<div><span><span><strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Millî Mücadele</strong> dönemi, kendi içerisinde birçok kahramanlık ve dayanışma konularını barındırmaktadır.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Birinci Dünya Savaşı</strong>’ndan anlaşmalarla yenik ayrılan <strong>Osmanlı Devleti</strong>, <strong>1919</strong> senesinin <strong>19 Mayıs</strong>’ında <strong>Samsun</strong>’a ayak basan <strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong> ile küllerinden yeniden doğacak olan, <strong>Türk Milleti</strong>nin kaderinin çizildiği bir sürece girmiştir.</span></span></div> <div><span><span>Bu süreç esnasında, <strong>Anadolu</strong> güneyden, batıdan, doğu sınırlarından kuşatılmış, <strong>Ankara</strong>’da kurulan hükümet, bağımsızlık ve yeni kurulacak olan ‘<strong>Türkiye Cumhuriyeti</strong>’nin şeklini-temellerini atma çabasındadır.</span></span></div> <div><span><span><strong>Osmanlı Devleti</strong>’nin birçok cephede savaşması ve <strong>Anadolu</strong>’da cereyan eden isyan ve azınlıkların toprak talepleri, <strong>Müslüman-Türk</strong> ahalisini çok yıpratmış; açlık, terör, kaos, yılgınlık had safhaya çıkmıştır. </span></span></div> <div><span><span>Kısacası, <strong>Anadolu</strong> tam bir yangın yeridir. </span></span></div> <div><span><span>Bu gidişata <strong>dur</strong> diyecek umut; <strong>Ankara</strong>’da kurulan meclis ve meclisin alacağı ileriye dönük kararlardır.</span></span></div> <div><span><span>Her yandan kuşatılmış olan <strong>Anadolu</strong>, bağımsızlık mücadelesi ve yeniden küllerinden doğmak için soy ve din bağı ile bağlı bulunduğu kardeşlerinden yardıma muhtaç bir vaziyettedir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Anadolu</strong>’da <strong>Milli</strong> <strong>Mücadele</strong> için toplanan ordunun; giyim, iaşe, silah gibi birçok noksanlığı bulunmaktadır. </span></span></div> <div></div> <div><span><span>Tüm bu vahim hal karşısında, <strong>Ankara Hükümeti</strong>’nin başında bulunan <strong>Gazi Mustafa Kemal</strong>, başta <strong>Azerbaycan, Pakistan, Özbekistan</strong> olmak üzere birçok ülkeden yardım ister. </span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan, Anadolu</strong>’da yapılan <strong>Millî Mücadele</strong> için çok önemli yardımlar yapmıştır.</span></span></div> <div></div> <div><span><span><strong>1921</strong> yılı içinde <strong>Türk</strong> ordusunun art arda kazandığı <strong>Birinci</strong> ve <strong>İkinci</strong> <strong>İnönü</strong> <strong>Savaşları</strong>, <strong>Azerbaycan</strong>’da büyük bir coşkuya sebep olmuştur.</span></span></div> <div><span><span><strong>Nerimanov</strong>’un özel emriyle <strong>Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mirze Davut Hüseyinov</strong>, bu münasebetle <strong>TBMM</strong> <strong>Başkanlığı</strong>’na çektiği telgrafta <strong>“Emperyalizme karşı kazandığı büyük zaferden dolayı, kardeş Türk halkını, TBMM’sini ve onun Reisi Mustafa Kemal Paşa’yı, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Halk Cumhuriyeti adına kutluyor ve tebrik ediyoruz.”</strong> dedikten sonra, <strong>Azerbaycan</strong> halkının bu zaferin şerefine, <strong>30 vagon petrol, 2 vagon benzin, 8 vagon gaz yağı</strong> gönderdiğini bildirmiştir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan Sovyet Hükümeti,</strong> yine <strong>Mayıs 1921</strong>’de, <strong>Azerbaycan Dışişleri Komiseri Hüseyinov</strong>’un, <strong>Kazım</strong> <strong>Karabekir</strong>’e çektiği telgrafta; <strong>Şahtahtinski</strong>’nin teklifi üzerine, <strong>Türkiye</strong>’nin bağımsızlık mücadelesinde hayatlarını kaybetmiş askerlerin yetim çocuklarının barınacağı sığınaklar (yetimhane) için, her ay düzenli olarak <strong>üç tank gaz yağı</strong> gönderilmesi hakkında karar aldıklarını bildirmiştir.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>-Neriman Nerimanov-</span></span></div> <div><span><span>Yine <strong>Nerimanov</strong>’un özel emri üzerine <strong>Azerbaycan</strong> <strong>Hükümeti</strong>, hiçbir talebi olmadığı halde <strong>TBMM</strong> Hükümetine, <strong>62</strong> <strong>vagon petrol </strong>göndermiştir. </span></span></div> <div><span><span>Yine aynı ay içinde <strong>Azerbaycan Dışişleri Bakanı M.D. Hüseyinov, TBMM Başkanlığı’</strong>na gönderdiği bir mektupta, <strong>“Bundan sonra Azerbaycan Hükümeti, kardeş Türk halkına yürüttüğü bağımsızlık savaşı müddetince her ay 62 vagon petrol ve 3 vagon gaz yağı göndermeyi taahhüt ediyor.”</strong> diye yazmıştır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan</strong>, <strong>Nerimanov</strong>’un başkanlığı döneminde bu taahhüdüne sonuna kadar sadık kalmıştır.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan Hükümeti</strong>’nin <strong>2 Ekim 1922</strong>’de <strong>Anadolu</strong> fakirlerine yardım teşkili ile uğraşacak özel bir komisyon kurması, aynı zamanda <strong>Azerbaycan Türk</strong> basınında, savaş halinde olan <strong>Türkiye</strong>’ye mali ve silah yardımını hızlandırmakla “<strong>Misak-ı Milli</strong>” ilkelerinin katiyetle desteklenmesi, o devir için çok önemliydi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Anadolu Türkleri’</strong>nin geçirdiği sıkıntılı döneme kayıtsız kalmayarak, <strong>Türkiye</strong> halkı ile ilgili haberlere sütunlarında sık sık yer veren, <strong>Bakü</strong>’de <strong>Latin</strong> harfleri ile yayın yapan <strong>“Yeni Yol”</strong> gazetesi, <strong>Azerbaycan</strong> halkına yaptığı bir çağrıda şöyle yazıyordu:</span></span></div> <div><span><span><strong>“Mustafa Kemal’in askerlerinin tek başlarına mücadele ettiği bir dönemde Anadolu’daki Türk kardeşlerimize yardım etmeli, iaşe toplamalı ve gerekirse gidip orada canımızı feda etmeliyiz…”</strong> </span></span></div> <div></div> <div><span><span>-Gazi Paşa ve Kazım Karabekir Paşa-</span></span></div> <div><span><span> <strong>Mustafa Kemal Paşa, 1921</strong> yılında <strong>Azerbaycan Başkanı Nerimanov</strong>’a bir mektup göndererek borç para talebinde bulundu. </span></span></div> <div><span><span>Mektup <strong>17 Mart 1921</strong> tarihinde, <strong>TBMM Bakü Büyükelçisi</strong> olan <strong>Memduh Şevket Bey</strong> tarafından <strong>Nerimanov</strong>’a ulaştırıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Nerimanov, Azerbaycan</strong> hükümeti içinde bazı bakanların karşı çıkmalarına rağmen, <strong>Mustafa Kemal Paşa</strong>’nın isteğine olumlu cevap verdi. </span></span></div> <div><span><span>Derhal hazırda bulunan <strong>500 kilo altın, Ankara</strong>’ya ulaştırıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>TBMM Hükümeti,</strong> bu altının <strong>200 kilosun</strong>u devlet bütçesine ayırdı. </span></span></div> <div><span><span>Geriye kalanı ise, <strong>silah ve mühimmat</strong> alımı için kullanıldı.</span></span></div> <div><span><span>Daha sonra <strong>Azerbaycan Hükümeti</strong> tarafından <strong>Rusya</strong>’dan alınan <strong>10 milyon altın Ruble</strong>, yine <strong>Nerimanov</strong> tarafından <strong>Ankara</strong>’ya gönderildi.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>-Mirze Davud Hüseyinov-</span></span></div> <div><span><span><strong>Nerimanov</strong>, <strong>23 Mart 1921</strong> tarihinde,<strong> Mustafa Kemal Paşa</strong>’ya yazdığı cevap mektubunda, birbiri ardınca kazanılan savaşlar ile <strong>Türk</strong> halkının emperyalizmden kurtulma günlerinin yaklaştığının, bu yüzden bu başarıları kazanan <strong>TBMM</strong> <strong>Hükümeti</strong>’ni, onun başkanını ve kahraman Türk ordusunu kutladığını bildirdikten sonra;</span></span></div> <div><span><span><strong>“Paşam, Türk Milletinde bir anane vardır; kardeş kardeşe borç vermez, kardeş, her durumda kardeşinin elinden tutar. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Biz kardeş halklarız, her zaman ve her şartta birbirimizin elinden tutacağız, bugün yaptığımız bir kardeşin yaptığından başka bir şey değildir” </strong>diyordu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Azerbaycan</strong>’ın <strong>Türk Milleti’</strong>ne ve <strong>Millî Mücadele</strong>’ye yapmış olduğu katkıların bir bölümü bu şekildedir.</span></span></div> <div><span><span>Mazinin tozlu sayfalarında her daim anımsanması gereken bu fedakârlık ve kardeşlik, <strong>Türk Milleti</strong> var oldukça asla unutulmaması gereken ve gelecek nesillerimizin hafızasına ise kazımamız lazım gelen yaşanmışlıklardan bir tanesidir.</span></span></div> <div><span><span>İki kardeş devlet; <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Azerbaycan</strong>’ın kahraman evlatlarına selam olsun!</span></span></div> <div><span><span><strong>Saygı ve Sevgilerimle</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>.</strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Emrah Bekçi, dikGAZETE.com</strong></span></span></div> <div></div>