<div><strong>Türkiye,</strong> enerji jeopolitiğinde kilit ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu kapsamda <strong>ABD</strong> ve <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği,</strong> gözünü <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> önerdiği doğal gaz merkezi projesine dikmiş durumda. Çünkü özellikle <strong>ABD</strong>, <strong>Avrupa</strong> enerji pazarına kendi çıkardığı kaya gazını satmayı planladığından, <strong>Türkiye’nin</strong> bu sektörde söz sahibi olmasına karşı. <strong>Rusya</strong>; <strong>ABD</strong> ve <strong>NATO’nun</strong> kucağına oturmayı tercih eden <strong>Ukrayna’yı</strong> enerji nâklinde bypass edince; <strong>Avrupa’nın</strong> <strong>Ukrayna</strong> üzerinden doğalgaz erişimi devre dışı bırakıldı. <strong>Baltık</strong> üzerinden inşa edilen <strong>Kuzey Akım</strong> ve <strong>Ukrayna’yı</strong> bypass eden <strong>Türk Akım</strong> projesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.</div> <div><strong>Rusya</strong> enerji nakil terminallerinin <strong>ABD</strong> ve <strong>Avrupa’nın</strong> etki alanına girmemesi için, <strong>Türkiye’yi</strong> önceleyen ve <strong>Ankara’nın</strong> ulusal çıkarlarını koruyan projeler geliştirdi. Bu projeler, <strong>Türkiye’nin</strong> de enerji jeopolitiğinde etkin rol üstlenmesi sağlandı. Nitekim bu kapsamda <strong>Rusya Federasyonu Başkanı Putin</strong>; <strong>Kuzey Akım 1</strong> ve <strong>Kuzey Akım 2'de</strong> kullanılamayan kapasitelerin <strong>Türk</strong> <strong>Akım</strong> boru hattı üzerinden kullanılabileceğini söyledi.</div> <div></div> <div><strong>Putin</strong> ayrıca "<strong>Baltık</strong> <strong>Denizi'nde</strong> Kuzey Akım hatlarında kaybedilen hacimleri Karadeniz'e yönlendirebiliriz. Böylece, Avrupa'ya yönelik yakıt ve doğal gaz kaynaklarımız için ana rotayı Türkiye üzerinden sağlayarak, Türkiye'de doğal gaz merkezi kurulabilir." ifadelerini kullanmıştı.</div> <div>Gelecekte <strong>Avrupalı</strong> tüketiciler için doğal gaz fiyatlarının büyük oranda <strong>Türkiye'deki</strong> merkezde belirlenebileceğini söyleyen <strong>Putin</strong>, “Türkiye'nin doğal gaz altyapısı önemli potansiyele sahip. Kurulacak doğal gaz merkezinde ticaret için elektronik platform gelecek aylarda kurulabilir” demişti.</div> <div>İşte tam da bu kapsamda doğal gaz ticaretinde merkez olmak için çalışmalarını sürdüren <strong>Türkiye</strong>, uluslararası doğal gaz projeleri, <strong>LNG</strong> tesisleri ve bölgedeki tek gaz ticaret piyasasına sahip olmanın avantajıyla bu hedefi gerçekleştirmeye hazırlanıyor.</div> <div><strong>Türkiye’ye</strong> kurulacak doğal gaz transfer merkezi çalışmalarının devam ettiği, yasal altyapının tamamlanması amacıyla kanunlarda yapılacak değişikliğin önümüzdeki günlerde <strong>Meclis</strong> gündemine gelebileceği,<strong> </strong>gaz dağıtım merkezi projesinin uygulanması için gerekli yasal çerçeveyi sağlamak üzere parlamentonun bir veya daha fazla yasada değişiklik yapmayı değerlendireceği söylenebilir.</div> <h3><strong>Akkuyu Nükleer santralini yaptırmamak için küresel güçler devreye girdi!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>12 Mayıs 2010’da</strong> <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong> <strong>Hükümeti</strong> ile <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> <strong>Hükümeti</strong> arasında <strong>Türkiye’nin</strong> güney kıyısındaki <strong>Mersin</strong> ilinde <strong>VVER-1200</strong> reaktörlü dört güç ünitesine sahip, toplam 4800 MW kurulu güç kapasiteli <strong>Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin</strong> inşa edilmesini öngören <strong>İşbirliği</strong> <strong>Anlaşması</strong> imzalandı. <strong>13 Aralık 2010’da</strong> projenin gerçekleştirilmesi amacı ve koşulları uyarınca <strong>Rus</strong> tarafı, <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’nde</strong> <strong>Akkuyu Nükleer Anonim Şirketini</strong> kurdu.<strong> </strong></div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Rosatom</strong> Devlet Kuruluşu, bu Anlaşma uyarınca <strong>Türkiye’de</strong> ‘<strong>Yap, Sahip Ol, İşlet</strong>’ modeliyle VVER-1200 reaktörlü dört güç ünitesine sahip, toplam 4800 MW kurulu güç kapasiteli nükleer güç santrali inşa etmeye başladı.</div> <div>Uzun süreli kontrat kapsamında şirket, santralin tasarımı, yapımı, bakımı, işletmeye alımı ve işletmeden çıkarılması gibi yükümlülükleri üstlendi. <strong>Rosatom</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Kuruluşu’nun</strong> projedeki payı yüzde 99.2’dir. Projenin toplam maliyeti, <strong>20 milyar ABD</strong> doları. <strong>Akkuyu</strong> <strong>NGS</strong> inşaat sahasının altyapısını geliştirmeye dönük tüm inşaat çalışmaları ve faaliyetler, <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’nin</strong> mevzuatına ve <strong>Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu</strong>’nun (UAEA) nükleer güç santralinin tüm inşaat ve işletme süresi içinde geçerli tavsiyelerine uygun olarak yürütülüyor. Bu yıl faaliyete geçeceği açıklanan <strong>Mersin’deki</strong> <strong>Akkuyu</strong> <strong>Nükleer</strong> <strong>Santrali</strong>, tamamlanırsa <strong>Türkiye’nin</strong> ilk nükleer enerji santrali olacak. <strong>Cumhuriyetin</strong> yüzüncü kuruluşu yıldönümünde <strong>Türkiye</strong>; bu devasa tesisle taçlandırılacak.</div> <div></div> <div><strong>Nükleer</strong> <strong>Santralin</strong> proje ve inşaat aşamasında, bazı meslek odaları ve sözde çevreci sivil toplum kuruluşları felaket tellallığına soyundular.</div> <div><strong>Anlaşma</strong> imzalanamadan önce, <strong>Mersin</strong> <strong>Nükleer</strong> <strong>Karşıtı</strong> <strong>Platform'un</strong> (NKP) öncülüğünde nükleer santrallara karşı <strong>Mersin</strong> <strong>Metropol</strong> <strong>Alanı'nda</strong> <strong>26 Haziran 2010</strong> tarihinde miting düzenlendi.</div> <div>Katılımcıları arasında kimler yoktu ki?</div> <div><strong>TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, Mersin Tabip Odası, Mersin Ziraat Odası, Mersin Barosu, Mersin Sulama Birliği Çalışanları, İstanbul NKP, Küçükçekmece Sinoplular Kültür Derneği, Sinop Çevre Platformu, Yeşil Gerze Çevre Platformu, KESK Mersin Şubeler Platformu, Dev Sağlık İş Çukurova Temsilciliği, BDP, CHP, EHP, EMEP, ESP, ÖDP, SDP, TKP, Yeşiller Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Halkevleri, Greenpeace, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi, Mersin 68‘liler Derneği, Mersin 78‘liler Derneği, Tüm İlerici Gençlik Derneği, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi ve Mersin İdman Yurdu</strong> taraftarları katıldılar.</div> <div>Hatta <strong>Avrupa</strong> basınında mesela <strong>Eeuronews</strong>; “<strong>Türkiye’de halkın üçte ikisi nükleer santrallere karşı</strong>” gibi absürt ve gerçekten yoksun başlık attılar.</div> <div>Ama aynı <strong>Avrupa</strong>; <strong>Avrupa</strong> <strong>Parlamentosu’nda</strong>, doğalgaz ve nükleer enerji santrallerine yapılan yatırımları iklim dostu olarak nitelendiren <strong>Avrupa</strong> <strong>Komisyonu'nun</strong> yasa tasarısını önlemek için sunulan bir önergeyi reddetti. <strong>Güney</strong> <strong>Kıbrıs’taki</strong> <strong>Kıbrıs Çevre Hareketi, Akkuyu Nükleer Santral</strong> inşa edilmesi konusunu yetkili uluslararası kurum ve kuruluşlar yanı sıra <strong>AB</strong> nezdinde gündeme getirmesi için hükümete çağrı yaptı.</div> <div><strong>TMMOB</strong> <strong>Jeoloji</strong> <strong>Mühendisleri</strong> <strong>Odası</strong> (JMO), <strong>Akkuyu Nükleer Santrali</strong>’nin deprem fay hattına çok yakın olduğu bilgisinin yer aldığını belirterek, “<strong>Akkuyu’da </strong>tıpkı Fukişama Nükleer Santrali’nde olduğu gibi benzer sorunların ülkemizde de yaşanabileceğine ilişkin kaygılar bulunmaktadır” iddiasını ortaya attı.</div> <div>Sinek ufak olsa da mide bulandırır türünden yayınlar ve açıklamalar yaptılar. Ama bu şom ağızların bekledikleri olmadı.</div> <div>Asrın felaketinde <strong>Deprem</strong> bölgesine mücavir, <strong>Türk-Rus işbirliğinde</strong> inşa edilen <strong>Akkuyu Nükleer Santrali </strong>herhangi hasar görmedi<strong>. </strong></div> <div>Yapılan açıklamalara bakılırsa nükleer santral inşa alanında olumsuz bir durum yaşanmadı.</div> <div><strong>Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu</strong>, yapım aşamasında olan <strong>Akkuyu NGS'nin</strong> depremden etkilenmediğini bildirdi.</div> <h3><strong>Güneydoğu bölgesindeki sel ve deprem felaketi rastlantı mı?</strong></h3> <div>Olmadığı o kadar belli ki!</div> <div>Nitekim bu konuda daha önce yazdıklarımı hatırlayın<strong>.</strong> Gerek <strong>1999</strong> depremi ve gerekse <strong>6 Şubat</strong> <strong>2023’te</strong> gerçekleşen deprem sırasında ortaya çıkan benzer görüntüler, bu depremin <strong>ABD</strong> ordusu tarafından kullanılan <strong>HAARP</strong> silahı ile tetiklenmiş olabileceği yönündeki kuşkuları derinleştirdi.</div> <div>Çünkü deprem sırasında ortaya büyük bir enerji dalgası çıktı, çok geniş bir alana yayılan ışık ve patlamaya benzeyen sesler kaydedildi ve arkasında ışık çizgisi bırakan cisimler gökyüzünden deprem bölgesine düşerken görüntülendi.</div> <div>Ayrıca her iki <strong>deprem</strong> öncesi <strong>ABD</strong> donanmasına ait savaş gemilerinin <strong>Türk</strong> karasularında dolaşması birçok uzman tarafından <strong>HAARP</strong> silahının bu gemiler tarafından kullanıldığı iddialarını pekiştirdi.</div> <div>Sakın saf saf <strong>HAARP’ı</strong> sadece, titreşimler yayılarak depremi tetikleyen bir savaş teknolojisi sanmayın. </div> <h3><strong>ABD'nin küresel egemenliğini sağlayan askeri teknolojik bir silah!..</strong></h3> <div>Tamam; <strong>“düşük frekanslı elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli</strong>” ile fay hatlarının yıllarca biriktirdiği gerilim ve enerji bu projenin kapsamında. Ama gücü veya türevleri sadece bunla sınırlı değil.</div> <div></div> <div>Mesela iklimleri değiştirebilir, kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir, ozon tabakası ile oynayabilir, deprem yaratabilir, okyanus dalgalarını kontrol edebilir, dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir, radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir.</div> <div>O nedenle birçok ülkede yaşanan, orman yangınları, depremler ve sel felaketleri de bu askeri teknolojik silahın günahları arasında. Nitekim uzaya fırlatılan yani yerleştirilen <strong>NASA</strong> <strong>uyduları</strong>, muazzam ölçüde yer hareketlerini gözlemleyebiliyor ve sonuçlarını önceden öngörebiliyor. Bu nedenle <strong>fay</strong> hatları aktif ve gerilimle enerji biriktiren bölgelerde depremi tetikleme, imkan dahilinde.<strong> </strong></div> <h3><strong>“Tanrının Okları”</strong></h3> <div>Hatırlarsanız <strong>Türk Uzay Ajansı Başkanı</strong>, <strong>Amerika'nın</strong> "<strong>Tanrı'nın Okları</strong>" diye adlandırılan uzay silahlarına sahip olduğunu söylemişti. Bunu söyleyen sıradan birisi olsa belki gülüp geçebiliriz. Ama bu konuyu gündeme getiren kişinin <strong>Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım</strong> olması, <strong>Türkiye’deki</strong> kurumsal devlet yapısının bu ihtimali dışlamadığını göstermesi açısından önemlidir.</div> <div></div> <div>Biliyorsunuz, <strong>Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım</strong>; uzaydan atılan titanyum alaşımlı 10 metre çubuklarla 7-8 şiddetinde deprem yaratıldığını iddia etmiş, “<strong>Titanyum alaşımlı 10 metre çubukları uzaydan dünyaya istediği hedefe gönderebilen savaşçı uydular var! Bu çubuklar yerin 5 kilometre derinliğine nüfus ederek 7-8 şiddetinde deprem yaratıyor. Bunları tespit etmek de mümkün değil</strong>” demişti.</div> <h3><strong>Urfa’nın etrafı çamurlu dereler…</strong></h3> <div><strong>ABD'nin</strong> askeri teknolojik silahı, <strong>6 Şubat</strong> depreminden sonra tekrar ortaya çıktı. <strong>6 Şubat'ta</strong> meydana gelen <strong>Kahramanmaraş</strong> merkezli depremlerden etkilenen illerden <strong>Şanlıurfa</strong>, <strong>Adıyaman</strong> ve <strong>Malatya'da</strong> Çarşamba günü etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Sağanak yağışlar, özellikle <strong>Şanlıurfa'da</strong> etkin oldu.</div> <div></div> <div>Beceriksiz yerel yönetimlerin basiretsiz işleri, sözde çevre düzenlemeler, plansız ve yetersiz alt yapı çalışmaları daha doğru bir ifadeyle doğaya yapılan yanlış müdahaleler felaketin asıl nedeni olmakla birlikte tıpkı <strong>deprem</strong> felaketinde olduğu gibi <strong>ABD'nin</strong> askeri teknolojik silahı <strong>HAARP</strong>, bir kez daha gündemde geldi.</div> <h3><strong>Neden sel Güneydoğu’yu vurdu?</strong></h3> <div>İster “<strong>iklim</strong> <strong>değişikliği”</strong> deyin ister “<strong>Allah'ın</strong> <strong>ikazı</strong>” deyin ortada bir <strong>felaketin</strong> yol açtığı, onlarca can ve mal kaybı var. <strong>Meteoroloji</strong> verilere göre <strong>Şanlıurfa,</strong> son yılların en yoğun yağışını aldı. <strong>Urfa'nın</strong> yıllık yağış ortalaması 450 kilogram, sadece iki gündeki toplam yağış miktarı neredeyse <strong>150</strong> kilogram. Mevsim normallerinin üstünde gerçekleşen yoğun yağışlar, sizce normal mi?</div> <div>Ne oldu da <strong>Nuh</strong> <strong>Tufanını</strong> andıran şekilde, <strong>yer-gök su</strong> kusmaya başladı?</div> <div></div> <div>Açın haritayı bakın <strong>Şanlıurfa’nın</strong> aşağısında <strong>Suriye’de</strong> hangi şehirler var, hangi örgütlerin kontrolünde ve <strong>ABD</strong> askeri üsleri nerelerde bulunuyor?</div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> ülke güvenliğine tehdit oluşturan <strong>ABD</strong> destekli terör örgütüne yönelik muhtemel askeri harekatından kimlerin rahatsız olduğu sizlerin malumu.</div> <h3><strong>Suriye'deki terör bölgesine müdahale edecek 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı…</strong></h3> <div>Şanlıurfa merkez <strong>Karaköprü</strong> bölgesinde konuşlu <strong>20 Zırhlı Tugay Komutanlığı</strong>, sınır ötesi askeri harekatın ana omurgasını oluşturacak askeri birlik. <strong>Karaköprü</strong> ilçesinde bulunan <strong>Akpiyar</strong> <strong>Deresi'nin</strong> taşması sonucu bu bölge adeta selin bıraktığı çamur deryasına dönüşmüş durumda. Öyle ki, kent merkezindeki <strong>Abide</strong> <strong>Kavşağı'ndaki</strong> alt geçit tamamen suyla doldu. </div> <div><strong>20. Zırhlı Tugay Komutanlığı</strong>'nın etrafı sanki <strong>ortaçağ</strong> <strong>Avrupasında</strong> etrafı su dolu hendeklerle çevrilmiş gibi. <strong>Zırhlı</strong> araçların hareket etmesi çok zor. Bu mevsim normallerinin üstündeki yağışlar, sınır bölgesini de balçık tarlasına dönüştürmüş. <strong>Zırhlı</strong> personel taşıyıcı araçların ve tankların bu ortamda hareket kabiliyeti oldukça düşük seviyede.</div> <div><strong>Müttefik</strong> demeye bin şahit isteyen <strong>Amerikalı</strong> sığır çobanları, <strong>HAARP</strong> ile <strong>Türk Silahlı Kuvvetlerinin</strong> savaş gücünü akılları sıra boşa çıkarmaya çalışıyorlar. Bu doğa olaylarını kullanarak ülkemize yapılan dolaylı savaştan başka bir şey değil.</div> <div><strong>ABD</strong>, <strong>Türkiye'ye</strong> <strong>dolaylı tutum stratejisi</strong> uyguluyor.</div> <div><strong>Dolaylı</strong> <strong>tutum</strong> <strong>stratejisi</strong>; bir askeri strateji olarak, düşmanın ana kuvvetlerinin savaş alanında imha edilerek yenilmesi şeklindeki geleneksel doğrudan tutumdan farklı olarak, düşmanın fizik ve psikolojik dengesinin bozularak savaşma kararlılık ve gücünün kırılmasına yönelik stratejik tutumlardır. <strong>Orman</strong> <strong>yangınları</strong>, <strong>deprem</strong> ve <strong>sel</strong> <strong>felaketlerini</strong> bu kapsamda değerlendirin.</div> <h3><strong>ABD, Erdoğan'ı istemiyor!</strong></h3> <div>Öncelikle belirteyim;<strong> HAARP</strong> projesini tek bir uygulama ile sınırlamayın. <strong>ABD</strong> ordusunun <strong>NASA</strong> işbirliğinde <strong>Soğuk</strong> <strong>Savaş</strong> döneminden bu güne insan türünü ortadan kaldırabilecek araştırmalar ve deneyler yaptıkları biliniyor. Bu kapsamda <strong>Hitler,</strong> <strong>Nazi</strong> rejiminin soykırım ve zalimce uygulamaları ile <strong>ATOM</strong> <strong>Bombasının</strong> <strong>Japonya’ya</strong> atılması arasında hiç fark yok. Bu katliamları yapanlar neden <strong>Türkiye’deki</strong> insanları, <strong>Türk</strong> <strong>halkını</strong> hedef almasın ki?</div> <div><strong>HAARP</strong> silahının kullanılmasının <strong>14 Mayıs 2023'te</strong> <strong>Türkiye'de</strong> yapılacak veya yapılması planlanan <strong>seçimlere</strong> <strong>müdahale</strong> olabileceği hiç aklınıza geldi mi?</div> <div>“<strong>Yok daha neler</strong>” falan demeyin?</div> <div>Benim için de “<strong>bu aklı sıra dış güçler edebiyatı yapıyor</strong>” diye de düşünmeyin. Ben <strong>reelpolitik</strong> bir durumdan söz ediyorum. <strong>CIA</strong> tarihini araştırın, bu tür operasyonlar onlar için çocuk oyuncağı.</div> <div><strong>11</strong> ili kapsayan deprem bölgesinde, halkın göreceli bir haklılık ve hoşnutsuzluğu mevcut. <strong>Can</strong> kaybının yüksekliği, arama kurtarma ekiplerinin yetersizliği, koordinasyon eksikliği gibi nedenlerden dolayı iktidar mensuplarına karşı bir tepkisellik görülüyor. <strong>Sel</strong> <strong>felaketi</strong> ile bu tepkiler üçe dörde katlanmış sanki. Bölgede görevli <strong>bakanlara</strong> yönelik protesto görüntülerinin her biri sosyal medyada viral.</div> <div>Tüm bunlar <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan'ın</strong> bölge halkı nezdindeki krebiletesini olumsuz etkilemek için.</div> <div><strong>Türkiye'ye</strong> yönelik bu dolaylı savaş, <strong>Erdoğan'ı</strong> hedef alıyor. <strong>Erdoğan'ın</strong> siyaseten devre dışı kalması için, <strong>Türk</strong> <strong>halkının</strong> <strong>can</strong> <strong>güvenliğini</strong> kullanıyorlar.</div> <div><strong>Sonuç:</strong></div> <div><strong>6 Şubat Kahramanmaraş</strong> merkezli depremde <strong>HAARP</strong> silahının kullanılmasının asıl nedeni <strong>Türk</strong>-<strong>Rus</strong> işbirliğinde inşa edilen <strong>Akkuyu</strong> <strong>Nükleer</strong> <strong>Santrali'nin</strong> zarar görmesi ve yıkılmasıdır. Ardından yaşanan sel felaketi ile iktidar partisinin oy deposunda, seçmen kitlenin hoşnutsuzluğu bir rejim krizine dönüştürülmek istenmiştir.</div> <div>Hatta bazı kulislerde <strong>Erdoğan'ın</strong> bu sorunu aşabilmek için yerine mevcut <strong>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu</strong> aday gösterebileceği dillendiriliyor. Seçim iptali de konuşulanlar arasında…</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>Seçilmiş Kaynakça </div> <div>https://www.akkunpp.com/akkuyu-ngs-insaat-projesi</div> <div>https://enerji.gov.tr/bilgi-merkezi-dogal-gaz-boru-hatlari</div> <div>https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-62067593</div> <div>https://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151212_akkuyu</div> <div>https://www.emo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=76924&tipi=2&sube=0</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/haarp-teknolojilerinin-kullanma-sekli-5411.html</strong></div> <div>https://onedio.com/haber/akkuyu-nukleer-santrali-icin-deprem-riski-uyarisi-1050712</div> <div>https://www.mimarlikdergisi.com/index.cfm?sayfa=mimarlik&DergiSayi=417&RecID=4518</div> <div>https://www.cnnturk.com/video/dunya/son-dakika-putinden-turkiyede-dogal-gaz-merkezi-mesaji</div> <div>https://tr.euronews.com/2022/10/12/rusya-lideri-putin-avrupa-icin-turkiyede-dogal-gaz-merkezi-kurabiliriz</div> <div>https://www.voaturkce.com/a/turkiye-dogalgaz-merkezini-trakyaya-kurmayi-planliyor-erdogan/6789682.html</div> <div>https://tr.euronews.com/2019/03/18/turkiye-halkin-ucte-ikisi-nukleer-santrallere-karsi-ak-partililerde-destek-orani-yuzde-50</div> <div>https://sputniknews.com/20230313/russia-proposed-gas-hub-project-in-turkey-at-stage-of-legal-registration-1108323412.html</div> <div>https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/trakyaya-kurulacak-dogal-gaz-merkezi-1-yil-icinde-isler-hale-getirilecek-751166.html</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/deprem-neden-bu-kadar-yikiciydi-akkuyu-nukleer-santral-ne-durumda-secim-ertelenir-mi-5301.html</strong><strong></strong></div> <div>https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/142280/-yerli-dogal-gazimizi-2023-te-milletimizin-hizmetine-sunmak-icin-gece-gunduz-calisiyoruz-</div> <div>https://www.kibrispostasi.com/c58-GUNEY_KIBRIS/n463371-kibris-cevre-hareketi-akkuyu-nukleer-santrali-konusu-ab-nezdinde-gundeme-getirilmeli</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/cumhurbaskani-erdoganin-dikkatine-turkiye-nukleer-silah-uretti-mi-atom-bombasina-sahip-mi-makale,1693.html-1693.html</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>