Yazar Melih Tuğtağ, Türkiye'de çocuk edebiyatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Çocuk edebiyatı alanında yaptığı çalışmalarla tanınan yazar Melih Tuğtağ, edebiyatta seçici olmanın önemine vurgu yaparak "Çocukların entelektüel seviyesini aşağıya indirmememiz, daha yukarı çıkartmamız icap ediyor." dedi.

Kültür Sanat - 2 ay önce

Sektöre dair değerlendirmelerini, çocuk edebiyatının Türkiye'deki seyrini ve yeni projelerini anlatan Tuğtağ, çocuk edebiyatının, edebiyatın bir parçası olduğunu belirterek, söz konusu türün edebiyattan bağımsız bir varlığı olmadığını söyledi.
Tuğtağ, bu alanda üretilen metinlerin "edebiyatın bir cüzü olduğunu" dile getirerek "Çocuk edebiyatının ayrı bir normu var mı desek? Evet adı sebebiyle var ama burada öncelikle bir sanat eserinden bahsediyoruz. Çocuk edebiyatının, edebiyatın bir parçası olması ise onu yaşsız yapar. Fakat bu türü tanımlayabilmek için ayrıca bir filtreye ihtiyacımız var. O da çocuğa görelilik filtresi yani konuda ve dilde çocuğa görelilik. Dolayısıyla ilk filtremiz sanat, ikincisi ise çocuğa göreliliktir." diye konuştu.
Türkiye'de çocuk edebiyatı alanındaki gelişmelerden de bahseden başarılı yazar, "Çocuk edebiyatı 2013-2015'li yıllarda bir evrim geçirdi, devrim yaşadı. O dönemde bir anda çocuk edebiyatına ilgi oldu. Fakat sektörel sürdürülebilirliği yakalamak için bu işin ticari altyapısının da oluşması lazımdı. Daha sonra çocuk edebiyatı iyi bir ticari ürün olarak gözükmeye başladı. Bu durum, çocuk edebiyatının evrim ve devrim geçirmesinin temel sebebiydi." ifadelerini kullandı.
Melih Tuğtağ, yaşanan gelişmelerle birlikte çocuk edebiyatının, üzerine yatırım yapılabilir bir alan olarak keşfedildiğini kaydederek "Söz konusu keşifle yayıncılar, yazarlar, çizerler başta olmak üzere, herkes için bu alan büyük bir sektöre dönüştü. Öte yandan her gelişen sektörde olduğu gibi çocuk edebiyatı da bir deformasyona uğradı. 2-3 yıllık kuşaklarda top (zirve) isimler ortaya çıktı. Çocuk edebiyatı içindeki emekçi isimler ise bu süreçte hep aynı kaldı. Onların bir rutini vardı ve varlıklarını bu süreçte devam ettirmeyi başardılar." değerlendirmesini yaptı.
Sektörün temel olarak popüler kişilerin oluşturduğu tiplerle birlikte ilerlediğini vurgulayan yazar Tuğtağ, şöyle devam etti:
"Çocuk edebiyatının sürdürülebilirliğini sağlayabilmemiz için ticari olarak mantıklı bir forma ihtiyacımız var. Burada, tüketicilerin bilinçli olması gerekiyor. Nasıl ki dişimizin kestiği her şeyi ısırmıyor ve yemiyorsak, gözümüzün okuyabildiği her şeyi de okumamak icap ediyor. Zira vasatın belirlendiği zamanlarda, çocukların entelektüel seviyesini aşağıya indirmememiz, daha yukarı çıkartmamız icap ediyor."
Tuğtağ, mühendislik alanında eğitim aldığını aktararak "Benden mühendis olmayacağını anlayınca, yazar olmaya karar verdim. Çünkü bir şeyler üreterek hayatımı kazanmak istiyordum. Yol kendiliğinden beni çocuk edebiyatına getirdi. Doğrusu bunu da ilk önce entelektüel olarak çok ciddiye almamıştım. Kendimi, üstün sanatlarda ürün veren biri olarak görüyorum ve bu alanda üzerinde adımın yazacağı bir kitabın çıkmış olması beni çok kaygılandırdı. Daha sonra ise bu işi daha ciddiye alıp entelektüel olarak da değerlendirmeye başladım." diye konuştu.
Halen 3 kitap çalışması olduğunu dile getiren yazar, şu bilgileri verdi:
"Bunlardan birincisi ilkokul, diğer ikisi ise ortaokul seviyesine hitap eden kitaplar. Daha önce yayınlamaya başladığım 'Sessiz Sakinin Gürültülü Maceraları' serisine bir süre ara vermiştim. Şimdi geri döndüm ve serinin 11. kitabını yazıyorum. Görev yaptığım Ketebe Yayınları için de 2 çalışmam var. Bunların yanı sıra güvenli çocuk gezegeni 'Plutony-Güvenli Dijital Çocuk Gezegeni' adlı dijital bir girişimimiz var. Kısacası, kitapların dışında yine çocuklarla ilgilenmeye devam ediyorum."
Yazar Tuğtağ, son zamanlarda okullarda artan "şiddet" olaylarına işaret ederek, çocuk edebiyatının bu alandaki rolüne değindi.
Kitapların çocukların gelişiminde "doğrudan" bir belirleyici olmadığını savunan Tuğtağ, "Burada bazı noktalar yanlış anlaşılıyor. 'Bir kitap okudu ve ahlaksız oldu' ya da 'Bir film izledi, cani oldu.' Bu yorumların doğru olmadığını düşünüyorum. Burada, amiyane bir tabirle, 'saha ve zemin şartlarının futbol için uygun olması lazım'. Bu da nedir? O çocuk için aile ve sosyal hayatında bu konularla ilgili bir deformasyon varsa, burada kitap bu durumu ancak meşrulaştırabilir. Bu, her şeyi hazır olan bir yemek için, çakmağın çakılıp o yemeğin pişmeye başlaması gibidir. Yani bu noktada bir kitap, şarkı, film ya da sosyal medya fenomeni, istenilmeyen o olgunun ancak tetikleyicisi olabilir, onun ana sebebi olamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Tuğtağ, çocukların içinde bulunduğu sosyal dünyanın etkilerine de dikkati çekerek şunları aktardı:
"Şiddete meyyal bir çocuk için ailenin ortamı buna müsaitse o çocuk bu ateşi bir şekilde bulacaktır. Burada, kitabın, sanatın herhangi bir dalının sorumluluğu çok fazla yok. Sadırdan sadra öğrenilecek bilgileri, satırdan beklememek gerekiyor. Yani bir çocuğun daha ahlaklı olmasını, sadece kitaplardan bekleyemeyiz. Bunlar sadırdan sadra öğrenilecek bilgilerdir. Çocuk bunu ailede öğrenir. Sanatın rolü ise ancak bundan sonra devreye girer."
Sanat alanında üretilen metinlerin çocuklar için bir tohum işlevi gördüğüne vurgu yapan Tuğtağ, "Tohum, toprakla buluşur. İklim şartları uygun olunca yeşerir ama ortam hazır değilse o tohum orada yeşermez. Kitap ya da sanat o tohumu ekendir. Bunu da fark ettirmeden yapandır. Aksi takdirde sanat olmasının bir manası yoktur. Yani bir sanat eseri, mesajını çok net veriyorsa o, iyi bir eser değildir." dedi.
Üretilen metinlerdeki "ahlaki ögelerin", metnin içinde dolaylı bir yoldan bulunması gerektiğini vurgulayan yazar, sözlerini şöyle tamamladı:
"İyi bir metinde mesaj katmanların altına gizlenir. Aksi durumda biz, iyi bir edebi metinle karşı karşıya değilizdir. İyi bir metinde mesaj, bilinç altına verilir. Bu işin raconu budur. 'İyi bir insan olmalısın.' diye bir söz var. Aslında bunu kimse bize bu sözle öğretmedi. Bir çocuk bunları, çevresine bakarak öğrenir. Biz bir kitapta bunun aynısı yaparız. Çocuğun öğrenmesini istediğinizi bir şey mi var? Çocuk, onu fark etmesin, onu alttan alta alsın. Sonra zaten bir gün kendi kendine o davranışlar ortaya çıkacaktır. Mesajını iyi gizleyen eser, en iyi eserdir."
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 5 bin kişilik rekor denemesi yapacak

2026-06-09 20:52 - Magazin

Beş ayda ülke genelinde hava yolu ile seyahat edenlerin sayısı, Türkiye'nin nüfusunu aştı

2026-06-07 13:42 - Çevre - Seyahat

Aizanoi Antik Kenti'nde Spor Festivali düzenlendi

2026-06-09 20:07 - Magazin

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 24 Ekim'de başlayacak

2026-06-04 19:52 - Magazin

Elazığ'da Keban Barajı'nda tahliye kapakları ikinci kez açıldı

2026-06-07 20:48 - Çevre-Hayat

"AI Tomorrow Summit 2026" etkinliği yapay zeka konusundaki "beyin fırtınası" ile

2026-06-08 13:07 - Teknoloji

Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Bilgiç: Rus turistlerin gözdesi Antalya ve Bodrum

2026-06-08 21:46 - Özel Haber

Dodon: Türkiye, Kişinev ile Gagavuzya arasındaki gerilimin tırmanmasını engelliyor

2026-06-08 19:07 - Özel Haber

Taha Akgül ve Rıza Kayaalp "Mehmed: Fetihler Sultanı" dizisinde rol aldı

2026-06-08 12:22 - Kültür Sanat

Türkiye ile Rusya arasındaki tarım ticareti yılın ilk döneminde yüzde 5,7 arttı

2026-06-09 08:02 - Özel Haber

İlgili Haberler

Oyuncu ve yönetmen Mehmet Ali Nuroğlu'nun 'Dünyada' adlı tek kişilik performansı Londra'da sahnelendi

16:28 - Kültür Sanat

Hattuşa'da yaklaşık 2 bin 300 yıllık yeni mezarlar bulundu

11:07 - Kültür Sanat

Dans gösterisi "Pinokyo.exe" Bodrum'da sanatseverlerle buluşacak

14:28 - Kültür Sanat

Bakü Uluslararası Sanat Festivali 28 Ekim'de sanatseverlerle buluşacak

12:07 - Kültür Sanat

Aspendos'ta 2 bin 400 yıllık güreşçi mezarı keşfedildi

11:38 - Kültür Sanat

Günün Manşetleri

İspanya'dan düzensiz göçmenlere "hayatınızı tehlikeye atmayın" mesajı

21:57 - Dünya

"11.⁠ ⁠Anadolu Medya Ödülleri" sahiplerini buldu

21:48 - Gündem

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, terör meselesini çözme yolunda çok önemli bir fırsat yakal

21:43 - Gündem

Kolombiya'da 7,4 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 234'e yükseldi

21:37 - Dünya

Bolu'da ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alındı

21:33 - Gündem