<div><span><span>Cinlerle ilgili İbrahimi dinlerde oldukça fazla malumat mevcut. İster<strong> galaktik mitoloji </strong>ister <strong>Tevrat</strong> kaynaklı <strong>İsrailiyat</strong> denilsin, yarı cin yarı insan karışımı <strong>mutant</strong> varlıkların, <strong>İblisi</strong> <strong>güçlerle</strong> <strong>işbirliği</strong> konusunda neler biliyorsunuz? </span></span></div> <div><span><span><strong>Tevrat’ta</strong> adları geçen veya simge olarak kullanılan <strong>Cennetten kovulmuş</strong> ‘Düşmüş Melekler / Adem - Havva ve/veya Harud- Marud ' ile yeryüzünde beşeri tekamülünü evrimini tamamlamış insan türü arasında gerçekleşen <strong>gen transferi</strong> ile ortaya çıkan yeni bir canlı türüne “<strong>Nefili</strong>” veya “<strong>Nefilim</strong>” deniliyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Tanrı</strong>’nın kurallarına isyan eden, bu yüzden cennetten sürgün edilen “<strong>Düşmüş Melekler”</strong>den, <strong>Tevrat</strong>’ta çok söz edilmemekle birlikte, Tevrat yorumcusu <strong>Kohenler,</strong> bunları günahkâr ve cennetten kovulmuş melekler olarak kabul eder.</span></span></div> <div><span><span>Bunlar cennette <strong>melek</strong> orduları ile savaştıktan sonra yenilmişler ve yeryüzüne düşmüşlerdir. <strong>Satan</strong> (Şeytan), <strong>cinler</strong>, <strong>iblisler</strong> ve <strong>gözcü melekler </strong>bunların arasındadır. Bu melekler “<strong>Tanrı’nın Oğulları</strong> <strong>Nefillerin</strong> (Nefilim)<strong> Babaları”</strong> ve “<strong>Gözcü Melek’ler</strong>” olarak bilinir. </span></span></div> <div><span><span>Bazı tefsir kitaplarında, insandan önce yeryüzünde fesat çıkaran cinlere karşı bir takım meleklerin başında olarak gönderilen ve o zaman “<strong>Azazil”</strong> adını taşıyan <strong>İblis</strong>'in cinleri dağlara püskürttüğü; cinler gibi yeryüzünde yaşadığı belirtilir. </span></span></div> <div><span><span>Hatta <strong>el-Hakem</strong> adıyla, cinlere hakem tayin edildiği bir ara bu görevindeyken gurura kapılıp sonra göğe iltica ederek, <strong>Adem'in </strong>yaratıcılığına kadar <strong>Allah'ın</strong> sadık bir kulu olarak kaldığı; hatta, <strong>Allah'a</strong> en yakın ‘melek’lerden biri olup, yeryüzündeki ve en alt kat gökteki cinler üzerinde hüküm sürdüğü gibi rivayetler yer alır.</span></span></div> <div><span><span><strong>İslam tarihinde bilinen ilk ‘Nefili’ Varaka Bin Nevfel…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Süryani</strong>, <strong>İbrani</strong> ve <strong>Arabi</strong> lisanların etkileşimi, benzerliği ve geçişkenliği göz önünde bulundurularak, <strong>İbranice</strong> “<strong>Nefili”</strong> mefhumu ile Arapça “Nevfel” - “nevf-il” sözcüğünün yakın anlam ilişkisinden söz etmek mümkün. </span></span></div> <div><span><span><strong>Nevfel</strong>, deniz, cömert, yakışıklı gibi anlamları olmakla birlikte, “<strong>hörgüç</strong>” yani sonradan yaratılma, yukarıdan indirilme gibi manalar da içerir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Mekke</strong>'nin pagan inancını terk eden ve <strong>Hıristiyan</strong> olarak geri dönen dört kişiden biri <strong>Varaka bin Nevfel</strong>, <strong>Hz. Muhammed'in zevcesi Hatice</strong>'nin kuzeniydi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Nasturi</strong> rahibi olan <strong>Varaka</strong>, <strong>Mekke</strong>'nin rahibi ve vaiziydi. <strong>Süryani</strong> ve <strong>İbrani</strong> lisanına vukufiyetinden dolayı <strong>Tevrat’ı, İncil'i</strong> biliyordu ve bunları <strong>Arapça’ya</strong> tercüme etmişti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Hz. Muhammed</strong>'in <strong>Hz. Hatice</strong> ile olan evliliğinde nikahlarını kıymıştı. Genelde kabul görmüş klasik kaynaklarda <strong>Hatice</strong>’nin, <strong>Hz. Muhammed</strong>'i ilk vahiyin ardından <strong>Varaka</strong>'ya durumu açıklaması için götürdüğü geçer.</span></span></div> <div><span><span><strong>Varaka,</strong> anlatılanları dinledikten sonra olayın bir <strong>vahiy</strong> olduğunu, <strong>Hz. Muhammed</strong>'e <strong>peygamberlik</strong> verildiğini ve eğer genç olsaydı onun destekçilerinden olmak istediğini belirtir. <strong>Hz. Muhammed</strong> nüzul olan ilk vahyi, <strong>Varaka bin Nevfel</strong>'e açıklamasından kısa bir süre sonra <strong>Varaka bin Nevfel</strong> ölür. </span></span></div> <div><span><span><strong>İbn-i İshak</strong>, <strong>Hz. Hatice’nin Varaka</strong>’ya yalnız gittiği; <strong>Hz. Muhammed (s.)’in Hz. Ebu Bekir </strong>ile gittiği; <strong>Hz. Muhammed (s.)’in Varaka</strong>’ya yalnız gittiği ve <strong>Hz. Muhammed (s.)’in</strong> ona hiç gitmeden <strong>Varaka</strong> ile <strong>Kâbe’de</strong> görüştükleri şeklinde olmak üzere farklı farklı rivayetlerle nakleder. </span></span></div> <div><span><span>Ayrıca <strong>İbn-i Kesir</strong>, <strong>Hz. Hatice</strong>’nin Varaka’ya yalnız gidip <strong>Hz. Muhammed (s.)’in</strong> ilk vahyi alışını anlatmasından sonra <strong>Varaka</strong>’nın ona şöyle dediğini aktarır: “Bazı şeytanlar, insanların bazısını saptırmak ve ifsat etmek için Cebrail suretine girip onlara gelirler ve akıllı insanları deli ve mecnun hale getirirler. Abdullah’ın oğlunu bana gönder. Korkarım ona da gelen Cebrail değil başkasıdır.” </span></span></div> <div><span><span>Bu rivayete göre <strong>Varaka,</strong> başlangıçta<strong> Hz. Muhammed</strong>'e gelenin şeytan olduğunu ve onu mecnun haline getirdiğini düşünmektedir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Algı, idrak, şakra, duyu ötesi, sezgisel bilgi…</strong></span></span></div> <div><span><span>Kim gelecekten haber verme, kayıp olanı bulma yeteneğine sahip olmak istemez. Sırlı olayların hikmetli analizleri bizim kültürümüzde Kuran’ı Kerim’deki Hızır kıssası ile anlatılır. </span></span></div> <div><span><span>Bununla birlikte fal oklarıyla ya da kum üzerine çizilen remil denilen şekillerle gelecekle ilgili bilgilerin elde edilmesi büyük günah kabul edilir. </span></span></div> <div><span><span>Bu nedenle olsa gerek, <strong>kehanet</strong> içeren bilgilerin ortaya çıkarılması, paylaşılması pek hoş görülmez. Tarihimizdeki bazı vakıalar <strong>parapsişik</strong> gücü olan bazı isimlerin yönetimde etkili olmasıyla ilgilidir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Parapsikoloji</strong>; duyular-dışı algılama, <strong>psikokinezi</strong>, ölümden sonra yaşam gibi konulara ilişkin paranormal olayların; deneysel yöntem yoluyla, çok disiplinli (çok yöntemli) etüdü olarak tanımlanır</span></span></div> <div><span><span><strong>ABD istihbaratı ve cinler…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>ABD </strong>istihbaratının <strong>1970</strong> ve <strong>1980</strong>’lerde <strong>Mars’taki</strong> bazı koordinatlarda neler olduğunu, medyumlara sorduğunu duymuşsunuzdur.</span></span></div> <div><span><span><strong>CIA, FBI, MOSSAD, KGB</strong> gibi istihbarat servislerinin cinleri kullandığı yaygın bir kanaat. <strong>Amerika’da</strong> yerel polis ve <strong>CIA’in</strong> faili meçhul cinayetleri <strong>medyumlardan</strong> yardım alarak çözdüğü bütün kamuoyu tarafından da biliniyor.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>CIA'nın</strong> ciddi, ciddi <strong>medyum</strong> yetiştirdiğine insanın inanası gelmiyor. “<strong>Star Gate”</strong> gizli kodu altında yüksek duyarlıklı uzman yetiştirme, dünyanın her noktasında ajanları bulunan, bu etkin örgütün resmi faaliyetleri arasında yer alıyor. </span></span></div> <div><span><span>Soğuk savaş döneminde <strong>CIA,</strong> <strong>Sun Streak, Grill Frame, Center Line</strong> kod adları ile medyumluk çalışmalarını finanse etmişti. Aynı dönemde <strong>Sovyetler Birliği </strong>de kendi medyumlarını yetiştirmek için <strong>60 milyon ruble</strong> ödenek ayırmıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>CIA, Sovyetler</strong>’in <strong>ABD</strong> denizaltılarını medyumların bilgilerine dayanarak yerlerini saptayacağından dahi şüphe ediyordu. <strong>CIA'nın</strong> telepati yöntemleri ile istihbarat bilgileri elde etmesi <strong>1972</strong> yılına uzanıyor. </span></span></div> <div><span><span>Bu çalışmalar (SRI= Stanford Research İnstitute, www.sri.com) <strong>Stanford</strong> araştırma enstitüsü elemanlarından <strong>Russell Targ </strong>ve <strong>Harold Puthoff</strong>’un yönetiminde sürdürüldü. </span></span></div> <div><span><span>20 sene boyunca <strong>CIA,</strong> medyumluk çalışmalarına 20 milyon dolar harcadı. Adeta <strong>Sovyetler</strong> ve <strong>ABD</strong> arasında bilinmeyen, topluma yansıtılmayan bir <strong>medyumlar savaşı </strong>yaşandı. </span></span></div> <div><span><span>Yukarıdaki örneklerden anlaşılacağı gibi uzman medyumlardan oturdukları yerden, <strong>Kaddafi’nin</strong> veya <strong>Kuzey Kore</strong> plütonyum deposunun veya rehinenin nerede olduğunu tahmin etmeleri istenmiştir. </span></span></div> <div><span><span><strong>1995’</strong>de <strong>CIA’ya</strong> medyumluk ödeneği olarak <strong>500.000 dolar </strong>tahsis edilmiştir. Aynı yıl <strong>CIA</strong>, (AIR= American İnstitute of Research, www.air.org) Amerika araştırma enstitüsünden medyum programını değerlendirmesini talep etmiştir. </span></span></div> <div><span><span>Yapılan değerlendirmede, <strong>medyumların hiçbir tahminde başarılı olmadıkları</strong> rapor edilince, medyumlara dayanarak <strong>istihbarat</strong> yapma sonlandırıldı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rus istihbaratı ve Cinler…</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Son Rus Çarı</strong>’nın, <strong>Grigori Rasputin</strong> adında padişah “<strong>Deli İbrahim</strong>” gibi cinci hocası vardı. <strong>Grigori Rasputin,</strong> doğaüstü yeteneklere sahip olduğu iddia edilen bir <strong>Rus</strong> mistikti. </span></span></div> <div><span><span>Ufak yaşlardayken 2 kardeşinin boğularak ölmeleri <strong>Rasputin’i</strong> oldukça etkiledi. Kendisinin de boğularak öldüğü söylenir. Okuma-yazma bilmeyen <strong>Rasputin</strong>, <strong>1886</strong>’dan <strong>1901</strong>’e kadar 15 sene boyunca <strong>Rusya’</strong>da gezip her yerde vaazlar verdi. </span></span></div> <div><span><span>En uzak yolculuğunda, <strong>Yunanistan’ın Athos Dağı</strong>’na kadar gitti. Ortodoksların ‘<strong>hain</strong>’ bir tarikat olarak niteledikleri <strong>Skopsty</strong> <strong>Tarikatı</strong> ile tanıştı. </span></span></div> <div><span><span>Bu tarikatın müritleri, ‘<strong>Tanrı’ya</strong> ulaşmanın tek yolunun ‘<strong>günah</strong> <strong>işlemek</strong>’ olduğunu vaaz ediyorlardı ve bu, <strong>Rasputin’e</strong> oldukça çekici gelmişti.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>1907</strong> yılında Çar’ın oğlu <strong>Aleksey,</strong> hemofili hastalığına yakalandığında doktorlar tüm çabalarına rağmen çocuğun iç kanamalarını durduramazlar ve artık tıbbi olarak yapılabilecek bir şey olmadığını ve oğlanın yakın zamanda öleceğini <strong>Çar’a</strong> bildirirler.</span></span></div> <div><span><span>Saray camiasında varlığı bilinen <strong>Rasputin,</strong> bu durumda son çare olarak <strong>Çariçe</strong> tarafından çağrılacak ve hipnotizma tekniğiyle çocuktaki iç ve dış kanamaları durduracaktır. </span></span></div> <div><span><span>Bu başarısından sonra <strong>Rasputin</strong>, <strong>Çar</strong> ailesi için çok önemli bir şahıs olur. <strong>Çar’a</strong> sürekli siyasal konularda fikirler de vermeye başlamıştır. Benzer tedavilerini ve fikirlerini ölüm yılı olan <strong>1916</strong>’ya kadar sürdürür.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya’nın</strong> en büyük istihbarat örgütü <strong>GRU</strong>; <strong>Glavnoye Razvedyvatel’noye Upravleniye</strong>- Rusya Silahlı Kuvvetler Genelkurmayına bağlı askeri istihbarat teşkilatının “<strong>poznai</strong> <strong>sebia</strong>” yani “<strong>Kendini Tanıma</strong>” anlamına gelen <strong>Rus Savaş Sanatı Sistemi </strong>üzerinden <strong>cinlerle diyalog</strong> kurmanın bir yolunu buldukları söylenir. </span></span></div> <div><span><span>Bu stil, katı kuralları, yapısı veya sınırları (ahlaki sınırlar hariç) olmayan doğal ve serbest bir stildir. Zaman içerisinde <strong>Rus Özel Kuvvetleri </strong>tarafından rafine edilerek bugünkü modern halini alan ve sürekli gelişmeye devam eden <strong>Systema</strong>, yakın zamana kadar son derece gizli tutuluyordu.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Hızlı öğrenmek için geliştirilmiş <strong>Systema</strong>, ezbere dayanmaz. Kalıp tekniklerin ve formların olmadığı bu stil, vücudu bütün olarak görür ve en zorlu durumlarda dahi hayatta kalmayı amaçlar. </span></span></div> <div><span><span><strong>Systema</strong>’da öncelikli amaç kazanmak veya kaybetmek değil, kendini tanımak ve her koşulda hayatta kalmaktır. Bu nedenle <strong>Systema</strong>’ya “<strong>poznai sebia</strong>” da (Kendini Tanı) denilmektedir. </span></span></div> <div><span><span>Ruh veya psikolojik durum sakin, öfke, tahriş, korku, kendine acıma, sanrı ve gururdan arınmış olmalıdır. Savaş becerisi, güçlü ve hassas, anlık ve ekonomik, kendiliğinden, zekice ve çeşitli, gerçek bir profesyonelin imzasını taşıyan hareketleri içerir.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Systema</strong>; üç bileşenin sinerjisidir ve bir <strong>TRUE WARRIOR</strong> yani doğru savaşçı oluşturur. Bu üç bileşen; “<strong>savaş becerisi, güçlü ruh ve sağlıklı vücut”</strong>tur. <strong>Tasavvuftaki</strong> “<strong>nefis terbiyesi</strong>”ne ne kadar çok benziyor değil mi?</span></span></div> <div><span><span><strong>Systema, Spetsnaz</strong>, <strong>GRU</strong> ve diğer hükümet kuruluşlarının özel birimleri dahil olmak üzere, riskli görevlerde Özel Kuvvetler Askeri Birlikleri tarafından geliştirilen mücadele tarzı oldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>SSCB</strong> dağıldıktan sonra, bu savaş sanatı tanındı ve yeniden keşfedildi ve antik köklere rağmen, her öğretmenin ve her uygulayıcının çeşitli askeri ve çağdaş ihtiyaçlarına uyarlandı.</span></span></div> <div><span><span>‘<strong>Nooscope’ hakkında kim ne biliyor?</strong></span></span></div> <div><span><span>Rus askeri istihbaratının bir diğer önemli silahı da <strong>2012</strong>’de ‘<strong>Questions of Economics & Law</strong> -Ekonomi ve Hukuk Soruları’ adlı dergide ‘AE Vaino’ imzasıyla yayınlanan, ‘The capitalisation of the future/Sermayenin Geleceği’ başlıklı makalesinden kullanılan ‘Nooscope’dir.</span></span></div> <div><span><span>Bu kavramı tartışmaya açan ve bunun Rus bilim insanlarının geliştirmiş olduğu yeni ve farklı bir silah olduğunu belirten <strong>Rusya Federasyonu</strong> <strong>Başkanlık Müsteşarı Anton Eduardovich Vaino</strong>’dur.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>-Anton Eduardovich Vaino-</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Vaino ‘Nooscope</strong>’ kavramı çerçevesinde toplumu örgütlemek ve anlamak için yeni yollardan söz etmişti. <strong>Nooscope</strong>, yarı mistik ve Rus metafizik geleneğinden beslenen bir kavram olarak değerlendirilmişti.</span></span></div> <div><span><span><strong>Nooscope</strong>, “insanlar arasında, nesnelerle para arasındaki işlemleri tarayan bir aygıt” tanımlamasıyla anlaşılmaya çalışıldı.</span></span></div> <div><span><span>Günümüzde ekonominin ve genel olarak toplumun geleneksel yöntemlerle yönetilmesi çok karmaşıklaştı. Kaosa dönüştüğü gibi kontrolden çıkabiliyor.</span></span></div> <div><span><span>Böylesi durumda güç merkezleri iktidarlar bunları düzenlemek ve kontrol etmek için yeni yollar aramalıdır. </span></span></div> <div><span><span>Bu yönetim sorununun çözümü ise ‘<strong>nooscope</strong>’ olarak adlandırılan ve küresel bilinçle ve “<strong>biyosferdeki ve insan aktivitesindeki değişiklikleri tespit edip kaydedebilen</strong>” yeni bir sistemle mümkün olabilir. </span></span></div> <div><span><span>Bu konuyu, bilimsel literatürde en net ifade eden <strong>Nikola Tesla </strong>olmuştur. </span></span></div> <div><span><span>Yarı-mistik dilin ve akademik jargonun neredeyse imkânsız bir karışımı izlenimi veren bu teorik açılım, aşkınsal felsefe ile çağdaş ekonomik kaygıları uzlaştırmaya yönelik. </span></span></div> <div><span><span><strong>Nooscope</strong>’un kesin tanımını söylemek zor. “Nooscope, Noosfer’deki değişiklikleri kaydetmek için kullanılan bir cihazdır.” Dahası, “mekansal sensörler” den oluşur ve “görünmez görünür hale getirebilir”.</span></span></div> <div><span><span>“Yeni nesil banka kartlarından başlayıp” akıllı tozla “biten” Nooscope’un duyusal ağı “, zaman ve mekândaki ortak Varlığı doğrudan tanımlar.”</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Nooscope</strong>, insanlığın kolektif bilincinin incelenmesine olanak sağlayan ilk manevi cihaz. Aslında, “<strong>Noo</strong>” fikri, <strong>Vaino</strong>’nun icadı değil, daha önceden az da olsa biliniyordu. </span></span></div> <div><span><span>20. yüzyılın başlarında Rus düşünür <strong>Vladimir Vernadsky </strong>tarafından bir teori olarak geliştirilen “<strong>Noosfer</strong>”, genellikle insan düşüncesinin alanı, yani insanlığın kolektif bilincidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Vernadsky</strong>, insanlığın kolektif düşüncesinin bir bütün olarak dünyayı etkileyeceği zaman, <strong>Noosfer’in</strong> Dünya’nın gelişiminin üçüncü aşaması olacağına inanıyordu. </span></span></div> <div><span><span>Bu açıdan <strong>Vaino</strong> bir “<strong>proaktif yönetim paradigması</strong>” temellendirmiş denilebilir. Bu anlatılanları metafizik istihbaratta Cinlerin istihdamı ile ilişkilendirmek becerisi sizlere kalmış.</span></span></div> <div><span><span><strong>Metafiziksel istihbarat ve Türkler…</strong></span></span></div> <div><span><span>Bizim tarihimizde de medyum, haber alıcı bazı örnekler vardır. Örneğin <strong>Safranbolulu Cinci Hoca</strong> veya <strong>Karabaşzade Hüseyin Efendi </strong>17. yüzyılda yaşamış <strong>Osmanlı</strong> sarayının ünlü üfürükçüsüydü. </span></span></div> <div><span><span>Tahta çıktığında recüliyeti akim kalmış yani erkekliği tutuk olan, Osmanlı Padişahı (Deli) <strong>İbrahim</strong>’i telkinleri ile tedavi etmişti. <strong>Deli İbrahim</strong>, <strong>Valide Kösem Sultan</strong>’ın sunduğu cariyelerle bir arada olmaya başladı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sultan İbrahim</strong>’i etkisi altına alan <strong>Cinci Hoca</strong>, büyük bir maddi kazanç elde etmişti. <strong>İlmi Nücum, Kenzül Havas</strong> sayesinde Cinlerle iletişim kurduğu gerekçesiyle ünü her yere yayılmıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>İslam</strong> dünyasında “<strong>Hurufilik”</strong> olarak adlandırılan ekol mensupları da kehanet hususunda boş sayılmaz. Ne de olsa “<strong>Kabala</strong>” harsından besleniyorlardı. </span></span></div> <div><span><span>Bu ekolün son temsilcilerinden <strong>Said Nursi, Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî,</strong> Birinci Şua’da : “Ve’l-ilmu indallahi lâ ya’lemu’l-gaybe illallâhu Hattâ ye’tiyallahu bu emrihi (şedde sayılır) fıkrası dahi, makam-ı cifrîsi bin beşyüz kırkbeş (1545) (Miladi 2120) olup kâfirlerin başında kıyamet kopmasına îmâ eder" der ve kıyametin kopuşuna dair tarih verir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Risalei Nur</strong>’da yakın tarihimize ilişkin onlarca <strong>ebced hesabı</strong> ile “<strong>kehanet”</strong> olarak nitelendirebilecek malumat mevcut.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türklere özgü metafizik istihbarat…</strong></span></span></div> <div><span><span>“<strong>Beyaz Hayaletler</strong>” hemen her ülke ordusunun düşman cephe gerisine sızma gerçekleştiren <strong>operasyon birlikleri </strong>için kullanılır.</span></span></div> <div><span><span>Bu kavrama, kolektif ve <strong>metafiziksel</strong> <strong>işlev</strong> yüklemek mümkün. “<strong>Beyaz Hayaletler</strong>" <strong>Büyük Asya</strong>’nın güç birliğinden oluşan istihbarat ve askeri operasyon timleri.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Tibet’ten Tanrı Dağları’na, Ural Altay Dağlarından Türkiye’de Sultan Dağlarına </strong>uzanan,<strong> psişik bir yapılanma</strong> bu. Öyle ki <strong>Türkiye</strong>'den ta <strong>İzlanda’ya</strong> kazılan yeraltı tünellerinin hikayesi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Budizm, Taoizm ve Sufizm</strong> öğretileriyle özel eğitime tabi tutulan gizli, fark edilmeyen bu operasyon güçleri; İnsanın düşünce ile uzaklarda başka bir insana bilgi ve resim iletebilmesi (<strong>Telepati</strong>) gibi görüntünün “<strong>Teleportation”</strong> denen ve <strong>vücut dışı astral yolculukları</strong> ile bütünleşebiliyor.</span></span></div> <div><span><span>Bu kapsamda “<strong>Astral Seyahat</strong>”; insanın sanal olarak bir yerdeyken başka bir yerlere gitmesi ve orada hem görülmesi hem de orayı görmesidir olduğu gibi <strong>fizikötesi</strong> bilgiyle eşyanın tabiatına hükmedebilmek. </span></span></div> <div><span><span>Astral Seyahatin yolcu kahramanları görünmez kılan <strong>Beyaz</strong> <strong>Bulutlarla</strong> çepeçevre sarılmalarıdır. Onlar kendilerini bildirmek için bazen dışarıdan görev verdikleri isimlere dokunurlar.</span></span></div> <div><span><span><strong>Dünya'nın</strong> üzerinde bulunan üçüncü sıra katman <strong>iyonosferin</strong> en önemli özelliği elektrik enerjisini ve radyo, ses ve elektro manyetik dalgaları kablosuz olarak çok uzak bir noktadan diğer noktaya taşımasını sağlayabilmesiydi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Melekût</strong> aleminden yani metafizik varlıkların (melek-cin-iblis vs.) ruhların ve nefislerin makamı olan âlemden gelen ilahi varlıklar seçilmiş insanlara veya seçtikleri insanlara dokunurlar. </span></span></div> <div><span><span>Halk arasında en kısa tabiri ile “<strong>ruhun bedenden geçici olarak ayrılması</strong>” şeklinde tanımlanabilen “<strong>Astral Yolculuk</strong>”ta iki süreç var. </span></span></div> <div><span><span>Bunlardan ilki “<strong>Tayyı zaman</strong>”; vaktin genişlemesi, bereketlenmesi, yani “<strong>kısa sürede uzun bir zaman yaşamış olma hâli”</strong> diğeri de “<strong>Tayyı mekan</strong>” yani mekânı aşarak bir anda değişik yerlerde görünebilmektir. </span></span></div> <div><span><span>Bir diğer anlamı da mekan değiştirme yani bir mekandan başka bir mekana uçmak, ışınlanmaktır. <strong>Tayyi mekân</strong>, bir mekandan başka bir mekana aracısız ve vasıtasız olarak yolculuk yapma işidir. <strong>Tayyi mekan</strong>, mekanın ortadan kaldırılması, aşılması anlamında olup mekanları çok hızlı bir şekilde aşarak diğer mekanlara ulaşmayı anlatır. </span></span></div> <div><span><span>Buna göre, mistiklerin gerçekleştirdikleri <strong>tayyı mekan, tayyı zaman</strong>, onların kendi özlerine (holografik datanın değişik boyutlarına) vasıtasız “<strong>bilinç sıçramaları</strong>” ile gerçekleştirdikleri <strong>mekan ve zaman seyahatleri</strong> denilmektedir.</span></span></div> <div><span><span>Gerçi şimdi <strong>politik medyumluk</strong> ad değiştirdi, daha çok <strong>fütürolojik</strong> yaklaşımlar yani geleceği öngörme popüler.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>-MİT Başkanlığı'nın “Teşkilat Yapılanması” resmi internet sitesinde başlıklarla belirtiliyor-</span></span></div> <div><span><span>Ancak <strong>MİT</strong> veya <strong>Türkiye’deki</strong> diğer gizli servislerin bu tür kadrolarla çalışıp çalışmadığını söylemek pek mümkün değil. Varsa da bunlar muhtemelen <strong>Kafkasya</strong> kökenlidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Teolojik istihbarata “üçler yediler kırklar” bakar!</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>İstihbarat</strong> akıl oyunudur. Bir hedefe ulaşmak için yapılan stratejik planlama biraz da siyasi entrikadır. Matematik ve metafiziktir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Teolojik jeopolitik </strong>ve <strong>teolojik İstihbarat</strong> bir adım daha ileriye giderek <strong>metafiziksel istihbarat</strong> sahasında <strong>keşşaf</strong> olmak isteyen, “<strong>üçler - yediler - kırklar</strong>” ile <strong>meşverette halvet olmak </strong>isterse, <strong>Yunus Emre</strong>’den dil,<strong> Hacı Bektaş Veli</strong>'den el alsın. </span></span></div> <div><span><span><strong>Yunus</strong>’dan, yüce görünen gökleri, göklerdeki melekleri, yetmiş bin hicapları, cümle vücutta bulmayı, <strong>Hacı Bektaş Veli</strong>'nin ruhaniyetinden “<strong>don değiştirme</strong>”yi öğrensin.</span></span></div> <div><span><span>“<strong>İblis</strong>”i, <strong>lain</strong> eylese de feveran, tersine döndü bu devran, Ey Tanrı’nın askerleri doğrulun, şimdi diriliş zamanıdır.</span></span></div> <div><span><span>Erler demine destur alalım, Huuuuu diyelim Huuuuu!</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div><span><span>Twitter'da takip edin: <strong>@oc32oc39 , @dikgazete</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong> </span></span></div> <div><span><span>https://www.salom.com.tr/arsiv/haber-89195-yahudilik_ve_melekler_7_dusmus_melekler.html</span></span></div> <div><span><span>https://islamansiklopedisi.org.tr/varaka-b-nevfel</span></span></div> <div><span><span>https://www.islamic-awareness.org/quran/sources/bbwaraqa</span></span></div> <div><span><span>Şefaettin Severcan, Yerleşik Bazı Siyer Rivayetlerinin Kur’ân-ı Kerim'e Arzı: İlk Vahiy ve Peygamberlik - Gizlilik, bilimname XXXVI, 2018/2, 429-453 https://dx.doi.org/10.28949/bilimname.410023</span></span></div> <div><span><span>https://www.hurriyet.com.tr/cia-nin-medyumlari-10858173 </span></span></div> <div><span><span>https://kafkassam.com/cianin-medyumlari-var-da-mitin-cincileri-yok-mu.html</span></span></div> <div><span><span><strong>https://www.dikgazete.com/teolojik-istihbarat-savaslari-ve-ayasofya-neden-muze-kalmali-makale,2553.html</strong></span></span></div> <div><span><span>https://tr.sputniknews.com/savunma/201711061030899007-hayalet-avcilari-rus-askeri-istihbarati/</span></span></div> <div><span><span>https://www.nato.int/docu/review/2017/Also-in-2017/russian-intelligence-political-war-security/TR/index.htm</span></span></div> <div><span><span> https://www.stratejikanaliz.com/hibrit-savas-konsepti/</span></span></div> <div><span><span>https://www.ankaraaikikai.org/103-2/</span></span></div> <div><span><span>https://www.russianmartialart.com/whatis.php</span></span></div> <div><span><span>https://www.russianmartialart.com/founders.php</span></span></div> <div><span><span>https://kafkassam.com/rus-askeri-istihbaratinin-gru-yeni-kusak-silahlari-systema-ve-nooscope.html</span></span></div> <div></div>