?>

Hayatın içinden

Seyfi Turan

2 ay önce

Seyfi Turan yazdı;

HAYATIN İÇİNDEN

Anlamsız bir dünyada yaşamıyoruz. Doğaya baktığımız zaman her şeyde bir nizam ve intizam var. Her şeyin bir vakti ve zamanı var. Biz insanların bundan çıkarması gereken çok büyük dersler vardır. Aşağıdaki yazdıklarım, hayatın bana öğrettikleridir. Bir kısmı kendi tecrübem ve bir kısmı da alıntıdır.

- Düzgün kıyafet, iyi bir tavsiye mektubudur. Düzgün kıyafet önce sizin kendinize olan saygının göstergesi olduğu gibi muhatabınıza olan saygınızın da gereğidir.
- İş ortamında olsun ya da sosyal ortamda olsun başkalarının size soracağı sorunun önemi yoktur, sizin vereceğiniz cevabın önemi vardır. Çok zeki değilsen yalan konuşma, zira bugün söylediğin bir yalanın devamını yarın unutmaman lazım.
- Kıyafet tek başına kifayetsizdir, fiziki duruş ve zihnin de düzgün olması lazımdır. Bu da bilgi, beceri, özgüven ve kültürden oluşur. Unutulmamalıdır ki “Duruşunu gösterebilen kedi karşısında aslan, el frenini çeker”. Başka bir söz daha vardır. “Lafını bil beşikten konuş”. Okumak çok önemlidir. Ne mi okuyacaksın, basılmış her şeyi. Okuduğun her kitap sayesinde onu yazanın gözünden dünyaya bakarsın. Okuduğun kitap kadar kişi olursun.
- Aynı zamanda beraber olduğun topluluk ya da insanlar da senin kıyafetindir. Bir söz vardır: Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.
- Özgüven çok konuşmak değildir. Başkalarını dinlemek çok önemlidir. Hep sen konuşursan sadece bildiklerini tekrarlarsın. Başkalarını da dinlersen ilave bilgiler de öğrenebilirsin, bu öğreneceğin bilgiler, işine yarar ya da yaramaz ama karşındakinin kim olduğunu öğrenmene çok büyük faydası olur.
- Dünyaya şampiyon olarak geldik biyolojik olarak. 8-10 milyon kardeşimizi saf dışı bırakarak, annelerimize tutunarak dünyaya geldik. Onun için bu dünyada başarılı olanlar, dünyaya şampiyon olarak geldiklerini bilenlerdir. Hiçbir zaman yeis içinde olma, bir girdaba girip, kendini bunalıma sokma, “sabahsız gece olmaz” demiş Halide Edip Adıvar (Kurtuluş Savaşı döneminde). Şampiyonsun unutma!.. Tavşan, ormandaki bütün hayvanların yemek menüsünde olan bir hayvandır. Bu tavşan her hayvandan korkar, her sesten titrer; intihar etmeye karar verir. Ormanın tepesinde bulunan volkanik bir gölün kenarına gidip, kendini suya bırakacaktır. Tam gölün kenarına gelmiş. Bu esnada orada bulunan kurbağalar tavşandan korkup, kendilerini suya atmışlar. Tavşan bunun üzerine “benden bile korkan varken ben niçin intihar edeyim” demiş. Hayat her zaman güzellik sunmaz. Hayat, yollar gibidir. Bazen düzlük ve bazen de virajlarla ilerler hayat yolu. Her olumsuzluk bir tebessümle değişir.
- Her istediğimiz her zaman olmaz. Çaba göstereceğiz, çalışacağız ve sonucu bekleyeceğiz. Hedefi olmayan yelkenli gemiye rüzgâr bile yardım etmez. Bir de istediğimiz bir şey an itibariyle olmuyorsa ya o işte hayır yoktur ya da daha iyisi olacaktır.
- Özendiğimiz ya da örnek aldığımız insanların gerçek yaşantılarını bilmiyoruz. Televizyon ve sosyal medyada reklamı yapılan ürünlerin niçin reklamlarının yapıldığını bir düşünsene.
- Güç sende, bunu hiç unutmayacaksın. Herkesi sev ve saygı duy ancak sana merhaba diyen insanları iyi tart. Unutma karga çöplüğe, bülbül ise güle götürür.
- Bir kuşu düşün, sabah gün doğar doğmaz başlar, akşam hava kararana kadar maksimum fındık büyüklüğündeki midesini doyurmak için kanat çırpar. Sordum internete; “net bir veri var mı? Bir kuş günde ortalama kaç kez kanat çırpar” diye. Cevabı: Ortalama 1.296.000 - 1.728.000 kez kanat çırpıyor. Bir kuş, bu kadar kanat çırparken hiç yorulmuyor mu?
- Başkalarının hikayelerini dinle, herkes hikayelerinin güzel yanlarını anlatırlar. Ülkeye mal olmuş bir sanatçının anlatacakları seni hayran bırakabilir. Onun anlattıkları hep güzelliklerdir, bazen sıkıntılarından biraz bahseder. Ancak hiçbir zaman bir yerlere gelmek için ne çile çektiğini detayı ile anlatmaz, anlatamaz. O hikayeleri dinle. Ancak kendi hikayeni yaz. Hepimiz akvaryumdaki bir balık gibiyiz. Mutlaka birileri tarafından izlenmekteyiz. Bunun sonunda eleştiriliriz ya da takdir ediliriz. Ancak çoğu zaman bunları biz duymayız. Bir söz vardır “Haber kutsal yorum hürdür”; siz haber olun, yorum serbest olsun. Haberiniz başkalarına ilham olsun.
- Yalnızlık sadece Allah’a mahsustur. Her zaman özel bir arkadaşın olsun. Bir insana bir dost az, iki dost çoktur. Seveceğin insan, öbür yanın olacak insan, çocuklarının babası ya da annesi olmaya layık olması lazım.
- Kendinle her zaman gurur duy ve her fırsatta kendini ödüllendir. Ödüllendirme, ekonomik ya da sosyal imkanlarına bağlı olsun. Üç günlük bir tatil, yalnız başına içeceğin bir acı kahve, yarım saatlik bir yürüyüş, kendine alacağın ucuz bir kıyafet ya da takı, kendini ödüllendirmendir.
- Önceliklerini mutlaka belirle, hayatta her zaman kaçanı kovala. Yapacaklarını bir kâğıda yaz ve onlara öncelik sırası ver. Unutma, beyin bedava ve kullanılmayan beyin fiziken de küçülür. Ondan sonra da düşüncelerin ve günlük yaşantın kısır bir döngünün yörüngesinde dolanıp durur.
- Prensip sahibi ol. Bana ait bir sözdür; “Prensiplerini yaşam standardına dönüştürenler hedefleri istikametinde giden tek yönlü yoldadırlar”. Prensiplerini bir sakıncası yok, bir kâğıda yazabilirsin. Prensiplerin hem kişisel bakımını da iş hayatındaki doğrularını da kapsasın. Arasına dünya kadar konu sıkıştırabilirsin. Aslında hepimizin prensipleri vardır ancak biz onları tanımlamayız.
- Giydiğin kıyafetinle insanların gözlerine ve nefsine iz bırakacağına, duruşunla, bilgi, beceri ve kültürünle beyinlerine iz bırak. Böyle daha yüce olursun.
- Eş kıyafettir. Eşler birbirlerinin kıyafetleridir. O öyle bir kıyafet ki, yedeği yoktur. Ömür boyu giyilir ne kırışır ne de kirlenir. Bu kıyafet herkese uymaz. Kıyafetinizi iyi kullanın.
- Burada biraz teknolojik ifadeler kullanayım. Yer belirlemede uydulardan istifade edilir. GPS cihazı sayesinde nerede olduğumuz bilinir. Neye göre bilinir. Birçok uydudan gelen sinyaller yerimizi net olarak belirler. Yine en doğru yolu bulmak için yine uydu haritasından destek alırız, ‘navigasyon’dan destek alırız. Kendimize çok doğru bir yol belirleriz. Bu maddedeki yazdıklarım, araçla ya da yaya olarak bir yerlere gitmek için kullandığımız aparatlardır. Ancak hayatımızda doğru bir yol bulmuşsak, bu yolun yükü de ağırdır. Tıpkı her makamın yükünün ağır olduğu gibi. Yükünüzün fazla olması sizin doğru bir yol üzerinde olduğunuzu gösterir. Korkmayın, doğru yoldasınız.
- Başkalarına layık olmak için çalışma. Öncelikle layık olacağın kişi kendinsin. Sen kendine layık ol, kendine saygı duy. Ondan sonra başkaları sana saygı duyacaklardır.
- Kime kadın derler -dişi demiyorum- Kadın? Ayağının altında ‘cennet’ olmaya aday kişiye kadın. Anne olan kadının ise ayağının altında ‘cennet’ vardır. Kadının yükü hem ağır ve hem de çok kutsaldır. Hem ağırlığın üstesinden gelmek hem de kutsallığın gereğini yapmak için kız çocuklarının çok iyi eğitilmesi gerekmektedir. Ünlü bir söz vardır; “Bir erkek çocuğunu ne kadar eğitirseniz eğitin mükemmel bir vatandaş yaparsınız ama aynı eğitimi bir kız çocuğuna verirseniz bir nesli kurtarırsınız”. Düşünmek güzeldir.
- Kendini her zaman güncel tut. Kendini güncellemezsen; alt yaş gurubuyla irtibatı koparırsın, üst yaş grubuyla irtibatı koparırsın, maiyetinde çalışanlarla irtibatı koparırsın ve bir gün kendin ile irtibatı koparırsın. Mobil verisi ya da ‘WİFİ’si kapalı olan bir cep telefonu, güncelleme yapamayacağı için gün gelip masal olmuş bir telefon olarak çöpe gidecektir. Güncellenmek için dünyayı takip etmek, ülkeyi takip etmek, bol okumak ve bol düşünmek yeterlidir. Sadece düşünmek bile güncelleme için yeterlidir.
- Aptallarla tartışma, farkı bilmeyenler yanlış anlar. İnsanları oldukları gibi kabul et ve kime nasıl davranman gerekiyorsa o şekilde davran. Kimseyi düzeltemeye çalışma, hayatta düzelteceğin biri var ise o da SENSİN. Bir Anadolu sözüdür; “her zaman eşek yükün yanına gitmez, eşek inatçı olunca yükü eşeğin yanına getireceksin”.
- Her zaman anlatabileceğin, az bilinen fıkra ve hikayen olsun. Anlatacağın bu hikayelerin sözünün önemi yok kimin tarafından söylendiğinin önemi var. Bu da sizi özel yapar.
- Merhaba dediğin her insan sınavındır. Kimine az söz yeter kimine çok söz az gelir.
- İş ortamında cevabını tam bilmediğiniz sorulara karşı mutlaka alternatif bir sözünüz olsun. Tökezleyerek kullandığın tek bir kelime bile karşıdakinde güven kaybına sebebiyet verir.
- “Vakit Nakittir” atasözü rehberiniz olsun. Cebinizdeki parayı hesapsızca harcayamıyorsanız, vaktinizi de boşa harcamayınız. Sayısı belli olan nefes tüketiyoruz. Düşünebilmek güzeldir.
- Her gün bir şeyler katın hayatınıza. İki gününüz birbirine eşit olmasın. Günlük tutun, uzun şeyler yazmayın, bir gün sıkılırsınız. Belli kriterleri yazın. İleriki bir tarihte nereden nereye geldiğinizi oradan çok net göreceksiniz.
- Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Mazeretlere sığınmak aciz insanların işidir. Profesyonellerin başarıları vardır, profesyonel olmayanların ise mazeretleri.
- Size değer verenlere mutlaka zaman ayırın. Değer vermek karşılıksız olursa anlamlıdır. Değer vermek borç para vermek değildir.
- ‘Keşke’leriniz hep az olsun. İyilileriniz hep çok olsun. Bir hatayı iki kez tekrarlamayın. ‘Feedback’ çok önemlidir. Her gün mutlaka ‘feedback’ (geri besleme) yapınız. Bu çalışma sizin yol haritanız olacaktır.
- Geçmişine saygı duy. Bir topluma girdiğinde üç yeri kontrol et. Buralarda sorun yoksa orası güzel bir yerdir. Buralar; mezarlıklar, camiler ve umumi tuvaletler. Geçmişini unutma, dal üzerinde büyüdüğü ağacın kökünü bilmelidir. Aksi takdirde o dal gelişmez, kurumuştur. Geçmişimiz sadece kan bağı olan geçmişimiz değil, ülkemizin geçmiş tarihini de okumamız bilmemiz, saygı duymamız lazım. Kaç üniversite mezunu, bu ülkenin başbakanının uçağının düştüğünü ve o düşen uçaktan başbakanın sağ kurtulduğunu biliyor?
- Büyüklerine saygı duy, günü gelince büyüklere borç verdiğin saygıyı yeni nesiller sana ödeyeceklerdir. Ne ekersen onu biçersin.
- Hayatta başarılı olmak için bir adım önün hesabını yapmak yeterlidir. Ayrıca hayatta ne yapacağını bilemeyebilirsin ancak ne yapmayacağını çok iyi bileceksin. O zaman daha az hata yaparsın
- Özür dilemek bir erdemdir ancak aynı hatayı tekrarlamamak şartıyla.
- En temiz hava ormanlarda bulunur, oralarda sanayi yoktur havayı kirleten hiçbir olumsuzluk yoktur. Yaşadığınız ortamın elit olması gerekir. Körle düşen şaşı kalkar. Yeni nesillerin, rol model alabilecekleri insanların bulunduğu ortamda yetişmesi şarttır. Unutmayalım; dünyanın en kötü insanları bir gün melektiler.
- Hiç köpek barınağına gittin mi bilmiyorum. Bütün köpekler bir arada bulunur. Günde birkaç kez belediye aracı, damperli araçla yiyecek getirir ve bütün köpekler oraya saldırır. Güçlü olanlar öne geçer en iyi yemeği yemeye çalışır. Kavgada yaralanan köpekler ise kalıntılarla idare eder. Teşbihte hata olmaz, yani benzetme sanatında hata olmaz. Dünya bizim için o barınaktan farklı değil. Orada hayvanlar, fizikleriyle öne geçip aslan payı yiyeceği yiyorlar bizler ise zihin gücümüzle, maneviyatımızla hakkımız olan o paya ulaşacağız. Kimse “ben yiyemiyorum sen ye” demez. “The Godfather” filminden alıntıdır: “Real power is not given, it must be taken” (Gerçek güç verilmez alınmak zorundadır).
- Geçici güzelliğin olacağına kalıcı özelliğin olsun. Prensiplerin olsun, doğruların olsun. Boş ver. Sen, sen ol yeter. Kendin için yaşa, başkası için değil.
- Bir şeyler alabileceğin insanlarla beraber ol, bir şeyler verebileceğin değil. Senden bir şeyler almak isteyenler zaten senin yanına gelirler.
- Kıyafetin senin kendine olan saygının göstergesi olduğu gibi, insanlar kıyafetleriyle karşılanıp, davranışlarıyla uğurlanırlar. Kıyafet lal olmuş halindir. Davranışların ise kim olduğunu söyler.
- Allah, insanları her şeyle sınava tabi tutar, parayla, işle, sağlıkla, aileyle… Bunun için doğru bildiğini yap ve sabret.
- Hayatında her şeyi sat ancak insan satma, her şeyi taşı ancak laf taşıma.
- Sorunlarla uğraş yapabileceklerini dene, ne yapacaklarını önce bir kâğıda salim kafa ile yaz ve sırayla hepsini dene. Hepsini denedin ancak sonuç değişmedi mi? O zaman onu kabul edeceksin. ‘Hasan Dağı’nı elinle ittiremezsin.
- İleride çocuklarının nasıl bir hayat sürmesini istiyorsan öyle yaşa. Bunun için yediğine, içtiğine, söylediğine ve davranışlarına dikkat eti.
- Günlük stresten uzaklaşmak için her gece yemek yedikten bir saat sonra karanlık bir odaya geç, sandalyeyi duvara daya, üzerine otur, ellerini bacaklarının arasına koy, gözlerini de kapat ve hayatta en sevdiğin insanın ismini tekrarla. Bu işlem en az yarım saat olsun. Ondan sonra kalk.
- Maneviyatını güçlendir. Kalbinin sesini dinle.
- Küçük şeylerle mutlu ol. Elin var, mutlu ol -ya olmasaydı-. Gözlerin var ve her yeri görüyorsun, şükret ve mutlu ol -ya olmasaydı-. Tebessüm et mutlu ol -ya tebessüm edemeseydin-.
- Dil, en etkili silahtır. Kurşun da atar, gül de atar, su da atar, yemek de atar, ateş de atar. Onu çok iyi kullan. Bir hadis, “insanları cehenneme götüren dilleridir” der.
- Haddini bilmek esastır, gücünü bilmek esastır, sınırını bilmek esastır. Ülkeler sınır ihlali yaparsa savaş çıkar.
- Öğretmenlik, Yöneticilik ve Satış Danışmanlığı; bunlar çok önemli görevlerdir. Muhataplarımıza merhaba derken dahi kendimizin kim olduğunun mesajını veririz; kullandığımız ses tonumuzla ve tokalaşırken. Başka bir deyişle önce kendimizi kabul ettiririz karşımızdakine, ondan sonra meramımızı anlatırız. “Boş çuval dik durmaz” diye bir söz vardır. Bu da bilgi ve tecrübe ile olacaktır. Bir öğrencinin en çok sevdiği öğretmeni en iyi dersinin öğretmenidir. Çünkü o öğrenci önce öğretmeni ile iyi bir iletişim kurmuş, kendinden görmüş ve onun anlattıklarını can kulağıyla dinlemiş ve başarılı olmuştur.

Hayatın içinden bu kadar.

Düşünebilmek güzeldir.

.

Seyfi Turan, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI