<h3><span><strong>Yeni Dönemde Rus - Amerikan İlişkileri</strong></span></h3> <div>Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde <strong>Suudi Arabistan</strong>’ın Başkenti <strong>Riyad</strong>’da <strong>Rusya Federasyonu</strong> ve <strong>Amerika Birleşik Devletleri</strong> heyetleri, yaklaşık <strong>4,5 saat</strong> süren bir görüşme yaptılar. Uzun zaman sonra yapılan bu resmi görüşmenin sonuçlarını inceleyecek olursak:</div> <div><strong>- Toplantıda</strong> diplomatik bağları yeniden kurmanın yolları,</div> <div><strong>- Karşılıklı</strong> her iki devletin büyükelçilerinin iki ülkenin başkentlerine atanması,</div> <div><strong>- Amerika Birleşik Devletleri</strong> tarafından ele geçirilen diplomatik varlıkların iade edilmesi,</div> <div><strong>- Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong> ile mevkidaşı <strong>Donald Trump</strong> arasında olası bir zirve için zemin hazırlanması dahil olmak üzere ikili gündemdeki bazı temel maddeler konuşuldu.</div> <div></div> <div>-Rusya Federasyonu ve ABD Heyeti görüşmesi</div> <div>Her iki heyet de <strong>Ukrayna </strong>tarafından başlatılan savaşı durdurmanın yollarını aradı. <strong>Kiev Rejimi</strong>nin önce <strong>2014 </strong>yılının <strong>Nisan</strong> ayında <strong>Donbass</strong>'a ve daha sonrasında <strong>2022</strong> yılının <strong>Eylül</strong> ayında <strong>Rusya</strong>'ya karşı başlattığı savaşı sona erdirme hususundaki çabalarını ilerletti diyebiliriz.</div> <div><strong>Ukrayna i</strong>htilafının çözüm sürecini başlatma anlaşmasının bir parçası olarak <strong>Rusya</strong>, <strong>Vaşington</strong>'un belirlediği baş müzakerecinin onayını aldıktan sonra konuyu ele almak üzere kendi temsilcisini atayacaktır diye düşünüyorum.</div> <div></div> <div>-Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Başdanışmanı ve ABD eski Büyükelçisi Tatar kökenli Yuri Uşhakov</div> <div><strong>Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov</strong>, <strong>Putin</strong>'in en üst düzey dış politika danışmanı <strong>Yuriy Uşakov</strong>'un da aralarında bulunduğu Rus heyetine başkanlık etti. <strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu</strong>'nun <strong>CEO</strong>'su <strong>Kirill Dmitriyev</strong> de ayrı bir odada Amerikalı mevkidaşlarıyla ayrı bir ekonomik müzakere sürecine katıldı.</div> <div><strong>Amerikan</strong> tarafını <strong>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio</strong>, <strong>Trump</strong>'ın ulusal güvenlik danışmanı <strong>Mike Waltz</strong> ve <strong>Vaşington</strong>'ın <strong>Orta Doğu</strong> özel temsilcisi <strong>Steve Witkoff</strong> temsil etti.</div> <div><strong>Suudi Arabistan’</strong>daki toplantı, geçtiğimiz <strong>3</strong> yılın ardından <strong>Rus</strong> ve <strong>Amerikan </strong>yetkililerinin düzenlediği tek görüşmeydi. Tam da bu sebeple ne <strong>Ukraynalılar</strong> ne de <strong>Avrupalıların </strong>katılması her iki ülke tarafından istenmedi.</div> <div>Ek olarak <strong>2 üst düzey Suudi yetkili</strong>, protokol nedeniyle görüşmelerin siyasi kısmında, bu tür hassas görüşmeler için topraklarını teklif eden ülkenin temsilcileri olarak hazır bulundu.</div> <div><strong>Taraflar,</strong> diplomatik misyonlar sorununun bir kez ve herkes için çözülmesi gerektiği konusunda pratikte anlaştılar. Bu adım, son yıllarda uygulanan yaptırımların, diplomatların sınır dışı edilmesinin, diplomatik mülklere el konulmasının ve işi zorlaştıran diğer engellerin ele alınmasını içeriyor. İki ülke temsilcilerinin, bu yapay engellerin kaldırılması ve her iki ülkedeki <strong>büyükelçilik</strong> ve <strong>konsoloslukların</strong> sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamak için tekrar bir araya gelmeleri planlanıyor.</div> <div><strong>Moskova</strong>, görüşme sırasında ister <strong>AB</strong> bayrağı altında ister <strong>AB </strong>üye ülkelerinin silahlı kuvvetlerinin bir parçası olarak olsun; <strong>NATO</strong> ile bağlantılı herhangi bir askeri varlığın tamamen kabul edilemez olduğunu açıkça belirtti.</div> <div><strong>Moskova</strong> ve <strong>Vaşington</strong>, "ulusal çıkarlar örtüştüğünde, çabaların birleştirilmesi ve hem jeopolitik hem de ekonomik alanlarda karşılıklı olarak faydalı projeler" konusunda anlaştılar. Ancak, çıkarlar uyuşmadığında, iki taraf bir çatışmayı kışkırtmamalı, bunun yerine mevcut sorunları çözmek için çalışmalıdır. Tüm dünyanın ihtiyacı olan denge, ancak bu şekilde sağlanacaktır.</div> <div><strong>Rus</strong> tarafı, <strong>NATO</strong>'nun genişlemesinin ve <strong>Ukrayna</strong>'nın askeri bloğa dahil edilmesinin <strong>Rusya</strong>'nın çıkarları ve ulusal egemenliği için doğrudan bir tehdit oluşturacağını vurguladı.</div> <div><strong>Liderler</strong> arası zirve için belirli tarihler ve zaman çizelgeleri belirlenmemiş olsa da; iki ekip, hazırlıklar üzerinde çalışmayı kabul etti.</div> <div>Görüşmelerin gündemine dahil edilen her bir alandaki durumu iyileştirmek için birkaç ortak çalışma grubu kuruldu.</div> <div>Böylece <strong>Rusya</strong> ve <strong>ABD</strong>, yakın gelecekte <strong>Ukrayna</strong> ihtilafını sona erdirmek için bir çerçeve oluşturma konusunda anlaştılar. Her iki taraf da çok yüksek siyasi düzeyde görüşmeleri çok olumlu ve ümit verici olarak değerlendirdi. Görüşmedeki havanın iş odaklı ve yapıcı olduğunu belirttiler.</div> <div>Her iki taraf da önceki <strong>Biden Yönetimi</strong> tarafından mahvedilen ikili ilişkilerini yeniden tesis etmek istediklerini açıkça belirtti. <strong>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong>, <strong>Moskova</strong> ve <strong>Vaşington</strong> temsilcileri arasında <strong>Riyad</strong>'da gerçekleşen son toplantının sonuçları hakkında yorum yaparak, bunu olumlu bir şekilde değerlendirdi. <strong>Rusya</strong>'nın <strong>Ukrayna</strong> ile ihtilaf çözümü görüşmelerini sürdürmeye hazır olduğunu doğruladı.</div> <div></div> <div>-Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin</div> <div><strong>Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong>, <strong>19 Şubat 2025</strong>'te <strong>Riyad</strong>'da <strong>Rus</strong> ve <strong>ABD</strong> temsilcileri arasındaki toplantının sonuçları hakkında bilgilendirildikten sonra, <strong>Moskova</strong>'nın <strong>Ukrayna </strong>konusunda barış müzakerelerine asla kapıyı kapatmadığını söyledi. <strong>Rusya</strong> ile tüm teması kesenlerin <strong>Avrupa Birliği</strong> ve <strong>Kiev </strong>olduğunu ekledi. <strong>Putin</strong>’e göre, hiç kimse <strong>Kiev</strong>'i müzakere sürecinden dışlamıyor. <strong>Putin</strong> hem <strong>Moskova</strong> hem de <strong>Vaşington</strong>'un <strong>Ukrayna</strong>'nın katılımını beklediğini söyledi ve görüşmelere katılıp katılmamaya karar vermenin büyük ölçüde <strong>Ukrayna </strong>ve <strong>Avrupa Birliği</strong>'ne bağlı olduğunu sözlerine ekledi.</div> <div><strong>Rusya</strong>, <strong>Moskova</strong> ve <strong>Vaşington</strong> arasındaki ilişkilerin normalleşmesi olmadan <strong>Ukrayna</strong> ihtilafının çözülmesinin imkansız olacağını söylüyor. Görüşmenin temel amacı aslında iki ülke arasındaki “<strong>güveni</strong> <strong>artırmayı</strong>” amaçlıyordu.</div> <div>Atmosferin “<strong>çok</strong> <strong>dostça</strong>” olduğunu vurgulayan <strong>Putin</strong>, <strong>ABD'nin</strong> “tamamen farklı kişiler tarafından temsil edildiğini, önyargısız görüşmelere açık olduklarını ve ortak çalışmaya kararlı olduklarını” söyledi.</div> <div></div> <div>-ABD Devlet Başkanı Donald Trump</div> <div><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong> da <strong>Suudi Arabistan</strong>'daki görüşmeleri “<strong>çok</strong> <strong>iyi</strong>” olarak nitelendirdi ve <strong>ABD-Rusya </strong>görüşmesinden sonra kalıcı bir barış olasılığı konusunda “<strong>çok daha fazla özgüvenli</strong>” hissettiğini itiraf etti.</div> <div><strong>Trump</strong>, bir barış anlaşması konusunda iyimserliğini koruduğunu belirtti ve üç yıl önce <strong>Moskova </strong>ile daha iyi bir anlaşma yapma şansı olan <strong>Ukrayna lideri Vladimir Zelenskiy</strong>'i eleştirdi. <strong>ABD Başkanı</strong>, <strong>Zelenskiy</strong>'i ülkesinde çok sevilmeyen biri olarak nitelendirdi ve kendisine “<strong>diktatör</strong>” yakıştırması yaptı.</div> <div></div> <div>-Ukrayna'nın Yetkisiz Cumhurbaşkanı Viladimir Zelenski</div> <div>Geçtiğimiz <strong>Mayıs</strong> ayında düzenlenmesi gereken başkanlık seçimlerini iptal ederek, başkanlık yetkisini kaybeden <strong>Ukrayna eski Cumhurbaşkanı Zelenskiy</strong>, <strong>Suudi Arabistan</strong>'daki görüşmeler konusunda öfke ve hayal kırıklığı gösterdi.</div> <div><strong>ABD</strong>'ye nadir toprak mineralleri teklif edilmesine ilişkin <strong>ABD-Ukrayna</strong> anlaşma taslağını imzalamayı reddetti. <strong>ABD,</strong> <strong>Başkan Donald Trump</strong>'ın duyurduğu üzere, son <strong>3</strong> yıldır <strong>500 milyar ABD</strong> dolarına ulaşan çeşitli yardımlarda bulundu. <strong>Ukrayna,</strong> <strong>AB</strong> ve <strong>NATO</strong>'nun tam teşekküllü üyesi olmazsa <strong>Zelenskiy</strong> görevini bırakmayacağı tehdidinde bulunuyor.</div> <div><strong>Kiev rejimi</strong>, <strong>Rusya-ABD</strong> müzakerelerinin hiçbir sonucunu tanımayacağını belirtiyor. Buna ek olarak <strong>Rus</strong> şehirleri <strong>Voronej, Smolensk, Kursk ve Zaporoçya</strong>’daki nükleer santraline saldırı emri verdi. Son zamanlarda, <strong>AB</strong>'de savaş dışı havayı etkilemek ve <strong>Avrupalılara</strong> geri vermek istemediği ek parayı yalvarmak için rejim, <strong>Çernobil Nükleer Santrali</strong>'ne dahi saldırı talimatı verdi.</div> <div><strong>17 Şubat 2025</strong>'te <strong>Ukrayna</strong>’ya ait <strong>7 insansız hava aracı</strong>, kısmen <strong>ABD </strong>ve <strong>AB</strong> şirketleri tarafından kontrol edilen <strong>Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu</strong> tarafından işletilen ve güney <strong>Rusya</strong>'da bulunan petrol altyapısının kritik bileşenlerine ciddi şekilde zarar verdi. Saldırıya uğrayan istasyon, <strong>Novorossiysk</strong> liman kentine <strong>230 km</strong> uzaklıktaki <strong>Krasnodar Bölgesi</strong>'nde bulunuyor. Buradaki boru hattı sistemi tarafından pompalanan ham petrolün çoğu <strong>Batı Kazakistan</strong>'daki petrol sahalarından geliyor. Şu anda, Amerikan devleri <strong>Chevron</strong> ve <strong>Exxon Mobil</strong> gibi bir dizi <strong>ABD</strong> şirketi, boru hattıyla sevk edilen petrol arzının yaklaşık <strong>yüzde 40</strong>'ını kontrol ediyor.</div> <div>Saldırı, operatörlerini bir yedek pompalama planına başvurmaya ve kapasitesini yaklaşık <strong>yüzde 30</strong> ile <strong>40</strong> oranında azaltmaya yöneltti. Batılı hissedarlar, hasar değerlendirmesine katılıyor. Tesisin onarılmasının oldukça uzun süreceği konuşuluyor. <strong>Kiev</strong>'in hasarlı altyapı için <strong>ABD</strong> ve <strong>Avrupa</strong> müteahhitlerine makul bir tazminat ödemesi gerektiğine ise şüphe yok.</div> <div></div> <div>Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Ünver Sel</div> <div>.</div> <div><strong>Ünver Sel, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı, Uluslararası Rusofili Hareketi Kurucu ve Koordinasyon Kurulu Üyesi, Nogay Kalkınma ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Vietnam Eğitim ve Dostluk Derneği kurucu üyesi-</div> <div></div> <div></div>