Rusya’nın doğusundaki bölgeleri ziyaret eden Putin, Kuril Adaları zincirinin parçası olan İturup Adası’nda fabrika, hastane ve okulda incelemelerde bulundu. Bu, Putin’in Kuril Adaları’na gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu.
Ziyaretten bir gün önce de Rus Pasifik Filosu’nun Uzak Doğu’da düzenlediği tatbikatın son aşamasına Deniz Kuvvetleri üniformasıyla katılan Putin, yaptığı açıklamada, Japonya’nın Rusya’yı tehdit olarak tanımlamasına ve Tokyo’nun savunma politikalarına tepki gösterdi. Putin, Kuril Adaları’nın statüsünün İkinci Dünya Savaşı’nın sonuçları temelinde belirlendiğini ve bunun uluslararası belgelerde kayıt altına alındığını belirterek, ülkesinin adalar üzerindeki tutumunu yineledi.
Japonya Dışişleri Bakanlığı ise Putin’in iki ülke arasında ihtilaf konusu olan Kuril Adaları’na ziyaretini protesto ederek bu adaların tarihsel açıdan uluslararası hukuk çerçevesinde Japonya’ya ait olduğunu bildirdi.
Rusya’nın "Kuril Adaları", Japonya’nın ise "Kuzey Bölgeleri" olarak adlandırdığı adalarla ilgili anlaşmazlık nedeniyle Moskova ve Tokyo, daha önce barış antlaşması için yapılan görüşmelerde sonuca ulaşamamıştı.
Rusya ile Japonya’nın ikili ilişkilerinde gündemlerini meşgul etmeyi sürdüren anlaşmazlık, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda eski Sovyetler Birliği’nin Kuril Adaları’nı kontrol altına almasıyla 81 yıl önce başladı.
Sovyetler Birliği, Japonya’nın Pasifik Okyanusu ile Ohotsk Denizi’ni birbirinden ayıran, yaklaşık 1300 kilometre boyunca uzanan Kuril Adaları zincirini 1945’te ele geçirdi.
Japonya ise adalar zincirinin en güneyinde bulunan İturup, Kunaşiri, Şikotan ve Habomai adaları üzerindeki hak iddiasından bugüne kadar vazgeçmedi.
Sovyetler Birliği, 8 Eylül 1951’de müttefik kuvvetler ile Japonya arasında düzenlenen San Francisco Barış Antlaşması Konferansı’na katılarak Japonya’nın 4 ada üzerindeki hak iddiasından vazgeçmesini istedi ancak bu talebin kabul edilmemesi üzerine Sovyetler Birliği, San Francisco Barış Antlaşması’nı imzalamadı.
Bu antlaşmada Japonya’nın ele geçirdiği pek çok bölgeye ilişkin düzenlemeler yer almasına rağmen söz konusu 4 adayla ilgili net ifadelerin bulunmaması, iki taraf arasındaki anlaşmazlığın temelini oluşturdu.
Moskova, İkinci Dünya Savaşı’nda elde ettiği galibiyetin sonucu olarak ihtilaflı adaların Sovyetler Birliği’ne katıldığı görüşünü savunurken Tokyo, tarihi ve hukuki açıdan bu adaları Japon toprağı görüyor.
Sovyetler Birliği ile Japonya, 1956’da Ortak Deklarasyon'u imzalayarak diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etti.
Deklarasyon, barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Şikotan ve Habomai adalarının Japonya’ya devredilmesini öngörüyordu ancak İturup ve Kunaşiri adalarının statüsü konusundaki anlaşmazlığın devam etmesi, iki ülkenin kapsamlı barış anlaşmasına ulaşmasını engelledi.
Bu deklarasyon temelinde barış anlaşması yapılması için başlatılan müzakereler ise 2014’te Ukrayna krizi nedeniyle donduruldu.
Rusya ile Japonya arasında zaman zaman gerçekleştirilen üst düzey görüşmeler, toprak anlaşmazlığının çözümüne yönelik sonuç vermedi.
Rusya açısından stratejik öneme sahip Kuril Adaları, Rus donanmasının Pasifik Okyanusu’na erişimi bakımından kritik konumda bulunuyor.
Bu adalar, Rus denizaltılarının açık denizlere çıkışına imkan sağlarken Rus donanmasının harekat kabiliyeti ve bölgesel güvenlik bakımından da önem taşıyor.
Rusya’nın Sahalin bölgesine bağlı Kuril Adaları, zengin balıkçılık ve doğal kaynakları nedeniyle ekonomik açıdan da büyük öneme sahip.
Putin’den önce Kuril Adaları’nı Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, devlet başkanı olduğu dönemde 2010’da, başbakanlığı döneminde de 2012, 2015 ve 2019’da ziyaret etmişti.
Rusya Başbakanı Mihail Mişustin de adalar zincirinin parçası olan İturup Adası’na 2021’de ziyaret gerçekleştirmişti.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com