- 12-06-2026 07:56
- 1052
-Foto: Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Hüsamettin Cindoruk, Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu
Erdinç Cündübeyoğlu, Moskova'dan yazdı;
Seçimler tarihimiz ve dönemin liderleri
MOSKOVA
Çok partili hayata geçiş ve seçimler…
Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla, Osmanlı Devleti’ne batılı anlamda bir parlamenter düzenin yolu açıldı. 1877’de ilk kez halkın oylarıyla milletvekillerinin seçildiği Meclis-i Mebusan, Osmanlı’nın modernleşme çabalarının en önemli simgelerinden biri oldu. Ancak bu meclis, sınırlı yetkileriyle ve sadece belli bir kesimi temsil etmesiyle sınırlıydı. Cumhuriyet’in ilanı, 1923’te, halkın egemenliğini ilan etmesiyle, yeni bir dönemin kapılarını araladı. Cumhuriyet’le birlikte, TBMM, halkın doğrudan iradesiyle şekillenen, güçlü bir temsil organı haline geldi. Çok partili sisteme geçiş, 1946’da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla başladı ve o günden bu yana, Türkiye’nin seçim kültürü, halkın iradesini her seferinde en güçlü biçimde sandığa yansıtma kararlılığıyla evrildi. Bugün, Türkiye’de her seçim, demokrasinin köklerini güçlendiren ve halkın sözünün her zamankinden daha çok değer kazandığı bir tarihsel miras olarak devam ediyor."
Siyasi yasaklar ve sonuçları…
Osmanlı'nın son dönemlerinde siyasi partiler yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Ancak dönem dönem sıkı denetim ve baskılar uygulanabiliyordu.
Cumhuriyet'in ilk yılları:
Cumhuriyet'in kurulmasından sonra çok partili hayata geçme girişimleri oldu. Ancak:
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1925 yılında kapatıldı.
Serbest Cumhuriyet Fırkası kısa süre faaliyet gösterdikten sonra kendini feshetti.
Bu dönemde uzun yıllar tek parti yönetimi devam etti.
1960 Darbesi sonrası:
27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinden sonra bazı partiler kapatıldı ve siyasetçilere siyasi yasaklar getirildi. Özellikle Demokrat Parti kapatıldı.
1980 Darbesi sonrası:
12 Eylül 1980 askerî darbesi, Türkiye'deki siyasi hayat üzerinde en büyük etkilerden birini yaptı.
Mevcut bütün siyasi partiler kapatıldı.
Çok sayıda siyasetçiye 10 yıl süreyle siyasi yasak getirildi.
Yeni partilerin kurulması sıkı kurallara bağlandı.
1987 yılında yapılan referandumla bu siyasi yasakların büyük bölümü kaldırıldı.
Parti kapatma süreci:
Günümüzde siyasi partiler ancak mahkeme kararıyla kapatılabilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre partiler;
“Şiddeti teşvik ederse”, “Demokratik ve laik cumhuriyet düzenine karşı faaliyet yürütürse”, “Ülkenin bölünmez bütünlüğüne aykırı faaliyetlerin odağı haline gelirse”, hakkında kapatma davası açılabilir.
Bu davaları genellikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı açar ve kararı Anayasa Mahkemesi verir.
Bugüne kadar kapatılan bazı partiler:
Cumhuriyet tarihi boyunca onlarca siyasi parti çeşitli nedenlerle kapatılmıştır. Bunlar arasında:
Demokrat Parti
Milli Nizam Partisi
Milli Selamet Partisi
Refah Partisi
Fazilet Partisi
Demokratik Toplum Partisi
yer almaktadır.
Türkiye'nin siyasi tarihinde parti yasakları ve kapatmalar genellikle güvenlik, anayasal düzen ve darbelerle bağlantılı olmuştur. Bu konu, aynı zamanda demokrasi, hukuk devleti ve siyasal özgürlükler açısından uzun yıllardır tartışılmaya devam etmektedir.

Siyasi yasaklı olan siyasetçiler, 90'lı yıllara girerken referandumla siyahi haklarını geri aldılar, her ne kadar Özal, referandumu savunsa da halka karşı durmanın doğru olmadığını siyasi mühendisliklerin doğru olmadığını görmüştü.
Demirel ve İnönü belki de en uyumlu koalisyonlardan biri sayılabilirdi ancak Özal’ın ani ölümü, bu uyumlu koalisyonu kısalttı sonrası ise Mesut Yılmaz, Tansu Çiller’in “sağ blokta kim birinci olacak” tartışmaları arasındaki "patinaj"larıyla geçti ve AK Parti’nin gelmesini sağlayacak ortamın hazırlanmasına yardımcı olmuştur.
Demokrasi tarihimizin 1 asrı geçen sürecinde, yukarıda belirttiğim yasaklar, kapatmalar olsa da demokratik teamüllere uyulmuştur ve görevde olan yeni seçilene, yeni iradeye yerini bırakmıştır, halkımız Ortadoğu halkından farklı olarak buna alışmıştır ve bunu talep etmektedir, belli referandumlarla (Evren ve Özal dönemlerinde) kendisine gösterilenin aksine davranmış ve kendi iradesini her zaman belirtmiştir.
Türk halkımızın alıştığı ve benimsediği seçimler ve demokratik hakları aynı şekilde devam edecektir; halkımız, yapılan güzel hizmetleri veya eksik olduğu düşünülenlere göre yine hür iradesiyle seçimini yapacaktır.

-Görselde yer alan tarihi fotoğraf, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihine yön vermiş üç önemli liderin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) yıllarındaki öğrencilik ve mezuniyet yıllığı fotoğraflarıdır.
Fotoğraftaki detaylar ve liderlerin ortak özellikleri şu şekildedir:
Ortak özellikleri ve İTÜ yılları
- Mühendis kökenli liderler: Üç isim de Türkiye'nin "mühendis kökenli siyasetçiler" ekolünün en önemli temsilcileridir.
Liderlerin bölümleri ve siyasi ünvanları
- Süleyman Demirel (Sol başta)
- Bölümü: İnşaat Şubesi (İnşaat Mühendisliği)
- Siyasi Kariyeri: Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı ve 7 dönem başbakanlık yapmış Devlet Su İşleri (DSİ) eski genel müdürüdür.
- Necmettin Erbakan (Ortada)
- Bölümü: Makina Şubesi (Makine Mühendisliği)
- Siyasi Kariyeri: Türkiye Cumhuriyeti'nin 54. Hükümet Başbakanı, Milli Görüş hareketi lideri ve İTÜ Motorlar Kürsüsü'nde görev yapmış eski bir profesördür.
- Turgut Özal (Sağ başta)
- Bölümü: Elektrik Şubesi (Elektrik Mühendisliği)
- Siyasi Kariyeri: Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı ve 1980'li yıllara damgasını vuran 19. Başbakanıdır. Devletteki kariyerine Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nde başlamıştır.
.
Erdinç Cündübeyoğlu, dikGAZETE.com