<h3><strong>TURAN… GARDAŞ DAĞLARIM, KENTLERİM ve KARDEŞLERİM</strong></h3> <h3><strong>TURAN’SIZ BEKÂ MÜMKÜN MÜ?</strong></h3> <div><strong>Dağları</strong> şahit ettik sevdalarımıza…</div> <div><strong>Şirin’in</strong> sevdası için dağları deldi <strong>Ferhat</strong>.</div> <div>Dağları yoldaş ettik davamıza…</div> <div><strong>“Uhud Dağı gibi Müslüman, Tanrı Dağları gibi Türk’üz.”</strong> dedik.</div> <div>Dağlarında yattık yurdumun.</div> <div>Pusu kurduk, baskın yaptık.</div> <div><strong>Cüdi</strong>’de, <strong>Gabar</strong>’da, <strong>Tendürek</strong>’te…</div> <div>Kurultay yaptık <strong>Erciyes</strong> Dağları’nda.</div> <div>Ferahladık serininde <strong>Uludağ’ın</strong>…</div> <div>Gurbette anamız kadar memleketimizin dağlarını da özledik. <strong>Harbiye’den</strong> izne gelinde saatlerce <strong>Köroğlu</strong> <strong>Dağları’nı</strong>, <strong>Çele</strong> <strong>Dağları’nı</strong> köyümün üzerinde, <strong>Ala</strong> <strong>Dağları</strong> seyrettim.</div> <div>Donmuş gibi baktım saatlerce…</div> <div>Çocukken <strong>Atayurt</strong> deyince aklımıza hep <strong>Altay</strong> <strong>Dağları</strong>, <strong>Tanrı</strong> <strong>Dağları</strong> gelirdi…</div> <div>Dağlarını seyrettim <strong>Atayurt</strong> <strong>Kazakistan’ın</strong>.</div> <div>Söz verdim bir daha.</div> <div>Bir daha yemin ettim.</div> <div>“<strong>Dağlarımız, ecdadımın terinin, kanının toprağa değdiği, ayağının bastığı, gözünün gördüğü tüm dağlarım… Ulutau’dan Cüdi’ye, Kafkas Dağları’ndan Balkan Dağları’na, Elbruz Dağları’ndan, Cüdi Dağlarına, Toroslardan Yemen Geçitlerine kadar… Dağlarımız özgür, dağlarımız kardeş olana kadar fedákârlıkla çalışacağım</strong>.”</div> <div></div> <div>Geldik gördük.</div> <div>Kentler varmış, <strong>Medeniyet</strong> kurduğumuz. <strong>Bilim</strong> <strong>Adamları</strong> yetişen, matematik, fizik, tıp deháları varmış buralarda. <strong>Farábí</strong>, <strong>İbn-i Sina</strong> misali…</div> <div>Süslemiş atalarımız kentlerimizi çinilerle.</div> <div>Minareler yükselmiş semalara <strong>İslâm</strong> diye.</div> <div>Dünyaya <strong>ezanlar</strong> haykırmışız “<strong>ALLAHÜEKBER</strong>” diye…</div> <div>Hoca Atamız Ulu Çınar <strong>Ahmed</strong> <strong>YESEVİ</strong> <strong>Gül</strong> <strong>Babaları</strong>, <strong>Aslan</strong> <strong>Babaları</strong>, <strong>Hacı</strong> <strong>Bayram</strong>, <strong>Hacı</strong> <strong>Bektaşları</strong> buralardan yollamış taaa <strong>Romanya’ya</strong> kadar…</div> <div><strong>Urumçi</strong>, <strong>Taşkent</strong>, <strong>Semerkant</strong>, <strong>Buhara</strong>, <strong>Çimkent</strong>, <strong>Alma-Ata, Yesi</strong> (Türkistan) beşik olmuş ecdádımıza.</div> <div>Bu şehirlere <strong>Aşkabat</strong>, <strong>Bakü</strong>, <strong>Belh</strong>, <strong>Kudüs</strong>, <strong>Ulan-Batur, Şam, Aşkabat Tebriz, Ahlat, Kerkük, Kayseri, Halep, Diyarbakır, İstanbul, Üsküp, Bosna, Kahire, Trablus, Selanik</strong> ve birçok şehir eklenmiş.</div> <div>Gidilen her şehirde kapalı çarşılar, <strong>Ulu</strong> <strong>Camiler</strong>, bedestenler, vakfiyeler, medreseler, kütüphaneler yapılmış.</div> <div>Sonra mı?</div> <div><strong>N. Fazıl’ın</strong> dediği <strong>“Ham yobaz, kaba softa!”</strong> ile çöküş başlamış.</div> <div>“<strong>Kurtaracağız</strong>” diyenler, yeni zincirlerle pekiştirmiş ham yobazın kötülüğünü…</div> <div>Hala çabalıyoruz zincirlerimizden kurtulmak için.</div> <div>Biz bocaladıkça, <strong>Batıcılık</strong>, <strong>Çağdaşlık</strong>, <strong>Laiklik</strong>, şu cemaatçilik, bu tarikatçılık, şu siyaset, bu parti, mezhepçilik, mikro milliyetçilik ve etnikçilik, bölücülük gibi binbir tuzakla zayıflatılıyoruz, enerjimiz çalınıyor.</div> <div>Bakıyorsun tamamının arkasında <strong>İngiltere</strong> ve <strong>ABD’nin</strong> başını çektiği, <strong>Fransa</strong>, <strong>Almanya</strong>, <strong>Rusya</strong> hatta <strong>İran</strong> ve <strong>S. Arabistan’ın</strong> olduğu ülkeler var.</div> <div></div> <div>Düşman ve düşmana köle olmuş duruşları nasıl yeneceğiz?</div> <div>Bir araya gelerek, feráset, yüksek ahlâk, çalışkanlık ve fedákârlıkla...</div> <div>Üzülerek ifade ediyorum <strong>FETÖ’yü</strong> adáletsiz, haksız, hırsız, háin, işbirlikçi tavrından dolayı milletimiz reddetti değil mi?</div> <div>Şimdi yine <strong>ÖSYM</strong> usulsüzlüğü oluyor. Sorular çalınıyor.</div> <div>Kim yapmış?</div> <div>Toplumda <strong>dindar</strong> bilinen, mevcut hükümete yakın birileri. İlk <strong>ÖSYM</strong> sorularını da çalan bir İláhiyat Öğrencisi…</div> <div>Diyorlar ki; “<strong>Türkiye’de devleti ele geçirmeliyiz. Bunun için bizim kadrolarımız gelmeli</strong>.” Kabul bu. Ama haram ve gayri insáni yollarla değil.</div> <div><strong>Kızlarımızı satan M. Manukyan’ın camii yapmasına karşısın ama haram yollara tevessül ederek devlette yer tutmakta, aldığın maaşı eve götürüp çoluk çocuğuna haram yedirip nesli bozmakta bir mahzur görmüyorsun.</strong></div> <div>Çok önemli!..</div> <div>Bir <strong>masum</strong> adam mı demişti <strong>Hac’da</strong>…</div> <div><strong>“Eskiden kuşlar, güvercinler Kâbe’nin üzerinden uçmazdı. Şimdi Müslümanlar haram kazançlarıyla buraya geliyorlar. Bu kuşlara yem veriyorlar. Onların tertemiz genetik ve fıtratlarını haramla bozdular. Şimdi kuşlar Beytullah’ın üzerinden de uçmaya başladı. Yakında pisletmeye de başlarlarsa şaşırmayın.”</strong></div> <div><strong></strong></div> <div>Sen çok çalış inan kadrolar da gelir, para da imkânlar da.</div> <div><strong>Mekke</strong> yatarak fethedilmedi.</div> <div>Çalışılarak güçlenilerek, yetmedi, kansız ve zorlamadan fetih beklendi.</div> <div>En azılı <strong>İslâm</strong> düşmanlarının <strong>muvázaalı</strong> <strong>teslimiyetleri</strong> ve <strong>Müslümanlıkları</strong> dahi kabul edildi.</div> <div>Neden?</div> <div>Öncelikle <strong>Mekke,</strong> <strong>Müslümanların</strong> akrabaları ile doluydu.</div> <div>Geleceğe düşmanlıklar ve husûmet taşınmamalıydı.</div> <div>Sosyal birçok gerekçe <strong>Müslümanların</strong> hayatında önemliydi.</div> <div><strong>Şimdi soruyorum; soru çalmayı, göstermelik mülákâtlarla hak yemeyi haşa Kur’an’dan mı öğrendiniz, Peygamberimiz, Gülümüz SAV’in sünnetinde var da biz mi bilmiyoruz? </strong></div> <div><strong>Yazıklar olsun.</strong></div> <div><strong>Eğer 2023’te bu devir kapanırsa müsebbipleri o kadar ortada ki.</strong></div> <div><strong>Allah affeder mi zannediyorsunuz? </strong></div> <div><strong>Tarih yazmaz mı zannediyorsunuz? </strong></div> <div><strong>Rahmetle andığımız Abdülhâmid Hán’a ihanet edenler sadece Ermeni, Rum, Yahudi, Mason vs. miydi? </strong></div> <div>Eskiden samimi ve yorulmaksızın mücadele edilirdi. Öyle öğrendik…</div> <div>Böyle haksızlıkla, hırsızlıkla yer tutmak, bunu düşünmek bile utanç vesilesiydi.</div> <div><strong>FETÖ</strong> başta olmak üzere, birileri kurbağa gibi yavaş yavaş Milletimizi ahlâksızlıklara, hırsızlıklara, rüşvete, adamcılığa alıştırdı, alıştırıyor.</div> <div>Öyle bir hale geldik ki, artık “<strong>Bu ahlaksızlıklarla mücadele etmeliyiz</strong>.” diyen kalmadığı gibi, “Ben de nasıl yolumu bulurum, çocuğumu bir yere liyákâtine bakmaksızın nasıl yerleştiririm? Şu makama nasıl gelirim, bu parayı nasıl alırım?” derdinde.</div> <div>Kötü yanı, “Kolay ve haram yollara nasıl ulaşırım?” diyerek…</div> <div></div> <div>Böyle gitmez.</div> <div>Böyle seçim kazanılmaz.</div> <div>Böyle toplum dirilmez.</div> <div>Bakın sözde iş adamları “<strong>yatırım</strong> <strong>yapacağım</strong>” diye evrak düzenleyip, devletin ve milletin parasını <strong>kredi</strong> olarak alıp, bununla döviz alıp, yat alıyor, uçak alıyor.</div> <div>Bakın muhtemelen birilerinin “<strong>Bizden</strong>!” dediği biridir.</div> <div><strong>Sorarım, hırsız, dolandırıcı, namussuz, yalancı, devlet malı yiyen-çalan kişiler bizden olur mu?</strong></div> <div>Aziz Milletim.</div> <div><strong>Türk</strong> <strong>Dünyası’na</strong> ve <strong>İslâm</strong> <strong>Âlemi’ne</strong> örnek olmak, öncü olmak zorundayız.</div> <div>Bu hırsız takımıyla yol yürünür mü?</div> <div>Aynı safta durulur mu?</div> <div>Köylerimizde hala hırsızı, namussuzu barındırmazlar, kovarlar. Biliniz.</div> <div>Ne dinimiz ne de töremiz adaletsizliği affetmez. Şair <strong>N. Y. GENÇOSMANOĞLU</strong> ne diyor?</div> <div>“<strong>Ekmek, su, aş bulmak gecikebilir </strong></div> <div><strong>Temele taş bulmak gecikebilir.</strong></div> <div><strong>Devlete baş bulmak gecikebilir </strong></div> <div><strong>Adalet gecikmez tez verilmeli</strong>.”</div> <div>Aziz Yurdum.</div> <div>Atayurtlara da maalesef bu ahlâksızlıklarımızı taşıyoruz.</div> <div>Mezhepçilik, tarikâtçılık, hırsızlığı meşrulaştırma…</div> <div>Ne ararsanız Atayurtlarımıza özellikle <strong>Türkiye, S. Arabistan ve İran’</strong>dan geliyor.</div> <div><strong>Kötülüğü elbirliği ile durdurmak zorundayız.</strong></div> <div>Bu topraklarla olan gönül birliği lâftan icraata dönüşmeli.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanımız R. T. ERDOĞAN,</strong> atayurtlarda ve medeniyet coğrafyalarımızın her yerinde çok seviliyor.</div> <div><strong>Türkiye</strong> büyük ülke olarak biliniyor.</div> <div>Çevremizde yaşadıklarımızdan görüyoruz ki ne <strong>Türkiye</strong> ne de <strong>Türk</strong> <strong>Cumhuriyetleri,</strong> tek başlarına kuşatma yaramaz ya da çok zorlanır.</div> <div>Bir araya gelinirse geleceğimizi teminat altına alırız.</div> <div>Tüm <strong>Türk</strong> <strong>Halkları,</strong> bu birliği yürekten istiyor.</div> <div>Her biri <strong>TURAN</strong> diyor.</div> <div>Bekâ ve güç için <strong>TDT</strong> (Türk Devletleri Topluluğu) öncelikle <strong>Gümrük</strong> <strong>Birliği’ni</strong> sonra <strong>Askerî</strong> <strong>Birliği’ni</strong> gerçekleştirmek zorundadır.</div> <div>Bu da ilk aşama olmalıdır.</div> <div>Tekrarlıyoruz.</div> <div><strong>“Turan şart, İttihád-ı İslâm farz.”</strong></div> <div><strong>Turan</strong> olmadan bekâ, <strong>Turan</strong> olmadan <strong>İttihád-ı İslâm</strong> hayal.</div> <div>“<strong>Turan hayal, macera..”</strong> diyenler dürüst değiller.</div> <div><strong>Turan,</strong> ırkçılık değildir.</div> <div><strong>Sudan, Filistin, Trablus,</strong> Balkanlar vd. de isterlerse <strong>Turan’ın</strong> birer parçası olurlar.</div> <div><strong>Sudanlı Hz. Zenci Musa</strong>, <strong>Türk</strong> <strong>Milleti’nin</strong> bekâsı için can vermedi mi?</div> <div></div> <div>Aziz Milletim.</div> <div><strong>Hoca Yesevi</strong> Atamızın yurdu <strong>Kazakistan’ın</strong> <strong>Türkistan</strong> Kentinden yürek dolusu selâm.</div> <div>“<strong>Bir olalım, Birlik olalım. Büyük ve güçlü Türkiye olalım. Turan olalım. İttihád-ı İslâm olalım.</strong>”</div> <div>Bunu diyemeyenler bilin ki <strong>devlet</strong>, <strong>vatan</strong>, <strong>millet</strong> ve <strong>ümmet</strong> menfaatine düşman ya da düşmanlarımızla göz temasında adamlardır.</div> <div>Fırsat vermeyelim. Aramızdan her türlü <strong>işbirlikçi</strong>, <strong>hain</strong> ve <strong>hırsızı</strong> atalım. </div> <div>. </div> <div><strong>Emekli Yarbay Halil MERT, dikGAZETE.com</strong></div> <div>-Strateji ve Yönetim Uzmanı-</div> <div></div>