Denizin mevsimlik işçileri

Türkiye'nin çeşitli illerinden gelerek balıkçı teknelerinde yerini alan denizin mevsimlik işçileri, zorlu yaşam koşullarında ekmeklerini mavi sulardan çıkarıyor.

Çevre-Hayat - 8 yıl önce

İZMİR - EŞBER AYAYDIN

Denizlerde av yasağının kalkmasıyla birlikte ekmek parası kazanmak için balıkçı teknelerdeki yerini alan denizin mevsimlik işçileri, zorlu yaşam şartlarında ailelerinden uzak 7,5 ay geçirecek.
Türkiye'nin çeşitli illerinden İzmir'e gelen birçok kişi eylül-nisan dönemindeki avlanma sezonunu denizlerdeki gırgır teknelerinde geçiriyor.
Çalıştıkları balıkçı teknelerinde konaklayan denizin mevsimlik işçileri, 7,5 ay süren av sezonunda ailelerinden uzakta ekmeklerini dalgalarla boğuşarak kazanıyor.
Denize açılmadan önce teknede gerekli hazırlıkları yapan işçiler, boş vakitlerini ise teknedeki yemekhanede televizyon izleyerek, güvertede sohbet ederek, aileleriyle telefonda konuşarak ya da uyuyarak geçiriyor.
Balıkçılığa 14 yaşında başlayan ve çalışmak için Ordu'dan İzmir'e gelen 2 çocuk babası Şahin Şener (34), AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekmek parası kazanmak için ailesini geride bırakarak gurbete çıkmak zorunda kaldığını söyledi.
Av sezonu boyunca denizde vakit geçirdiklerini, bazı ihtiyaçlarını karşılamak için karaya çıktıklarını aktaran Şener, "Ekmek parası için çalışıyoruz. Çocuklarımızı özlüyoruz onlarla telefonda konuşuyoruz ama yetmiyor. Bu mesleğe alıştık, zor bir yanı yok ama en çok bizi gurbette olmak zorluyor. Sosyal bir yaşantın yok burada, saatin belli değil. Kar yağar, yağmur yağar ama sen çalışmak zorundasın. Eskiden tekneler ufaktı, yaşam alanları küçüktü, yaşamak zordu ama şimdi tekneler büyük yaşam alanları eskiye oranla çok iyi." dedi.
Balıkçılığı Karadeniz'de babasından öğrenen ve 12 yaşından beri ava çıkan Recep Yılmaz (23), denizin kendisi için bir tutku olduğunu ifade etti.
Rize'den İzmir'e gelen ve Ege'deki teknelerde çalıştığını anlatan Yılmaz, ailesinden uzak, gurbette çalışmanın kendisini zorladığını söyledi.

Yılmaz, teknedeki arkadaşlarıyla bir aile olduklarını anlatarak şöyle dedi:
"Burada ağabeylerimizle, kardeşlerimizle çalışıyoruz. Aynı yerde yemek yiyoruz, aynı yerde yatıyoruz. Aileni bırakıyorsun, başka bir insanla bir yola çıkıyorsun, o senin ailen oluyor, sırdaşın oluyor, dostun oluyor. Zor durumda kaldığında sana yardım ediyor. 1 Eylül'den 15 Nisan'a kadar çalışıyoruz. 10 gün bir iznimiz var, bazen şartlar gereği izne gidemiyorsun. Yeri geliyor 7,5 ay anneni babanı göremiyorsun. Gittiğin zaman da Rize'de çay var, çaya gidiyorsun. Ya da çalıştığın teknenin boya bakımı var, onun için kalıyorsun. Senede 10 gün evde ya kalıyoruz ya kalmıyoruz."
Günün büyük bir kısmını teknede geçirdiklerini aktaran Yılmaz, zaman zaman karaya çıkarak vakit geçirdiklerini dile getirdi.
Balıkçılığı Atatürk Barajı'nda öğrendi
Balıkçılığı 15 yaşında Atatürk Barajı'nda öğrenen 3 çocuk babası Celal Yılmaz da (45) yaklaşık 20 yıldır her av sezonunda İzmir'e gelerek balıkçı teknelerinde çalıştığını söyledi.
Denizde çalışmanın baraj göletinde avlanmaya göre daha zor olduğunu anlatan Yılmaz, "Atatürk Barajı'nda sandallarla balığa çıkılıyordu, burada büyük gırgırlarla balığa çıkılıyor arada büyük bir fark var. Ailemiz için buraya geliyoruz. Çocuklarımız öğrenci. Onların ihtiyaçlarını karşılamak için geliyoruz. Denizde her türlü zorluğa alıştık, aileden uzak olmak zor geliyor. 7,5 ay boyunca buradayım Adıyaman'a gidince çocuklar dönmemi istemiyor, bu sefer gelmek zor oluyor onun için gitmiyorum." ifadelerini kullandı.
Tayfanın "annesi"
Balıkçı teknesinde 2 yıldır aşçı olarak çalışan 1 çocuk babası Selçuk Sönmez ise (46) mürettebatın yemek ihtiyacını karşılıyor.
Bir arkadaşıyla yaptığı sohbet sırasında balıkçı teknesinde çalışmaya karar verdiğini anlatan Sönmez, balıkçılığın çok zevkli ama bir o kadar da yorucu olduğunu söyledi.
Sönmez, teknede mutfakta çalıştığını bu nedenle arkadaşlarının kendisine "anne" diyerek espri yaptığını belirterek, "İlk geldiğim sene saçlarım çok uzundu hem de bol kepçe yemek verdiğim için arkadaşlarım bana 'bol kepçe anne' demeye başlamışlardı, ondan dolayı bu espri aramızda kaldı. Saçları kestirdim ama 'bol kepçe anne' diye hitap etmeye devam ediyorlar." dedi.
Boş vakitlerinde tavla, okey oynayarak, sohbet ederek vakit geçirdiklerini anlatan Sönmez, menülerde ise lokantalarda çıkan yemekleri tercih ettiklerini belirtti.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Hasan bebek Türkiye'de sağlığına kavuştu

2018-09-05 20:32 - Sağlık

Galatasaray, Ömer Bayram'ı renklerine bağladı

2018-09-01 01:17 - Spor

13 hafta sonra aynı hafta puan kaybettiler

2018-09-03 14:32 - Spor

'Hayalet kent' Marawi patlayıcılardan arındırılıyor

2018-09-05 16:32 - Dünya

Sağlık Bakanı Koca'dan 'şarbon' açıklaması

2018-09-02 13:02 - Sağlık

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın atama kararları Resmi Gazete'de

2018-09-06 07:02 - Gündem

Erdoğan Türk Konseyi 6. Devlet Başkanları Zirvesi'ne katıldı

2018-09-03 12:42 - Dünya

Ağustos ayının zam şampiyonu salça

2018-09-03 13:32 - Ekonomi

Denizin mevsimlik işçileri

2018-09-06 17:02 - Çevre-Hayat

Tekirdağlı balıkçılar 'Vira Bismillah' dedi

2018-09-01 08:02 - Gündem

İlgili Haberler

Gökyüzü meraklıları Perseid meteor yağmurunu izledi

22:53 - Çevre-Hayat

Avrupa'da güneş tutulması büyük ilgiyle izlendi

22:43 - Çevre-Hayat

Şanlıurfa'da termometreler 47 dereceyi gösterdi

14:18 - Çevre-Hayat

Uydu cihazıyla izlenen caretta caretta 'Tuba' Bodrum açıklarında hayatını sürdürüyor

12:48 - Çevre-Hayat

Camiboğazı Yaylası sisli manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor

11:07 - Çevre-Hayat

Günün Manşetleri

Yunanistan'ın İnebahtı ili ve Mora Yarımadası'nda yangın çıktı

19:12 - Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecinde Meclisimiz bu hafta önemli bir adım attı

18:57 - Gündem

Ankara'da özel halk otobüsü ile kamyonun çarpışması sonucu 2 kişi öldü, 25 kişi yaralandı

18:53 - Gündem

Dünya şampiyonu T3 Vakfı bursiyeri Ayşegül Balım Yabacı, Selçuk Bayraktar'ı ziyaret etti

18:32 - Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiçbir kupa ülkemizin huzurundan, kardeşliğinden, iç barışından daha değerli

18:28 - Gündem