Ankara
Son Peygamber Hazreti Muhammed ve ashabının 1447 yıl önce Mekke 'den Medine'ye hicreti, İslam aleminde hicri takvimin başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Hicri Yılı n ilk ayı olan Muharremde oruç tutulup aşure pişirilerek Dağ ı tılması ve Kerbela'da Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti hüseyin ile şehit Olanların yad edilmesi, İslam toplumlarının önemli gelenekleri arasında yer alıyor.
Aşure Günü, hicri yılın ilk ayı Muharrem ayı nın 10'uncu günü ne denk gelen 5 Temmuz Cumartesi günü idrak edilecek.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yayımladı ğı mesajla hicri yeni yılı tebrik etti .
Erbaş, hicri yeni yılın başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajı nda, 26 Haziran Perşembe gününün, Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine'ye hicretini esas alan hicri takvimin 1447. yıl dönümü olduğunu belirtti.
Yeni yılın tüm insanlık için barışa, huzura ve berekete vesile olmasını dileyen Erbaş, hicretin yeni bir insan , Toplum ve medeniyet inşa etme ideali olduğunu ifade etti.
Zamanın, eşsiz bir nimet ve kıymetli bir emanet olduğuna işaret Eden Erbaş, şunları kaydetti:
"Cenab-ı Mevla, Kur'an'da zamana yemin ederek bu eşsiz nimetin telafi edilemez kıymetine dikkat çekmektedir. Takvimlerin yeni bir yılı gösterdiği bu günler, bizlere, zamanın Anlam ve önemi üzerine Yeniden düşünme, onu doğru algılayıp etkili planlamak suretiyle en güzel şekilde değerlendirme fırsatı sunmaktadır. Zamana dair bir bilinç oluşturarak geçmiş ten ders alıp daha güzel bir gelecek inşa etme ufku kazandırmaktadır."
"Hicret, yeni bir başlangıcı n adıdır"
Bugün idrak edilen hicri yeni yılın, İslam tarihinin dönüm noktalarından biri olan hicret hadisesini hatırlattığını aktaran Erbaş, şöyle devam etti:
"Sebep ve sonuç ları bakımından insanlığın talihini ve tarihin seyrini değiştiren hicret, karanlık bir çağı vahyin nuruyla aydınlatan yeni bir başlangıcın adıdır. İslam'ın ilke ve değerlerini yaş ama ve yaş Atma uğruna sergilenen büyük bir fedakarlığın adıdır. Nitekim bundan 1447 yıl önce, müşriklerin akıl almaz zulüm, işkence ve eziyetlerine maruz kalan Rasul-i Ekrem ve ona tabi olan ilk Müslümanlar , kendilerine Hayat hakkı tanınmayan Mekke'deki bütün varlıklarından vazgeçerek umuda doğru yol almışlardır. Tevhit inancı ekseninde yeni bir dünya kurma ve adaleti ayakta tutma uğrunda verdikleri varoluş mücadelesini hicretle yeni bir boyuta taşımışlardır."
Erbaş, hicret hadisesinin, Müslümanların Allah 'a teslimiyetinin, Peygamber'e sadakatinin ve İslam üzere yaşama azminin en büyük göstergesi olduğunu ifade etti.
Erbaş, şunları kaydetti:
"Onların hicretinin özünde yeni bir insan, toplum ve medeniyet inşa etme ideali vardır. Bu büyük ideal uğrunda ortaya koydukları azim ve kararlılık, kısa sürede Yesrib'i Medine'ye dönüştürmüş ve orada adaletin, merhametin, insan onurunun, Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı eşsiz bir medeniyet inşa etmiştir. Dolayısıyla hicri takvime başlangıç kabul edilen bu büyük hadiseyi bu perspektiften okumak ve anlamak; bugün Yeryüzü nü kuşatan kötü lüklerle Mücadele noktasında bizlere azim ve kararlılık aşı layacak, daha güzel bir gelecek inşa etme hususunda yeni ufuklar açacaktır."
Kaynak: AA
.
dikGAZETE .com