<div>-Erzurum Lala Paşa Camii, Foto; Erzurum İl Kültür Müdürlüğü</div> <h3><span><strong>İbrahim’e Selam olsun…</strong></span></h3> <div><strong>Güç sahibi elitlerin</strong>, küresel düzeni tekrardan kurguladığı ve hükümranlıklarını pekiştirmek için, insan kanını heder ettiği <strong>21.Yüzyılda</strong> yani içerisinde yaşadığımız zaman diliminde, bir avuç insanın <strong>direnişi</strong>; insanlığı <strong>dirilişe</strong> taşıyacak.</div> <div><strong>Dünya düzeni</strong> üzerinde, jeopolitik konumun taşıdığı fırsat ve tehditleri iyi okumakla emperyal saldırıları savuşturmak kolaylaşacaktır. <strong>Tehdidin</strong> kaynağını bilmek yeterli değil. Tehdidin <strong>kapasitesini</strong> ve üretim mekanizmasını bilmek; savunmayı güçlendirecektir. Hayır, mesele savunmakta kalmak değil tehdidi kaynağında kurutmak olmalı.</div> <div><strong>Amacımız Hegemonik güç odakları ile yer değiştirmek değil</strong>. Zayıflatılmış devletlerin vatandaşı mı olacağız yoksa insan odaklı evrensel ortak payda etrafında bütünleşen salt coğrafyaya bağlı olmayan güçlendirilmiş sosyopolitik ekosistemlerin bireyi mi olacağız?</div> <div><strong>Dünya büsbütün açık Pazar haline dönüştü(rüldü); rekabeti ne coğrafya ne de demografi engellemiyor. Dijital veriler, akıllı stratejilerin kotarıldığı odakta milyonlarca üretiliyor ve milyarların alımına sunuluyor.</strong></div> <div><strong>Pazarsa bu meydan; yola düşenlerin donanımları nasıl olmalı?</strong></div> <div>Kişinin kendisini tanıması ve derin farkındalığı algılaması; güçlü ve zayıf yönlerini bilerek eşitler arsında tanınırlığını arttırması donanım için başlangıçtır.</div> <div>Yüzlerce <strong>sinyalin</strong> çakıştığı logaritmik ağlar üzerindeki <strong>ses titreşimleri</strong> arasında; aktif ve derin <strong>dinleme</strong> yapanlar başarılı olacaktır. Karşıdakinin yani alıcı konumundaki insanın ihtiyaçlarını anlayan ve bunu güvenli bir şekilde koruyan, liderliğini pekiştirecektir.</div> <div>Sade insanları ve kurumları dönüştürebilmek onlara hizmet etmekle mümkün olabilir. Değişimi göze alabilen öncelikle dürüst, adil ve merhametli olmalıdır. Söylenilen erdemlere sahip olmadan yürümek; kişiyi ancak arızalı duraklara götürür.</div> <div><strong>Ortak hedef etrafında, iş birliğinin getirdiği sinerjiyi yakalayabilen başarılı olur. Bireylerin kendi egoları etrafında hareket etmesi; doğru sonuca ulaştırmayacaktır.</strong></div> <div><strong>İnsan doğası gereği, bencillik ve kibir duyguları besler. Kendimizi başkalarından üstün görür, başarılarımızı abartır, hatalarımızı görmezden geliriz.</strong></div> <div>Bu <strong>ego</strong>, zamanla büyür ve hayatımızın her alanını ele geçirmeye başlar. Aşırı bir şekilde beslendiğimizde, ego hükümranlığımızı ele geçirir ve bizi gerçekliğimizden uzaklaştırır.</div> <div><strong>İnsana yüklenen kodların yani DNA’nın içerisinde taşınan egonun silinmesi/ kırılması nasıl olacak?</strong></div> <div><strong>Küresel pazarın cengaverleri ile şeytan şebekesinin arasındaki yarış devam ederken kim ile iş birliğine gidersin?</strong></div> <div>İnsanın var oluş gayesi nedir?</div> <div>Evrensel değerleri taşımak, iyiliği özünde taşımak mutluluğa ulaştırır mı?</div> <div>İnsan olma becerisi yani hayatın kıymetini bilmek; toplumsal organizma içerisinde kaybolmayı engeller.</div> <div>İnsanı <strong>kurban</strong> eden mekanik ve ruhsuz çetelerin arsızca dolaştığı meydanda; “<strong>biz buradayız, dimdik karşınızda dikildik</strong>” demenin eyleme dönüşmüş halidir <strong>Hz: İbrahim</strong>.</div> <div><strong>“(Oğluna karşılık) ona büyük bir kurbanlık (koç) fidye verdik. </strong><strong> </strong><strong>‘İbrahim’e selam olsun’ (denilmektir.)”</strong> Sâffât Suresi 107-109. ayet</div> <div><strong>Kurban</strong>, bu egoyu kontrol altına almak ve <strong>Yaradan</strong>'a boyun eğmenin bir yoludur. Bu, kendimize ve hayata karşı gerçekçi bir bakış açısı geliştirmemizi sağlar.</div> <div><strong>Kurban ibadeti</strong>, bir yandan gücü, diğer yandan da zayıflığı simgeler. Güç, <strong>Allah</strong>'a itaat etme ve <strong>O'nun</strong> emrine boyun eğme gücünü temsil eder. Zayıflık ise, kendimizi ve isteklerimizi <strong>Yaradan</strong>'ın önünde çaresiz hissetmemizi ifade eder.</div> <div><strong>Kurban</strong>'da, güç ve zayıflık bir araya gelir ve tam bir teslimiyet halini ortaya koyar. Bu teslimiyet; hem güç verir, hem de bizi zayıflığımızla yüzleştirir.</div> <div><strong>Kurban</strong>, insan ruhunun <strong>Yaradan</strong>'a olan bağlılığını ve teslimiyetini ifade eder. <strong>Kurban </strong>ibadetiyle; biz kendi bencilliklerimizden ve arzularımızdan vazgeçer, <strong>Allah</strong>'ın emrine boyun eğer ve <strong>O'nun</strong> lütfuna sığınıp, yardım dileriz.</div> <div><strong>Kurban</strong>, insan ruhunun dünyevi isteklerden arıtılması ve <strong>Allah'a</strong> yakınlaşma arzusunun bir ifadesidir. <strong>Kurban</strong> ibadeti yapan kişi<strong>, Allah</strong>'ın rahmetine ve merhametine layık olmak için çaba gösterir ve <strong>O'nun</strong> <strong>huzuruna</strong> giden yolda bir adım atmış olur.</div> <div><strong>Kurban Bayramı</strong>, sadece bir bayram değil, aynı zamanda bir içsel yolculuğun başlangıcı olabilir. Bu yolculuk, ‘<strong>ego</strong>'nun<strong> </strong>hükümranlığından kurtulma, bencillikten vazgeçme, şükran ve merhamet duygusunu geliştirme ve <strong>Allah'a</strong> yaklaşma şeklinde özetlenebilir.</div> <div><strong>Bu yolculuk, </strong>bizim içsel dünyamızı keşfetmemizi ve<strong> Allah</strong>'a olan bağlılığımızı<strong> </strong>derinleştirmemizi sağlar. <strong>Kurban</strong> <strong>Bayramı</strong>, bu yolculuğu başlatmak ve kendimizi gerçek anlamda<strong> Allah</strong>'a<strong> teslim etmek için bir fırsattır.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Evrensel pazarda gaflete dalarsak; Erzurum Lala Paşa Camisindeki hatta </strong>(*) <strong>yazıldığı gibi: </strong></div> <div><strong>“Gaflete dalanlar, devletten oldular!Gafleti uzun olanın, devleti kısa olur!” devletten oluruz.</strong></div> <div><strong>Kıymetli okuyucu, Kurban Bayramınızı tebrik eder; afiyette kalmanızı isterim.</strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong>Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com</strong></div> <div>(*) “Men tâle gafletehu zâle devletehu”, “Gafleti uzun ve derin olanın devleti yok olur!”</div> <div></div> <div></div> <div>.</div> <div></div>