<h3><span><strong>Sultan Abdülhamid ve Ruhşah Kadın: Osmanlı Sarayında Aşkın İzleri</strong></span></h3> <div><strong>Sultan II. Abdülhamid’i</strong> herkes tanır, ancak <strong>Sultan I. Abdülhamid </strong>pek bilinmez. Oysa kendi döneminde önemli işler yapmış, ülkesine değerli mimari eserler kazandırmış, imarcı ve yenilikçi bir padişahtı. Samimi, iyi niyetli ve gayretli bir hükümdardı. Sık sık kıyafet değiştirerek, <strong>tebdil-i kıyafet</strong> halkın arasına karışır, <strong>şikâyetleri</strong> bizzat dinler ve buna göre <strong>tedbir</strong> alırdı.</div> <h4><span><strong>Merhametli ve Şefkatli bir Padişah…</strong></span></h4> <div><strong>Sultan I. Abdülhamid</strong>, (1725-1789) halkına karşı son derece merhametli ve nazik bir tutum sergiliyordu. <strong>1782</strong> yazında <strong>İstanbul’da</strong> çıkan büyük yangında söndürme çalışmalarına bizzat katılmış, bir <strong>itfaiyeci</strong> gibi çalışmıştı. Boş zamanlarında <strong>Harem’deki</strong> dairesine çekilip <strong>kitap</strong> okur, kadınlarıyla sohbet ederdi. <strong>Üzgün</strong> olduğu zamanlarda ise <strong>yedi</strong> <strong>dilsizin</strong> maharetlerini seyrederek dertlerini unutmaya çalışırdı.</div> <h4><span><strong>Osmanlı Sarayında aşk…</strong></span></h4> <div><strong>Osmanlı</strong> padişahlarının <strong>aşk</strong> hayatı, yalnızca <strong>bireysel</strong> duygularla sınırlı kalmazdı; aynı zamanda <strong>siyasi</strong> ve <strong>kültürel</strong> bir boyuta da sahipti. <strong>Padişahların</strong> eşleri ve cariyeleriyle olan ilişkileri, <strong>Osmanlı</strong> hanedanının devamlılığını sağlamak açısından büyük önem taşıyordu. Ancak, bazı <strong>padişahlar</strong> için <strong>aşk</strong>, örneğin <strong>Sultan I. Abdülhamid</strong> için, sadece bir <strong>devlet</strong> <strong>meselesi</strong> değil, aynı zamanda <strong>içsel</strong> bir <strong>bağlılık</strong> ve <strong>duygusal</strong> bir <strong>sığınak</strong> anlamına geliyordu.</div> <h4><span><strong>Ruhşah Kadın’a yazılan aşk mektupları…</strong></span></h4> <div><strong></strong></div> <div><strong>Sultan I. Abdülhamid’in</strong> yazılı kaynaklarda <strong>başkadınefendi</strong> olarak <strong>Nüket</strong> <strong>Seza</strong> ve <strong>Hümaşah’ın</strong> isimleri geçse de onun gerçek aşkı <strong>Ruhşah</strong> isimli bir cariyeydi. Sürekli olarak ona <strong>dokunaklı</strong> <strong>mektuplar</strong> yazıyor, hatta “<strong>Ruhşah’ım! Hamîd’in Sana Kurban Ola… Ayağın altına yüzüm gözüm sürerek rica ederim</strong>” gibi son derece içten ifadeler kullanıyordu.</div> <div></div> <div>İşte <strong>Sultan I. Abdülhamid’in,</strong> <strong>Padişah’ı</strong> yalvartan <strong>Ruhşah</strong> <strong>Kadın’a</strong> yazdığı <strong>Osmanlıca</strong> aşk mektubu ve günümüz Türkçesine çevirisi:</div> <h4><span><strong>Osmanlıca Mektup…</strong></span></h4> <div>“<strong>Ruhşah’ım, Hamid’in sana kurban ola. Cenâb-ı Hallâk-ı Âlem cümle mahlûkatın hâlikıdır, bir kusur ile azâb eylemez. Efendim, sana bend olmuş bir kulunum; ister beni darb eyle, ister öldür. Sana teslimim. Bu gece gel, niyâzımdır. Billâhi sebebi illetim ve belki mevtim olursun. Ayağın altına yüzüm gözüm sürerek recâ ederim. Kendimi zaptedemiyorum billâhilâzim...</strong>”</div> <h4><span><strong>Günümüz Türkçesi ile…</strong></span></h4> <div><strong></strong></div> <div><strong>“</strong>Ruhşah’ım, Hamid’in sana kurban olsun. Yüce Allah, tüm varlıkların yaratıcısıdır ve bir hata ile cezalandırmaz. Efendim, sana bağlanmış bir kulum; ister beni cezalandır, ister öldür. Sana teslimim. Bu gece gel, yalvarıyorum. Allah şahidim olsun ki, hastalığımın sebebi sensin ve belki ölümüm de senin yüzünden olacak. Ayaklarının altına yüzümü gözümü sürerek rica ediyorum. Kendimi kontrol edemiyorum, Allah şahidim olsun...”</div> <div>Bu mektup, <strong>Osmanlı</strong> sarayındaki aşkın derinliğini ve padişahların <strong>duygusal</strong> <strong>dünyasını</strong> gözler önüne seriyor.</div> <div><strong>Sultan I. Abdülhamid</strong> ve <strong>Ruhşah</strong> <strong>Kadın</strong> arasındaki <strong>aşk</strong>, <strong>Osmanlı</strong> sarayının en dokunaklı hikâyelerinden biri olarak kabul edilir. <strong>Padişahın</strong> yazdığı mektuplar, onun <strong>iç</strong> <strong>dünyasını</strong> ve <strong>aşk</strong> anlayışını yansıtan <strong>nadir</strong> belgelerden biridir.</div> <div><strong>Cihan</strong> <strong>Padişahını</strong> bir köleye “<strong>köle</strong>” yapan duygu dünyasının adıdır aşk!</div> <div><span>*ايستديڭ رومان اولسون..* </span></div> <div><span>*عشق ايله،*</span></div> <div>.</div> <div><strong>Hülya Ayhan, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <div></div> <div></div> <div>.</div> <div></div>