<div><span><span><strong>Kelebek Etkisi:</strong> <strong>Edward N. Lorenz</strong>'in çalışmalarından biri olan <strong>‘Kaos Teorisi’</strong> ile ilgilidir. Daha sonralarda <strong>hava durumu </strong>ile ilgili verdiği şu örnek ile ünlenmiştir:</span></span></div> <div><span><span><strong>“Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.”</strong></span></span></div> <div><span><span>Makalemde bahsedeceğim konu bir <strong>kaosla</strong> alakalı değil. Sadece yaşanmış ve gerçek olan bir olaya yönelik nasıl bir etkinin fiili olarak cereyan ettiğini okuyacaksınız. Yazıya başlarken, <strong>bazı terimlerin izahatını</strong> yapmamızda fayda var. Bu kelimeler: <strong>iyilik, cömertlik, empati</strong>.</span></span></div> <div><span><span><strong>İyilik:</strong> İyi olma durumu, iyi olanın niteliği. Hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan yardım.</span></span></div> <div><span><span><strong>Cömertlik:</strong> Sözlüklerde kişinin malını, parasını harcama hususunda eli açık olması, başkalarıyla paylaşması, esirgemeden vermesi, sehâvetli olmak, ikram/kerem sahibi, yardımseverlik gibi anlamlara gelir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Empati: </strong>Bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir.</span></span></div> <div><span><span>Yukarıda bazı tanımlamaları yaptıktan sonra şu an bulunduğumuz ‘<strong>Ramazan Ayı’</strong> dolayısıyla ve <strong>Müslüman</strong> toplumların inancına göre <strong>İslâm</strong>, insanların bencil tutkularından, aşırı mal sevgisi ve hırstan korunabilmesi için cömertliği <strong>ahlâkî</strong> <strong>bir fazilet</strong> olarak kabul etmiştir. </span></span></div> <div><span><span>Bizim için her hususta en güzel örnek olan <strong>Peygamberimiz </strong>(S.A.V.) de mübarek hayatı boyunca, her hususta olduğu gibi <strong>cömertlik</strong> hususunda da bizlere en güzel örnek olmuş, <strong>cömertliğin, cennet ehlinin vasfı</strong> olduğunu bizlere bildirmiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Cömertlik</strong>, insanın <strong>dinini, ahlakını, şahsiyetini</strong> olgunlaştıran bir fazilettir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kur'an-ı Kerim</strong>'de cömertlik, <strong>Yüce Allah</strong>'ın isimleri arasında geçmekte, <strong>Yüce Allah</strong>'ın “<strong>Kerim</strong>”; cömertliği, ihsanı çok bol olan, çok yüce ve ikram sahibi olduğu “<strong>Zü'l-Celâlî ve’l-ikram</strong>" belirtilmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Ve her “<strong>Müslümanım</strong>” diyen ruh, elinden geldiği kadar <strong>empati</strong> yaparak <strong>cömert</strong>, iyilik sahibi olması gerekmektedir. </span></span></div> <div><span><span>‘<strong>Kelebek Etkisi</strong>’ başlıklı yazımın asıl konusu, yaşanmış bir olayı içermektedir. Olay, <strong>ülkemizde</strong> geçmekte ve bir <strong>kelebek etkisi </strong>olarak nelere neden olduğunu-olacağını kısaca anlatacaktır.</span></span></div> <div><span><span>Yaşantısının çoğu biz <strong>yazarlar</strong> gibi geçen, hayatını idame ettirmek için yazıp-çizip-düşünen, tüm bu süreçte birçok maddi sıkıntılar çeken bir arkadaşımız, kendisine saygı duyan, seven, durumunu bilen bir ağabeyinden <strong>Ramazan ayı içerisinde</strong> bir telefon alır.</span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımızı, kısa bir hâl hatır eden temiz ruhlu ağabeyi, biraz daha sohbetten sonra, imkanının olduğunu ve kendisine <strong>küçük bir maddi yardımda</strong> bulunmak istediğini söyler. </span></span></div> <div><span><span>Bu maddi yardımla, almak istediği kaynak kitapları alabileceğini, ihtiyacı olan bazı yerlere harcayabileceğini söyleyerek ikna eder. (Yazar arkadaşımız gururludur, zor ikna olur.) </span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız, yapılan maddi yardımla birlikte gecikmiş olan birkaç aylık kirası, elektrik, su, doğalgazı ve <strong>Ramazan ayı </strong>sonuna kadar kendini idame edecek olan yiyecek ve bazı ihtiyaçlarını tedarik eder. </span></span></div> <div><span><span>Yardımda bulunulan paranın büyük bir bölümünü ise eskiyen ve çalışmaz duruma gelen <strong>bilgisayarının</strong> <strong>yenisini</strong> almak için ayırır.</span></span></div> <div><span><span>Gün gelir, kendisine yeni bir bilgisayar almak için yaşadığı şehrin büyük elektronik mağazalarına gider. </span></span></div> <div><span><span>Tüm bilgisayarları inceler ama alacağı <strong>bilgisayar,</strong> ülkenin ekonomik durumu ve dövizde yükselen kur artışı nedeni ile <strong>pahalanmış</strong> bir durumdadır. </span></span></div> <div><span><span>Mağazada bulunan yetkili, kendisine <strong>20-30 gün sonra bir kampanya</strong> olacağını, o zaman sormuş olduğu bilgisayarın fiyatının büyük bir ölçüde düşeceğini söyler. </span></span></div> <div><span><span>Yazar, kısa bir düşünce duraklamasından sonra bir ay sonra tekrar gelip, <strong>kampanya</strong> <strong>ile</strong> bilgisayarı alacağına sevinir ve mağazadan evine dönmek için hareket eder.</span></span></div> <div><span><span>Gündüz vakti, mevsimin dengesiz bir halde, bazen yağmur; bazen çok sıcak olması tüm insanları etkilemiştir. </span></span></div> <div><span><span>O gün güneşli ve sıcak <strong>bunaltıcı bir hava</strong> vardır. </span></span></div> <div><span><span>Evine gideceği ulaşım vasıtası dolmuş durağına ulaşmak için yürümeye başlar. </span></span></div> <div><span><span>Yürürken bir ara <strong>tansiyon problemi</strong> çeker, biraz soluklanır, bunun en önemli nedeni ve yaşının artık orta yaşlı bir hale gelmesi, yılların kendisini yormasıdır. </span></span></div> <div><span><span>Biraz dinlendikten sonra yürümeye başlar, ama<strong> tansiyon sorunu </strong>dinmek bilmemektedir. </span></span></div> <div><span><span>Ayrıca <strong>Ramazan</strong> ayının verdiği yükümlülük (Oruç) de vardır.</span></span></div> <div><span><span>Yürüdüğü güzergâh, şehrin <strong>devlet hastanesine</strong> yakındır. Zaten yürürken <strong>hastane trafik levhaları</strong> hep gözünün önüne gelmektedir. </span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız on dakikalık bir yürüme ile devlet hastanesi <strong>acil servisine</strong> gelir giriş kaydını yaptırır, <strong>muayene</strong> sırasını bekler. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dr.</strong> gerekli muayenesi için <strong>tansiyon</strong> ölçümü ve <strong>EKG</strong> için tetkik yapılmasını ister. </span></span></div> <div><span><span>Arkadaşımızın acil serviste bir sedyede biraz istirahat etmesini isterler. </span></span></div> <div><span><span>İşte tam bu anda acil serviste <strong>bir</strong> <strong>koşuşturma</strong> başlar. </span></span></div> <div><span><span>Görevliler sedyeleri acil girişine taşımaktadır. </span></span></div> <div><span><span>Hastanenin acil girişine çığlıklar içerisinde <strong>üç ambulans</strong> gelir.</span></span></div> <div><span><span>Sedyeler ile hastaları içeri taşırlar. </span></span></div> <div><span><span>Şehirde bir trafik kazası olmuş, bir araç, <strong>13-14 yaşlarında annesi ile birlikte yürüyen</strong> iki yayaya çarpıp takla atmıştır.</span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımızın yanına kan revan içerisinde çığlıklar içerisinde <strong>13-14 yaşlarında kız çocuğunu</strong> yatırırlar. </span></span></div> <div><span><span>Çocuğun başında hemşireler, doktorlar, hastane görevlileri telaş halindedir. </span></span></div> <div><span><span>Çocuğun <strong>annesi</strong> üstü başı perişan, baş örtüsü kanlar içerisindedir. </span></span></div> <div><span><span>Kızına ilk müdahaleyi yapan doktorlar kadına “<strong>çocuğunuzu buradan özel hastaneye götürmelisiniz</strong>” derler. </span></span></div> <div><span><span>Ve ellerinde kırmızı kare şeklinde bir çanta ile beklemektedirler.</span></span></div> <div><span><span>Kadın, <strong>neden kendilerinin yardım etmediklerini</strong> sorar.</span></span></div> <div><span><span>Doktorlar, <strong>kaza sonucu</strong> çocuğunun sağ el iki parmağının koptuğunu, olay yerinde çocuğun kopan parmaklarını görevlilerin bulup muhafaza ettiklerini, en kısa zamanda bu parmakların doku kaybı olmadan <strong>yerine dikilmesi</strong> gerektiğini söylerler.</span></span></div> <div><span><span>Kadın duydukları karşısında fenalaşıp bayılır. </span></span></div> <div><span><span>Kısa bir müdahaleden sonra doktorlar ve hastane görevlileri kadına durumu tekrar söylerler. </span></span></div> <div><span><span>Hastane olarak <strong>ambulans tedariki</strong> sağlayacaklarını en kısa zaman diliminde özel hastaneye gitmelerini söylerler. </span></span></div> <div><span><span>Kadın, özel hastane için <strong>maddi imkanının olmadığını </strong>söyler.</span></span></div> <div><span><span>Acil servisteki doktorlar, başlarını önlerine eğerek yapacakları bir şey olmadığını ifade ederler.</span></span></div> <div><span><span>Bu arada, biraz kendine gelen yazar arkadaşımız, yattığı sedyeden kalkarak, kendisini muayene eden doktorun yanına gelir, <strong>iyi</strong> olduğunu, artık <strong>gitmek istediğini </strong>söyler. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dr. </strong>tekrar bir tansiyon ölçümünden sonra iyi olduğunu sık sık tansiyonunu kontrol ettirmesi gerektiğini, şekerine, yeme ve içmesine dikkat etmesi gerektiğini söyler.</span></span></div> <div><span><span>Bu arada, yazar arkadaşımız doktora acil içerisinde perişan bir şekilde <strong>ağlayan kadını </strong>sorar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Doktor</strong>, ülkemizin halinin bu şekilde olduğunu, 2-3 saatte kopan parmakların yerine dikilmez ise kızın <strong>engelli</strong> kalacağını söyler ve üzgündür…</span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız neden bu operasyonun <strong>devlet hastanesinde </strong>yapılamadığını sorar. </span></span></div> <div><span><span>Doktor, bu konuda uzman cerrahın <strong>izinli</strong> olduğunu, bunun ise kız çocuğunun <strong>talihsizliği</strong> olduğunu belirtir. </span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız, özel hastanede bu gibi bir cerrahi operasyonun <strong>ne kadara mal olacağını</strong> sorar. </span></span></div> <div><span><span>Doktor, hemen müdahale ve ameliyat için bir rakam söyler…</span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız, hastane bahçesinde bulunan banka ‘<strong>atm</strong>’sine gider ve hesapta olan tüm parayı çeker. </span></span></div> <div><span><span>‘<strong>Acil’e</strong> geri döner, doktorun yanına gelir ve kızın annesini yanına çağırmasını, kendisinin yardımda bulunacağını beyan eder. </span></span></div> <div><span><span>Doktor, kadını yanına çağırır, yazar arkadaşımız cebinden çıkarttığı parayı, kızının kopan parmaklarına müdahale için küçük kız çocuğuna harcanması için uzatır. </span></span></div> <div><span><span>Bunu gören kadın, hıçkırıklar içinde ağlamaya başlar. </span></span></div> <div><span><span>Bu vaziyet, yazar arkadaşımızı da duygulandırır ve ağlamaya başlar. </span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşımız, kadına “<strong>geçmiş olsun</strong>” dileklerini sunduktan sonra, hastane acil servisinden çıkar. </span></span></div> <div><span><span>Hastane bahçe kapısından çıkmak üzereyken ise acilden küçük kızı taşıyan ambulans siren sesleriyle hareket etmeye başlamıştır…</span></span></div> <div><span><span><strong>***</strong></span></span></div> <div><span><span>Yukarıda gerçek bir hikâye söz konusu. </span></span></div> <div><span><span>Bir <strong>kelebek etkisidir</strong>…</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>İyi niyetle yazar arkadaşımıza yapılan bir iyilik…</span></span></div> <div><span><span>İyilik neticesinde <strong>kelebek etkisi </strong>ile yaşanan <strong>sıralı</strong> bir başka iyilik. </span></span></div> <div><span><span>İşte bizler, <strong>sadece Ramazan ayında değil</strong>, tüm yaşamımızın her anında böyle <strong>Müslümanlar</strong> (İnsanlar) olmalıyız…</span></span></div> <div><span><span>Lütfen <strong>iyilik</strong> yapın-yapalım. </span></span></div> <div><span><span>İyiliğin gücü, bize <strong>sevgi ve insanlık</strong> olarak geri dönecektir. <strong>(Kelebek Etkisi)</strong> Bu olayları yaşayan yazar arkadaşıma sağlık ve başarı diliyorum. </span></span></div> <div><span><span>Yazar arkadaşıma iyilikte bulunan <strong>Sayın İ.B. Beyefendiye</strong> de <strong>Sağlık, Huzur, Sıhhat </strong>diliyorum. Küçük kıza ise <strong>tez şifalar </strong>dilerim. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kelebek etkisi yapanlar iyi ki varsınız!</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Emrah Bekçi, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span>-Yazar / Yönetmen-</span></span></div> <div></div>