha fazla hissedilir.</div> <div><strong>Deprem</strong> denilince aklımıza direkt olarak <strong>yıkım</strong> geliyor. Oysa ‘<strong>Dualite</strong>'den (zıtların birliği) bakılmalıdır.</div> <div>Her şeyi zıddıyla kaim eden <strong>Allah'ın,</strong> oluşan yıkıcı bir depremde sadece ‘<strong>Celâl</strong>'ini görürsek, ‘<strong>Rahmet</strong>’ini göremeyiz.</div> <div>Yaşadığımız her olayın bir <strong>mesajı</strong> vardır.</div> <div>Yaprak bile O'nun izni olmadan kımıldamaz.</div> <div>Başımıza gelen her olayda <strong>düşünmemiz</strong> ve <strong>sormamız</strong> gereken tek şey “<strong>bunun hayrı nedir?</strong>” olmalıdır.</div> <div>Vakti gelmeyen <strong>güllerin</strong> açamayacağı gibi vakti gelmeyenin de bu dünyaya ne girişi olabilir ne de bu dünyadan ayrılışı.</div> <div><strong>Kur'an-ı</strong> <strong>Kerim</strong>'de Bakara Süresi 216. Ayetinde; “<strong>Hoşlanmadığınız halde savaş size farz kılındı. Hoşunuza gitmeyenler sizin için hayır, hoşunuza gidenlerse sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz</strong>” diye buyurulmaktadır.</div> <div>Yaşadığımız <strong>şer</strong> olaylar “<strong>Kuantum</strong> <strong>Dolanıklığı</strong>” içinde “<strong>şer</strong>” değildir. Burada sadece <strong>oluş</strong> vardır.</div> <div>Bizler bu tür olaylar karşısında gözlemcide kalmalı, olanı olduğu gibi <strong>kabule</strong> geçmeli, <strong>teslim</strong> olmalı ve üzerimize düşen <strong>vazifelerimizi</strong> <strong>hakkıyla</strong> yerine getirmeliyiz.</div> <div>Endişeden ve korkudan uzak durmalı <strong>Rahmân</strong> ve <strong>Rahim</strong> olan <strong>Allah'a</strong> güvenerek O’na sığınmalıyız.</div> <div>Düğmeye basıldı, gemiler yanaştı, ‘HAARP’ çalıştırıldı, doğal afetler yaşandı. Her ne şekilde neler yaşarsak yaşayalım fark etmez; “Sebepler Birer Perdedir.”</div> <div>Olaylara ‘<strong>Amigdala</strong>’dan (duygudan) bakıp kalmak insana zarar verir.</div> <div><strong>Olumsuz</strong> duygularla kalmak hem kendi <strong>hayat</strong> <strong>enerjimizi</strong> hem de <strong>ortamın</strong> <strong>enerjisini</strong> etkiler ve <strong>yeni</strong> <strong>karmalar</strong> yaratabilir.</div> <div><strong>Nötr</strong> bir bakış açısında kalabilirsek gidişatı düzeltebiliriz.</div> <div><strong>Her</strong> <strong>an</strong> <strong>ölecekmiş</strong> <strong>gibi</strong> dünyanın geçici olduğunu unutmamalıyız. <strong>Hiç</strong> <strong>ölmeyecekmiş</strong> gibi tedbir alarak da ‘<strong>AN'ı</strong> yaşamalıyız. ‘<strong>Öz'ümüzle</strong> bağlantıyı güçlendirmeliyiz; bu zor zamanları <strong>kolay</strong> ve <strong>keşkesiz</strong> atlatabilmek adına.</div> <div>Zaman, <strong>sevgi</strong> ve <strong>şefkat</strong> zamanı…</div> <div>Zaman <strong>yaraları</strong> <strong>sarma</strong> ve birlik zamanı.</div> <div>Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce <strong>dua</strong> zamanı.</div> <div>.</div> <div><strong>Zübeyde Kızılyer Aslan, dikGAZETE.com </strong></div> <div><strong></strong></div>