Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül adındaki şahıslara ilişkin gerekçeli kararı konusunda, "Yerindelik denetimi yapamaz, yapmamalıdır. Anayasa Mahkemesi, bu olayda kendilerini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi bu noktada inceleme yapması doğru değildir" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Türkiye’ye iki
günlük ziyaret gerçekleştiren
Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde
ortak basın toplantısı düzenledi. Açıklamaların
ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, şo cevabı verdi:
Anayasa Mahkemesi’nin
gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’e ilişkin
sorusu üzerine "Ben tabi bu gerekçeli kararı malum
bugün misafirlerim
sebebiyle okumuş değilim
ancak 33 sayfalık bir gerekçeli
karar açıklamış olduklarını duydum. Herhalde gerekçeyi izahta zorlandılar. Ben Anayasanın 104. maddesinin bana yüklemiş olduğu sorumluluğun gereğini yerine getirmekteyim. Anayasayı gözetmek
benim de şüphesiz asli görevlerimden bir tanesidir. Bu çerçevede ben görüşlerimi açıkladım ama tekrar ediyorum,
Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularda yargı yolunun tüketilmesini beklemek durumundadır. Yerindelik denetimi yapamaz, yapmamalıdır. Anayasa
Mahkemesi bu olayda kendilerini birincil mahkemenin yerine koymuştur. Yargıtay gibi de bir bu noktada inceleme yapması doğru değildir" karşılığını verdi.
Rusya’nın Kırım’ı
yasa dışı ilhakı ve Kırım’da üs oluşturmasına
yönelik soru üzerine, "Kırım’ın işgalinden sonra
Rusya’nın Kırım’da oluşturmakta olduğu üs konusu, işgalden hemen sonra
başladı ve bu süreç de acımasız bir
şekilde devam etti, devam ediyor. Hatta bölgedeki tersaneler de şu anda
işgal edilmiş durumda. Bunlar
sıradan olaylar değil. Kendileriyle bunları konuştuğumuz zamanlarda
verilen cevaplar çok
daha farklıydı. Tabi siyasetleri dürüstlük üzerine kurulu olmayınca bunları konuşmak çok çok rahat oluyor".
"HER DAVET EDİLDİĞİNİZ YERE GİTMEK ZORUNDA MISINIZ?"
Rusya’nın Suriye’deki varlığına ilişkin de değerlendirmelerde
bulunan Erdoğan, "Şu anda Lazkiye’deki hava üssünde 50 civarında uçakları var. Hatta şu anda en ileri teknolojide
olan uçakları da
yine bu üste bulunuyor. Rus yetkililere bunu sorduğunuz zaman,
Esed kendilerini oraya davet etmiş, bunu söylüyor. Siz her davet edildiğiniz
yere girmek zorunda mısınız? 500 bine
yakın insanı öldüren, bir devlet terörü estiren
kişi var, siz
onun davetine uyuyorsunuz. Böyle bir yanlış olamaz.
Tüm uluslararası camia, Rusya’nın Suriye’deki yaklaşımını çok farklı bir şekilde ele alıp gereğini yapmalıdır. Gücünü
nereden alıyor; bir, silahtan, iki, ’Birlemiş
Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesiyim’ diyor. ’Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin
Rusya hakkında karar vermesi mümkün mü? Olay
bu kadar basit."
TÜRKİYE-AB ZİRVESİ
"Türkiye-Avrupa
Birliği (AB) Zirvesi’ni ve ardından
ortaya çıkan teklifleri
nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, "Öncelikle bildiğiniz gibi bu verilecek
destek Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütçesine verilecek destek değildir. Verilecek destek sadece mültecilere
yapılacak yatırımlara ve onlara yapılacak harcamalara aittir. Şu ana
kadar yapılan
yatırım 10
milyar doları bulmuştur. Buna yönelik de
değil çünkü buna yönelik olsa
Avrupa Birliği yeni projeler istemez. Ve proje
üzerinden yardımdan bahsediliyor. Yapmış olduğumuz yatırımlar üzerinden verilecekse bu yardım AB elemanlarını görevlendirir, bizde 22 kadar
kamp var, gelirler kampları görürler, gezerler, oralarda ne, nedir, ne gibi yatırımlar yapılmış görürler, kararlarını verirler ve ona
göre de
yardımı gönderirler. Eğitime yapılan destek ortada,
sağlık da yapılan yatırım,
harcama ortada, altyapı, üstyapı yatırımlarıyla
ilgili harcama ortada. İş bilen adamlarını gönderirlerse zaten rakam ortaya çıkacaktır. Ama dert o değil, dert bundan sonra ne yapılacak ne harcanacak, ona göre mali destek vereceklerini söylüyorlar. 4 ay
geçti henüz bir
şey yok. Bu
yıl için de 3 milyar Euro’nun geleceğinden bahsediliyor. Bakalım
kalan 8 ay
içerisinde gerçekten bu
para gelecek mi? Onun için de ben
Cumhurbaşkanı olarak gücenmesinler ama çok açık, net bir şey söylüyorum, bu yardımı,
desteği görmeden ’Destek geldi’ demem" dedi.