<h3><span><strong>Fetih Suresi okunsun, her vakit!</strong></span></h3> <div><strong>“</strong><strong>Bu millete Fetih Sureleri ile karın doymadığını söylemek</strong><strong>, </strong><strong>anlatmak boynumuzun borcu</strong><strong>.”</strong></div> <div><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel; CHP Erzurum İl Başkanlığının</strong> düzenlediği, <strong>‘</strong><strong>Halk Buluşması</strong><strong>’</strong> toplantısında; böyle buyurmuş.</div> <div><strong>İslami hassasiyeti yüksek olan</strong><strong>, </strong><strong>milli ve manevi değerlere sahip çıkan</strong><strong>; </strong><strong>adını tarihe yazdıran Erzurum</strong><strong>’da.</strong></div> <div><strong>Dil sürçmesi mi</strong><strong>? </strong><strong>Hayır</strong><strong>. </strong><strong>Bu ne cüret</strong><strong>! </strong></div> <div>Yerel seçimlerde başarı sağlayan, seçmenden aldığı güç ile genel seçimler için iddialı olan <strong>CHP’nin</strong> bilinç altında yatan ideoloji, yaşam tarzı, beklenti; <strong>Özgür Özel’in</strong> dilinde eyleme dönüşüyor.</div> <div><strong>Özgür Özel,</strong> ana muhalefet partisi lideri olarak elbette iktidarı eleştirebilir. <strong>Emekli maaşlarını</strong> ve <strong>asgari ücretin</strong> az olduğunu halka anlatabilir. Hükümetin dış politikasını da eleştirebilir. Siyaseten gayet normal.</div> <div><strong>Özgür Özel,</strong> nasıl olur da <strong>“</strong><strong>Müslümanlıkla yoğrulan yurdu</strong><strong>…” karşısına alıp; ‘</strong><strong>sure okumakla karın doymaz</strong><strong>’ </strong>gibi saçma ve mantıksız bir ifade kullanır?</div> <div><strong>Yarın kendisi</strong> veya <strong>Birgün Gazetesi</strong><strong> </strong>gibi bir başkası çıkar da <strong>“</strong><strong>namaz kılmakla</strong><strong>, </strong><strong>hacca gitmekle karın doyurulmuyor</strong><strong>”</strong> dese.</div> <div>Zaten bu <strong>Birgün</strong> olarak adlandırılan gazetenin iki de bir <strong>Müslüman Topluma; ‘gericiler’</strong> diye açıkça saldırması gına getirdi.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>, konuşmalarında bazen ayetlerden alıntı yapıyor. En son <strong>AK Parti’nin</strong> <strong>Meclis</strong>’teki grup toplantısında; <strong>Suriye</strong>’deki zalim ve katil <strong>Esed rejimini</strong> deviren <strong>Suriyeli Muhalifleri</strong> selamlayan <strong>Erdoğan</strong>; “<strong>Suriyeli mazlumlarla birlikte milletimizi de bu şanlı zaferin sevincine ortak eden Rabbimize hamd-ü senalar ediyorum</strong>. <strong>Bizleri bu günlere eriştiren, Suriye'nin özgürlüğüne kavuştuğunu bizlere dünya gözüyle</strong><strong> gösteren Rabbimize hamdolsun</strong>” demişti.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>, <strong>konuşmasında Fetih Suresinin ilk üç ayetini okuyor</strong>.</div> <div><strong>Özgür Özel</strong>’i rahatsız eden; sivil bir cumhurbaşkanının <strong>Kur’an’dan ayet okuması</strong>, <strong>Allah</strong>’a <strong>hamd etmesi mi</strong>, <strong>CHP ile ortak ideolojik birlikteliği olan Esed rejiminin devrilmesi mi</strong>?</div> <div><strong>Allah</strong> tarafından indirilmiş olan ve <strong>Allah</strong>’ın sözleri olan ayetlerin çok sayıda fazileti bulunur. Bunların bir kısmı <strong>Müslümanlara </strong>bildirilmiş.</div> <div><strong>Peygamber Efendimizin </strong>(sav) okunmasını tavsiye ettiği <strong>Fetih Suresi,</strong> birçok hikmet içeriyor. Gerek namazda gerekse namaz dışında da okunması istenilen bir sure; <strong>Fetih Suresi</strong>.</div> <div><strong>Sayın Özgür özel, açıkça sözünü geri almalı</strong>. <strong>Bir vatandaş olarak bu bizim en doğal hakkımız</strong>.</div> <div><strong>CHP </strong><strong>eski</strong><strong> Genel Başkanı Kemal </strong><strong>Kılıçdaroğlu</strong><strong>; “</strong><strong>Biz neden Suriye'yle kavga ettik? Hangi gerekçeyle Suriye'yle kavga ettik?</strong><strong>”</strong> diye sormuştu, <strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong><strong>’a.</strong></div> <div><strong>Sahi biz Suriye ile kavga mı ettik?</strong> Bunca <strong>Müslüman’ın</strong> kanı neden akıtıldı? Neden insanlar memleketlerinden sürüldü?</div> <div><strong>Kemal Bey</strong><strong>, </strong><strong>2016</strong><strong>’da </strong><strong>Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk</strong><strong> </strong>ile yaptığı röportaj sırasında tokalaşmış;<strong> “</strong><strong>Esad</strong><strong>’la </strong><strong>aynen böyle tokalaşacaklar</strong><strong>”</strong> demişti. <strong>Sözcü Gazetesi,</strong><strong> </strong>bu ifade ve fotoğrafı manşete yerleştirmişti.</div> <div></div> <div><strong>Nereden nereye</strong><strong>!..</strong></div> <div><strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları</strong> da dolaylı olarak devleti tehdit etti; “<strong>Ya pozitif yönde bir kırılma gerçekleşecek barışı inşa edeceğiz, ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek her yer Gazze olacak</strong>.”</div> <div><strong>Tülay Hanım,</strong> yaptığı açıklamada, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek; “<strong>Tüm çabamız onurlu bir barış içindir</strong>” dese de <strong>Toplumsal Barış</strong> için adım atmıyor.</div> <div><strong>DEM Parti</strong>, <strong>İmralı Süreci</strong> için <strong>ortak</strong> <strong>hareket</strong> edilmediği izlenimi veriyor. <strong>DEM Parti İmralı Heyeti </strong>siyasi diyaloğu sürdürmesine rağmen <strong>PKK Çatı Terör Örgütü</strong> iltisaklı siyaset yapıcıları ve medya kalemşörleri, kendi adlarına sözde başarı üzerinden dayatma ve tehditlerini devam ettirmektedir. <strong>PKK</strong>’nın ‘<strong>başarılı olduğu</strong>’ yaygarası kopartmaktadırlar.</div> <div>Terör örgütü <strong>PKK</strong> gerek <strong>Türkiye</strong>’de gerekse <strong>Suriye </strong>başta olmak üzere <strong>Kürtlerin</strong> asil duygularını istismar ederek kurduğu imparatorluk yıkılıyor.</div> <div><strong>Batılılar</strong>; <strong>Amerika</strong>, <strong>Fransa</strong> ve <strong>Almanya </strong>ile <strong>İngiltere</strong>; patenti kendilerine ait <strong>DEAŞ</strong>’ı bahane ederek <strong>PKK</strong>’nın uzantısı <strong>PYD</strong>/<strong>YPG</strong>’yi destek açıklamalarına devam ediyor. Ama bu durum, <strong>batı</strong> için sürdürülebilir değil.</div> <div>Nihayetinde <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>Abdullah Öcalan</strong>/<strong>İmralı</strong> üzerinden; ‘<strong>silahı bırak</strong>’ çağrısı için verilen, <strong>kum saatinin vakti bitmek üzere</strong>. <strong>Yasal siyasi yapılar</strong> ve <strong>diğer sivil oluşumlar</strong> inisiyatif alarak bu çağrıyı <strong>Kürt halkının</strong> geleceği için pozitif yönde sonuçlandırmalıdır.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>; “<strong>2024</strong>'ün<strong> son haftalarında Suriye</strong>'ye<strong> doğan özgürlük</strong> ve <strong>adalet güneşinin</strong>, <strong>2025</strong>'te <strong>Gazze semalarında da sökün etmesini temenni ediyoruz</strong>.”</div> <div><strong>Bu söz, askıda kalmayacak</strong>; <strong>eyleme dönüşecek</strong>.</div> <div><strong>Ortadoğu</strong>’da <strong>Suriye Devriminin</strong> başarıya ulaşması ile <strong>Türkiye</strong> eksenli <strong>Güvenlik Mimarisi</strong> tamamlanmak üzere. <strong>Gazze, eksik halka</strong>.<strong> 2025</strong>’de bu halka tamamlanmalı.</div> <div><strong>İsrail</strong>’in, devrim sonrası daha önceden işgal ettiği <strong>Golan Tepelerinden Suriye içerisine</strong> sızması; <strong>Türkiye</strong> ile <strong>çatışma potansiyelini</strong> arttırdı.</div> <div><strong>İsrail, kudurmuş bir hayvan gibi saldırmaya devam ediyor</strong>.<strong> Kuduz olma hali</strong> kendi yönetimini geri dönüşü olmayan bir <strong>ölüme sürüklüyor</strong>.</div> <div><strong>İsrail</strong>’in açık ve net bir şekilde <strong>Suriye</strong>’de <strong>PKK Çatı Terör Örgütü</strong> ile dayanışma sinyalleri; <strong>Türkiye </strong>için ucu açık <strong>nefsi</strong> <strong>müdafaa</strong> hakkı doğuruyor.</div> <div><strong>İsrail hem Gazze’de işlediği cinayetin bedelini hem de Terör Örgütü PKK ile müttefik olma halinin karşılığını okkalı bir şekilde alacak</strong>.</div> <div><strong>Türkiye</strong>, <strong>içinde bulunduğu sessizliği kükreyerek bozacak</strong>.</div> <div><strong>Türkiye</strong>, <strong>Suriye</strong>'deki çıkarları konusunda çok kararlı bir duruş sergiliyor. Sergilemek zorunda. Eğer bölgeye <strong>müdahil</strong> olmazsa <strong>lider</strong> <strong>devlet</strong> olma pozisyonunu kaybeder.</div> <div><strong>İsrail</strong>, “<strong>Erdoğan </strong>yerine kendisi ile daha barışık ve <strong>Ortadoğu</strong>’nun kıyısında duran <strong>Türkiye</strong>” hayali kursa da T<strong>ürkiye</strong>’de <strong>İsrail karşıtlığı en yüksek seviyede</strong>.</div> <div><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong>, <strong>Ürdünlü mevkidaşı Eymen Safadi</strong> ile düzenlediği ortak basın toplantısında; <strong>YPG</strong>’nin ortadan kaldırılmasının yakın olduğunu, <strong>YPG vb</strong>. oluşumlarına izin vermeyeceklerini söyledi.</div> <div><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong>’ın da dediği gibi, <strong>Türkiye</strong>; <strong>Ortadoğu</strong>’da bölge aleyhine kurgulanan tüm oyunları ve kurulacak komployu bozacak konumda.</div> <div><strong>Yakında Fetih Suresi</strong>, <strong>inşallah tüm coğrafyamızda gür seda ile okunacak</strong>!</div> <div>“(<strong>Resûlüm</strong>!) <strong>Biz</strong>, <strong>sana apaçık bir fetih</strong> (<strong>ve zafer yolu</strong>) <strong>açtık</strong>” <strong>“</strong>(<strong>Bu</strong>) <strong>senin</strong> (<strong>zelle olan</strong>) <strong>günahından</strong>, <strong>geçmiş ve gelecek olanı Allah</strong>’<strong>ın</strong> <strong>bağışlaması</strong>, <strong>sana nimetini tamamlaması ve seni </strong>(<strong>böylece</strong>)<strong> doğru bir yola iletmesi ve yine Allah</strong>’<strong>ın sana şanlı bir zaferle yardım etmesi içindir</strong>.” Fetih Suresi, 1. ve 2-3. Ayet</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>,<strong> tensip buyursun</strong>:<strong> </strong>“<strong>Camilerimizde her gün Fetih Suresi okunsun</strong>.”</div> <div>“<strong>Ten Cömertliği</strong>, <strong>Gazilere mahsustur!</strong>” demiş; <strong>Hacı Bektaş Veli</strong>.</div> <div>.</div> <div><strong>Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>