MOSKOVA - ÖZEL
Vedomosti gazetesine konuşan Rusya Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Başkanı Murad Sadıgzade, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın küresel ölçekte yeni bir güvenlik mimarisinin oluşturulması yönündeki eğilimin örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Sadıgzade, Ortadoğu’daki krizin ABD’nin yalnızca bölgedeki değil, diğer bölgelerdeki hegemonyasının da belirli ölçüde zayıfladığını gösterdiğini söyledi.
Bölge ülkelerinin savunma alanındaki ilişkilerini yeniden değerlendirmeye ve çeşitlendirmeye başladığını belirten Sadıgzade, yeni aktörlerin sisteme dahil edilmesiyle savunma işbirliğinin genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Sadıgzade, “Bu durum hiçbir şekilde Türkiye’nin yakın gelecekte NATO’dan ayrılmayı, Suudi Arabistan’ın da ABD’den silah alımını durdurmayı planladığı anlamına gelmiyor” dedi.
“İsrail’i dengeleme ihtiyacı da etkili oldu”
Üçlü ittifakın oluşturulmasındaki bir diğer unsurun, bölge ülkelerinin İsrail’i dengeleme ihtiyacı olduğunu kaydeden Sadıgzade, Ortadoğu ülkelerindeki siyasi elitlerin önemli bir bölümünün İsrail’in politikalarını ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasının temel nedenlerinden biri olarak gördüğünü söyledi.
Sadıgzade’ye göre, üçlü anlaşmanın tarafları kısa vadede bölge dışından yeni üyeleri ittifaka dahil etmeyecek. Bunun temel nedeninin ise kaynakların ve askeri kapasitenin farklı coğrafyalara dağılmasının önüne geçmek olduğunu belirtti.
Bununla birlikte Azerbaycan, Mısır ve diğer Ortadoğu ülkelerinin ilerleyen dönemde ittifaka katılabilecek ülkeler arasında yer alabileceğini ifade eden Sadıgzade, İran’ın da teorik olarak ittifaka davet edilebileceğini söyledi.
Sadıgzade, “Özellikle İran’ın dahil olmadığı bir yapı içerisinde bölge ülkeleri arasındaki güvensizlik düzeyini azaltmak ve bölgedeki durumu istikrara kavuşturmak zor olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“Suudi Arabistan’a Yemen konusunda destek sağlayabilir”
Yeni askeri ittifakın, Suudi Arabistan’ın Husilerle yaşadığı çatışmada da kısmen destek sağlayabileceğini belirten Sadıgzade, özellikle Riyad’ın Yemen’de olası bir kara operasyonu düzenlemesi halinde bu işbirliğinin önem kazanabileceğini söyledi.
Pakistan-Hindistan hattında ise İslamabad’ın Yeni Delhi ile ilişkileri daha fazla germe ihtimalinin düşük olduğunu belirten analist, Pakistan’ın Hindistan, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşabilecek daha geniş bir askeri blokla karşı karşıya gelme riskini artırmak istemeyeceğini ifade etti.
Sadıgzade’ye göre Türkiye açısından üçlü anlaşma, savunma sanayii ihracatını genişletmek için yeni fırsatlar yaratırken, İran çevresindeki çatışmaların sona ermesinin ardından İsrail’den gelebilecek olası provokasyonlara karşı da ek bir güvence sağlayabilir.
Sadıgzade, “Aslında şu anda Ortadoğu’da, ABD’nin ve Amerikan siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarının korunması zorunluluğu olmaksızın, bir bakıma kendi NATO’su oluşuyor” ifadelerini kullandı.