- 26-05-2026 15:34
- 812
Fuad Safarov, Moskova’dan yazdı;
Lugansk'ta çocuk öğrencilere yönelik terör saldırısı...
MOSKOVA
Gazetecilik mesleğinde insan birçok acıya tanıklık eder. Savaşları görür, yıkımları izler, gözyaşlarına şahit olur. Ancak bazı manzaralar vardır ki ne kadar tecrübeli olursanız olun insanın yüreğinde derin izler bırakır. Rusya'nın Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin Starobelsk kentinde gördüklerim de işte böyle bir iz bıraktı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın davetiyle dünyanın farklı ülkelerinden gelen gazetecilerle birlikte Starobelsk’e gittik. Öğrenci yurduna yönelik saldırıda 21 genç hayatını kaybetmişti. Olayın yaşandığı yere ulaştığımızda bizi karşılayan manzara, rakamların anlatamayacağı kadar ağırdı.

Öncelikle, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ukrayna ordusunun vurduğu ve 21 öğrencinin hayatını kaybettiği belirtilen Starobelsk kentine düzenlenen ziyarete 50’den fazla yabancı gazetecinin katıldığını açıkladı. Zaharova, “Lugansk Halk Cumhuriyeti’ne 19 farklı ülkeden medya temsilcileri geldi. Aralarında Avusturya, Brezilya, İngiltere, Macaristan, Venezuela, Almanya, Yunanistan, İspanya, İtalya, Katar, Çin, Küba, Lübnan, BAE, Pakistan, ABD, Türkiye, Finlandiya ve Fransa’dan gazeteciler bulunuyor” dedi.

Moskova’dan başlayan yolculuğumuz, yıkılmış bir öğrenci yurdunun önünde son buldu. Beş katlı binanın koridorlarında dolaşırken, savaşın ve şiddetin, genç hayatlar üzerindeki acımasız izlerini gördük.
Kırılmış camlar, parçalanmış pencereler, devrilmiş dolaplar, yarım kalmış hayatların sessiz tanıkları gibi ortada duruyordu. Bir köşede unutulmuş bir oyuncak, başka bir odada açık kalmış bir defter, yerde duran bir çift ayakkabı…
Bazen bir oyuncağın sessizliği, en yüksek sesli açıklamalardan daha fazla şey anlatır.

Rusya Soruşturma Komitesi yetkilisi Dmitriy Manşin, oda oda gezdirerek yaşananları anlattı. Çökme sonucu, katları birbirine karışmış binanın içinde ilerlerken insanın aklına tek bir soru geliyordu: Burada yaşamaya çalışan bu gençlerin suçu neydi?

Manşin, duvarlardaki kan izlerini gösteriyor. Koridorlarda dolaşırken insanın boğazına düğümlenen o hissi tarif etmek kolay değil. Çünkü karşınızda sadece beton ve demir yığınları yoktu; yarım kalmış hayaller, tamamlanamayan eğitimler ve bir daha eve dönemeyecek çocuklar vardı.

Dışarıda ise başka bir acı yaşanıyordu.
Evlatlarını kaybeden aileler, ellerinde fotoğraflarla bekliyordu.
Bazılarının gözlerinde yaş kalmamıştı artık. Fotoğraflardaki
çocukların doğum tarihlerine baktım. 2006… 2007…

Bir an durup düşündüm.
Daha hayatlarının baharındaydılar. Kimisi öğretmen olmayı, kimisi üniversiteyi bitirmeyi, kimisi ise sadece geleceğe umutla bakmayı hayal ediyordu. Şimdi ise geriye yalnızca fotoğrafları ve ailelerinin dinmeyen acıları kalmıştı.

Yanımda bulunan yabancı gazetecilerin yüzlerine baktım. Farklı
ülkelerden, farklı kültürlerden gelmiş insanlardı. Ancak o an
hepimizin yüzünde aynı ifade vardı: Derin bir üzüntü ve şaşkınlık.

Çünkü çocukların kaldığı odaları, oyuncaklarını, okul defterlerini
gördüğünüzde gazeteci kimliğiniz bir kenara çekiliyor; yerini insan olmanın getirdiği ortak vicdan alıyor.

Daha sonra hastane önünde açıklama yapan Lugansk Halk Cumhuriyeti Başkanı Leonid Paseçnik, yaşananları “21. yüzyılda kabul edilemeyecek bir vahşet” olarak nitelendirdi. Rusya İnsan Hakları Komiseri Yana Lantratova ise dünyanın vicdanına seslenerek, “Bu çocukların suçu neydi?” diye sordu.
Aslında bugün Starobelsk’te yankılanan en önemli soru da bu.
Starobelsk’ten ayrılırken geride sadece yıkılmış bir bina bırakmadım.

Hafızama kazınan görüntüler, koridorlarda kalan sessizlik ve ailelerin gözlerindeki tarifsiz acıyı da beraberimde götürdüm.

Bu arada, bu önemli gezi programını organize eden Rusya Dışişleri Bakanlığı, özellikle Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova ve emeği geçen herkese şükranlarımı aktarmak da istiyorum. Program çok iyi derecede
organize edilmişti.
.
Fuad Safarov, dikGAZETE.com