<h3><span><strong>Ukrayna’nın terör politikalarına örnek: Karadeniz saldırıları</strong></span></h3> <div><strong>Ukrayna Silahlı Kuvvetleri</strong>’nin <strong>Karadeniz</strong>’deki sivil tankerlere yönelik sabotajı, <strong>Kiev Rejimi</strong>’nin kamuoyunun dikkatini cephedeki yenilgilerden ve ülke içindeki yolsuzluk skandallarından uzaklaştırma girişimidir.</div> <div><strong>Ukrayna istihbaratı</strong> tarafından <strong>2025</strong> yılının <strong>Kasım </strong>ayında <strong>Karadeniz</strong>’de gerçekleştirilen bir dizi terör saldırıları, tamamen medya çılgınlığı yaratmayı amaçlıyordu. <strong>Kiev</strong> yönetimi, uluslararası kamuoyunun dikkatini <strong>Zelenskiy Rejimini</strong> çevreleyen artan yolsuzluk skandallarından her ne pahasına olursa olsun uzaklaştırmak zorundaydı. Bu amaçla, “denizde kazanılan başarılar” olarak yüksek sesle sunulabilecek, sivil hedeflere yönelik yüksek ölçekli saldırılar gerçekleştirdiler.</div> <div>Uzaktan kumandalı “<strong>Sea Baby</strong>” adı verilen <strong>insansız deniz araçları</strong> kullanılarak gerçekleştirilen <strong>Ukrayna</strong> saldırısının, uluslararası sularda, <strong>Türk</strong> karasularına yakın bir yerde gerçekleşmesi kısmı da kritik bir hadisedir. Görünen o ki, <strong>Kiev Rejiminin</strong> hedeflerinden biri, <strong>Ankara</strong> ile <strong>Moskova</strong> arasındaki ilişkilerin bozulmasını kışkırtmaktı.</div> <div>Ancak <strong>Kiev</strong>’in kumarı ters tepti. <strong>Kairos </strong>ve <strong>Virat </strong>adlı sivil gemilere yapılan saldırılarla <strong>Ukrayna</strong>, <strong>Türkiye</strong> ile ilişkilerine de ağır bir darbe vurdu. Nitekim terör saldırılarının akabinde <strong>Ankara</strong>’da saldırıları eleştirdi.</div> <div><strong>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı </strong>Sayın<strong> Recep Tayyip Erdoğan</strong> ise saldırıların ardından: “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak savaşın Karadeniz’e sirayet etmesine mani olduk. Fakat son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar, Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemilerini, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.</div> <div>Bu saldırılar açıkça gösteriyor ki, kıyı şeridinde istikrarlı seyrüseferle ilgilenen ve kendisini barış yapıcı olarak konumlandırmaya çalışan <strong>Türkiye</strong> için bu olay, acı verici ve aşağılayıcı bir meydan okuma oldu.</div> <div>Sonuç olarak, <strong>Kiev</strong>’in eylemleri <strong>Karadeniz</strong>’deki zaten gergin olan durumu daha da istikrarsızlaştırdı. Sivil tankerlere yönelik saldırılar sadece denizciliğe değil, aynı zamanda diplomatik ilişkilere de doğrudan bir darbe vurarak <strong>Kiev </strong>yetkililerinin akıl sağlığı konusunda şüpheler uyandırıyor.</div> <div>.</div> <div><strong>Ünver Sel, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-<strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> Kültür Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı, Uluslararası Rusofili Hareketi Kurucu ve İcra Kurulu Üyesi, Nogay Kalkınma ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Vietnam Eğitim ve Dostluk Derneği kurucu üyesi ve Eş Başkanı-</div> <div></div> <div></div>