<div><strong>Ahilik</strong>, <strong>13</strong>. yüzyılda <strong>Anadolu’da</strong> kurulmuş bir esnaf teşkilatıdır. Sözlük anlamı olarak “<strong>eli açık, kardeş, yiğit, delikanlı</strong>” gibi manalara gelen “<strong>ahi</strong>” kelimesi; aynı zamanda bugün, yüzlerce yıllık bir değerler sistemine karşılık gelir. </div> <div><strong>Selçuklu</strong> <strong>Devleti</strong> döneminde; <strong>Türk</strong> <strong>kültürü</strong> ve <strong>İslâm</strong> <strong>dininin</strong> tüm pozitif değerlerini taşıyan bir sentez olarak ortaya çıkmıştır. <strong>Esnaf</strong> yaşamına belirli kaideler getirerek, insanların <strong>maddi</strong> ve <strong>manevi</strong> tüm ihtiyaçlarını gidermeyi, <strong>toplumsal</strong> <strong>düzeni</strong> sağlamayı kendine amaç edinmiş bir sistemdir. Bunu gerçekleştirmek için de <strong>sanat</strong>, <strong>ticaret</strong>, <strong>dayanışma</strong> ve <strong>yardımlaşmayı</strong> yöntem olarak kullanmıştır.</div> <div><strong>Esnafın</strong> ticaret hayatını organize etmek üzere ortaya çıkan <strong>Ahilik</strong>; sosyal hayattaki, eğitim hayatındaki, askeri ve siyasi alandaki faaliyetleri ile günümüze kadar etkileri olan bir teşkilattır. Özellikle <strong>Osmanlı’nın</strong> <strong>kuruluşu</strong> dönemindeki <strong>siyasi</strong> <strong>etkisi</strong> önemlidir.</div> <h3><strong>AHİLİK</strong> <strong>TEŞKİLATININ</strong> <strong>KURULUŞU</strong></h3> <div><strong>Anadolu’da</strong> <strong>Ahilik</strong> <strong>Teşkilatı’nı</strong> <strong>Ahi</strong> <strong>Evran</strong> kurmuştur. Asıl adı <strong>Mahmut bin Ahmet</strong> olan Ehi <strong>Evran</strong>; <strong>Ebu’l Hakayık</strong> unvanıyla da anılırdı.</div> <div><strong>Ahi Evran,</strong> <strong>1171</strong> yılında <strong>Azerbaycan’ın</strong> <strong>Hoy</strong> şehrinde doğdu.</div> <div><strong>Anadolu’da</strong> pek çok şehirde bulunan <strong>Ahi</strong> <strong>Evran</strong>; <strong>Hacı Bektaş-ı Veli</strong> ve <strong>Mevlâna</strong> <strong>Celâleddin-i Rumi</strong> ile aynı çağın bilgesidir.</div> <div>Kaleme aldığı ilmi eserleri, vaktiyle <strong>Sultan</strong> <strong>Alâeddin</strong> <strong>Keykubat’ın</strong> da takdirini almıştır. </div> <div><strong>Ahi</strong> <strong>Evran</strong>, dericilik zanaatıyla meşguldü. Başta <strong>Kayseri</strong> olmak üzere <strong>Anadolu’daki</strong> diğer şehirlerde bu zanaatı geliştirdi ve bununla da kalmayıp teşkilatlandırdı.</div> <div>İşte “<strong>Ahi</strong> <strong>Teşkilatı</strong>” olarak bildiğimiz yapının başlangıcı da budur. Sadece <strong>dericileri</strong> değil, zamanla diğer <strong>esnaf</strong> <strong>gruplarını</strong> da içine alan sistem, vakit ilerledikçe <strong>sosyal bir güç</strong> haline geldi.</div> <div><strong>Ahi Evran, Selçuklu</strong> döneminde <strong>32</strong> <strong>meslek</strong> <strong>grubunun</strong> başkanıydı.</div> <h3><strong>AHİLİK TEŞKİLATININ YÖNETİM ORGANLARI</strong></h3> <div>Yönetim Kurulu</div> <div>Esnaf Şeyhi (Yönetim Kurulu Başkanı)</div> <div>Yiğit Başı</div> <div>İşçi Başı</div> <div>Hakem Heyeti</div> <div>Büyük Meclis</div> <h3><strong>AHİLİK TEŞKİLATI YAPISAL FONKSİYONLAR</strong></h3> <h4><strong>- AHLAKİ FONKSİYON:</strong></h4> <div><strong>Ahlak</strong> konusu ahilik için en öncelikli konudur. <strong>Çalışmak</strong>, <strong>ibadet</strong> ve <strong>dürüstlük</strong> bir bütün olarak düşünülür, <strong>ahlakın</strong> olduğu yerde <strong>dirlik</strong> ve <strong>düzen</strong> olduğu kabul edilir.</div> <div>Bir kişi ya da zümrenin <strong>diğeri</strong> üzerinde bir <strong>üstünlüğü</strong> olmadığı ilkesi ile insanlar arasında <strong>ayrıcalığa</strong> engel olunup, <strong>eşitlik</strong> savunulur.</div> <div><strong>Dindarlık</strong>, <strong>yalan</strong> söylememek, <strong>içki</strong> içmemek, <strong>haram</strong> ve <strong>zinaya</strong> bulaşmamak, büyüklere <strong>hürmet</strong> ve küçüklere <strong>merhamet</strong> gibi kavramlar <strong>ahlaki</strong> <strong>fonksiyonun</strong> felsefesini oluşturur.</div> <h4><strong>- EĞİTİM FONKSİYONU:</strong> </h4> <div><strong>Ahilik</strong> sistemi, kendi içindeki <strong>eğitim</strong> <strong>sistemi</strong> ile misyonuna uygun insanları yetiştirir.</div> <div><strong>Esnaf</strong> ve <strong>sanatkâr</strong> olmak isteyenlere; <strong>yamak</strong>, <strong>çırak</strong>, <strong>kalfa</strong> ve <strong>usta</strong> hiyerarşisine göre <strong>mesleğin</strong> <strong>incelikleri</strong> öğretilir; kabiliyetli <strong>çırak</strong>, <strong>kalfa</strong> ve <strong>ustaların</strong> elinden tutularak <strong>medreselerde</strong> eğitim görmesi sağlanır. Gerektiğinde de kendilerine <strong>maddi</strong> <strong>destek</strong> olunur.</div> <h4><strong>- SİYASİ VE ASKERİ FONKSİYONU:</strong></h4> <div><strong>Ahi</strong> teşkilatı <strong>toplumun</strong> <strong>huzuru</strong> için <strong>birleştirici</strong> bir <strong>bağ</strong> görevi görür.</div> <div><strong>Anadolu’da</strong> XIII. yüzyılda devlet otoritesinin oldukça zayıfladığı bir dönemde, <strong>siyasi</strong> ve <strong>askeri</strong> güçlerini ortaya koymuşlardır. Özellikle <strong>Moğol</strong> <strong>istilası</strong> sırasında <strong>şehirlerde</strong> ve <strong>küçük</strong> <strong>kasabalarda</strong> halkın koruyucusu olmayı başarmışlardır.</div> <div><strong>Osmanlı’nın</strong> kuruluşu sırasında, birtakım ayaklanmaları bastırarak, güçlenmesine <strong>organize</strong> bir <strong>katkı</strong> sağlamışlar ve bu anlamda <strong>Osmanlı’nın</strong> yükünü azaltmışlardır.</div> <h4><strong>- EKONOMİK FONKSİYONU:</strong></h4> <div><strong>Ahiliğin</strong> ekonomik fonksiyonu özellikle <strong>Fatih Sultan Mehmet</strong> devrinden itibaren dikkat çeker. Ekonomide <strong>vurgun</strong>, <strong>serbest</strong> <strong>rekabet</strong> ve <strong>aşırı</strong> <strong>kazanca</strong> karşı çıkmış, <strong>bütün topluma fayda</strong> ilkesini hedef almıştır.</div> <div><strong>Ekonomiye</strong> gösterilen bu özenin nedeni ise <strong>gerçek</strong> <strong>bağımsızlığın</strong> <strong>iktisadî</strong> <strong>bağımsızlıkla</strong> elde edilebileceğine olan inançtır.</div> <h3><strong>OSMANLI İMPARATORLUĞU VE AHİLİK</strong></h3> <div><strong>Ahilik</strong>; <strong>Anadolu</strong> <strong>Selçukluları</strong> döneminde her yere yayılıp iyice teşkilatlanmıştı. Öyle ki devletin zayıf kaldığı yerlerde önemli bir <strong>ekonomik, siyasi, sosyal ve askeri güç</strong> olarak kabul edilebilirdi.</div> <div><strong>Moğolların,</strong> <strong>Türkler</strong> üzerine yaptıkları akınlara karşı durmuş ve bu sayede özellikle <strong>Batı</strong> <strong>Anadolu’daki</strong> <strong>Türk</strong> <strong>boyları</strong> bağımsız kalabilmişlerdi.</div> <div><strong>Osman</strong> <strong>Bey’in</strong> çevresinde pek çok ahi şeyhi de vardı. Bunlardan <strong>Şeyh</strong> <strong>Edebali’nin</strong> kızı ile evlenen <strong>Osman</strong> <strong>Bey</strong>, arkasındaki <strong>Ahi</strong> desteğini de bu şekilde kuvvetlendirmişti.</div> <div><strong>Osmanlı</strong> <strong>ordusu</strong> sefere çıktığında gerekli olan alet edevatı taşımak yerine bunları <strong>ahilerden</strong> <strong>yol</strong> <strong>üstünde</strong> temin etmeyi tercih ediyordu.</div> <div>Bu da ordunun <strong>daha</strong> <strong>hızlı</strong> hareket etmesini sağladığı için avantaj oluyordu.</div> <h3><strong>SİSTEMİN DAĞILIŞI</strong></h3> <div><strong>Ahiliğin</strong> zamanla etkisini kaybetmesi ve <strong>dağılmasında</strong> genel olarak toplumsal <strong>ahlakın</strong>, özelde ise <strong>iş</strong> <strong>ahlakının</strong> <strong>bozulması</strong> etkili olmuştur.</div> <div><strong>Osmanlı’da</strong> zayıflayan devlet otoritesi ve dış siyaset, bu süreci hızlandırmıştır.</div> <div><strong>Devletin</strong> gücü zayıflayınca doğal olarak <strong>Ahi</strong> <strong>Birlikleri</strong> de zayıflamıştır.</div> <div><strong>Dağılış</strong> nedenlerini özetleyecek olursak karşımıza şu maddeler çıkar:</div> <div><strong>- Ahiliğin sanayi devrimine ayak uyduramaması</strong></div> <div><strong>- Kapitülasyonlar nedeniyle yerli ürünlerin yerini yabancı malların alması</strong></div> <div><strong>- Sermaye birikiminin sağlanamaması</strong></div> <div><strong>- 1838’de imzalanan Osmanlı-İngiliz Serbest Ticaret Antlaşması ile ülkenin açık pazar haline gelmesi</strong></div> <div><strong>- Ticaret yollarında değişiklikler</strong></div> <div><strong>- Amerika’nın keşfi</strong></div> <div><strong>- Narh sistemi</strong></div> <div><strong>- Ahi birliklerinde seçim yerine tayin sistemine geçilmesi. Yeniçeri ve sipahilerin birliğe sokulması, esnaflık hakkı verilmesi</strong></div> <div><strong>- Ahlaki durumda herkesin hassasiyet göstermemesi </strong>(Normların dışına çıkılması)</div> <h3><strong>CUMHURİYET DÖNEMİNDE AHİLİK</strong></h3> <div><strong>Cumhuriyet</strong> döneminde <strong>Esnaf</strong> ve <strong>Sanatkârların</strong> ülke ekonomisine sağlayacağı katkı göz ardı edilmemiştir. <strong>Atatürk’ün</strong> “<strong>muhtaç kesime kredi vermedikçe ekonomide yol alınamaz, askeri zaferle bir yere varılamaz</strong>” sözleri, savaş sonrasında atılması gereken ilk adımın bu olduğunu ortaya koyuyor. </div> <div><strong>Cumhuriyetin</strong> ilanından sonra ilk <strong>esnaf</strong> <strong>sanatkâr</strong> örgütlenmesi <strong>5373</strong> sayılı <strong>Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu</strong> ile oldu. Ardından <strong>1964</strong> yılında yürürlüğe konulan <strong>507</strong> sayılı <strong>Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu</strong> ve <strong>2005</strong> yılında yürürlüğe giren <strong>5362</strong> sayılı <strong>Esnaf Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu</strong> ile esnaf sanatkârlar teşkilatı olarak ortaya çıkan <strong>TESK</strong>, modern <strong>Ahilik</strong> birlikleridir.</div> <div>Bununla birlikte <strong>Türk İş Kanunu</strong> düzenlenirken <strong>Ahiliğin</strong> <strong>oluşumuna</strong> kaynaklık eden ilkeler de dikkate alınmıştır.</div> <div><strong>Ahiliğin</strong> olmazsa olmazı kuralları ile <strong>iş</strong> <strong>kanunu</strong> pek çok noktada <strong>benzerlik</strong> göstermektedir.</div> <div>Bunlar;</div> <div><strong>- Kıdem tazminatı</strong></div> <div><strong>- İşverenin sorumluluğu</strong></div> <div><strong>- Yeni iş arama izni</strong></div> <div><strong>- Çalışma belgesi</strong></div> <div><strong>- İşverenin ücret ödeme sorumluluğu</strong></div> <div><strong>- Asgari ücret</strong></div> <div><strong>- Fazla çalışma ücreti</strong></div> <div><strong>- Sigorta primi…</strong></div> <div><strong>- Çocukları çalıştırma yasağı</strong> ve benzeri hükümlerdir.</div> <div>18-24 Eylül tarihleri arasındaki <strong>Ahilik</strong> <strong>Haftası</strong> kutlu olsun.</div> <div>.</div> <div><strong>Dr. Erdem Ulaş, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-ASAM Kendir Enstitüsü Başkanı-</div> <div></div> <div></div> <div></div> <div></div> <div>.</div> <div></div>