<div><strong>Türkiye'nin</strong> futbolda <strong>Avrupa’ya</strong> açılan kapısı <strong>Galatasaray</strong>, rekorlara doymuyor.</div> <div><strong>Oynadığı</strong> Süper <strong>Lig'de</strong> en çok <strong>şampiyonluk</strong> kazanan (22 kez)…</div> <div><strong>Türkiye</strong> <strong>Kupası'nda</strong> rakiplerine fark atan (18 kez)…</div> <div><strong>Futbol</strong> tarihinde <strong>Türkiye’ye</strong> getirilen en büyük kupa <strong>UEFA</strong> <strong>Kupası’nı</strong> kazanıp, taraflı tarafsız herkesi gururlandıran…</div> <div>Ardından <strong>Süper</strong> <strong>Kupa’yı</strong> kazanan <strong>Galatasaray’ın</strong> başarılarını yazmakla bitiremeyiz. </div> <div>Bugüne baktığımızda da Cumartesi akşamı, <strong>Kasımpaşa</strong> ile oynadığı maçı kazanıp, galibiyet serisini <strong>14</strong> maça çıkardı ve ligde <strong>üst üste en fazla maç kazanma</strong> rekorunun yeni sahibi oldu.</div> <div>Yazının başlığında da bahsettiğim gibi, yine <strong>Galatasaray</strong> yaptı ve bundan sonra kazanılacak bir <strong>kupa</strong>, bir <strong>rekor</strong> varsa yine <strong>Galatasaray</strong> yapacaktır.</div> <h3><strong>Abdülkerim Bardakcı, Marcao’u unutturdu!..</strong></h3> <div><strong>Marcao</strong>, <strong>Galatasaray’dan</strong> <strong>Sevilla'ya</strong> transfer olduğunda birçok kişi “<strong>eyvah</strong>!” demişti.</div> <div><strong>Victor</strong> <strong>Nelsson’la</strong> olan uyumu nedeniyle yerine kim gelecek, aynı uyum olacak mı derken <strong>Abdülkerim</strong> <strong>Bardakcı,</strong> <strong>Marcao’u</strong> çoktan unutturdu.</div> <div><strong>Abdülkerim’in</strong> <strong>Konyaspor’dan</strong> bu yana yükselen performansı aslında sürpriz değil. </div> <div>Başarılı defans oyuncusu, <strong>Konyaspor’dan</strong> değil de yurt dışından bir takımdan transfer olsaydı herkes “<strong>vay</strong> <strong>be</strong>” <strong>Galatasaray</strong> ne oyuncu transfer etmiş diyecekti.</div> <div>Ama nedense bu <strong>Anadolu</strong> <strong>takımı</strong> olunca maalesef öyle olmuyor. </div> <div>Şöyle de bir gerçek var, <strong>Abdülkerim</strong> <strong>Bardakcı,</strong> <strong>Süper</strong> <strong>Lig’in</strong> en iyi stoperidir.</div> <div>İşin içine <strong>Victor</strong> <strong>Nelsson’la</strong> olan uyumu da girince, ligin en iyi tandemi oluşuyor.</div> <h3><strong>Şerbetsiz tatlı, Mertens’siz Galatasaray olmuyor!..</strong></h3> <div><strong>Kasımpaşa</strong> maçında <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Dries</strong> <strong>Mertens’in</strong> yokluğunu hissetti.</div> <div><strong>10</strong> numaralı formanın hakkını en az <strong>Hagi</strong> ve <strong>Sneijder</strong> kadar veren <strong>Mertens</strong>, gerek hücum geçişleri gerekse <strong>Icardi’yle</strong> olan uyumundan dolayı <strong>Kasımpaşa</strong> maçında yokluğu hissedildi.</div> <div>Anlaşılan o ki <strong>Mertens</strong> olmadan <strong>Galatasaray’ın</strong> işi zor.</div> <div>.</div> <div><strong>Yusuf Polat, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div>