<div><strong>Usame bin Ladin,</strong> Mayıs 2011'de öldürüldüğünde, halefinin kimliğini çoktan belirlemişti. Örgütünün 2001 yılında Mısır İslami Cihad (EIJ) ile birleşmesi şartlarına göre, EIJ'nin eski lideri Eymen al-Zawahiri, El Kaide'nin bir sonraki emiri olacaktı. Öyle de oldu, 2011-2022 yılları arasında el-Kaide'nin lideriydi. <strong>Taliban</strong> ile <strong>Afgan</strong> hükûmeti ve <strong>NATO</strong> güçlerinin yürüttükleri savaşın en yoğun yaşandığı bölgelerden Helmend Vilayetinde yaşıyordu. <strong>Taliban'ın</strong> Ağustos 2021'de <strong>Afganistan'da</strong> iktidarı ele geçirmesinin ardından <strong>El Zevahiri </strong>de Helmend vilayetinden <strong>Kabil'e</strong> taşınmıştı.</div> <div></div> <div><strong>-</strong>Üçü bir arada üçü de aynı şahsa ait Seyfül Adil-</div> <div>31 Temmuz 2022'de, <strong>Kabil'de</strong> ABD'ye ait bir insansız hava aracından fırlatılan füzeyle öldürülünce, El Kaide muhafızları <strong>Zevahiri</strong> ve arkadaşlarının cesetlerini <strong>Kandahar</strong> vilayetinin Pençvaiye ilçesine gizlice gömdüler. Bu suikastın ardından istihbarat servisleri örgütün yeni başkanı kim olacak sorusuna cevap aramaya başladılar.</div> <div>Şimdiye kadar El Kaide şurası, örgütün yeni lideri hakkında bir açıklama yapmasa da özellikle batı medyası söz birliği etmişçesine yeni emirin; <strong>Seyfül Adil'</strong>in 1981 yılında Mısır Cumhurbaşkanı <strong>Enver Sedat</strong>'a düzenlenen suikasta karıştığından şüphelenilen, 1988 yılında <strong>Afganistan'da</strong> <strong>Sovyet</strong> işgaline karşı savaşan mücahitlere katılmak üzere Mısır’ı terk eden ve El Kaide’nin komutanları arasında yer alan <strong>Seyfül</strong> <strong>Adil</strong> olduğunu belirtiyor.</div> <h3><strong>Mehmet Akif Ersoy ve Zevahiri'nin dedeleri Teşkilat-ı Mahsusa’da görevliydi!..</strong></h3> <div>Tıp doktoru <strong>Zevahiri</strong>, Mısırlı seçkin bir aileden geliyor. Dedesi Rabia'a al-Zawahiri, Kahire'deki El-Ezher Üniversitesi’nde idareciydi. Annesi Umayma Azzam, <strong>Teşkilat-ı Mahsusa</strong> mensubu, Millî Şairimiz <strong>Mehmet</strong> <strong>Akif Ersoy</strong>’un Mısır'da ikamet ettiği yıllarda tanıdığı, Mısırlı edip ve Türkolog Abdulvehhâb Azzâm’ın torunudur. <strong>Mehmet Âkif</strong>’in yakın dostu Abdulvehhâb Azzâm; Arapçanın haricinde Farsça, İngilizce, Türkçe ve Urduca biliyordu.</div> <div></div> <div>Kahire Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arap Dili ve Doğu Dilleri Bölümü başkanlığına, 1945 yılında da <strong>Edebiyat</strong> <strong>Fakültesi</strong> dekanlığına getirildi. Bir yıl sonra da Mecmau’l-lugati’l Arabiyye /Arap Dil Akademisi üyesi oldu. 1954’te <strong>Suudi</strong> <strong>Arabistan’a</strong> büyükelçi olarak tayin edildi. Suud hükümeti tarafından Riyad Üniversitesi’ni kurmakla görevlendirildi. Abdulvehhâb Azzâm, <strong>1959</strong>’da Riyad’da ölünce cenazesi <strong>Mısır’a</strong> getirildi ve Hilvân’da defnedildi.</div> <div></div> <div><strong>Türk dili ve edebiyatın</strong>ı Kahire Üniversitesi’nde ilk defa okutan Azzâm’ın, Mehmet Âkif ’in Hilvân’da bulunduğu sırada onunla yakın komşuluğu ile başlayan ilişkileri giderek dostluğa dönüştü. Hatta <strong>Abdülvehhab Azzam</strong>, <strong>Mehmet</strong> <strong>Akif’e</strong> El Câmiatü’l Mısriyye’de (Mısır Üniversitesi) Türkçe dersleri vermesini sağlamıştı. Eymen al-Zawahiri’nin büyük amcası Abdur Rahman Azzam, Mehmet Akif Ersoy’un yakın dostuydu ve Teşkilat-ı Mahsusa’da birlikte çalışmışlardı. Abdurrahman Azam, Trablusgarp Muharebesi’nde gönüllü olarak Türklerle beraber İtalyanlara karşı savaşmıştı. Arap Birliği'nin ilk sekreteriydi. Uzun sözün kısası merhum Akif; Azzam ailesinin büyükleri ile yakın dostluklar kurmuştu.</div> <div>‘<strong>Arap Baharı</strong>’ süreci başladığında aklıma ilk gelen isim <strong>Mehmet Akif Ersoy</strong> olmuştu. İstiklal Marşı şairimizin, Mısır’da ikamet ettiği yıllarda <strong>Müslüman</strong> <strong>Kardeşler</strong> yani İhvanü’l- Müslimin teşkilatının kurulmasında büyük emeği geçmişti. <strong>2006</strong> yılından beri yaptığım araştırmalarda merhum <strong>Mehmet Akif Ersoy</strong>'un <strong>Müslüman</strong> <strong>Kardeşler</strong> <strong>Teşkilatı’nın</strong> kurulmasında oldukça önemli bir vazife üstlendiğini Türk kamuoyunda ilk kez ben ortaya koymuştum.</div> <div></div> <div>Araştırmalarıma göre İhvanü’l- Müslimin teşkilatının kurulmasında Mehmet Akif’in katkısı çok büyük. Teşkilat, resmi olarak Hasan El-Benna tarafından 1928’de Mısır’ın İsmailiye kentinde faaliyete geçti. Halifeliğin ihyasından yanaydılar ve İngiliz karşıtı bir söylemleri vardı. Teşkilat kurulmadan önce Hasan el Benna’nın istişare ettiği, sohbetlerine katıldığı, ilminden istifade ettiği isimler, Akif’in Teşkilat-ı Mahsusa’da yakın çalışma arkadaşlarıdır.</div> <div>Zaten <strong>Hasan</strong> <strong>El Benna</strong>’nın babası da <strong>Teşkilat-ı Mahsusa </strong>elemanı olarak Birinci Dünya Savaşı sırasında <strong>Muğla’ya</strong> götürülmüş ve orada bir çiftlik evinde özel eğitime tabi tutulmuştu. <strong>Akif’in</strong>, <strong>İhvan’la</strong> ilişkileri görünürde yok gibidir. Sebebine gelince, İngiliz istihbaratının Ortadoğu merkez üssü <strong>Mısır’dır</strong> ve özellikle <strong>Türkiye’den</strong> gelenler takip edilmektedir. Bu nedenle <strong>Akif</strong>, <strong>İhvan’la</strong> ilişkilerini <strong>Mısırlı</strong> dostları üzerinden gerçekleştirmiş, <strong>İngiliz</strong> <strong>istihbaratının</strong> radarına yakalanmamaya dikkat etmiş ve bunda da başarılı olmuştur.</div> <h3><strong>Zevahiri’nin ölümü ve küresel sonuçları…</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Afganistan’ı</strong> işgal eden <strong>ABD</strong> ordusunun geri çekilmesi sürecinde <strong>ABD</strong>-<strong>Taliban</strong> <strong>anlaşması</strong> kapsamında <strong>Zevahiri'nin</strong> yerini, muhtemelen şimdiki <strong>Taliban</strong> yönetimi ABD’li İstihbarat yetkilileri ile paylaştı. Bu <strong>CIA'nın</strong> boyunu aşan bir operasyondu. Sonuçta<strong> El Zevahiri'nin </strong>öldürülmesi, <strong>ABD</strong> istihbaratının göreceli bir zaferi, ancak <strong>Joe Biden </strong>dış politikasının başarısızlığıdır. Çünkü ABD güçlerinin El Kaide'yi ortadan kaldırmak için <strong>Afganistan'ı</strong> işgal etmesinden 21 yıl sonra <strong>Kabil'in</strong> kalbinde rahatça yaşayan Bin Ladin'in halefi ve 11 Eylül koordinatörlerinden <strong>Eymen al-Zawahiri</strong>’yi öldürmesi, El Kaide'nin yeni bir stratejiye yönelmesini ve propaganda araçlarını değiştirmesini sağlamaktan başka neye yaramıştır?</div> <div><strong>Taliban</strong> içindeki El Kaide kadrolarının tasfiyesinde bu ilk adım atıldı. Ayrıca <strong>Zevahiri'nin</strong> öldürülmesi ile <strong>Afganistan</strong> El Kaide'nin merkez üssü olma özelliğini kaybetti. <strong>El Kaide</strong>'nin üstlendiği kutsal savaş için cephe genişlemiştir. Bu son durum, El Kaide'nin <strong>ABD</strong> ile özdeşleştirdiği emperyalizmle savaşını <strong>Asya</strong> ve <strong>Ortadoğu'dan</strong> <strong>Avrupa</strong> ve <strong>Afrika’ya</strong> taşımasına yol açacaktır. <strong>Moritanya</strong>, <strong>Mali</strong>, <strong>Senegal</strong> ve <strong>Nijer</strong>, örgütün etki alanında. İstihbarat raporlarına göre El Kaide’nin dünya genelinde 30 bin ila 40 bin arasında aktif üyesi mevcut. Birçok ülkede uyuyan hücreleri var. Düzensiz göçmen kitleleri ile kıtalar arası network oluşturdu.</div> <div></div> <div>Birbiri ile rakip ve düşman ülkelerin karşıtlığından faydalandı. İstihbarat eğitimi almış kadroları sayesinde birçok ülkenin gizli servislerinden eleman devşirdiler. Hatta kendileri bu gizli servislere girdiler. <strong>İngiltere'de</strong> <strong>İRA</strong>, <strong>İspanya'da</strong> <strong>ETA</strong> ve <strong>BASK</strong> benzeri ulusal mücadele veren örgütlerle işbirliği geliştirdiler. Katalanlarla öngörülemeyen bağlantı kurdular. <strong>Fransa'da</strong> Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi, El Kaide'nin <strong>Avrupa'da</strong> ki gizli müttefikleri arasında. <strong>1976</strong> yılında kurulan FLNC toplam 50 cinayetten ve 10 bin patlayıcı ve bombalı saldırıdan sorumlu tutuluyor. <strong>Sicilya Mafyası</strong> “parayı veren düdüğü çalar” diyor. El Kaide'nin Avrupa'daki lojistiğini büyük ölçüde <strong>Arnavut</strong> <strong>Mafyası</strong> ile <strong>İtalyan</strong> <strong>Mafyası</strong> sağlıyor. <strong>El Kaide</strong>'nin finans sorunu bulunmuyor.</div> <h3><strong>Taliban/ Hakkani/ Horasan…</strong></h3> <div>El Kaide'nin <strong>Avrupa'da</strong> Yakın Doğu’da şubesi var. Ayrıca Güney Asya ve Arap Yarımadası, Afrika’daki en tehlikeli yerlerden bazıları. El Kaide, <strong>Taliban</strong> rejimi içinde güçlü bir oyuncu olan <strong>Hakkani</strong> <strong>Ağı</strong> ile uzun tarihi bağlarının ötesinde bir ilişki yaşıyor. Bazı kaynaklarda <strong>Horasan</strong> <strong>örgütü</strong>, <strong>Hakkani</strong> yapılanması içerisinde Taliban’ın bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</div> <div>Hakkani grubu; <strong>Afganistan'da</strong> Taliban'la birlikte hareket ediyor ancak örgüt içerisinde daha otonom bir yapıya sahip. Nasıl oldu da bir dönem <strong>CIA’nin</strong> “en önemli kozlarından” birisi olarak bilinen bu örgüt, kendisini finans eden eğit donat hizmeti veren dostlarına düşman kesildi? <strong>Hakkani</strong> örgütünü <strong>ABD</strong> karşıtlığına hangi güç devşirdi?</div> <div>Örgütün lideri <strong>Celaleddin</strong> <strong>Hakkani</strong>, <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği'nin</strong> 1979'da Afganistan'ı işgalinin ardından silahlı direniş gruplarından, <strong>Peştun</strong> ağırlıklı, <strong>Gülbeddin Hikmetyar</strong>’ın liderliğindeki <strong>Hizbi</strong> <strong>İslami'ye</strong> katıldıktan sonra, <strong>Pakistan</strong> sınırına yakın <strong>Celalabad</strong> kenti civarında konuşlandırıldı.</div> <div>Amerikalı yetkililerin o dönemde yere göğe sığdıramadıkları Hakkani’nin, Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) için “<strong>kazanç</strong>” olduğunu ifade etmişlerdi. Lakin evdeki pazarlık çarşıya uymadı, su bulununca teyemmüm bozuldu. Acaba oyun içinde oyunu kim kurdu? “Beyaz Hayaletler”in temas ettikleri iflah olmuyor değil mi? Gel de şehit Kaşif Kozinoğlu’nu rahmetle anma?</div> <div>Ayrıca <strong>Şanghay</strong> <strong>İşbirliği</strong> <strong>Örgütü</strong>nün korkulu rüyası <strong>Türkistan İslam Partisi </strong>gibi Orta Asya'daki iştirakleri de varlığını halen koruyor.</div> <h3><strong>El Kaide'nin yeni Emiri Seyfül Adl…</strong></h3> <div><strong>Afganistan’daki</strong> Sovyet işgalini sonlandırmak amaçlı <strong>CIA</strong> tarafından <strong>Suudi</strong> ve <strong>Pakistanlılara</strong> kurdurulan El Kaide, farklı ülke gizli servislerinin kontrespiyonaj faaliyetlerine rağmen çelik çekirdeğini halen muhafaza edebiliyor. Bunun anlamı bir veya birkaç ülkenin sonsuz desteğini alıyor demektir. <strong>El Kaide</strong> iddia ettiği, küresel emperyalizme karşı başlattığı savaşta çok badireler atlattı. Peşi sıra liderleri öldürüldü, kampları bombalandı, Birçok ülkede üyeleri tutuklandı. ‘Arap Baharı’na rağmen örgüt ayakta kaldı. <strong>DAEŞ</strong>/<strong>IŞİD</strong> gibi kendisinden kopanların kurduğu terör örgütleri dahi ana yapıya zarar veremedi.</div> <div></div> <div>Yeni emirin farklı isimleri var; <strong>Seyfül Adl el-Masri, Muhammed İbrahim Makkawi, İbrahim el Medani, Muhammed Salah Zeydan</strong> gibi. Lakabı Türkçe <strong>adalet</strong> <strong>kılıcı</strong> anlamına gelen Arapça Seyfül Adil. Asıl adı Muhammed Salahuddin Zeidan. <strong>1960</strong>'ların başında <strong>Kahire</strong> şehir merkezinin yaklaşık 40 mil kuzeybatısında bir kasaba olan Shibin al-Kevm'de doğdu. Arap/Çerkez Kölemenlerinden olduğu sanılıyor.</div> <div>Liseden mezun olduktan sonra, yerel bir üniversiteden işletme alanında lisans derecesi aldı, <strong>Mısır Ordusuna</strong> katıldı ardından paraşütle atlama ve patlayıcılar ve istihbarat hakkında eğitim gördü. Soğuk Savaş döneminde<strong> Sovyetler Birliği</strong> ve <strong>Mısır</strong> arasındaki askeri anlaşma kapsamında <strong>Rusya'da</strong> askeri eğitime gönderildi. <strong>Kızıl Ordu</strong>'nun İstihbarat birimi <strong>GRU'nun</strong> tekniklerini öğrendi. Mısır İslami Cihad örgütü mensubu, Türk kökenli Yüzbaşı Halid Ahmed Şevki el-islâmbûlî'nin Mısır Cumhurbaşkanı <strong>Enver Sedat</strong>'a yönelik gerçekleştirdiği suikast sırasında Seyfül Adil, Mısır ordusunda görevliydi.</div> <div></div> <div>İlk etapta ayıları 50 kadar olan bir istihbarat ajanları kadrosu kurdu. Bu istihbarat servisi, <strong>bin</strong> <strong>Ladin'e</strong> nükleer atık içeren sözde kirli bombalarla suikast düzenleme planını itiraf eden biri de dahil olmak üzere çok sayıda casusun maskesini düşürmeyi başardı. <strong>Seyfül Adi</strong>l, Arapçanın yanısıra akıcı İngilizce, Farsça ve Peştunca konuşuyor. <strong>Seyfül Adil</strong>, bir zamanlar <strong>El-Zevahiri'</strong>nin yardımcıları olarak tanımlanan üst düzey beş El Kaide üyesinden oluşan gruptan hayatta kalan tek kişi. <strong>Kaide'nin</strong> "kurucu kuşağı"ndan hayatta kalan son kişilerden biri. Hayatının son yirmi yılının çoğunu İran'da geçirmiş. <strong>Seyfül</strong>-<strong>Adil</strong>, zayıf ve açık tenli bir beden yapısına sahip.</div> <div><strong>Mısırlı eski subay Seyful Adil,</strong> askeri ve terör tecrübesi sayesinde uluslararası terör örgütünün adeta gazisi konumunda. <strong>Seyfül-Adil,</strong> dünya çapındaki cihat hareketinin en deneyimli profesyonel askerlerinden biridir ve vücudu savaşın izlerini taşımaktadır; sağ gözünün altında patlayan bir aydınlanma mermisinden kaynaklanan bir yara; sağ elinde bir yara izi; Amerika Birleşik Devletleri ve <strong>Somali'deki</strong> müttefikleriyle savaştığı zamanlardan bir kol yaralanması var.</div> <div><strong>El Kaide </strong>içindeki yüksek statüsüne rağmen, büyük ölçüde arka planda kaldı ve grubun propaganda araçlarında çok az yer aldı. Vitrin adamı değil. Medyatik olmayı sevmiyor. Bu özelliği nedeniyle küresel istihbarat örgütlerinin hakkında net bilgileri yok. <strong>Mısır</strong> ordusunda özel kuvvetler subayı olarak hizmet ettiğine inanılıyor.</div> <div><strong>Mısır</strong> doğumlu <strong>1989</strong>’da <strong>Zevahiri’nin</strong> daveti ile <strong>El Kaide</strong>’ye katıldı. Örgütün askeri yeteneklerini geliştirmede çok önemli bir rol oynadı. <strong>Mısır</strong> ordusunda özel birlikte çalıştığı yıllarda patlayıcılar ve istihbarat faaliyetleriyle uğraşma konusunda deneyim kazanmıştı. <strong>El Kaide</strong>'yi eski <strong>Sovyet</strong> karşıtı milislerden oluşan gevşek bir gruptan dünyanın en ölümcül terör örgütüne dönüştürmeye yardım eden askeri ve istihbarat lideriydi. İstihbaratı, askeri geçmişi ve otoriter duruşu üstlerini etkiledi ve hızla <strong>Afganistan'daki</strong> Faruk eğitim kampının emiri oldu. </div> <div>Örgütün askeri yeteneklerinin geliştirilmesinde etkili oldu katkı sundu. Aksiyoner yönü kadar teorisyen kişiliği de var. <strong>Seyfül Adil,</strong> geçmişte "güvenlik, istihbarat, savaş ve devrimler" de dahil olmak üzere çok çeşitli konularda kapsamlı yazılar yazdı. Etkili istihbarat ve güvenlik protokolleri geliştirme deneyimine sahiptir. Örgüt liderliğinde <strong>Usame bin Ladin</strong>'den sonra ikinci sıraya yükselen <strong>Seyfü'l-Adl</strong> bir <strong>Afgan</strong> kampında eğitime önderlik etmiş, <strong>Sudan</strong> ve <strong>Somali'de</strong> başka kamplar kurarak <strong>Yemen'de</strong> örgüt şubesinin temellerini atmıştır. <strong>Afrika</strong> <strong>Boynuzu</strong> başta olmak üzere birçok bölgesel şubesinin kurulmasını sağladı.</div> <h3><strong>İngiliz istihbaratından Richard Kemp'in görevi Seyfül-Adil'i izlemek…</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Albay Richard Kemp</strong>, yaşamının çoğunu terörizm ve isyanla mücadele ederek, <strong>Afganistan</strong>, <strong>Irak</strong>, <strong>Balkanlar</strong> ve <strong>Kuzey</strong> <strong>İrlanda</strong> dahil olmak üzere dünyanın en zorlu noktalarından bazılarının ön saflarında <strong>İngiliz</strong> birliklerine komuta ederek geçirdi. 300 askerle kısa bir süre <strong>Afganistan'daki</strong> Fingal Operasyonunun Komutanıydı (Temmuz ve Kasım 2003 arasında). Kabine Ofisinde, 2005 <strong>Londra</strong> bombalamaları ve <strong>Irak</strong> ve <strong>Afganistan'da</strong> bir dizi İngiliz vatandaşının kaçırılması sırasında Ortak İstihbarat Komitesi ve ulusal kriz yönetim grubu <strong>COBRA</strong> için çalıştı.</div> <div>30 Mart 2006'da ordudan emekli oldu. 2015 yılında <strong>Kemp</strong>, İngiliz silahlı kuvvetleri ile çalışmış <strong>Afgan</strong> tercümanlara <strong>İngiltere'de</strong> sığınma hakkı verilmesini desteklemek için konuştu. Ekim 2013'te İngiliz medyası, <strong>Kemp'in</strong> El Kaide ölüm listesinde olabileceğini bildirdi. <strong>Richard</strong>, <strong>Afganistan'daki</strong> İngiliz Kuvvetlerinin komutasını almak için 2003 yılında <strong>Kabil'e</strong> gönderildi. Artan bir terör tehdidi olduğunu, ancak bununla başa çıkmak için hiçbir kaynak veya plan bulunmadığını fark ederek, hemen <strong>İngiliz</strong> birlikleri ve <strong>ABD</strong> Deniz Piyadelerinden oluşan alışılmadık bir gücü bir araya getirdi. Yaklaşık 20 yıldır <strong>İngiliz</strong> hükümeti adına <strong>Seyfül Adil'i </strong>izliyor.</div> <h3><strong>Seyfül Adil, New York ve Washington'daki 11 Eylül saldırılarına karşı çıkmıştı…</strong></h3> <div><strong>El Kaide'</strong>ye katılmadan önce Mısır İslami Cihadı radikal grubun bir üyesiydi. Zaten El-Kaide, İslami Grup ile El Zevahiri liderliğindeki Mısır İslami Cihad grubu arasındaki 2001 birleşmişti. 11 Eylül 2001 olaylarından sonra <strong>Seyfül</strong> <strong>Adl</strong>, <strong>İran'a</strong> yerleşerek orada ikamet etmeye karar verdi ve örgütün liderliğini üstlenirse örgütten ayrılmak zorunda kalacaktı ve <strong>Taliban,</strong> onu <strong>Afganistan'a</strong> taşımayı reddetti.</div> <div></div> <div><strong>El Kaide</strong>'nin kurucu üyesi ve <strong>Usame Bin Ladin</strong>'in güvenilir bir askeri olan <strong>Seyfül Adil,</strong> New York ve Washington'daki 11 Eylül saldırılarına karşı çıkmıştı. El Adil'in ve bazı üst düzey <strong>El Kaide</strong> üyeleri, oldukça ileri görüşlü bir şekilde, Amerikan topraklarına yapılacak geniş çaplı bir saldırının, o zamanlar El Kaide üyeleri için güvenli bir sığınak olan Afganistan'ın işgali de dahil olmak üzere güçlü bir tepkiye neden olabileceğini gündeme getirdikleri biliniyor.</div> <div>Askeri deneyimi ve pragmatik düşünce yapısıyla <strong>Seyfül Adil, Amerikalılar</strong> gerçekten de tüm güçlerini bölgeye harcarlarsa örgütün başına gelecek felaketi öngörmede <strong>El Kaide</strong>'nin üst kademelerindeki herhangi bir yol arkadaşından daha iyi bir konumdaydı.</div> <div>“<strong>Sorun, savaşın nasıl başlatılacağı değil, savaşın nasıl kazanılacağıdı</strong>r” düşüncesindeydi. Eğer <strong>Amerikalılar</strong> <strong>Afganistan’ı</strong> işgal ederse, El Kaide sadece Afganistan'da değil, tüm dünyada yıkımla karşı karşıya kalacaktı. Birleşik bir <strong>ABD</strong> saldırısına karşı “<strong>İslam Emirliği</strong>”ni savunmak için geçerli bir plan yoktu ve eğer <strong>Taliban</strong> düşerse, cihatçıları barındırmak için başka hangi hükümet devreye girebilirdi? “<strong>Neden dünyadaki tek gerçek İslami devlet olarak kabul edilen El Kaide'yi yok etme riskiyle karşı karşıya kalalım?</strong>” diyordu.</div> <div></div> <div>-Ahmed Şah Mesud'u öldürmek için bir plan yaptılar.-</div> <div>Elçilik bombalamaları davasındaki <strong>1998</strong> <strong>ABD</strong> iddianamesine göre, el-Adil, El Kaide'nin “meclis al şura” ya da danışma konseyinde oturuyordu. Bu organ, uluslararası <strong>El</strong> <strong>Kaide</strong> ağı tarafından gerçekleştirilen tüm terör eylemlerini tartıştı ve onayladı. İddianame ayrıca <strong>El-Adel'i Afganistan, Pakistan</strong> ve <strong>Sudan'daki</strong> El Kaide kamplarında on yıl boyunca askerlere askeri, patlayıcı ve istihbarat eğitimi vermekle suçladı. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül 2001 saldırılarından sorumlu birkaç korsanı eğittiği düşünülüyor.</div> <div></div> <div><strong>El-Adil, Bin Ladin</strong>'in kişisel güvenliğini sağlamanın yanı sıra, <strong>El Kaide</strong>'nin askeri komitesinde de görev yaptı. 2001'deki ölümünden sonra, El-Adil'in, El Kaide'nin askeri planlamasının başına geçtiğine inanılıyor. 2001 yılının sonlarında al-Adil, <strong>Afganistan'dan</strong> <strong>İran'a</strong> kaçtı ve burada İranlı yetkililer tarafından gözaltına alındı. <strong>Bin Ladin</strong>'in 2011'de <strong>Pakistan'da</strong> ABD özel kuvvetleri tarafından öldürülmesinden sonra <strong>Zevahiri'nin</strong> lider konumunu sağlamlaştırmasına yardımcı oldu. Son yıllarının çoğunu <strong>Tahran'da</strong> ev hapsinde geçirdi, ta ki <strong>İran</strong> ve <strong>El</strong> <strong>Kaide</strong> arasındaki bir mahkum değişimi 2010'da serbest bırakılmasına yol açana kadar. <strong>ABD</strong> Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Seyful Adil’i 10 milyon dolarlık ödülle dünyanın en çok aranan teröristlerinden biri olarak sınıflandırdı.</div> <div></div> <div>-Biraz arkada ayrık duran ve oturan Seyfül Adil-</div> <div><strong>Seyful Adil, </strong>gençliğinden beri yabancı istihbarat teşkilatlarını ‘öldüğüyle’ kandırıyor ve teşkilatları tamamen başka biri olduğuna inandırabiliyor.</div> <div><strong>El Kaide</strong>’nin yeni lideri örgütün <strong>Suriye’deki</strong> ve Irak sahasında faaliyet gösteren şubeleri üzerinde olumsuz bir etki oluşturabilir. Örgütün askeri yeteneklerini geliştirmede çok önemli bir rol oynadı. Eski tecrübelerinin yanı sıra <strong>Seyfül</strong> <strong>Adil,</strong> 11 Eylül saldırısından sonra 8 Aralık 2001'de saklanmak için <strong>Pakistan</strong> kabile bölgesi <strong>Veziristan</strong> sınırına yakın <strong>Zurmat'a</strong> ulaştı. Seyfül Adil 11 Eylül saldırılarının ardından El Kaide'nin başına gelen felaketin boyutu hakkında hiçbir hayale kapılmadı. En yüksek askeri komutanı Ebu Hafs el-Masri ölü yatıyordu. <strong>Seyfül Adil, </strong>kendi hesabına göre, birçok El Kaide üyesi de dahil olmak üzere 500'den fazla Arap Afgan ya öldürülmüş ya da kaçmıştı, diğerleri <strong>Afganistan'da</strong> veya <strong>Pakistan</strong> sınırında yakalanmıştı; bazıları <strong>Küba</strong>, <strong>Guantanamo</strong> <strong>Körfezi'nde</strong> ABD nezaretinde çürümüştü. <strong>Şura</strong> konseyinin hayatta kalan üyeleri dağılmış, <strong>Bin Ladin</strong> ve yardımcısı <strong>Eymen el-Zevahiri</strong> kaçmıştı. <strong>Taliban'ın</strong> düşüşünün hemen ardından, <strong>Seyfül</strong> <strong>Adl</strong> gibi pratik bir adam için yeniden bir araya gelme, hasarı değerlendirme ve örgütü sıfırdan yeniden inşa etmeye başlama zamanı geldi.</div> <div>Ağustos 2019'da <strong>Seyfül Adil</strong> görünüşe göre <strong>Suriye'deki</strong> çatışma hakkında açıklama yapmış, bazı selefi-cihatçı grupları, <strong>Türkiye'den</strong> gelen yardıma güvendikleri iddiasıyla eleştirmişti. Bu gruplar, "askeri teoriyi duruma uyan bir teoriyle bir kez daha değiştirmeli" demişti. Bu, <strong>El</strong> <strong>Kaide'nin</strong> efsanevi uyum sağlama yeteneğinin yanı sıra Saif'in askeri stratejist statüsünün bir hatırlatıcısıydı.</div> <div>Acaba diyorum <strong>Seyfül Adil,</strong> kolektif bir üst yapının <strong>genel</strong> adı mı? İyi saatte olsunlar Beyaz Hayaletler kimlere nasıl dokunuyor? Biz en iyisi mi Erler demine destur alalım, Hu diyelim Huuuu!</div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <div><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong> </div> <div>https://richard-kemp.com/</div> <div>https://islamansiklopedisi.org.tr/azzam-abdulvehhab</div> <div>https://www.britannica.com/biography/Saif-al-Adel</div> <div>https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-62431361</div> <div>https://www.fbi.gov/wanted/wanted_terrorists/saif-al-adel/</div> <div>https://www.dw.com/tr/abd-el-kaide-lideri-el-zevahiriyi-öldürdü</div> <div>https://edition.cnn.com/2012/12/14/world/ayman-al-zawahiri---fast-facts</div> <div>https://al-ain.com/article/sword-revenge-egyptian-may-succeed-al-zawahiri</div> <div>https://ctc.westpoint.edu/al-qaidas-soon-to-be-third-emir-a-profile-of-saif-al-adl/</div> <div>https://kyleorton.co.uk/2020/11/16/the-death-of-al-qaedas-leaders-and-the-iran-factor/</div> <div>https://www.amerikaninsesi.com/a/el-kaidenin-yeni-lideri-kim-olacak/6684161.html</div> <div>https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2022/08/03/al-qaida-after-al-zawahri/</div> <div>https://turkey.postsen.com/world/76434/Saiful-Adil-Possible-new-leader-of-al-Qaeda.html</div> <div>https://edition.cnn.com/2022/08/02/middleeast/al-qaeda-new-leader-options-intl/index.html</div> <div>https://www.whatdotheyknow.com/request/col_richard_kemps_commands_in_af#incoming-1095929</div> <div>https://www.mfa.gov.tr/no_44-afganistan_in-helmand-vilayeti_nde-duzenlenen-intihar-saldirisi-hk.tr.mfa</div> <div>https://www.aljazeera.net/news/politics/2022/8/8/من-الجيل-الثاني-للتنظيم-خمسة-مرشحين</div> <div>https://tr.euronews.com/2022/08/02/el-kaide-lideri-eymen-el-zevahiri-abd-operasyonunda-olduruldu</div> <div>https://www.indyturk.com/node/540421/dünya/afgan-yetkili-taliban-el-kaide-liderinin-cesedini-gizlice-gömdü</div> <div>https://www.telegraph.co.uk/news/2022/08/02/killing-al-zawahiri-triumph-us-intelligence-failure-bidens-foreign/</div> <div>https://www.un.org/securitycouncil/sanctions/1267/aq_sanctions_list/summaries/individual/aiman-muhammed-rabi-al-zawahiri</div> <div>https://www.fransapostasi.fr/fransa/korsika-ulusal-kurtulus-cephesi-orgutunden-fransaya-tehdit-silahli-mucadeleye-yeniden-donebiliriz/</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/said-nursiden-muhammed-mursiye-akifin-kurdugu-ihvani-muslimin-teskilatini-turkiye-mi-bitirdi-makale,1507.html-1507.html</strong></div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/biz-horasan-erenlerini-bilirdik-horasan-teror-orgutu-de-nereden-cikti-makale,3857.html-3857.html</strong></div> <div></div>