<h3><span><strong>“Rusya nerede?”</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div>Çok iyi hatırlıyorum… <strong>2005</strong> veya <strong>2006</strong> yılıydı. <strong>Baltık</strong> cumhuriyetlerinin birinde <strong>Rus</strong> kökenli vatandaşlar protesto eylemi düzenliyordu. <strong>Rusya'nın</strong> bir <strong>TV</strong> muhabiri, gelişmeleri kalabalığın içinden aktarıyordu. Muhabir, yerel yetkililer ve polislerin, <strong>Rus</strong> kökenli vatandaşların haklarını çiğnediğini anlatıyordu. Tam da o sırada, ekranlarda bir Rus, “<strong>Rusya nerede?!.</strong>” diye çığlık attı.</div> <div>Bu olayın, <strong>Rusya'nın</strong> önemli adımlar atması için bir neden olduğunu söylemek istemiyorum. Sadece bu olaydaki “<strong>Rusya</strong> <strong>nerede</strong>?” tepkileri şöyle ya da böyle çoğu yerde seslendirilmeye başlayınca, <strong>Rusya</strong> <strong>Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong> harekete geçti. Tabii ki, <strong>Putin'in</strong> adımlarına sadece bu sebep olmadı. Fakat, genelleme olarak, “<strong>Rusya</strong> <strong>nerede</strong>?” tepkileri o dönem her alan için geçerliydi: Dış politika, teknoloji, silah sanayisi, bilim, sanat ve diğerleri.</div> <div>Harekete geçen <strong>Putin</strong>, dünyanın çeşitli platformlarında <strong>Moskova'nın</strong> kırmızı çizgilerini anlatarak herkesi uyardı.</div> <div>Özellikle, <strong>10</strong> <strong>Şubat</strong> <strong>2007'de</strong> <strong>Münih</strong> <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konferansı'nda</strong> <strong>Putin</strong>, kürsüye çıkarak, <strong>Rusya-NATO</strong> ilişkilerinde bugünlere uzanan yolun ilk işaretini ilan etmişti. <strong>Putin</strong>, “<strong>Günümüz dünyasında, tek kutuplu dünya kabul edilemez ve bu imkansız</strong>” diyerek, <strong>Rusya'nın</strong> küresel güç olarak sahneye geri dönüşünü ilan etmişti.</div> <div>Daha sonra <strong>2008</strong> yılındaki <strong>Gürcistan</strong> olayları ve arkasından <strong>Ukrayna</strong>.</div> <div>Bunları neden anlatıyorum; malum, <strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong>, geçtiğimiz günlerde <strong>Venezuela'ya</strong> saldırılar düzenlediklerini ve ülkenin devlet başkanı <strong>Nicolas</strong> <strong>Maduro'yu</strong> ele geçirdiklerini açıklayarak tüm dünyayı ayağa kaldırmıştı. Arkasından <strong>Trump</strong>, <strong>Grönland'ı</strong> ele geçireceklerini açıkladı.</div> <div>Ve bu gelişmeler bağlamında <strong>Türkiye'den</strong> çoğu dost, arkadaş soruyor: “<strong>Rusya nerede?</strong>”</div> <div>Yanıt veriyorum:</div> <div><strong>Rusya</strong>, <strong>Venezuela</strong> olayları ile ilgili üst düzey seviyede açıklamalarda bulundu. Sessiz de kalabilirdi. Ama yapmadı. Fakat, <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Venezuela</strong> kıyılarına askeri yardım yapmasını düşünmek çok saflık olur.</div> <div>Buyurun size ünlü <strong>Rus</strong> siyaset bilimcilerin sözlerini aktarayım:</div> <div><strong>-Elbette Rusya, Venezuela</strong> yönetimine siyasi ve manevi destek verecek, uluslararası platformlarda gerekli tüm adımları atacak. Fakat birçok nedenden dolayı şu anda başka ne yapabileceğimizi söylemek zor.</div> <div><strong>-Ukrayna</strong> konusunda <strong>Rusya-ABD</strong> müzakereleri belirleyici aşamaya girmiş durumda. <strong>ABD</strong>, <strong>Moskova’nın</strong> bu koşullar altında sorun çıkarmayacağına inanıyor.</div> <div><strong>-Rusya’nın</strong> kendi etki alanı var. <strong>Venezuela’ya</strong> sempati duyuyoruz. Fakat bugün <strong>Venezuela’yı</strong> korumak için aşırı faal bir mücadeleye girişmenin bir sonucu olmaz. <strong>Rusya’nın</strong> olanaklarının sınırı ve dış politika hedeflerinin önceliği göz önüne alındığında bunun gereksiz olduğu da açık şekilde ortada. <strong>Rusya</strong> için hayati önem taşıyan savaşlar <strong>Latin</strong> <strong>Amerika</strong> kıyılarından çok uzakta. Bizim savaşlarımız şu an devam ediyor.</div> <div>Ve başka bu gibi benzer görüşler.</div> <div><strong>Rusya'nın</strong> kendi kırmızı çizgileri vardır. <strong>Putin</strong>, stratejisini hazırlarken, tüm detayları göz önünde bulunduruyor. Bu bağlamda <strong>Moskova</strong> için kırmızı çizgiler, eski <strong>Sovyet</strong> cumhuriyetleri (Baltık cumhuriyetleri hariç. Ki burada da bazı faktörler var) ve komşu ülkeler olmakta. Bazı bölgeler de buraya ait olabilir.</div> <div><strong>Grönland</strong> konusuna gelince ise, <strong>Rusya Devlet Başkanı Putin</strong>, <strong>Güvenlik</strong> <strong>Konseyi'nin</strong> daimi üyeleriyle yaptığı brifingde, <strong>Grönland</strong> ile ilgili durumun <strong>Rusya'yı</strong> ilgilendirmediğini belirtti. <strong>Putin</strong>, “<strong>Grönland'da</strong><strong> </strong><strong>yaşananlar bizi hiç ilgilendirmiyor</strong>” dedi. <strong>Putin</strong>, <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri</strong> ile benzer sorunları çözme konusunda deneyime sahip olduğunu da sözlerine ekledi. <strong>Putin</strong>, <strong>19.</strong> yüzyılda <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Alaska'yı</strong> <strong>ABD'ye</strong> <strong>7,2 milyon dolara</strong> sattığını hatırlattı ve bu eyaleti örnek göstererek <strong>Grönland'ın</strong> değerini <strong>250 milyon dolar</strong> olarak değerlendirdi.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Dışişleri</strong> <strong>Bakanı</strong> <strong>Lavrov'un</strong> son açıklaması da çok dikkat çekici.</div> <div><strong>2025</strong> yılında <strong>Rus</strong> diplomasisinde yaşanan gelişmelere ilişkin <strong>Moskova’da</strong> açıklamalarda bulunan <strong>Lavrov</strong>, “<strong>Rusya</strong> ve <strong>Çin'in</strong> <strong>Grönland'ı</strong> <strong>'ele</strong> <strong>geçirme'</strong> planları bulunmuyor. Böyle bir planımızın olmadığını <strong>ABD</strong> gayet iyi biliyor. <strong>Rusya</strong>, <strong>Grönland</strong> meselesine karışmıyor, sadece takip ediyor” dedi.</div> <div><strong>Rusya,</strong> yaşanan tüm gelişmeleri dikkatle izliyor ve ona göre hazırlığını yapıyor. <strong>Rusya,</strong> kendi savunma sanayisini güçlendiriyor. Ordusunu kuvvetlendiriyor. Teknolojisini geliştiriyor. Olası ani gelişmelere karşı tüm hazırlıklarını yapıyor.</div> <div><strong>Lavrov'un</strong>, dünya sahnesinde tüm kuralların silindiğini söyleyerek artık <strong>'güçlünün haklı olduğu'</strong> bir oyunun oynandığını vurgulaması da çok önemli. <strong>Moskova,</strong> bunları dikkate alıyor.</div> <div>Dolayısıyla, “<strong>Rusya nerede?”</strong> diye soranlara “<strong>Rusya yerinde duruyor</strong>” diyorum ve ekliyorum:</div> <div><strong>Rusya</strong>, gelişmeleri izliyor. <strong>Kırmızı</strong> çizgileri her fırsatta herkese hatırlatıyor. <strong>Rusya</strong>, <strong>Avrupa'nın</strong> bir gün kapısını çalacağını da biliyor. Çünkü hangi deli, ucuz <strong>Rus</strong> gazı veya petrolünden vazgeçer? Veya hangi deli, <strong>Rusya</strong> piyasasından vazgeçer?</div> <div>Zaten bunu yapanlar da bugünkü <strong>Avrupa</strong> liderleri… Onlar da şimdi daha fazla deli olmaya başladılar. Çünkü meydana <strong>Trump</strong> indi. <strong>Lavrov'un</strong> vurguladığı gibi; “<strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Donald</strong> <strong>Trump'ın</strong> küresel arenada davranış kurallarını yalnız başına belirleme politikası <strong>Avrupa</strong> için bir şok oldu!”</div> <div>.</div> <div><strong>Fuad Safarov, dikGAZETE.com</strong></div> <h4><span><strong>Putin, Grönland’ın fiyatının "200-250 milyon dolar" olabileceğini söyledi</strong></span></h4>