Konumuza başlık olarak seçtiğimiz "Kadın Yükselmezse Alçalır Vatan" sözü, Ziya Gökalp’ın şiirlerinden birine ait meşhur bir dizedir. 

Bu dize, bir toplumda ilerlemenin/yükselişin/gelişimin nasıl başlaması gerektiğine dair önemli bir uyarıdır!

Bundan dolayıdır ki Cumhuriyet devrimlerinin en büyük kazanımı, kadınlara "Medeni ve Sosyal haklar”ının verilmesidir. 

Kadına şiddet/ baskı/ zulüm gösteren ve onu sosyal hayattan uzak tutan toplumlar, çağın en gerisinde kalmaya ve cehalet içinde sömürülmeye mahkûmdurlar.

Kadının toplumdaki yeri/ konumu/ statüsü o toplumun medeniyet sahasında ne kadar yükseleceğinin bir ölçütüdür. 

Kadın, ne kadar eğitimli/ aydın/ bilinçli olursa, yetiştireceği çocuklar da, kadının bu birikimlerinden aynı oranda faydalanacaktır. 

Temel eğitimde aile faktörü büyük önem taşır; gelişimi esnasında, zamanını en çok anne ile geçiren çocuğun bu süreçte öğrendikleri, onun karakter ve bilinç yapısını kısmen de olsa şekillendirecektir. 

Anne olmanın sorumluluğu, çocuğun sadece fiziksel gelişimini/beslenmesini değil, akli ve ruhsal gelişimini de kapsamaktadır. Bu sebeple, anne adayı olmak isteyen kadınların eğitimleri ayrıca önem kazanmaktadır. 

Cehalet sadece okuma-yazma bilmemek değildir.

Sorgulamayan/ Araştırmayan/ Düşünce üretmeyen her toplum zamanla bağımsızlık duygusunu kaybeder ve esarete/ cehalete/ biat içinde yaşamaya alışır.  

Cehalete yenik düşen bir toplumun, böylesine bir durumdan kurtulabilmesinin ilk adımı, kadını eğitmekten ve ona hak ettiği değeri vermekten geçer. 

Gelecek nesillerin eğitimli/  bilinçli/ aydın olarak yetişmesini sağlamak için, kadınlara bilim/sanat/kültür faaliyetlerinde aktif olarak çalışabilme imkânı verilmelidir; eğitim/öğretim faaliyetlerini okullarla sınırlı tutmamak ve sosyal hayatın gelişimine katkı sunmak amacıyla her şehirde, kadınların aktif rol alacakları akademi/ enstitü/ sanat evi gibi yerler açılmalıdır.

Bu konuda bir ilave eğitim de erkeklere verilmelidir; çünkü kadına nasıl davranılması gerektiğine dair yeterli bilgi/ birikim/ deneyim sahibi olamadan, adet ve geleneklerin etkisiyle kadına önceden biçilen rolleri dayatanlar, hem kadına hem de toplumun geleceğine zarar vermektedirler. 

Kadının hassasiyetleri/ psikolojisi/ ruhsal durumu göz önünde bulundurularak, erkek çocukların yetişmesi esnasında kadının anatomisi hakkında detaylı bilgiler verilmelidir.

Kadına şiddet/ baskı/ dayatma gibi olumsuzlukların önüne geçmek için, çocuklara ufak yaşlarından itibaren mutlaka bu eğitimler verilmelidir.

Kadını eğitimsiz ve sevgisiz bırakmak, bir topluma yapılacak en büyük zulümdür…

.

Cengiz Han Güven, dikGAZETE.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka ve dini değerlere aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk, yorum sahibine ya da içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


sanalbasin.com üyesidir