<h3><span><strong>Yeni yıl yazısı</strong></span></h3> <div><strong>Küçük ama ağır</strong></div> <div>Bazen insanı yerinden oynatan şeyler <strong>büyük</strong> olanlar değildir.</div> <div>Bir <strong>gürültü</strong>, bir <strong>kopuş</strong>, yüksek bir <strong>ses</strong> değil.</div> <div>Daha çok <strong>sessiz</strong> bir temas olur bu; <strong>adı</strong> kolay konmayan ama <strong>izi</strong> uzun süren.</div> <div>Bir bebeğin <strong>avucunu</strong> kapatması gibi.</div> <div>Küçücük bir <strong>el</strong>, insanın <strong>içini</strong> bütünüyle doldurur.</div> <div>O an, <strong>az</strong> olanın <strong>hafif</strong> olmak zorunda olmadığını hatırlarız.</div> <div>Küçük <strong>bebekleri</strong> bu yüzden severiz belki.</div> <div>Onlarda henüz <strong>dağılmamış</strong> bir hâl vardır.</div> <div>Duygular bölünmemiş, <strong>varlık</strong> tek parça durur.</div> <div>Ne <strong>fazlalık</strong> hissi vardır ne de savunma.</div> <div>Küçük olan, çoğu zaman <strong>tamamlanmış</strong> olandır.</div> <div>Henüz <strong>çoğalmadığı</strong> için seyrelmemiştir.</div> <div>Bir niyet gibi durur hayatta; <strong>sade</strong> ama yoğun.</div> <div>İnsan <strong>büyüdükçe</strong> çoğalır.</div> <div>Söz artar, <strong>anlam</strong> incelir.</div> <div>Duygular genişler, <strong>temas</strong> daralır.</div> <div>Oysa bir bebeğin sesi yüksektir —</div> <div>işitildiği için değil, <strong>hissedildiği</strong> için.</div> <div>Belki de <strong>küçük</strong> şey yoktur.</div> <div>Sadece henüz <strong>alışılmamış</strong> olan vardır.</div> <div>Gözümüz <strong>kalabalığa</strong> alıştığı için, sessiz olanı fark etmekte gecikiriz.</div> <div><strong>Yaratılışa</strong> dikkatle bakınca bu <strong>daha</strong> <strong>iyi</strong> anlaşılır.</div> <div>Her şey <strong>küçükten</strong> başlar.</div> <div>Bir hücreyle, bir nefesle, bir anla.</div> <div>Sonra yavaş yavaş <strong>genişler</strong>; acele etmeden. </div> <div><strong>Allah’ın</strong> üslubu da böyledir.</div> <div>Gösterişsiz, sakin ve derin.</div> <div>Kalabalıkla değil, <strong>süreklilikle</strong> ilerler.</div> <div>Bir tohumu <strong>toprağa</strong> bırakır; gerisini <strong>zamana</strong> ve <strong>hikmete</strong> emanet eder.</div> <div>Biz çoğu zaman büyüklüğü <strong>görünürlükte</strong> aradık.</div> <div>Oysa <strong>hakikat</strong>, görünmeden iş görür.</div> <div><strong>Kalp</strong> gibi.</div> <div><strong>Niyet</strong> gibi.</div> <div><strong>Dua</strong> gibi.</div> <div>Bir <strong>dua,</strong> sesini yükselttiğinde değil, <strong>içte</strong> yerini bulduğunda tesir eder.</div> <div><strong>Az</strong> olan bazen daha <strong>ağır</strong> gelir.</div> <div>Çünkü telafi değildir.</div> <div>Eksiklikten doğmaz.</div> <div>Olduğu hâliyle yeterlidir.</div> <div>Bazen tek bir <strong>bakış</strong> yeter.</div> <div>Bir <strong>susuş</strong>.</div> <div>Bir “<strong>buradayım</strong>” hissi.</div> <div>Uzun cümlelerin yapamadığını yapar.</div> <div>İnsan çok konuşup <strong>hiç</strong> değmeyebilir.</div> <div>Bazen tek bir <strong>kelime</strong> söyler ve orada kalır.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Bebekler</strong> bu yüzden sarsar bizi.</div> <div>Onlarda <strong>rol</strong> yoktur.</div> <div><strong>Hikâye</strong> yoktur.</div> <div>Sadece <strong>varlık</strong> vardır.</div> <div>Belki de insanın en çok <strong>unuttuğu</strong> şey budur:</div> <div>Bir şeye <strong>dönüşmeden</strong> de olabilmek.</div> <div>Yeni bir yıla girerken, belki de bize <strong>lazım</strong> <strong>olan</strong> şey daha fazla <strong>büyümek</strong> değildir.</div> <div>Daha çok <strong>istemek</strong>, daha <strong>yüksek</strong> <strong>sesle</strong> konuşmak da değil.</div> <div>Biraz daha yoğunlaşmak.</div> <div>Az konuşmak ama <strong>doğru</strong> yerden.</div> <div>Az tutmak ama hakkıyla.</div> <div>Az <strong>istemek</strong> ama derinden.</div> <div>Küçüğün etkisini fark eden insan, <strong>hayatı</strong> zorlamaz.</div> <div>Gürültüyle ilerlemez.</div> <div>Bir <strong>adımı</strong> hissederek atar, bir <strong>nefesi</strong> fark ederek alır.</div> <div>Ve zamanla şunu sezer:</div> <div>Büyük olan çoğu zaman sessizdir.</div> <div><strong>Gürültü</strong> bize aittir.</div> <div>Belki <strong>bu</strong> <strong>yıl</strong> biraz daha <strong>küçük</strong> yaşayalım.</div> <div>Daha <strong>sade</strong> ama daha <strong>sahici</strong>.</div> <div>Daha <strong>dar</strong> ama daha <strong>derin</strong>.</div> <div>Çünkü <strong>ağır</strong> olan <strong>küçük</strong> şeyler vardır.</div> <div>.</div> <div><strong>Arzu Leyal, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>