AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası Türkiye'nin Avrupa pazarındaki konumunu yeniden şekillend

Avrupa Birliği'nin (AB) stratejik sektörlerde üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, Türkiye ile AB arasındaki güçlü üretim ve tedarik zinciri ilişkilerinin geleceği bakımından önem taşıyor.

Ekonomi - 1 ay önce

AB'nin küresel tedarik zincirlerindeki bağımlılığını azaltmak, sanayinin rekabet gücünü artırmak ve stratejik sektörlerde üretimi Birlik içinde güçlendirmek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, kamu alımları, devlet destekleri ve çeşitli teşvik programlarında belirli oranlarda "Made in EU" (Avrupa'da Üretim) şartı getirilmesini öngörüyor.
Düzenleme ile özellikle temiz teknolojiler, otomotiv, batarya, çelik, kimya ve kritik ham maddeler gibi stratejik sektörlerde Avrupa üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.
AB'nin son dönemde Çin'e olan ekonomik bağımlılığı azaltma ve üretim kapasitesini güçlendirme çabalarının bir sonucu olarak hazırlanan düzenleme, Avrupa ile yoğun ticaret ilişkileri bulunan Türkiye açısından da önem taşıyor.
Düzenlemenin Türkiye üzerindeki etkisinin, Türkiye'de üretilen ürünlerin hangi ölçüde "AB ürünü" veya "Avrupa içeriği" olarak kabul edileceğine bağlı olması bekleniyor.
Türkiye, Gümrük Birliği sayesinde otomotivden makineye, çelikten kimyaya kadar birçok sektörde Avrupa'nın üretim ve tedarik zincirlerine yüksek düzeyde entegre durumda bulunuyor. Çok sayıda Avrupalı şirket Türkiye'de üretim yaparken Türk sanayi ürünleri de AB pazarında önemli paya sahip bulunuyor.
AB Komisyonunun hazırladığı taslakta Türkiye kaynaklı üretim ve ürünlerin belirli koşullar altında "Avrupa içeriği" kapsamında değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşım yer alıyor. Ancak iş dünyası temsilcileri, bunun yeni bir avantajdan çok mevcut konumun korunması anlamına geldiğine işaret ediyor.
Bununla birlikte, AB üyesi ülkeler ile Avrupa Parlamentosu arasında yürütülecek müzakereler sonucunda taslağın değişmesi ihtimali bulunuyor.
"Avrupa içeriği" tanımının yalnızca AB üyesi ülkelerde gerçekleştirilen üretimle sınırlandırılması halinde Türk üreticilerin bazı teşviklerden ve kamu alımlarından dolaylı olarak olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor. Böyle bir durumda Türk şirketlerinin AB'nin sanayi teşviklerinden daha az yararlanabileceği ve bazı sektörlerde Avrupalı rakipleri karşısında rekabet dezavantajıyla karşılaşabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin sistem dışında bırakılmasının yalnızca Türk üreticilerin değil, Türkiye'deki tedarikçilere bağımlı çok sayıdaki Avrupalı şirketin de maliyet artışlarıyla karşılaşmasına neden olacağını belirtiyor.
Düzenlemenin etkisinin en yoğun hissedileceği alanların başında otomotiv sektörünün gelmesi bekleniyor.
Türkiye, Avrupa'nın önemli araç üretim merkezlerinden biri konumunda bulunurken çok sayıda küresel otomotiv üreticisinin tedarik zincirinde kritik rol oynuyor.
Türkiye'nin "Avrupa içeriği" kapsamı dışında bırakılması halinde, AB desteklerinden yararlanmak isteyen üreticilerin tedarik zincirlerini Birlik içine kaydırabileceği, bunun da Türk yan sanayi firmalarının rekabet gücünü zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
Buna karşılık Türkiye'nin kapsam dahilinde tutulması durumunda mevcut üretim ağlarının korunacağı ve Avrupa'daki sanayi dönüşümünden Türk şirketlerinin de faydalanabileceği belirtiliyor.
Ayrıca Türkiye'nin Avrupa'nın yeşil dönüşüm ve temiz sanayi yatırımlarıyla bağlantılı projelerde daha güçlü konum elde edebileceği değerlendiriliyor.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye'nin yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği sayesinde Avrupa'nın tedarik ve değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Made in EU" yaklaşımı kapsamında Türkiye'de üretilen ürünlerin Avrupa sanayi ekosistemi içinde değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Yalçındağ, otomotiv sektörünün bu tartışmanın etkilerinin en somut hissedileceği alanların başında geldiğine işaret ederek, otomotivin yalnızca araç üretiminden ibaret olmadığını, batarya teknolojileri, yarı iletkenler, kritik ham maddeler, yazılım, yapay zeka destekli üretim sistemleri ve enerji verimliliği gibi çok katmanlı değer zincirlerine dayandığını kaydetti.
Türkiye'nin güçlü otomotiv yan sanayisi, gelişmiş tedarikçi ağı, mühendislik kabiliyeti, elektrikli araç ekosistemi ve düşük karbonlu üretim yatırımlarıyla Avrupa'nın yeşil ve dijital dönüşümünün doğal ortaklarından biri olduğunu vurgulayan Yalçındağ, "Türkiye’de üretilen ürünlerin herhangi bir oran, engel veya ilave bariyere takılmadan Avrupa’nın sanayi ekosistemi içinde değerlendirilmesi, yalnızca Türk özel sektörü açısından değil, Avrupa’nın sanayi dönüşümü ve küresel rekabet gücü açısından da stratejik bir gereklilik." diye konuştu.

Yalçındağ, şöyle devam etti:

"Böyle bir yaklaşım, Türk firmalarının yanı sıra Türkiye’de yatırım yapan AB şirketlerini, Türkiye’den tedarik sağlayan Avrupalı üreticileri ve Avrupa’nın rekabetçi üretim kapasitesini de olumsuz etkileyebilir. Otomotivden başlayarak makine, çelik, kimya, enerji, savunma, temiz teknolojiler, dijitalleşme ve kritik tedarik zincirleri gibi birçok alanda Türkiye ile AB arasında mevcut olan işbirliği imkanlarının daraltılması, maliyetleri artırır, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını azaltır ve Avrupa sanayisinin küresel rakipleri karşısındaki konumunu zayıflatır."
AB’nin yeni sınırlar oluşturmak yerine mevcut ekonomik entegrasyonu daha ileri taşıyacak güncellenmiş bir Gümrük Birliği ve ortak sanayi politikalarına odaklanması gerektiğini ifade eden Yalçındağ, DEİK olarak Türkiye'nin Avrupa sanayi ekosisteminin dışında bırakılmasına yönelik yaklaşımlara karşı olduklarını ve bu yöndeki görüşlerini ilgili platformlarda dile getirmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.
Kaynak: AA
dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Türk balerin Nilay Tahiroğlu, Bolşoy Sahnesi'nde Türkiye'yi temsil edecek

2026-06-23 12:19 - Magazin

İstanbul'da 5 bin kişi aynı anda horon oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi

2026-06-28 17:57 - Magazin

NATO Ankara Zirvesi kapsamında kapatılacak yollar açıklandı

2026-06-25 15:22 - Çevre - Seyahat

Azerbaycan'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinin 20. Konferansı yapıldı

2026-06-24 13:47 - İslam-Hayat - Safer 1448

Counter-Strike 1.6 Dünyasını Kasırgaya Çeviren En Popüler 10 Sunucu Türü

2026-06-26 17:04 - İnsan-Hayat

Rusya'ya Türkiye’den gelen nektarin ve kayısı sevkiyatında zararlı tespit edildi

2026-06-23 22:36 - Özel Haber

Türkiye üzerinden göç eden 169 su kuş türünün 40'ı Konya'daki sulak alanlarda görüldü

2026-06-26 15:23 - Çevre-Hayat

KOBİ'lerin Finansal Pusulası: Maaş, Kurumlar Vergisi ve KDV Hesaplamaları Hangikredi Kobi ile Daha Kolay

2026-06-26 03:01 - İnsan-Hayat

Mamak Evden Eve Nakliyat: Planlama, Paketleme ve Taşıma Kılavuzu

2026-06-25 10:04 - İnsan-Hayat

Yurt dışında yaşayan Türklerin 'vatan yolculuğu' gümrük kapılarının dijitalleşmesiyle hızlandı

2026-06-25 12:13 - Çevre - Seyahat

İlgili Haberler

Dünya şampiyonu T3 Vakfı bursiyeri Ayşegül Balım Yabacı, Selçuk Bayraktar'ı ziyaret etti

18:32 - Ekonomi

Bakan Uraloğlu: Orta Koridor, Kalkınma Yolu Koridoru ve Hicaz Demir Yolu Avrupa'ya doğru gitmel

18:13 - Ekonomi

"GITEX Ai Türkiye 2026" etkinliği eylülde İstanbul'da düzenlenecek

17:58 - Ekonomi

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Su ayak izi çalışmalarımızı sürdürüyoruz

17:12 - Ekonomi

Baykar: Ülkemiz için geliştirmeye, üretmeye, ihraç etmeye ve değer oluşturmaya devam edeceğiz

16:33 - Ekonomi

Günün Manşetleri

Ankara'da özel halk otobüsü ile kamyonun çarpışması sonucu 2 kişi öldü, 25 kişi yaralandı

18:53 - Gündem

Dünya şampiyonu T3 Vakfı bursiyeri Ayşegül Balım Yabacı, Selçuk Bayraktar'ı ziyaret etti

18:32 - Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiçbir kupa ülkemizin huzurundan, kardeşliğinden, iç barışından daha değerli

18:28 - Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti

18:17 - Gündem

Bakan Uraloğlu: Orta Koridor, Kalkınma Yolu Koridoru ve Hicaz Demir Yolu Avrupa'ya doğru gitmel

18:13 - Ekonomi