<h3><span><strong>MİRYOKEFALON ZAFERİ SAVAŞ YERİ KEŞİF GEZİSİ... 16-17 Eylül 2024</strong> </span></h3> <h4><strong>Giriş</strong></h4> <div>Bu yazı, <strong>MİRYOKEFALON</strong> <strong>Zaferi’nin</strong> <strong>848</strong>. yıldönümüne denk getirilen <strong>16-17 Eylül 2024</strong> tarihleri arasında 2 günlük, savaş yeri keşif gezisi hakkındadır. Gezinin amacı, tarihî coğrafya araştırmacısı, eski Karayolcu, <strong>İnş. Y. Müh. <span>Ramazan Topraklı</span></strong>’nın, gerek meslekî gerekse kişisel çabaları sonucu yaklaşık <strong>20</strong> <strong>yıldır</strong> bilimsel eserlere ve yerinde incelemeleriyle delillendirdiği, <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı’nın</strong> yeriyle ilgili iddiasını, <strong>Selçuklu</strong> dönemi tarihçi akademisyenlerin yanı sıra, konuyla ilgili kişilerin katıldığı <strong>22</strong> kişilik bir heyetle yerinde görmek ve <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Zaferi’nin</strong> <strong>848. yıldönümü</strong> kutlama törenlerine katılmaktır.</div> <div><strong>Miryokefalon Savaşı’nın Yeri: </strong>Aslında <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı’nın</strong> yerinin, mâkul delil ve bilimsel kaynaklara dayalı olarak en rasyonel biçimde belirlenmesi, özellikle <strong>Türkiye</strong> <strong>Türkleri</strong> için oldukça önemlidir. Zira <strong>Malazgirt</strong> <strong>Zaferi</strong> sonrası <strong>Türklerin</strong> <strong>Anadolu</strong> hâkimiyeti açısından temel teşkil eden bir savaş olan <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı</strong>, bundan tam <strong>848</strong> <strong>yıl</strong> önce <strong>1176</strong> yılında, <strong>Anadolu</strong> <strong>Selçuklu</strong> <strong>Sultanı II. Kılıçaslan’ın</strong>, o dönem <strong>Bizans</strong> <strong>İmparatoru</strong> olan <strong>1. Manuil’e</strong> karşı kazandığı bir zafer olmaktadır.</div> <div><strong>Savaş</strong> <strong>yeri</strong> hakkında çeşitli iddialar ileri sürülmekle birlikte, bunlar içinde en anlamlı olanın, tarihi kaynaklara ve yerinde yapılan incelemeler doğrultusunda <strong>R. Topraklı</strong> tarafından ortaya konulan <strong>Kemer</strong> <strong>Boğazı</strong> <strong>ve Yenice Sivrisi</strong> iddiasıdır. Zira şimdiki <strong>Eğirdir</strong> <strong>Gölü</strong>, savaşın yapıldığı tarihte <strong>Hoyran</strong> ve <strong>Eğirdir</strong> gibi iki ayrı göldür ve tarihî <strong>Anayol</strong> iki göl arasındaki <strong>Kemer</strong> <strong>Boğazı’ndan</strong> geçmektedir. Savaş, <strong>Isparta’nın</strong> <strong>Gelendost</strong> ilçesi <strong>Yenice</strong> <strong>Sivrisi</strong> denilen alanda gerçekleşmiştir.</div> <div>Konuyla ilgili eserlere bakıldığında, <strong>Topraklı’nın</strong>, iddiasını çeşitli kitap, makale ve bildirilerle ortaya koyduğu görülmektedir (bkz. Topraklı, 2010 ve diğer.).</div> <h4><strong>Keşif Gezisi 1. Günü</strong></h4> <div>Gezi, <strong>16 Eylül 2024 Pazartesi</strong> günü <strong>Ankara’nın</strong> <strong>Çukurambar</strong> semti <strong>Yıldız</strong> <strong>Camii</strong> önünden, sabah saat 7.00’de başlamıştır. <span><strong>Ramazan</strong> </span><strong><span>Topraklı</span>’nın</strong> önderliğinde hazırlanan programa göre gerçekleştirilen gezinin hamisi (netgsm sahibi) İşadamı <strong>Âdem</strong> <strong>Öcal</strong>, <strong>Isparta</strong> ve <strong>Gelendost</strong> Belediyeleridir. <strong>Geziye</strong>, <strong>Ankara’daki</strong> çeşitli üniversitelerin tarih bölümü akademisyenlerinin katıldığı görülmüştür. Savaş yeri haritası, katılımcı kimlik kartları vb. işler, Haritacı <strong>Medeni</strong> <strong>Altın</strong> tarafından yapılmış olan geziye, <strong>Topraklı’nın</strong> eşi <strong>Beyhan</strong> <strong>Hayriye</strong> <strong>Topraklı</strong> ile <strong>Medeni</strong> <strong>Altın’ın</strong> eşi <strong>Hatice</strong> <strong>Altın</strong> da katılmışlardır.</div> <div>Gezide, <strong>Sivrihisar’daki</strong> kahvaltı molası öncesi, heyet üyesi katılımcıların kendilerini kısaca tanıtmaları istenerek, ekip içinde sosyal bir ortamın oluşması sağlanmış; ilerleyen saatlerde ise katılımcıların konuya ilişkin bilgilerini paylaşarak, gezinin oldukça interaktif ve etkileşim içinde geçtiği gözlenmiştir.</div> <div><strong>Gezi</strong> boyunca, <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı</strong> ve gezilen bölgeye ilişkin bilgilerin genellikle <strong>R. Topraklı</strong> tarafından verildiği, bazen de katılımcıların görüşlerini öğrenmek için soruların sorulduğu ve cevapların tartışıldığı oldukça bilimsel ve etkileşimli biçimde, adeta araç içi bir çalıştayın sürdüğü görülmüştür.</div> <div><strong>Battal Gazi Türbesi:</strong> Kahvaltı sonrası gelinen ilk tarihi mekân, <strong>Türklerin</strong> <strong>Anadolu’yu</strong> vatan yapması sonrası adı “<strong>Çay</strong> <strong>Değirmeni</strong>” olan ve <strong>1958</strong> yılında <strong>Bolvadin’den</strong> ayrılarak ilçe olan <strong>Çay</strong> ilçesine bağlı, bir höyük üzerinde bulunan <strong>Geneli</strong> [Çayıryazı] <strong>Köyü’ndeki</strong> <strong>Battal</strong> <strong>Gazi</strong> <strong>Türbesi</strong> olmuştur. Köy, <strong>Karamık</strong> <strong>Gölü’nün</strong> [Bataklık] oluşturduğu sinekler yüzünden <strong>1940’larda</strong> dağ eteğinde şimdiki yerine taşınmıştır.</div> <div><strong>740</strong> yılında <strong>13.200</strong> kişilik birliğiyle bu köy civarında şehit düşen <strong>Battal</strong> <strong>Gazi’ye</strong> ait bu türbe mezarın ziyareti amacıyla, önce merhum <strong>Ömer</strong> <strong>Ceylan’ın</strong> akaryakıt istasyonuna uğranmıştır. Orada heyeti, <strong>Şuhut Bld. Bşk. Muhittin Özaşkın</strong> ve arkadaşları ile köy muhtarı <strong>Süleyman Sönmez</strong>, <strong>Uzunpınar</strong> köyünden <strong>Ahmet</strong> <strong>Yıldırım</strong>, <strong>Uluborlu’dan</strong> <strong>İnş. Müh. Tufan Tuncay</strong> ve bazı köylülerce karşılanmıştır.</div> <div><strong></strong></div> <div>Akabinde höyük üzerinde ve dört duvar içine alınmış <strong>Türbe</strong> mezara gidilmiştir. Mezar taşında “<strong>Hüseyin Gazi – Hüseyin Dede</strong>” yazısının yer aldığı türbenin, ne yazık ki bakımsız bir mekân olduğu görülmüştür. Muhtara, <strong>Türbenin</strong> yoldan da görülmesi için yol ayrımına tabela koymak gerektiği hatırlatılmıştır. <strong>Türbe</strong> içinde <strong>Gazi</strong> <strong>Dede’ye</strong> <strong>Fatiha</strong> suresi okuyup dua eden katılımcılara, çıkışta köyden gelen <strong>Muş</strong> kökenli bir gelin kızımızın ayran hazırlığı, çok yerinde ve güzel bir ikram olmuştur.</div> <div><strong>Alâeddin Siyavuş’un Büyük Mezarı:</strong> <strong>Türbe</strong> ziyareti sonrası, yakındaki eski bir alabalık lokantasının önündeki su kaynağının kuruması sonucu kapandığı ve arkasında yer alan küçük mezarlıkta, etrafı taşlarla çevrilmiş <strong>11.30 m</strong> uzunluğunda ve <strong>4 m</strong> enindeki, <strong>Selçuklu</strong> <strong>Sultanı</strong> <strong>Alaeddin</strong> <strong>Siyavuş’a</strong> ait mezarın aşırı büyüklüğü, katılımcılarda hayret uyandırmıştır.</div> <div><strong>Şuhut Bld. Keşkek Evi:</strong> Açık havadaki <strong>Türbe</strong> ziyareti sonrası, <strong>Göcen</strong>, <strong>Uzunpınar</strong>, <strong>Çobankaya</strong> ve <strong>Anayurt</strong> köyleri üzerinden <strong>Şuhut</strong> ilçesine ulaşılmıştır. Öğlen yemeği, <strong>Şuhut</strong> <strong>Keşkek</strong> <strong>Evi’nde</strong>, katılımcılara <strong>Bld. Bşk. Muhittin Özaşkın</strong> tarafından verilen keşkek ziyafeti olmuştur.</div> <div>Heyete, keşkek yemeği organize etme nezaketinde bulunan <strong>Başkanın</strong> da tarih alanında yüksek lisanslı olmasıyla, gayet etkileşim içinde geçen yemek ortamında <strong>Başkan</strong>, burada yenilen ‘<strong>keşkek’in</strong> <strong>Şuhut</strong> adına tescillendiğini belirtmiştir.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Şuhut</strong> <strong>Keşkek</strong> <strong>Evi</strong> adı verilen bu özel mekânın giriş katında halkın rahatça keşkek yiyebildiği; üst katta lavabo mescit vb. bulunduğu; en üstte ise, özel gruplara için ayrılmış keşkek yeme salonu olduğu görülmüştür. Belediyenin, ilçe sosyal ortamına renk katan bu girişimi heyet tarafından takdirle karşılanmıştır.</div> <div><strong>Taşköprü:</strong> Tescilli ve lezzetli keşkek ziyafeti sonrası, program gereği uğranılması gereken <strong>Uluborlu</strong> <strong>Kalesi</strong>, zaman darlığı nedeniyle ziyaret edilememiştir. Ancak gezinin amacına uygun olarak, <strong>Eğirdir</strong> <strong>Gölü’nün</strong> batı kıyısından, karşı kıyıdaki <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaş</strong> yeri olan <strong>Yenice</strong> <strong>Sivrisi</strong> civarı gözlemlenmiştir. Asırlar öncesinde iki ayrı göl olan şimdiki <strong>Eğirdir</strong> <strong>Gölü’nün</strong> kuraklık, kuyu açma ve barajlarla suyun tutulması gibi sebepler sonucu ne yazık ki kurumakta olduğu görülmüştür. <strong>R. Topraklı’nın</strong> iddiasına uygun olarak gölün tam da bu bölümünde, eskiden iki ayrı göl arasındaki nehir üzerinde bir taş köprü olduğu ve karşı kıyıya <strong>Bizans</strong> ordusunun bu köprüden geçerek <strong>Türk</strong> topraklarına girdiği, <strong>Kemer</strong> <strong>Boğazı</strong> için <strong>Firigos</strong> <strong>Boğazı</strong> ve <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Bölgesi</strong> gibi isimler verildiği anlatılmıştır.</div> <div>Bu bilgiler ışığında karşı kıyı ve <strong>Yenice</strong> <strong>Sivrisi</strong> gözlenmiştir. Göldeki kuruma sonucu, tarihi taş köprünün ortaya çıkabileceği, ancak şimdilik göl sularının altında kaldığı konuşulmuştur.</div> <div><strong>Süleyman Demirel Demokrasi Müzesi:</strong> Gezinin bu ilk günkü programında, <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>9. Cumhurbaşkanı</strong> rahmetli <strong>Süleyman</strong> <strong>Demirel’in</strong> doğduğu köy olan <strong>Isparta’ya</strong> bağlı <strong>Atabey</strong> <strong>İlçesi</strong> <strong>İslamköy’deki</strong>, kardeşi <strong>Şevket</strong> <strong>Demirel</strong> tarafından yaptırılan <strong>Külliyesine</strong> uğranılmıştır.</div> <div></div> <div>.</div> <div></div> <div>Aslında pazartesi günü müzeler kapalı olmasına karşın, önceden yapılan görüşmeler sonucu özel izinle gezi heyetinin ziyaretine açılan <strong>Külliye</strong> içindeki <strong>Demokrasi</strong> <strong>Müzesi</strong> ziyaret edilmiştir. Müzede, önce emekli matematik öğretmeni <strong>İslamköy</strong> muhtarınca <strong>Külliye</strong> hakkında bilgiler verilmiş, daha sonra da Müzenin zengin içerikli eserlerinin sergilendiği bölümler gezilmiştir. Müze çıkışındaki <strong>Anı</strong> <strong>Defterine</strong> <strong>Prof. Dr. Güray Kırpık</strong> tarafından, gezi heyeti adına yazı kaleme alınmıştır.</div> <div>Müze ziyareti sonrası, <strong>Külliye’nin</strong> az yukarısında inşa edilmiş olan <strong>Çalcatepe</strong> mevkiindeki <strong>Demirel’in</strong> mezarının bulunduğu Anıt mezara geçilmiştir. <strong>Türkiye’nin</strong> en büyük ikinci anıtmezarı olan alanda, mezarın olduğu <strong>30 m</strong> yükseklikteki sarmal ana yapının yanısıra, dokuz adet yapay göl ve 9 adet mini baraj savaklarının yer aldığı görülmüştür. Mezarın, Sarmal kulenin tam altında yer aldığı ve kule duvarlarına <strong>Demirel’in</strong>, hayatta iken zaman zaman söylediği çeşitli özlü sözlerin, örneğin “<strong>Biz susan değil konuşan Türkiye istiyoruz</strong>” gibi yazıların yer aldığı görülmüştür. <strong>17</strong> <strong>Haziran</strong> <strong>2015’te</strong> vefat eden <strong>Demirel’in</strong> ailesi tarafından yaptırılan <strong>720</strong> dönümlük alandaki bu anıtmezarın, <strong>26 Eylül 2019</strong> tarihinde halkın ziyaretine açıldığı öğrenilmiştir. Mezarı başında kendisine <strong>Allah’tan</strong> rahmet dileyip, <strong>Fatiha</strong> okunduktan sonra, heyet <strong>Isparta’ya</strong> doğru yola çıkmıştır.</div> <div><strong>Isparta Seyir Terası:</strong> Gezinin bu ilk gününün son durağı <strong>Isparta</strong> <strong>Belediye</strong> <strong>Başkanlığı</strong> olmuştur. Şehre varıldığında yağmurun başladığı bir havada, Belediyeden bir görevli, araca alınmış ve kendisi katılımcılara <strong>Isparta</strong> şehir merkezindeki tarihi yerler, tarihi camiler, valilik meydanı, yenilenen tarihi çarşı vb. hakkında bilgiler vermiştir. Burada yer alan geniş bir <strong>Belediye</strong> <strong>Çay</strong> <strong>Bahçesinde</strong> bugün bile <strong>2 TL’ye</strong> çay içilebileceği bilgisi, katılımcılarda hayret uyandırmıştır. Daha sonra şehir tanıtım turu, restore edilmekte olan <strong>Gökçay</strong> yolundaki kiliseler gösterilerek, hakkında bilgiler vermiştir.</div> <div>Daha sonra da <strong>Kirazlıdere</strong> ve <strong>Andıkderesi</strong> istikametinde panoramik geziye devam edilmiştir. Burada <strong>Belediye</strong> tarafından yeni açılan <strong>Kirazlıdere</strong> <strong>Restaurant</strong> yemek mekânına geçilmiştir. Ancak yemek öncesinde parkın arka kısmındaki <strong>Bezirgan</strong> <strong>Şelalesi</strong> mevkiinde, belediye tarafından yeni açılan başka bir belediye tesisi <strong>Bezirgan</strong> görülmüş; daha sonra da oldukça geniş büyüklükte inşa edilen <strong>Kirazlıdere</strong> <strong>Seyir</strong> <strong>Terası’ndan</strong>, panoramik Isparta manzarası seyredilmiştir.</div> <div></div> <div>Tesiste, seyir sonrası yemeğe geçilmiştir. <strong>Bld. Bşk. Şükrü Başdeğirmen</strong>’in, kızının rahatsızlığı nedeniyle yemekte aramıza katılamayacağı mesajı, heyette üzüntüye neden olmuştur.</div> <div>Yemek sonrası <strong>Isparta</strong> şehir merkezinde yer alan <strong>Gülbirlik</strong> gül ürünleri satış yerine uğranıldıktan sonra, heyetin geceyi geçireceği otel olan merkezdeki <strong>IYAŞ</strong>-<strong>Park</strong> <strong>Hotel’e</strong> geçilmiş ve böylece gezinin ilk günkü programı, tatlı bir yorgunlukla sona ermiştir.</div> <h4><strong>Keşif Gezisi 2. Günü</strong></h4> <div><strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı</strong> keşif ve inceleme gezisinin ikinci gününe, ilk günden de erken başlanmış ve sabah saat 6.30’da otobüse binilerek, etkin bir çalıştay ve etkin bir programa geçilmiştir. Zira daha kahvaltı için bile, savaş alanı <strong>Gelendost</strong> <strong>İlçesi</strong> <strong>Yenice</strong> <strong>Köyü’nün</strong> programda yer aldığı görülmüştür. Köy meydanı kahvaltı yerinde heyeti, <strong>Gelendost</strong> <strong>Kaymakamı</strong> <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> <strong>Kandemir</strong> ve <strong>Bld. Bşk. Mustafa Özmen</strong>, köy muhtarı ile köy halkının beklediği görülmüştür. Sabah saat 8.00 gibi yapılan kahvaltıda <strong>Kaymakamın</strong>, güzel bir tesadüfle <strong>Gazi Üni</strong>. (şimdiki adıyla Ankara Hacı Bayram Veli Üni. İİBF-Kamu Yönetimi Bölümü) mezunumuz/ öğrencimiz olduğu anlaşılmış ve kendisiyle sohbet edilmiştir.</div> <div><strong>Miryokefalon Savaş Yeri: </strong>Kahvaltı sonrası, kaymakamın önderliğinde <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaş</strong> yerini keşfetmek ve incelemelerde bulunmak üzere, ilk gün gölün tam karşısından bakılan <strong>Yenice</strong> <strong>Sivrisi</strong> yanından, <strong>Yenice</strong> köyünün arkasına düşen savaş alanına ulaşılmıştır. Burada <strong>R. Topraklı</strong>, yıllardır sürdürmekte olduğu tarihi coğrafya araştırmaları bilgisi ışığında, katılımcılara, savaş hakkında bilgi vermiştir. Buna göre <strong>1. Manuil Kommenos</strong> emrindeki <strong>40</strong> <strong>bin</strong> kişilik <strong>Bizans</strong> <strong>ordusu</strong>, iki göl arasındaki nehir üstüne inşa edilmiş <strong>Taşköprü’den</strong> geçerek <strong>Türk</strong> topraklarına girmiştir.</div> <div>Geçidin kuzeyindeki dağlık alanda pusuya yatmış <strong>Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan</strong> emrindeki <strong>çiftbaşlı</strong> <strong>kartal</strong> <strong>bayraklı</strong> <strong>Türkler</strong>, <strong>Bizans</strong> ordusuna oklar yağdırınca <strong>Manuel</strong>, şaşkına dönmüştür.</div> <div>Üç-dört saatlik bir sürede ordusu, büyük ölçüde yok edilen <strong>1. Manuel</strong>, muhafızlarıyla dar vadiden açık alana çıkmış ve <strong>Yenice</strong> <strong>Köyü’nün</strong> oturduğu yerden ileriye at sürmüş, akşam karanlığı çökerken, çember içine alınmış <strong>Köke</strong> <strong>Köyü</strong> önündeki birliğine kavuşmuştur. Kapana kısılan <strong>İmparator</strong> <strong>Manuel</strong>, <strong>Sultan</strong> <strong>Kılıçarslan’ın</strong> şartlarını kabulle bir antlaşma yapmış ve sabah olunca <strong>Türk</strong> <strong>rehberler</strong> eşliğinde <strong>Türk</strong> <strong>topraklarını</strong> terk etmiştir.</div> <div><strong>Gelendost’da Zafer Kutlama Töreni:</strong> Savaş yerindeki coğrafi inceleme ve savaşın oluş sürecine ilişkin çeşitli görüşlerin tartışıldığı etkileşim ortamı sonrası, <strong>Gelendost</strong> ilçe meydanında hazırlanan <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Zaferi 848. yıldönümü</strong> kutlama törenine heyet olarak aktif katılım sağlanmıştır. Törene, önce şehitlerimize saygı duruşu ve <strong>İstiklal</strong> <strong>Marşımızın</strong> okunuşuyla başlanmıştır. Öğrenciler, halk oyunları yöresel gösterisini yapmıştır. Daha sonra protokol konuşmalarına geçilmiştir.</div> <div></div> <div>Törende kürsüye sırasıyla gelen Gelendost Bld. Bşk. <strong>Mustafa</strong> <strong>Özmen</strong>, İyi Parti Ankara Milletvekili <strong>Kürşat</strong> <strong>Zorlu</strong>, İyi Partili <strong>Cumali</strong> <strong>Durmuş</strong> ve Gelendost Kaymakamı <strong>Yunus</strong> <strong>Emre</strong> <strong>Kandemir’in</strong> <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Zaferine</strong> ilişkin konuşmaları sonrası, Heyet üyelerinden <strong>Prof. Dr. Refik Turan, Prof. Dr. Güray Kırpık, Ramazan Topraklı</strong> ve <strong>Ömür</strong> <strong>Çelikdönmez’in</strong> konuşma yaptığı gözlenmiştir. Konuşmacılara plaket takdimi, halk oyunları ve <strong>Mehteran</strong> gösterisiyle tören sona ermiştir.</div> <div></div> <div>Tören sonrası, <strong>Gelendost</strong> <strong>Belediyesi</strong> tarafından açık havada verilen, konuşmacıların da katıldığı öğlen yemeğine geçilmiştir. Yemekte <strong>Gelendost</strong> elma üretimi hakkında bilgi alınmış ve <strong>Gelendost</strong> ilçe ekolojik koşullarından dolayı elma yetiştiriciliğinde yüksek verim ve kalitenin yakalandığı; <strong>Eğirdir</strong> <strong>Gölü</strong> havzasında gölün olumlu etkisiyle yetiştirilen kaliteli elmanın, modern tarım tekniklerinin kullanımıyla geniş bahçelerde üretilerek, ilçedeki toplam kapasitesi <strong>160</strong> tona varan <strong>38</strong> adet soğuk hava deposunda pazara hazır tutulduğu öğrenilmiştir. Yemek sonrası, <strong>Gelendost</strong> <strong>ilçesi</strong> <strong>Kaymakamı</strong>, <strong>Bld. Bşk</strong>. ve törene katılan diğer halkla vedalaşılarak yola çıkılmıştır.</div> <div><strong>Keşif Gezisi Dönüş yolu:</strong> <strong>Türkiye’nin</strong> elma üretiminde önemli bir yere sahip <strong>Gelendost</strong> ilçesinde, elma toplama dönemi nedeniyle katılımcılara da <strong>Belediye</strong> tarafından elma hediye edildiği bu gezide, <strong>Kaymakam</strong> ziyareti sonrası <strong>Akşehir’e</strong> doğru dönüşe geçilmiştir. Dönüş yolunda, ihtiyaca göre verilen molalar sonrası, <strong>Yunak</strong> ve <strong>Polatlı</strong> üzerinden <strong>Ankara’ya</strong> ulaşılmıştır. Keşif gezisi, yine başlanılan buluşma yeri olan <strong>Sebahattin</strong> <strong>Yıldız</strong> <strong>Camii</strong> önünde sona ermiştir. Geziye katılan heyet üyeleri, bu tarihi coğrafya gezisi için <strong>R. Topraklı</strong>’ya teşekkür ederek, vedalaşmışlardır.</div> <h4><strong>Sonuç</strong></h4> <div>Bundan <strong>848</strong> <strong>yıl</strong> önce yapılmış bu savaşı, sadece <strong>Selçuklu</strong> <strong>Türklerinin</strong> <strong>bir</strong> <strong>zaferi</strong> olarak değil, <strong>Malazgirt</strong> <strong>Savaşını</strong> müteakip <strong>Türklerin</strong> günden güne <strong>Anadolu’ya</strong> daha çok yerleştiği bir olay olarak görmek gerekir. Çünkü kendisini tüm <strong>Anadolu’nun</strong> sahibi gibi gören <strong>Bizans</strong>, <strong>Miryokefalon</strong> <strong>Savaşı</strong> sonrası, <strong>Batı</strong> <strong>Anadolu’daki</strong> <strong>Türk</strong> varlığını kabullenmek zorunda kalmıştır. Bu nedenle bu savaş, “<strong>Yurttutan</strong> <strong>Zafer</strong>” olarak anılmaktadır.</div> <div>Savaş yerine ilişkin somut delillerin giderek kaybolması, <strong>R. Topraklı</strong>’nın savaşın iki göl arasındaki <strong>Kemer</strong> <strong>Boğazı’ndan</strong> geçilerek <strong>Yenice</strong> <strong>Sivrisi</strong> çevresinde yapıldığına dair kuvvetli iddiasını, tarihi coğrafya açısından keşfetmek ve savaşın coğrafi şartlarını yerinde incelemek; bu geziyi ayrıntısıyla kayıtlamak, tarihe not düşmek açısından önemlidir.</div> <div><strong>Miryokefalon</strong> <strong>Zaferinin</strong> önemine ilişkin olarak gerek geziye katılan heyet üyelerinin gerekse bu yazıyı okuduktan sonra merak edip araştıracaklara ışık tutması umuduyla bu geziyi tertip eden, mali destek sağlayan, akademik katkı sağlayan ve gönülden katılım sağlayanlara teşekkür edilmesi gerektiğini düşünüyorum.</div> <div>.</div> <div><strong>Prof. Dr. Kamil Ufuk Bilgin, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong>KAYNAKÇA</strong></div> <div>Topraklı, R. (2010). Yenice Köyü Köprüsü ve Miryokefalon Savaşı, Kastamonu Education Journal, 18 (3), 997-1012.</div> <div>---------(2010). Değişen Coğrafya ve Miryokefalon Savaşı, Semih Ofset, Ankara, 2010.</div> <div>---------(2012). Yol ve Tarih, Sistem Ofset, Ankara.</div> <h5>---------(2014). Battâl Gâzî’nin Türbesi Nerede? İlahiyat Araştırmaları Dergisi, S.1, 83- 92.</h5> <div>---------(2020). Miryokefalon’un Yeri ve Zafer Kutlamaları, Sistem Ofset, Ankara.</div> <div>---------Bilgin, K.U. (2021). Eğirdir Gölü Coğrafi Değişimi Öncesi Kemerli Kamusal Önder Aziz Trifon, Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi, 5 (2), 301-318.</div> <div>---------Bilgin, K.U. (2022). İpek Yolu Değişen Bölge Coğrafyasında Miryokefalon Savaş Yönetimi Uluslararası Geçmişten Geleceğe İpek Yolu Sempozyumu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 6-8 Ekim 2022, Ankara, Bildiri Kitabı, 101-110.</div> <h3> </h3> <h3> </h3> <h3> </h3> <h3> </h3>