<h3><span><strong>SULTAN YAVUZ VE TARHANA</strong></span></h3> <div><strong>24 yıl Trabzon Sancak Beyliği</strong> (Valilik) yapan <strong>Şehzade</strong> <strong>Selim</strong> (Yavuz Sultan Selim, 1470-1520) <strong>1512'de</strong> <strong>9.</strong> <strong>Padişah</strong> olarak tahta geçince <strong>Anadolu</strong> <strong>Birliğini</strong> kurmak ve <strong>İslâm</strong> <strong>Dünyası’ndaki</strong> fitne ateşini söndürmek için çalışmalarına hız verir.</div> <div><strong>Şehzade</strong> iken ön hazırlıklarını yaptığı <strong>İran’daki</strong> <strong>Şii</strong> <strong>Safevi</strong> <strong>Devleti’ne</strong> yönelir. Ve <strong>1514’de</strong>, 5 aylık yoldan gelen yorgun <strong>Osmanlı</strong> <strong>Ordusu</strong>, 8-10 günlük gibi kısa bir mesafeden savaş meydanına ulaşan ve kendisi <strong>Azeri</strong>, kuvvetleri <strong>Türk</strong> ağırlıklı ordusu olan <strong>Şah</strong> <strong>İsmail'le</strong> karşılaşır.</div> <div><strong>Van</strong>-<strong>Çaldıran</strong> <strong>Ovası’ndaki</strong> bu savaşta <strong>Şah</strong> <strong>İsmail</strong> canını zor kurtarır.</div> <div>Hemen ardından, <strong>Şah</strong> <strong>İsmail</strong> ile ittifak halindeki <strong>Suriye </strong>– <strong>Filistin </strong>- <strong>Mısır</strong> bölgesindeki <strong>Memlüklüler’e</strong> de "<strong>Divan-ı Hümayun'da</strong>" sefer düzenleme kararı alınır. Ana hedef <strong>İslâm’ın</strong> kalbi olan <strong>Mekke</strong> ve <strong>Medine'yi</strong> korumaktır. Ayrıca <strong>Avrupa'nın</strong> güneyinde en kıymetli bölgesini fetheden, dünyanın en medenî ve 3 asırlık <strong>Endülüs</strong> <strong>Devleti'ni</strong> <strong>1031'de</strong> hain oyunlarla yıkan <strong>Portekizliler</strong> de bu bölgede etkili olmaya başlamışlardı.</div> <div>Sanki vahşi <strong>Haçlı</strong> <strong>Seferleri'ne</strong> devam ediyorlardı...</div> <div><strong>Şair</strong>, <strong>satranç</strong> ve <strong>savaş</strong> <strong>dahisi</strong> olan <strong>Yavuz</strong> <strong>Sultan</strong> <strong>Selim,</strong> önce <strong>Mercidabık</strong> <strong>Zaferi</strong> ile <strong>Memlüklüler'e</strong> ilk mağlubiyeti tattırır. Lakin kesin sonuç için <strong>Mısır</strong> ele geçirilmeli ve bunun için de gündüz <strong>40-50 derecelik</strong> kum fırtınalarının ve gece <strong>-20 derece</strong> kadar düşen ayazların yaşandığı <strong>Sina</strong> <strong>Çölü</strong> aşılmalıdır ve bu harekât çok meşakkâtlidir.</div> <div><strong>Padişah</strong>, çöl şartlarına dayanacak ve besleyici bir yiyecek yapılması için cesur komutan <strong>Beyşehir</strong> <strong>Sancak</strong> <strong>Beyi</strong> <strong>Süvarı</strong> <strong>Alay</strong> <strong>Komutanı</strong> <strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey’den</strong> bir araştırma yapılmasını ister. <strong>Saray</strong> mutfağı uzmanları ise <strong>peksimeti</strong> bulurlar. <strong>Beyşehir’de</strong> ise, <strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey</strong>, <strong>İçerişehir</strong> <strong>Mahallesi’ne</strong> (Şimdiki tarihi Eşrefoğlu Cami çevresinde) kazanlar kurdurur.</div> <div></div> <div>Doyurucu ve besin değeri yüksek yoğurt, ayran yapılır. Bu <strong>ayran</strong>, <strong>biber</strong>, <strong>domates</strong>, <strong>yağ</strong> ve <strong>bulgurlarla</strong> kazanlarda kaynatılır. Ve dökülerek kurutulur. Sonuçta yöremize özgü <strong>Beyşehir</strong> <strong>Tarnası</strong> (Tarhanası) ortaya çıkar.</div> <div><strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey</strong> de bu cenge katılır. Tarihin büyük komutanlarından <strong>Cengiz</strong>, <strong>Timur</strong> ve <strong>Napolyon’un</strong> geçemediği <strong>400 km.lik Sina Çölü</strong>, <strong>13</strong> günde aşılır (9-22 Ocak 1517). Bu mucizevî geçişin 2. gününde, yapılan dualara, <strong>100</strong> <strong>senede</strong> <strong>bir</strong> gerçekleşen <strong>yağmurla</strong> karşılık verir yüce Yaradan.</div> <div><strong>Tarihte</strong> <strong>M.Ö. 525’de</strong> <strong>İran</strong> <strong>Şahı</strong> <strong>Kambiz</strong> ve <strong>M.Ö. 332’de</strong> <strong>Makedonya</strong> <strong>Kralı</strong> <strong>İskender</strong> sonrası “<strong>Yavuz</strong>” bu çölü geçen <strong>3. Komutan</strong>dır. Sefer sonucunda <strong>Halifelik,</strong> <strong>Osmanlı’ya</strong> geçer. <strong>İpek</strong> ve <strong>Baharat</strong> <strong>yolu</strong> ve <strong>Akdeniz</strong> ele geçirilir.</div> <div>Günümüzde hâlâ tam olarak tesis edilemeyen <strong>İslam</strong> <strong>Birliği</strong>, <strong>Çaldıran</strong> ve <strong>Mısır</strong> <strong>Seferleri</strong> ile gerçekleşmiş olur. <strong>Mukaddes</strong> <strong>Emanetler,</strong> <strong>Topkapı</strong> <strong>Sarayına</strong> taşınarak 24 saat <strong>Kur’an-ı</strong> <strong>Kerim</strong> okunmaya başlanır. Ömrü kısa, gölgesi uzun olan, “<strong>Hicaz’ın hizmetkârıyım</strong>” diyen <strong>Yavuz</strong> <strong>Sultan</strong> <strong>Selim</strong> zamanında topraklarımız iki katına, <strong>6.5 milyon kilometre kareye</strong> ulaşır.Dönelim çölün aşılması konumuza…</div> <div>İşte bu çölün geçişinde <strong>İstanbul’da</strong> yapılan “<strong>peksimet</strong>” bir ay içerisinde bozulur. Fakat sefer süresince <strong>çöl</strong> şartlarında <strong>Beyşehir’in</strong> <strong>Tarhanası</strong> bozulmaz, askerlere can olur, kan olur.</div> <div><strong>Çöl</strong> geçilirken ise <strong>Padişah</strong> bazen atın üstünde bazen de yürüyerek gider. Sağ kolu olan Karlıoğlu Sinan Bey sorar; “<strong>Padişahım bazen atın üstünde, bazen de yürüyorsunuz. Bir tedirginlik mi var? Siz attan inince asker de yürüyor. Bunun sebebi nedir?</strong>” diye sorar.</div> <div><strong>Padişah</strong> cevaben; “<strong>Görmüyor musunuz? önde Peygamber Efendimiz (S.A.V) yürüyor. Ben nasıl atın üstünde giderim</strong>” der!</div> <div>Bu savaşta, <strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey</strong> ve <strong>Beyşehir</strong> <strong>Suvari</strong> <strong>Alayı</strong> çok büyük kahramanlıklar gösterirler. Lakin savaş meydanında <strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey</strong> ve <strong>Beyşehir</strong> <strong>Suvari</strong> <strong>Birliği’nin</strong> tamamı <strong>şehit</strong> olur.</div> <div>Kimi tarihçilere göre ise, <strong>Sinan</strong> <strong>Bey,</strong> <strong>Padişah</strong> <strong>Yavuz’u</strong> korumak için O’nun kılığına girerek şehit olur. <strong>Padişah</strong>, bu kahraman askere ve birliğinin <strong>şehit</strong> oluşuna çok üzülür.</div> <div>Ve ilk kez, bir <strong>padişah</strong> bir <strong>askerin</strong> <strong>cenaze</strong> <strong>namazını</strong> bizzat kıldırmıştır. Bu da <strong>Beyşehir</strong> <strong>Sancak</strong> <strong>Bey’i</strong> <strong>Karlıoğlu</strong> <strong>Sinan</strong> <strong>Bey</strong>’dir.O günden bugüne, bu efsane dillerde dolanır.</div> <div>Küp içinde <strong>2 yıl</strong> bozulmadan saklanabilen <strong>tarhana,</strong> cefakâr <strong>Anadolu</strong> insanına <strong>500</strong> senedir hayat vermektedir. <strong>2015</strong> yılında başvurusu yapılan ülke değeri <strong>Beyşehir</strong> <strong>Tarhanası</strong> ve <strong>Erişte’sinin</strong> <strong>AB</strong> nezdindeki tescilinin de hızla tamamlanmasını bekliyoruz...</div> <h4><strong>Not:</strong></h4> <div><strong>Belediye seçimleri,</strong> ülkemize hayırlı olsun. Hükümetimiz de bunu fırsat bilerek enflasyon, ekonomi, yerli üretim-tüketim ve eğitim sorunlarını hızla çözmelidir. Millî Uçak ve savunma sanayi çalışmaları da sekteye uğramamalıdır.</div> <div>Selam ve saygılarımla…</div> <div>.</div> <div><strong>Fevzi Yurtoğlu, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-E. Komando Kd. Hava Albay, Stratejist, Uçak Mühendisi, Medipol Üniversitesi Öğretim Gör.-</div> <div></div>