<h3><span><strong>İsrail, Suriye’nin ötesinde durdurulmalı!</strong></span></h3> <div><strong>Amerika</strong>’nın <strong>Irak işgali</strong> ile <strong>Ortadoğu</strong>’da <strong>İran</strong>’a da alan açıldı. <strong>İran</strong>, “<strong>Büyük Şeytan</strong>” olarak kurumsallaştırdığı <strong>Amerika</strong> ile bu coğrafyada ‘<strong>at başı</strong>’ koşturdu.</div> <div><strong>Amerika</strong> ve <strong>İran, </strong>çıkarları için bölgeyi <strong>güvensizleştirip</strong>; <strong>çatışmaları</strong> sürdürdüler. <strong>Öngörülemez </strong>gelişmeler, bölge halkına yıkım ve yoksulluktan başka bir şey getirmedi.</div> <div><strong>Kürt halkının </strong>yaşadığı<strong> Türkiye</strong>,<strong> Irak</strong>,<strong> Suriye </strong>ve<strong> İran</strong>’daki kimlik arayışını istismar eden <strong>PKK Çatı Terör Örgütünün</strong>, <strong>Suriye</strong>’deki <strong>siyasi</strong>/<strong>sivil </strong>yapılanmasının üst düzey yöneticilerinin açıklamalarını; <strong>Ortadoğu</strong>’da yeni bir projenin ilanı olarak okuyabiliriz.</div> <div>Aslında bu proje çok da yeni değil.</div> <div><strong>Siyonistlerin</strong>,<strong> Tevrat</strong>’taki vatanlarına kavuşma arzusu yani <strong>Arzı Mevud</strong>/ Tanrı tarafından Vadedilmiş Topraklarda <strong>Eretz Yisrael</strong>’i/ <strong>Siyon devletini</strong> kurmaları için <strong>PKK,</strong> kullanışlı bir aparata dönüşüyor.</div> <div><strong>Trump</strong>’ın <strong>Suriye</strong>’den çekilme beyanı üzerine buradaki sözde müttefiki <strong>Suriye Demokratik Güçleri</strong> (<strong>SDG</strong>)/ <strong>Doğu ve Kuzey Suriye Özerk Yönetiminin</strong> (<strong>PKK-PYD</strong>) askeri gücü; <strong>İsrail </strong>ile işbirliği için çağrı üzerine çağrı yapıyor.</div> <div><strong>İsrail</strong>’in stratejik güvenliği için <strong>PKK’</strong>ya ne gibi söz verilmiş olabilir?</div> <div><strong>İsrail</strong>, <strong>Trump</strong>’ın eliyle başta <strong>Suudi Arabistan</strong> olmak üzere güneyindeki <strong>Körfez Arapları</strong> ile <strong>İbrahim Anlaşmasını</strong> imzalamıştı. <strong>İbrahim Anlaşması,</strong> güncel olsa da <strong>Gazze</strong>’den sonra <strong>İsrail </strong>özellikle kuzeyden <strong>Türkiye </strong>tarafından tehdit algılamaya başladı.</div> <div><strong>Suriye</strong>’de <strong>Esed </strong>rejiminin devrilmesi ile <strong>Ortadoğu</strong>’da yeni bir süreç başlamış oldu.</div> <div><strong>Türkiye</strong>’nin terör gerekçesi ile <strong>Suriye </strong>topraklarında güvenliği tesis etmesi, uluslararası toplantılarda yaklaşık on dört yıldır <strong>Esed </strong>rejimine karşı <strong>Suriye halkının</strong> yanında duruşu tabii ki yeni <strong>Suriye</strong> yönetimi için <strong>danışılabilir </strong>bir ülke konumunda olmasını sağladı.</div> <div><strong>Suriye</strong> halkı, <strong>Esed</strong> rejimine karşı ciddi bir mücadele verirken; <strong>PKK,</strong> baskı ve hile ile ele geçirdiği topraklarda rejime karşı mücadeleden kaçındı.</div> <div><strong>PKK</strong> aynı zamanda rejime karşı mücadele eden <strong>Kürt hareketinin</strong> elini de zayıflattı. <strong>PKK</strong>, <strong>Amerika </strong>ile ortak hareket ederken aynı zamanda <strong>Esed</strong> rejimi ile <strong>saldırmazlık </strong>anlaşması yapması da düşündürücüdür. Tarafların bu şekilde hareket etmesi; <strong>Rusya </strong>ve <strong>İran</strong>’ın bilgisi dahilinde gerçekleşti.</div> <div><strong>Filistin toprakları</strong> üzerinde tedhiş ve tehdit ile bir terör devleti kuran <strong>İsrail</strong>; her ne kadar <strong>Esed </strong>rejimini düşman olarak konumlandırsa da işgal ettiği <strong>Suriye</strong>’ye ait <strong>Golan tepeleri</strong> üzerinde tampon bölge oluşturdu. <strong>Golan tepeleri</strong>, <strong>İsrail </strong>için ileri stratejik savunma alanı.</div> <div>Yeni <strong>Suriye</strong> yönetiminin <strong>Türkiye </strong>ile ortak hareket etme iradesini beyan etmesi elbette hem <strong>PKK</strong> hem de <strong>İsrail</strong>’i tedirgin etti.</div> <div><strong>İsrail medyasına</strong> beyanat veren <strong>PKK</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’deki temsilcilerine göre; <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Irak</strong>, <strong>Ürdün</strong>, <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Suriye</strong> ile yakın diyaloğu, <strong>İsrail</strong> için açık tehdit oluşturuyor.</div> <div><strong>PKK</strong>/ <strong>PYD</strong> Yönetimindeki özerk bölge eğer desteklenirse; <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>İsrail</strong>’e erişimi engellenir. <strong>Özerk bölge, İsrail için doğal koridor vazifesi görebilir</strong>.</div> <div><strong>İran</strong>’ın <strong>Şii Hilali</strong> tehdidinin göreceli büyüklüğüne rağmen; <strong>Türkiye</strong>, <strong>İsrail</strong> için önlenemez bir tehdide dönüştü.</div> <div><strong>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,</strong> güçlü bir iç desteğe sahip iken küresel sistemde sözü dinlenen bir lider olarak kabul görüyor. Sistemi revize eden <strong>AK Parti Hükümeti,</strong> özellikle <strong>Doğu Akdeniz</strong>’de hakimiyetini pekiştiriyor.</div> <div><strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Müslüman Kardeşler</strong> ile ilişkisi ve <strong>Şam</strong> yönetimine açık desteği; <strong>Kudüs</strong>’e giden yolun açıldığı anlamına geliyor.</div> <div><strong>İran</strong>’ın <strong>Şii Hilali</strong>/ <strong>Direniş Ekseni</strong> çökerken bir diğer eksen <strong>Türkiye;</strong> <strong>Arap halkları</strong> nezdinde yükselişte.</div> <div><strong>PKK</strong>’nın baskısı ile <strong>PYD</strong>’nin yönetimi altındaki halkın, <strong>İsrail</strong>’le yakınlaşması, bölgesel siyaseti <strong>İsrail lehine dengeleyebilir</strong>.</div> <div><strong>Çanakkale</strong> ve <strong>İstanbul Boğazının</strong> uluslararası denetime açık olması ve ticaretin devamı için gemilerin serbest geçişi; <strong>İsrail</strong>’in istikrarı ve avantajlı bir geleceğe kavuşması adına zorunluluktur.</div> <div><strong>“İsrail, jeopolitik olarak güçlendirilmelidir”</strong>, “<strong>İsrail</strong>, <strong>Ortadoğu</strong> güvenliğinin mimarisinde rol almalıdır” bu tip haberler, son günlerde <strong>İsrail medyasında</strong> bir hayli yer bulmakta.</div> <div><strong>Suriye</strong>’nin yeraltı zenginlikleri ve sulanabilir tarım arazisi üzerinde siyasi organizasyonunu güçlendiren <strong>PYD</strong>, federasyon istemekte ayrıca da <strong>SDG</strong>/ <strong>YPG</strong> güçlerinin de <strong>özel statüsü</strong> gözetilerek bir bütün olarak <strong>Suriye Ordusu</strong> içerisinde yer almasını istemektedir.</div> <div><strong>PKK, İslami bir kimliği olan Yeni Suriye yönetiminden ideolojik olarak da rahatsızlık duymaktadır</strong>. <strong>PKK</strong>, <strong>Suriye</strong>’de mevcudiyetini sürdürebilmek için <strong>Amerika</strong>’nın <strong>Suriye</strong>’den çekilmesini istememektedir.</div> <div><strong>PKK</strong>’ya göre; <strong>Ortadoğu</strong>’daki krizin çözümü, <strong>İsrail</strong> ve <strong>Yahudi halkının</strong> katılımı ile gerçekleşebilir. <strong>PKK</strong>, <strong>İsrail</strong>’e açık çek vererek; <strong>Suriye </strong>içerisine davet etmektedir.</div> <div><strong>PYD</strong>’nin yeni <strong>Suriye</strong> yönetimi ile ilgili temel kaygısı <strong>seküler laiklikten</strong> uzaklaşan bir sistemin ayak seslerini işitiyor olması. <strong>Avrupa</strong>’ya karşı şikayetinde haklı pozisyonda olabilmek için; “<strong>kadın hakları”nı</strong> da bahane etmektedir.</div> <div><strong>Ortadoğu kime teslim edilecek</strong>?</div> <div><strong>DEAŞ</strong>/ <strong>İŞİD</strong> üzerinden planlanan oyunun bir ucunda <strong>İsrail</strong> diğer ucunda <strong>PKK</strong>/ <strong>PYD </strong>yer alıyor. <strong>DEAŞ</strong>’ın bölgede güçlü olduğu iddiasını öne süren <strong>PYD</strong>; <strong>Amerika</strong>’nın çekilmesiyle doğacak boşluğu <strong>İsrail</strong>’in doldurmasını beklemekte. Hatta <strong>Fransa</strong> bile bölgeye davet edildi.</div> <div><strong>PKK</strong>’nın <strong>İsrail</strong> ile olan yakınlaşmasına karşı, <strong>Suriye Kürt Ulusal Konseyi</strong> (<strong>ENKS</strong>), <strong>Ahmet Şara</strong>'nın ülke başkanlığı görevine atanması münasebetiyle; yayınladığı mesajla <strong>Şara’yı</strong> tebrik etmesi dikkate değer. <strong>ENKS</strong>; <strong>Suriye</strong>’de <strong>PKK</strong>’nın yer almadığı bir diğer <strong>Kürt Muhalefet</strong> cephesi.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>PKK</strong> ve <strong>İsrail’in</strong> ortak çıkarlar etrafında bütünleşmesine karşı, <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong> deyimiyle; “<strong>Türkiye ve Suriye dayanışma içerisinde hareket ederek terörün olmadığı bir huzur ve güven iklimini ortak coğrafyamızda tam manasıyla hakim kılabilir”</strong></div> <div><strong>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara</strong> ise yaptığı açıklamada; “<strong>Suriye ve Türkiye, sürdürülebilir güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlamaktadır</strong>. <strong>Suriye’nin kuzeydoğusunda toprak bütünlüğünü engelleyen tehditleri ele aldık</strong>. <strong>İsrail'in, Suriye'nin güneyindeki tampon bölgeden çekilmesi ve 1974'teki anlaşmanın hayata geçmesi için uluslararası baskının önemini ele aldık</strong>” derken, yeni yönetimin, <strong>PKK</strong> ve İ<strong>srail</strong> ile ilgili düşüncesini net olarak açıkladı.</div> <div><strong>İsrail</strong>, <strong>Ortadoğu</strong>’nun <strong>çıbanbaşıdır</strong>.<strong> İsrail</strong>’in<strong> önü kesilmelidir</strong>.</div> <div><strong>Türkiye ve Suriye’nin ortak çıkarları ve ortak sınırları kesişmektedir</strong>. <strong>Suriye</strong>’nin <strong>kurtuluşunda her iki ülkenin asker ve mücahitlerinin kanı birbirine karıştı.</strong></div> <div><strong>İki Cumhurbaşkanının asil ve latif davranışı; bölge halkları ve onların liderlerine bir mesaj olarak çoktan ulaştı.</strong></div> <div><strong>Devlet idare etmenin ileriyi görme sanatı olduğunu her iki liderin duruş ve tutumunda görmekteyiz.</strong></div> <div><strong>Türkiye, Suriye’de ikinci bir hataya imza atmadı.</strong></div> <div><strong>Yeni Dünya Düzeni; Amerika’nın Düzeni.</strong></div> <div><strong>Bloklaşma Batı/ Doğu ekseninden Kuzey/ Güney’e yön değiştirdi.</strong></div> <div><strong>Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır acilen ortak ittifak anlaşması imzalayıp; iş birliğine gitmelidir.</strong></div> <div>.</div> <div><strong>Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com</strong> </div> <div>https://www.jpost.com/opinion/article-840350?s=09</div> <div>https://www.jpost.com/middle-east/article-840032#840032</div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-suriye-ile-dayanisma-icinde-terorun-olmadigi-huzur-iklimini-ortak-cografyamizda-hakim-kilacagiz-932067.html</strong></div> <div><strong>https://www.dikgazete.com/haber/suriye-cumhurbaskani-sara-turkiye-ile-iliskileri-derin-bir-stratejik-isbirligine-donusturme-arzusundayiz-932066.html</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>