Çakmaklı, 1969'da Ali Osman Emirosmanoğlu ile kurduğu Elif Film'le sinemada milli ve manevi değerleri merkeze alan bir anlayış geliştirdi.
Şule Yüksel Şenler'in 1970'te "Huzur Sokağı" romanından uyarladığı "Birleşen Yollar" ile bu anlayışın sinemadaki ilk önemli örneklerinden birine imza atan yönetmen, "Çile", "Zehra", "Diriliş", "Oğlum Osman", "Kızım Ayşe" ve "Minyeli Abdullah" gibi yapımlarla sinema tarihindeki yerini pekiştirdi.
TRT'de de 1975-1990 arasında çalışmalarını sürdüren Çakmaklı, edebiyat uyarlamalarıyla televizyon dünyasında da iz bıraktı. Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak", Tarık Buğra'nın "Küçük Ağa" ve "Kuruluş" eserlerini ekrana taşıyan yönetmen, özellikle 1987'de yayımlanan "Kuruluş: Osmancık" dizisiyle Osmanlı tarihini televizyon ekranlarına taşıyan öncü isimlerden biri oldu.
Yücel Çakmaklı'nın sinema alanında bıraktığı ize dair
açıklamalarda bulunan Uluslararası Sinema Derneği Başkanı ve yönetmen Nazif Tunç, "Sinema dilini milletiyle dolaysız konuşabilme yeteneğinde nadir yönetmenlerdendi Yücel Çakmaklı. Bunca yıl sonra hala kıymetli olmasının sebebi, sağına soluna bakmadan, kınayanın kınamasına aldırmadan memleket gerçeklerini, kimliğini inkar eden sinemaya karşı bir cüreti, bir yürekliliği göstermiş olmasındandır." dedi.
Tunç, Çakmaklı'nın mücahit ruhunu sinemaya getirdiğine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Milletinin gerçek temsillerini, irfanını, öz karakterlerini, inanç zenginliğini filmlerinde yer vermesi öncülüğüdür. Bu yüzden sinema yolculuğumuzun işaret taşlarının ilkidir. Neredeyse sinemadaki niyetimizdir. Kimseye nasip olmayacak güzellikler Yücel Çakmaklı'ya nasip oldu. Türk sinema ve televizyon tarihinin en büyük, en kalıcı yapımlarına yönetmen olarak imza attı. '4. Murat', 'Küçük Ağa', 'Kuruluş Osmancık' eşsiz yapımlardır. Hollywood için John Ford, İngiltere için David Lean neyse Türkiye için de Yücel Çakmaklı odur. Vefatının 17. senesinde hala milli sinemayı, dizilerini, filmlerini konuşuyor, mezarı başında yad ediyorsak çabalarının, gayretlerinin, sanatının karşılığını almıştır."
Yönetmen Mesut Uçakan ise Çakmaklı'nın iyi bir aksiyon adamı olduğunun altını çizerek, "Sinemada, millet olarak hepimizin içinde bulunan milli ve dini değerlere ilk o dikkat çekti. Özellikle resmi ideolojiye, batılılaşmış kafalara karşı. Doğrusu o günün şartları içinde bu büyük bir cesaret işiydi ve bunu başardı. Düşüncelerini, yuvarlak ve çekingen cümlelerle de olsa milli sinema kavramıyla ifadelendirdi. Onun ardından gelen gençler olarak bizler de bu hareketin güçlü bir çıkışa dönüşmesi için elimizden geleni yaptık. İlerleyen zamanda bunun kimlik krizine ve çarpık sisteme karşı bir nizam davası olduğunu daha cesur söylemlerle ifadelendirdik." diye konuştu.
Yeni kavramlar üzerine de tartıştıklarını aktaran Uçakan, şunları anlattı:
"Zamanla Çakmaklı, TRT'de çalışmaya başladı. Bizler de imkansızlıklardan dolayı sinemaya ara vermek zorunda kaldık ve o dönem bu haykırışlarımız uzun bir süre kesildi. Daha sonra milli sinemanın baş mimarlarından Salih Diriklik sinemayı bıraktı. Çakmaklı rahmetli oldu ama hamdolsun biz de ateşi söndürmedik. Gelişen zaman içerisinde aynı sancıyı taşıyan arkadaşlarla bir araya geldik. Uluslararası Sinema Derneğini kurduk. Milli sinemayı yeniden harladık, gündeme taşıdık, geçmişin birikimleri ve çağın getirdiği kazançlar üzerine temellenen yeni bir milli sinema inşa hareketine giriştik. Yıllardır süren Uluslararası Korkut Ata Film Festivali, Milli Sinema sempozyumları ve pek çok kültürel etkinlikle tekrar çağı yakalayan çaba içine girdik."
Uçakan, uzun süre dostluk yaşadığı Çakmaklı'yı rahmetle anarak, "Onun, zamanında gösterdiği soft başkaldırı bizlere cesaret vermişti . İnanıyorum ki yeni nesile de verecek. Geçmişten güç alan yeni başkaldırılara gebe gürül gürül yeni bir nesil geliyor." görüşünü paylaştı.
Afyonkarahisar'da 1937'de dünyaya gelen Çakmaklı, Afyon Lisesinin ardından 1959'da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünden mezun oldu.
Çakmaklı, askerden döndükten sonra 1963'te Yeni İstanbul Gazetesinde, Tarık Buğra'nın yönettiği sayfada sinema yazıları yazmaya başladı.
Bir yandan Erman Film Stüdyoları'nda yardımcı yönetmen olarak çalışan Çakmaklı, 1968'e kadar 50'ye yakın filmde Osman Seden ve Orhan Aksoy gibi yönetmenlere yardımcılık yaptı.
Çakmaklı, aynı yıl ilk belgesel filmi "Kabe Yolları"nı yönetti ve 1969'da Elif Film şirketini kurdu. İlk uzun metrajlı filmi "Birleşen Yollar"ı 1970'de çeken usta yönetmen, ilerleyen yıllarda "Zehra", "Çile" ve "Oğlum Osman" adlı milli ve manevi değerleri öne çıkaran filmlere imza attı.
Yücel Çakmaklı, filmleriyle öncülük ettiği bu akımı Tohum dergisine verdiği bir demeçte "Milli Sinema" olarak nitelendirdi.
TRT bünyesinde 1975-1990'da çalışmalarını sürdüren Çakmaklı, kısa hikayelerden meydana getirdiği 30-70 dakika arası kısa televizyon filmleriyle meşhur oldu. Rasim Özdenören'in eserlerinden uyarladığı "Çok Sesli Bir Ölüm" ve "Çözülme" adlı filmleri, Prag'da düzenlenen televizyon filmleri yarışmasında ödül aldı.
Daha önce Muhsin Ertuğrul'un sahneye uyarladığı Necip Fazıl'ın "Bir Adam Yaratmak" eserini dizi olarak televizyon izleyicisiyle buluşturdu.
Osmanlı tarihine dair TRT bünyesinde yaptığı filmleriyle oldukça dikkati çeken Çakmaklı'nın 1987'de Tarık Buğra'nın romanından uyarladığı "Kuruluş: Osmancık" adlı mini dizisi, Türk sinemasında büyük yankı uyandırdı.
Yeşilçam'ın ünlü isimlerinden Cihan Ünal, Meral Orhonsay, Yaşar Alptekin, Sema Yunak, Sema Çelebi, Nurhan Nur ve Eşref Kolçak'ı bir araya getiren 12 bölümlük TRT yapımı dizi, o dönem yapılan tarihi dizilerde örnek teşkil etti.
Usta yönetmenin 1989'da çektiği roman uyarlaması "Minyeli Abdullah" filmi, 500 binin üzerinde seyirciye ulaşarak dönemin en çok izlenen filmleri arasında yer aldı.
Türk sinemasında pek çok farklı konuda çalışarak ilklere imza atan Çakmaklı, 10 Temmuz 2008'de TBMM tarafından Devlet Üstün Hizmet Madalyası'yla ödüllendirildi, aynı yıl 1 Ekim'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sinemadaki 50 yıllık hizmetleri dolayısıyla Emek Ödülü'ne değer görüldü.
Geçirdiği baypas ve kalp kapakçığı ameliyatı sonrası yoğun bakıma alınan Yücel Çakmaklı, 23 Ağustos 2009'da hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com