<div><span><span>Önce <strong>Ahıska Türkü</strong>'nü tanıyalım. O da sıradan birisi değil. Hatta kendisi “FETÖ’yü Rusya’dan silen adam” olarak biliniyor. Rusya’daki <strong>FETÖ</strong> okullarının <strong>CIA’nın</strong> paravanı olduğunu ortaya çıkaran isim.</span></span></div> <div><span><span><strong>FETÖ-CIA</strong> bağlantısını ilk çözenlerden. <strong>FETÖ - ERMENİ</strong> ittifakının ciddi bir basın boyutu olduğunu söylüyor. FETÖ’nün niyetinin iyi olmadığının Rusya’da <strong>15 Temmuz 2016</strong>'dan tam 10 yıl önce fark edildiğini belirten <strong>Çetin</strong>; Rusya’da FETÖ-Ermeni ittifakının, <strong>Türkiye</strong> karşıtlığına çalıştığına işaret ediyor. </span></span></div> <div><span><span>Diyor ki, "ABD, Soros etkisi ve FETÖ-Ermeni ittifakıyla ki bu ittifakın ciddi bir basın boyutu da var. </span></span></div> <div><span><span>ABD’deki Ermeni Diasporası, FETÖ’nün yaptığı ittifak ile Rusya’ya taşınmıştır. </span></span></div> <div><span><span>Rusya’da FETÖ, Ermeniler tarafından barındırılıp korunuyor. Moskova’ya çaktırmadan, Türkiye aleyhine karar aldırmaya çalışmaktalar ki onların gazeteleri, Erdoğan ve Türkiye - Rusya ilişkileri aleyhine yazı yazıyor. Ama bunu pek dikkate alan yok.”</span></span></div> <div><span><span>Bu nedenle, zaman zaman Türkiye’de ve Rusya’da FETÖ’cülerin her türlü saldırılarının hedefinde.</span></span></div> <div><span><strong><span>Türkiye Türk’ü, Rusya ve Türkiye vatandaşı Talat Enver Çetin kimdir?</span></strong></span></div> <div><span><span>Türkiye Türk’ü. <strong>Talat Enver Çetin</strong> (Четин Талат Энверович). “<strong>Talat Enveroviç</strong>” ismiyle de meşhur.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Uzun zamandır Rusya’da yaşıyor. Bir ayağı Türkiye’de. </span></span></div> <div><span><span><strong>Ardahan</strong>/Posof’lu <strong>31 Aralık 1973</strong> doğumlu <strong>Çiçek</strong> ve <strong>Enver</strong>’den olma. Talat Çetin, yerleşik Rus geleneğinde çocuklar babalarının isimleriyle anıldığı için <strong>Rusya’da,</strong> “<strong>Talat Çetin Enveroviç”</strong> olarak biliniyor. </span></span></div> <div><span><span>İleri seviyede Rusça’sı var. Onun haricinde <strong>Kafkas</strong> yerel dillerine hakim. </span></span></div> <div><span><strong><span>Rus Vatandaşlığına geçişi…</span></strong></span></div> <div><span><span>Başka bir ülkenin vatandaşı iken <strong>Rusya</strong> vatandaşlığına geçmek neredeyse imkansız; hatta <strong>ABD</strong> vatandaşı olmaktan daha zor.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Çünkü <strong>Türkiye</strong> ile de çifte vatandaşlık anlaşması olmadığı için, <strong>Rusya</strong> pasaportu almak isteyen Türk vatandaşları da "vatandaşlıktan çıkma" beyanında bulunuyor.</span></span></div> <div><span><span>Demek istediğim, aynı anda hem <strong>Türk</strong> hem de <strong>Rusya</strong> vatandaşı olabilmek hiç de kolay değil. Ama bir <strong>Türk</strong> için imkansızı başarmak hiç de zor olmamalı.</span></span></div> <div><span><span>Ama benim için yine de anlaşılmayan bir çok nokta olduğunu söyleyebilirim. Bilinmeyenler <strong>Talat Çetin</strong>’in sırrıdır. </span></span></div> <div><span><strong><span>Bu süreci şöyle anlatıyor…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>“</strong>1989-1990 yılları Sovyetlerin dağılma süreci ile çok zor şartlarda mektupla devam eden Ahıskalı akrabalarla ilişki telefon ve bizzat ziyaretlerle sürdü. </span></span></div> <div><span><span>İlk yakın akraba grubu Babamın öz dayısı Osman Tamalov 1989 yılında Kazakistan’ın Cambol şehrinden -Alma-Ata-Moskova -Bükreş-ve İstanbul kara hava ve deniz yoluyla gelmişti. </span></span></div> <div><span><span>3 oğulu yeğenleri ile 70 yıllık hasret sonrası ilk kez dayı yeğen görüşmüşlerdi. Yeğenlerden biri Savcı Omarov vasıtasıyla Kabardino-Balkarya Nalçikteki akrabaları bulup 1992 lerde ilk görüşmeleri yaptık.” </span></span></div> <div><span><span>Rus vatandaşlığına geçişi, <strong>Başkurdistan’ın</strong> başkenti <strong>Ufalı</strong> bir hanımla evlenmesinden dolayı deniliyorsa da bu, doğruyu yansıtmıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Talat Çetin</strong>, Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren “<strong>Rusya Milli Güvenlik Akademisi</strong>”nde Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı. </span></span></div> <div><span><span>Uluslararası hukuk ve ekonomi eğitimi almış <strong>Türk asıllı Rusya vatandaşıdır</strong> ve Rusya’da yaşamaktadır. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>’nın uluslararası ekonomik ilişkileri alanında yirmi yıllık tecrübesi var. </span></span></div> <div><span><span>Deneyim ve bilgi birikimi nedeniyle <strong>Türk ve Rus</strong> iş adamları arasında ortak paydaları çoğaltan bir misyon üstlenmiş. </span></span></div> <div><span><strong><span>“Türk Akımı’nın isim babası benim” diyor!..</span></strong></span></div> <div><span><span>Son yıllarda <strong>Ortadoğu ve Asya</strong>’da terör eylemleri artması ve taşeron terör örgütlerinin altından batılı istihbarat teşkilatları çıkması onu arayışa yöneltmiş.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Merhum <strong>Rus Büyükelçi Karlov</strong>’un Ankara’da hain bir suikastla öldürülmesi olayından ve İstanbul’daki <strong>Reina Gece Klubü</strong> terör saldırısı sonrasından hareketle, <strong>Doğu Ülkelerinin Ortak bir Polis Teşkilatı</strong> kurması fikrinin patenti ona ait. </span></span></div> <div><span><span>Kabul görülen bu fikrin hemen ardından kuruluş çalışmalarına başlanan “Asya Polis Teşkilatı” <strong>ASIAPOL</strong>’un kurucuları arasında. </span></span></div> <div><span><strong><span>Türk-Rus ilişkilerindeki en kilit isimlerden…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Talat Enveroviç Çetin</strong>, halen Rusya Federasyonu Milli Güvenlik Akademisi içinde <strong>korgeneral</strong> rütbesiyle görev yapıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya Federasyonu Adalet Bakanlığı</strong> bünyesinde faaliyet gösteren “Ulusal Güvenlik Akademisi”nin resmi sitesinde görevi "Ulusal Güvenlik Akademisi" Enstitüsünün Dış Ekonomik İlişkiler Başkan Yardımcısı. </span></span></div> <div><span><span>Akademinin 1000’den fazla çalışanı vardır ve bunların büyük bir kısmı FSB eski çalışanları ile İçişleri Bakanlığı, Savcılık, Savunma Bakanlığı personelinden oluşmaktadır. "Ulusal Güvenlik Akademisi” Başkanı ise 9 Mayıs 1945 doğumlu <strong>Prof. Dr. Fursov Vladimir Alekseevich</strong>. </span></span></div> <div><span><span>Bazı çevrelerde görüldüğü gibi Türk asıllı Rusya vatandaşı <strong>Talat Enveroviç Çetin</strong>, Türkiye kamuoyunda "<strong>Türk Akımı</strong>"nın isim babası olarak tanınıyor.</span></span></div> <div><span><strong><span>Medyada “KGB Elemanı” gibi gösterilmeye çalışılmıştı…</span></strong></span></div> <div><span><span>Türk-Rus dostluğunun başlamasında emeği olan <strong>Talat Enveroviç Çetin</strong>; Türkiye’nin <strong>Avrasya</strong> hamlesinden iyice köşeye sıkışan ve Orta Asya’daki okulları elinden alınmaya başlayan <strong>FETÖ’nün</strong> hedefinde. </span></span></div> <div><span><span>Nitekim geçmişte, Türkiye’de ve Rusya Federasyonu medyasında Talat Çetin’i <strong>KGB elemanı</strong> gibi gösteren haber servis edilmişti.</span></span></div> <div><span><span><strong>Orta Asya’daki FETÖ</strong> okullarının kapatılması için tüm bölgede çalışan ve Türkiye’ye gerekli tüm bilgileri veren Çetin’in böyle bir zamanda hedefe konulması dikkat çekici.</span></span></div> <div><span><span>Rusya’da yayın yapan <strong>Novaya Gazeta</strong>; Talat Çetin hakkında yıllar öncesinde aleyhinde haberler yayınlamış, kendisini <strong>FSB</strong> başkanının yardımcı ya da özel temsilcisi olarak tanıttığı iddiasını ortaya atmıştı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Talat Çetin</strong> ise Milli Güvenlik Akademisi gibi bir kurumda <strong>Tümgeneral</strong> rütbesiyle başkan yardımcısı olarak çalışan bir kişinin böyle bir iddiada bulunamayacağını belirterek yalan haberlerin servis edildiği <strong>2013</strong>’te Akademide Dış Ekonomik İlişkilerden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak <strong>Tümgeneral</strong> rütbesi ile görev yaptığını, kurumun resmi internet sitesinin de www.uacadnb.ru olduğunu söylemişti.</span></span></div> <div><span><span>Akademinin, <strong>Rusya Federasyonu</strong> genelinde, "Rusya’nın ve dost ve stratejik ortak ülkelerin çıkarlarını her platformda korumak, geliştirmek, ülke çıkarlarına zarar verecek her türlü eylem ve davranışa engel olmak ve diğer devlet kurumları ile işbirliği içerisinde faaliyette bulunmak” gibi misyonları olduğuna değinen <strong>Çetin</strong>, resmi görevi dışında Türk vatandaşlarının haklarını korumak için de çalıştığını vurgulamıştı. </span></span></div> <div><span><strong><span>Rusya’nın SSCB dışında dolarla yaptığı ilk Atom Santrali…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Akkuyu</strong> nükleer santralinin, <strong>Rusya</strong>’nın eski <strong>SSCB</strong> toprakları dışında dolarla yaptığı ilk atom santrali olduğunu söylemiş, dolayısıyla <strong>Rusya</strong> için önemli olanın ekonomi değil, Türk dostluğu olduğunu belirtmişti.</span></span></div> <div><span><span>Ona göre; <strong>Türk Akımı ve Akkuyu Nükleer Santrali</strong>, Türk-Rus ilişkilerinin sigortasıdır. </span></span></div> <div><span><span>“<strong>Uçak”</strong> düştüğünde, ilişkiler koptuğunda dahi hiç kimsenin nükleer santrale dokunmadığını, ne Türkler’in, Ruslar’a "<strong>vermeyeceğiz</strong>" dediğini, ne de Ruslar’ın “<strong>yapmayacağız</strong>" dediğini, santralin maliyetinin, <strong>22 milyar dolar</strong> olduğunu, Rusya’nın parasını, <strong>33 yıl sonra geri</strong> alabileceğini, tüm bunlara rağmen <strong>Rusya’nın NATO üyesi Türkiye’ye</strong> güvenerek, asırlık dostluğa, <strong>Osmanlı İmparatorluğu</strong>'nun varisine yatırımı kendi parasıyla faizsiz yaptığını gündeme getirmişti.</span></span></div> <div><span><span>Ben ne diyorum biliyor musunuz? </span></span></div> <div><span><span>Dar zamanda Türkiye’nin dostları, Ergenekon’dan çıkıp geliyor!</span></span></div> <div><span><strong><span>Annesi Ermeni, babası Rus, dedesi Erzurum Türk’ü Gennady Vasilievich Arutyunov…</span></strong></span></div> <div><span><span>Ermeni asıllı <strong>Rus General</strong>. Doğum tarihi 09 Mayıs 1956, Rusya’da Zafer bayramı olduğundan adı “<strong>Zafer</strong>” anlamına gelen Gennady.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Rusya, İkinci Dünya Savaşı'nın sona erdiği 9 Mayıs 1945 tarihini Zafer Bayramı olarak kutluyor. 9 Mayıs’ta doğan çocuklara <strong>Zafer</strong> anlamına gelen <strong>Gennady</strong> adının konulması yaygın bir gelenek. </span></span></div> <div><span><span><strong>Gennady Vasilievich Arutyunov</strong>'ın<strong> b</strong>abası, Rus Vasiliy. Arutyunov Annesinin erkek kardeşlerinin yani dayılarının kullandıkları soy adı. </span></span></div> <div><span><span>Soyadı Ermenice. Aratyan, Rusça-Ermenice karışımı “<strong>arutanov”a</strong> dönüşmüş. Arut, Ararat yani Ağrı dağının kısaltılmışı.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Arat, Türkçe’de Meşe kömürü içinde yanmamış kalan odun çubuğu, marsık gibi anlamlara sahip.</span></span></div> <div><span><span>GArut kuru, soluk, urut/ arut ot; bir yıl önceden artan kuru ot. Ararel’ yaratmak demek, ‘arariç’ yaratıcı, ‘Ararat’ ise hayatın yaratıldığı yer. </span></span></div> <div><span><span>Muhtemelen <strong>Nuh Tufanı</strong>’nı ifade ediyor.</span></span></div> <div><span><span><strong>Arutyunov,</strong> Rusya'da<strong> Sovyetler Birliği </strong>döneminde çok sık kullanılan bir soyadı. Günümüzde aynı şekilde yaygın kullanımda. </span></span></div> <div><span><span>Annesi Emanuella Süleymanovna. Annesinin babası Türk, annesi Ermeni, Erzurum'dan göç etmişler. Emanuella'ın babası Erzurumlu Süleyman, 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunda askere alındığından, eşi ve diğer çocuklarının Ermenistan'a göçlerinden haberi olmamış. Sonra da kavuşamamışlar. </span></span></div> <div><span><span>Aile Stavropol Kray bölgesinde bulunan Rusya'ya bağlı bKislovodsk şehrine yerleşir. (Rusça: Кислово́дск, Karaçay-Balkarca: Ачысуу, Açısuw)</span></span></div> <div><span><span>İsmini şehrin çevresindeki birçok mineralin birleşiminden almıştır. “<strong>Spa</strong> <strong>şehri</strong>” olarak da anılır.</span></span></div> <div><span><span>19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında birçok müzisyen, sanatçı ve Rus aristokratların yaşadığı yer olarak bilinir.</span></span></div> <div><span><span><strong>Nobel Ödülü</strong> sahibi <strong>Aleksandr Soljenitsin</strong> ve sanatçı <strong>Nikolay Yaroşenko</strong> bunlardan sadece ikisidir. </span></span></div> <div><span><span><strong>Gennady Vasilievich Arutyunov</strong>, Kiev’de Askeri Akademide Yüksek Dağ Madenleri Mühendisliğinden mezun.</span></span></div> <div><span><span>1979'da “SSCB Dış Ticaret Örgütleri ve Yetkilileri Rehberi”nde ismi geçiyor. Ayrıca <strong>Stavropol</strong> Bölgesel Kamu Örgütü "Ulusal Güvenlik Sorunları Stratejik Araştırmalar Akademisi kurucusu. </span></span></div> <div><span><strong><span>Talat Çetin ile Gennady Vasilievich Arutyunov'ın yolları nasıl kesişti?</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Talat Çetin</strong>, Sovyetler’in dağılması sonrası <strong>Kazakistan'dan</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> gelen yakınları ile birlikte Kabardino-Balkarya Özerk bölgesinde yer alan Nalçik’teki akrabaları bulup 1992’lerde ilk görüşmeleri gerçekleştirir.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Bu cumhuriyetin <strong>Moskova</strong> daimi temsilcisi <strong>Şagenov’la</strong> tanışma sonrası onun vasıtasıyla <strong>Orgeneral İvaşov</strong> ve Güvenlik Akademileri Teşkilatı kurucusu <strong>Arutyunov</strong> ve <strong>Melnikov’la</strong> 1994 yıllarında tanışırlar. Talat Enver Çetin’in Akademi üyeliği ve Moskova ikamet sürece böylece başlar. </span></span></div> <div><span><strong><span>Talat Çetin’in Rus bürokrasinde yükselmesinde Generalin katkısı…</span></strong></span></div> <div><span><strong><span></span></strong></span></div> <div><span><span><strong>“</strong>Vasilyeviç’in vefalı ve cesur hareketi unutulmaz. 2009 yıllarında artık Vasilyeviç kurucu başkanı olduğu Rusya Adalet Bakanlığı kontrolündeki Milli Güvenlik Akademisi içinde uzun zamandır yaptığım danışmanlık pozisyondan daha yukarı bir yere gelmemi istiyordu. </span></span></div> <div><span><span>Tüm yasal prosedürü hazırladı. İç tüzük yazışmalarını bitirdi. Beni 3. sınıf Üst Danışmanlık, Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcılığına atadı. </span></span></div> <div><span><span>Bununla kalmadı Bakanlığın ve Akademi iç tüzüğün verdiği yetkiye dayanarak <strong>Akademi Tümgenerali </strong>unvanı verdi. </span></span></div> <div><span><span>İçerde çok sayıda muhalif memnun olmamıştı çünkü bir Türk gelip Başkan ile bu seviyede ilişkiye ulaşıp Yüksek ünvana sahip olmuştu. </span></span></div> <div><span><span>Bir çok kuruma gizli ihbar mektupları yazılmış ve hakkımda atamayı geçici durdurma kararı verilmişti.</span></span></div> <div><span><span>2 tecrübeli müfettiş gelip taşıma ruhsatlı silahımı ve akademi kimliğimi teslim almak istedi. </span></span></div> <div><span><span>Şef Vasilyeviç’i arayıp "<strong>-neler oluyor, ne yapalım</strong>" dedim. "-<strong>Silah ve kimliğini tutanak karşılığı ver, merak etme</strong>" dedi. </span></span></div> <div><span><span>Tabii ben üzülmüş ve iftiracı sözde Akademi üyelerinin kim olduklarını düşünürken Şef gece yarısı arayıp, “<strong>acil benim eve gel</strong>” dedi.</span></span></div> <div><span><span>Moskova kuzular batı çıkış, Himki ilçesindeki evine gittiğimde o 2 müfettiş ve Şef oturuyorlardı. </span></span></div> <div><span><span>Şef Vasilyeviç, <strong>Kremlin’den</strong> bakan yardımcısını aratıp benim için “<strong>Cesur bir Türk genci</strong>” sözüyle kefil olmuş ve soruşturma başladığı gibi bitmişti.</span></span></div> <div><span><span>Cebimdeki tutanağı geri alıp Kimlik ve Taşıma ruhsatlı Tabancamı teslim ettiler.</span></span></div> <div><span><strong><span>Ölümü…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Arutyunov Gennady Vasilievich,</strong> <strong>Haziran 2013</strong>'te ölmeden önce, 117574, Moskova şehri, Golubinskaya caddesi, 5-1 adresinde ikamet ediyor.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Öldüğünde evde yalnızdır. Cesedini kızı <strong>Layla</strong> (leyla)'nın kocası, damadı bulur. </span></span></div> <div><span><span><strong>Talat Çetin, General Arutyunov Gennady Vasilievich</strong>’in <strong>Türkler’e</strong> yakınlığı ve kendisi ile bağlantısı yüzünden suikasta kurban gitmiş olabileceğini düşünüyor. </span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Ölümünden bir gece önce Antalya’da tatil yapan Talat Çetin’le görüşen Gennady Vasilevich Arutyunov, bir kaç gün içinde <strong>Moskova’ya</strong> döneceğini öğrendiği yakın dostundan sitem edip yaz sezonlu elbise getirmesini ister. </span></span></div> <div><span><span>Gerisini <strong>Talat Çetin</strong>'den dinleyelim;</span></span></div> <div><span><span>“... İkimize de elbise almıştım. Fakat gittiğimde yerde yatıyordu. Evde hiç para bulamadılar, yeni elbise giydirmek gelenekmiş hemen durun, o zaten sipariş vermişti dedim.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Eve gidip elbiseyi aldım geri geldim, en sert ağaçtan yaptırdığım dev tabuta Türk elbisesi, gömlek kravatıyla bir Türk tarafından memleketi Kislovodsk'a götürülüp oradaki en özel mezarlığa (Türk’ün zorlamasıyla) yola cephe mezara defnedildi."</span></span></div> <div><span><strong><span>Gennady Vasilevich Arutyunov ve Türkler’e hizmeti…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Talat Çetin</strong>, bu damarlarında<strong> Erzurumlu Süleyman</strong>’ın kanını taşıyan dostu ile ilgili anılarını çok iyi hatırlıyor. Kendisinden anlatmasını isteyince başlıyor konuşmaya:</span></span></div> <div><span><span>"-1998 lerde Kafkasya’daki hısım ve dostlar üzerinden çok yakınlaştığımız Gennady Vasilyeviç ile vefatı 2013 yılına kadar onlarca dokunaklı olay ve anı yaşadık.”</span></span></div> <div><span><strong><span>Batık geminin yükünü Ukrayna mafyasına kaptırmadık…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>“</strong>2010-2011 Kırım’da 5.000 ton Türkiye’ye ait Demir madeni yükü ile karaya oturan “İbrahim Y” gemisini, personeli ve Demir Madenini kurtarıp Türkiye’ye gönderdik.</span></span></div> <div><span><span>İbrahim Y gemisi karaya oturunca Malın Sahibi ve Geminin Sahibi dostlar aracılığıyla bana ulaştı ve yardım istedi. Gemi karaya oturmuş 5/6 bin ton Demiri devir almaya gelen yeni gemi kıyıda tutuklanmış ve personel perişan vaziyette mağdur olmuşlardı. </span></span></div> <div><span><span>Durumu hemen Gennady Vasilevich Arutyunov' aktardım<strong>. </strong>Şef Vasilyeviç vakit kaybetmeden dönemin Kırım Başbakanı Vasiliy Carti ile temasa geçti. </span></span></div> <div><span><span>Şef Vasilyeviç ile başbakanı ziyarete gittik. Hem onun vasıtasıyla hemde Vasilyeviç‘in özel Kiev ilişkileri üzerinden sorunu çözdük ama nasıl çözdük? </span></span></div> <div><span><span>Ukrayna mafyası bir taraftan mafyanın yönlendirdiği bürokrasi diğer taraftan önümüze engel çıkardılar. </span></span></div> <div><span><span>Dediğim gibi bizim Şef General, Kiev mezunu olduğundan Ukraynalı dostlarını devreye soktu.</span></span></div> <div><span><span>Bürokratik mafyanın deniz kazasını bahane ederek, Türk gemisine, batan geminin yüküne çökmesinin önüne geçtiğimiz gibi esir tutulan gemi mürettabatına rahat bir nefes aldırdık. Adeta bir imkansızı başardık. </span></span></div> <div><span><span>Rehin tutulan aç sefil kalan Türk Personelini hücum botla yanaşıp kurtararak Türkiye’ye ait gemiyi Demir’i ve personeli sağ salim gönderdik."</span></span></div> <div><span><strong><span>Özbekistan’da beş Türk iş adamı nasıl kurtarıldı…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>2011-2012 Özbekistan</strong>’daki <strong>Turkuaz AVM</strong>’de tutuklanıp, 15-20 yıl hapis tehdidi ile istihbarat bodrumunda göz altına alınan 5 Türk işadamının kurtarılması var bir de. </span></span></div> <div><span><span>Türkiye'den yüksek devlet memuru emekli bir yakın dostum aracılığı ile Taşkent’te tutuklanan Türkler’in akrabaları bize ulaşıp yardım istedi.</span></span></div> <div><span><span>Vasiyeviç de artık benimle birlikte Büyük Türk Milletinin her derdine derman olmayı misyon haline getirmişti. </span></span></div> <div><span><span>Beni hemen Taşkent’deki asker ve siyasi tanıdıklarına yönlendirdi ve Taşkent’e defalarca gittim.</span></span></div> <div><span><span>Türk vatandaşları ağır suçlamalarla bodrumlarda perişan bekliyordu. Aileleri zamanın <strong>Cumhurbaşkanı Gül</strong>’e kadar uzanıp <strong>Kerimov</strong>'u aratmalarına rağmen sorun çözülememişti. </span></span></div> <div><span><span>Tüm çabalara rağmen sorun büyüyünce yerel Ahıskalı akraba ve Özbek dostlar vasıtasıyla Kerimov’a en yakın şahıslara kadar görüştüm. </span></span></div> <div><span><span>Sadece <strong>Türk</strong> işadamlarına mahsus, <strong>Kerimov’un</strong> ülkenin anayasa bayramını bahane edip özel bir af çıkarmasını sağladım. </span></span></div> <div><span><span>Nihayet af çıkınca Bu kez Taşkent’e, Vasiyeviç ile beraber gittik. Tutuklular mahkemeye çıkarılıp aftan yaralanmak istekleri sorulup tahliye edileceklerdi.</span></span></div> <div><span><span>Direkt <strong>Taşkent'e</strong> mahkemeye gittik, kapıda Türkler ile birlikte <strong>Türkiye Cumhuriyeti Taşkent Büyükelçiliği Müşavirleri </strong>de bekliyordu. Ama ve diplomatik pasaportlara rağmen içeri sokulmamıştı.</span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Biz, ben ve <strong>Vasilyeviç</strong>, <strong>Moskova’da</strong>ki özel statülerimiz sayesinde mahkemeye girip hakime hanımla görüşüp sürecin hızlanmasını sağladık. </span></span></div> <div><span><span>Ve aylar sonra Türk işadamlarının sağ salim evlerine dönmelerini sağladık.</span></span></div> <div><span><span>Fakat sonuç çok üzücü olmuştu bu efsanevi başarımıza rağmen, tutuklu kardeşler ve bize ricacı olan kardeş arasında çıkan “<strong>Ben kendim çıktım… Zaten suçum yoktu… Hayır ben çıkardım!..</strong>” kavgasına kurban gittik. </span></span></div> <div><span><span>Olaydan 1 yıl sonra <strong>FETÖ</strong>’’nün de dahli, hakkımızda hem<strong> Rus</strong> hem <strong>Türk</strong> basında yalan ve karalama haberleri yaptırıldı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Vasilyeviç</strong> de çok üzüldü.</span></span></div> <div><span><span>Yeryüzünde Türk milletine Türk Devletine hizmet eden kim varsa kılıcı keskin olsun!</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com </strong></span></span></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> @oc32oc39</strong> , <strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>*</span></span></div> <div><span><span>https://novayagazeta.ru/articles/2012/12/24/52931-gospodin-turetskopoddannyy</span></span></div> <div><span><span>https://www.gazetevan.com/mobil/haber_detay.php?id=102400</span></span></div> <div><span><span>https://www.karar.com/yazarlar/hakan-albayrak/talat-enverovicin-akliyla-hareket-edersek-1860</span></span></div> <div><span><span>https://talatcetin.com/</span></span></div> <div><span><span>https://www.dizifragman.net/kgb-generali-enverovic-olarak-biliyordu-ama-o-posoflu-</span></span></div> <div><span><span> https://uacadnb.ru/rukovodstvo</span></span></div> <div><span><span>https://www.timeturk.com/talat-enverovic-cetin-s-400-ler-turkiye-yi-bati-dan-koruyacak/haber-725260</span></span></div> <div><span><span> – https://www.gazetevan.com/turk-rus-fonunun-basina-talat-enverovic-geliyor-102400.html</span></span></div> <div><span><span>https://www.aksam.com.tr/roportaj/dogunun-2-aslan-ulkesi-batiya-karsi-duruyor/haber-724512</span></span></div> <div><span><span>https://talatcetin.com/talat-enverovic-cetine-feto-saldirisi/</span></span></div> <div><span><span>https://haberrus.com/headline/2013/02/05/talat-cetin-novaya-gazetanin-iddialarini-yalanladi.htm</span></span></div> <div></div> <div></div>