MOSKOVA - ÖZEL
Kommersant gazetesi siyasi yorumcusu Dmitriy Drize, Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna arasında çatışmalara moratoryum çağrısı yapmasının, 2022’de imzalanan tahıl anlaşmasının yeniden canlandırılması girişiminin işareti olabileceğini belirtti.
Drize, Türkiye’nin Karadeniz’deki gelişmelerden “artık ciddi ölçüde rahatsız olduğu” değerlendirmesinde bulunarak, Ankara’nın Rusya-Ukrayna çatışmasının sivil ticaret güzergâhlarına giderek daha fazla yayıldığı ve bunun yalnızca Türkiye’nin çıkarlarını değil, küresel gıda güvenliğini de tehdit ettiği görüşünü aktardı.
Türkiye’nin çatışmanın taraflarına Karadeniz’de ateşkes niteliğinde bir moratoryum uygulama çağrısı yaptığını hatırlatan Drize, aynı dönemde Türk makamlarının Rusya ve Ukrayna yönüne seyreden gemilerin Boğazlardan geçiş izinlerini daha titiz biçimde incelemeye başlamasına dikkat çekti.
Drize’ye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedeniyle ticari gemilerin geçişini tamamen durdurması mümkün değil. Ancak başvuruların değerlendirilmesinin geciktirilmesi Ankara’nın elindeki önemli araçlardan biri olabilir.
“Esas olarak söz konusu olan, 2022’deki tahıl anlaşmasının yeniden canlandırılmasıdır” diyen Drize, böyle bir düzenlemenin hem Rusya’dan hem de Ukrayna’dan ihraç yükü taşıyan gemilerin Karadeniz’den güvenli şekilde geçmesini sağlamayı amaçlayacağını ifade etti.
“Rusya anlaşmadan talepleri karşılanmadığı için çekildi”
Drize, 2022’de imzalanan ve resmi olarak “Karadeniz Tahıl Girişimi” olarak adlandırılan anlaşmanın yaklaşık bir yıl yürürlükte kaldığını hatırlattı. Moskova’nın, kendi taleplerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle anlaşmadan çekildiğini belirten Drize, özellikle Rus tarım ürünleri ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının temel talepler arasında bulunduğunu söyledi.
Anlaşmanın aynı zamanda Odessa ve Nikolayev başta olmak üzere liman altyapısına yönelik saldırılara moratoryum öngördüğünü belirten Drize, bunun temel nedeninin limanlarda tahıl taşıyan yabancı gemilerin ve uluslararası ticaret şirketlerinin bulunması olduğunu kaydetti.
Yeni bir anlaşmanın geleceğine ilişkin gözlemcilerin temkinli olduğunu belirten Drize, buna rağmen hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın Karadeniz’de karşılıklı saldırılar nedeniyle ekonomik kayıplar yaşadığına dikkat çekti.
“Türkiye artık 2022’deki Türkiye değil”
Drize, Ankara’nın mevcut konumunun yeni bir girişim açısından önemli olabileceğini belirterek, “Türkiye artık başka bir ülke. 2022’ye kıyasla uluslararası alandaki ağırlığı ciddi şekilde arttı” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkilerine ve Erdoğan’ın Washington tarafından önemli bir muhatap olarak görülmesine dikkat çeken Drize, Ankara’nın aynı zamanda önemli bir transit ülke olduğuna vurgu yaptı.
Drize, “Bütün bunlar bir araya geldiğinde rol oynayabilir” ifadelerini kullanırken, ihracat yükü taşıyan gemilerin geçiş başvurularının uzun süre bekletilmesi ihtimalinin Rusya açısından dikkate alınması gereken bir unsur olduğunu belirtti.
Erdoğan’ın Rusya’nın “büyük dostu olmayabileceğini ancak önemli bir ortak” olduğunu ifade eden Drize, Moskova açısından Ankara ile ilişkilerin bozulmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Drize, Avrupa’nın güneyine uzanan faal Rus doğalgaz boru hattının da Türkiye üzerinden geçtiğine dikkat çekti.
“Yeni bir barış girişimi görebiliriz”
Drize ayrıca Ukrayna’nın Türkiye’den ABD yapımı silahların da bulunduğu büyük bir silah paketi satın aldığına ilişkin haberlerin gündeme geldiğini belirtti. Bu kapsamda uzun menzilli ATACMS füzelerinin de söz konusu olduğuna ilişkin iddialara dikkat çeken Drize, Washington’daki Kongre onay sürecinin de gündemde olduğunu kaydetti.
Tüm bu gelişmelerin, önümüzdeki dönemde tarafları müzakereye zorlamaya yönelik yeni bir arabuluculuk girişiminin ortaya çıkabileceğine işaret ettiğini savunan Drize, ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın Kiev ve Moskova’ya yapması beklenen ziyaretlerine dikkat çekti.
Drize, olası bir anlaşma konusunda şimdiden kesin hüküm vermenin doğru olmayacağını belirterek, “Tahıl anlaşmasına benzeyen bir düzenleme, daha sınırlı bir formatta dahi olsa gerçekleşirse, bu ileriye doğru atılmış büyük bir adım olur” değerlendirmesinde bulundu.
Drize’ye göre asıl önemli konulardan biri ise taraflardan birinin gerilimi düşürmeyi reddetmesi halinde Erdoğan’ın nasıl bir tutum alacağı olacak.
Kommersant yorumcusu, mevcut tabloda barışçıl bir çözüm ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirterek, “Bir barış çözümü için belli bir şans var. Elbette bu şans oldukça küçük” ifadelerini kullandı.