Fetullahçı kumpas; Selam Tevhid davası (4) (Post Erdoğan’da Fes-Kadirist tasavvur)

Güven Akıncı
Güven Akıncı
Fetullahçı kumpas; Selam Tevhid davası (4) (Post Erdoğan’da Fes-Kadirist tasavvur)
28-12-2025

FETULLAHÇI KUMPAS; SELAM TEVHİD DAVASI (4) (POST-ERDOĞAN’DA FES-KADİRİST TASAVVUR)

ZÜRİH, İsviçre

Konuyla ilgili son yazıda “es” verdiğimiz, yani Fetullahçı yapının “gözünü karattığı” yerden devam edelim.

Devlet içindeki “paralel düzenek”, Selam Tevhid soruşturmasıyla aslında bir avuç insanın ismini hedef yaparak “”e koyulmuştu. Fetullahçılarınİran adına karşı casusluk faaliyeti”nde olmakla itham ettiği ve adlarını kamuoyuna duyurduğu “terörist” sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadardı.

Ama aynı soruşturmada binlerce insan, kanunsuz dinlenmişti!..

Bu nasıl olabilirdi ki?

Ya “Selam Tevhid örgütü” dar bir hücreydi ve “devlet” gerekeni yapıyordu, ya da uyduruk bir örgüt ihdas edilmiş, o bahaneyle binlerce insan hakkında dosya tutulmuştu.

Aslında yapılmak istenen de hedeflenen de çok açıktı. Bu şeytani akılla planlanmış bir kadro tasfiyesi çabasıydı. Ve Fetullahçılar, daha önce Ergenekon Davaları ve 17-25 Operasyonları’ndaki yöntemi burada da uygulamışlardı. Her şeyi bir çuvala doldurmuşlardı.

Örgütlü din” çevreleri dinlenmiyor, Fetullahçı gurup dinlenmiyor ama Edirne’den Kars’a kim ki “bağımsız İslamcı” tonda, onların telefonları gizliden dinleniyordu.

Baltanın keskin ucunu yine sert bir kayaya vurmuşlardı. Ekseriyeti birbirinden bağımsız ama organik bir kadroya, teşmil edilen “İrancı casus örgüt” yaftalaması sinsi ve şeytani bir işti.

Hedef alınan kadro, bir çuvala tıkılacak yığın olmadığı gibi, geniş bir fikri spektrumdan süzülen entellektüel hasılaydı da.

Yeri gelmişken konunun anlaşılması adına şunu belirtmekte fayda var; Türkiye’de İran’a müzahir guruplar, kişiler var mıdır? Elbette vardır, Çin’e olduğu gibi, Rusya’ya ABD’ye, Batı’ya olduğu gibi. Dün de vardı bugün de vardır. Lakin buradan, sempati beslenen ülke için binlerce “casus” üretmek, ancak ya delilik ya da şeytanilik ile açıklanabilir.

- Suriye’deki iç savaşta, Türkiye’ninSünnici” tezlerinin teorisini kimler kurdu?

- “Şii yayılmacılık”ın, Türkiye çıkarına olmadığı propagandası kimlerin cümleleriyle öğütlendi kamuoyuna?

- Devlet refleksi, hangi bürokratik yapı tarafından dürtülerek mobilize edildi?

- ABD füzesiyle katledilen İranlı general Kasım Süleymani’ye ve İsrail karşısında en önemli komutanlarını kaybeden Hizbullah’aoh olsun” diyenler kimlerdi?

Evet, örgütlü din sözcüleri de söylemişlerdi çokça. Lakin “tesir edenler” eski radikallerdi. Devletin en güçlü propagandistleri, söz konusu İran ise, onlardı. Fetullahçı paralel düzeneğin “İran ajanı” deyip, dinlemeye aldıkları gurupların bir kısmı Suriye’de; söylemde, sahada ve lojistikte İran’la ölümüne kapıştılar.

Buradan bile anlaşılabilir ki; Türkiye’dekurumsal” bir “İrancılık”tan bahsedilemez. Fetullahçıların da bunu görmesi gerekmiyor mu? Bugün bile hâlâ özellikle yurtdışından yayın yapan sözcülerin, eski emniyetçilerin ağızlarında aynı emzik; “İran Casusları!..”, “Tevhid Selam Örgütü!..

Fetullahçılar, kökeni radikal (düşüncede) olan bağımsız İslamcıları alt edememiş olmalarını hiç sindiremediler. Ne “ergenekoncular”a ne de Erdoğan şahsında kurumsal AKP’ye; onlara duydukları kadar kin duymuyorlar.

Bu yazı dizisinin sonunda KHK mağduriyetleri bağlamında ayrıntılı yazacağım inşallah ancak şimdilik şöyle belirteyim -ki siz de rahatlıkla görebilirsiniz- bugün Fetullahçılarınmazlumları”nı en çok dert edinen ve onlara sahip çıkanlar eski radikallerdir. En bariz örnek ise Ömer Faruk Gergerlioğlu’dur.

Son dönemde “uyuşturucu ve seks partileri” ambalajıyla ****grafikleştirilen “adli” sunumun gerisinde, başka bir “kadro tasfiye” operasyonunun fragman çalışması olduğunu; analitik düşünebilen herkes gördü Türkiye’de.

Bu “post-Erdoğan” için bir plato hazırlığı ve ‘odişın’dır. Çekilecek filmin saha ve oyuncu seçme çalışmasıdır. Uyarıdır, gözdağıdır! “Herkes kararını versin”dir. Gözdağının adresi AKP ve MHP içindeki herkestir. Ama en çok da “yeni döneme itaat etmekte zorlanacağı farzedilen”lerdir adres.

Anlaşıldığı kadarıyla “aileBilal Erdoğan üzerinde ittifak etmiş görünüyor. Damatlardan birinin, endirekt içinde olduğu medya gurubu, rezillikleri köpürtme görevini fevkalade yapıyor. Müttefikliğin işaretini buradan fark edebiliyoruz.

Fetullahçı taktikler, onlardan “el” alınmışcasına “el yükseltilerek” uygulamadaydı zaten 2017’den beri. İşte o sürüyor.

Fetullahçılardan tevarüs edilen sadece “şantaj” taktikleri değil bu arada.

Selam Tevhid Çuvalı” ülkenin yeni ‘dizaynır’ları için çok önemli bir veri datası. Kimlerin itaat edip etmeyeceğini o “data”dan tespit edecekler.

Türkiye, önümüzdeki dönemde, Bilal bey’in meydanlara inmesiyle; demokrasi ile “fes-kadirist” geleceği oylayacaktır. (Devam edecek)

.

Güven Akıncı, dikGAZETE.com

 

Güven Akıncı
Güven Akıncı

Güven Akıncı kimdir?

Güven Akıncı, girişimci - yazar. Malatya doğumlu Akıncı, 1994 yılında Yeni Şafak'ta gazeteciliğe başladı, çeşitli gazete ve dergilerde yazdı. Gazi Üniversitesi İşletme bölümü mezunudur. Evli ve iki çocuk babası olan Güven Akıncı, Zürih ve İstanbul’da yerleşiktir. Ticaretle iştigal etmektedir.

.

dikGAZETE.com

 

 

 

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?