<h3><span><strong>Siyasette kişiliksizlik!..</strong></span></h3> <div><strong>Ülke</strong> siyasetinde genel olarak bir <strong>partiye</strong> <strong>üye</strong> olmak için herhangi bir <strong>şart</strong> aranmazken, bir yerlere gelmek için <strong>parti</strong> <strong>genel</strong> <strong>başkanlarının</strong> <strong>onayı</strong> olması şartı var!..</div> <div>Daha çok <strong>il</strong> <strong>başkanı</strong>, <strong>milletvekili</strong> ve <strong>bakan</strong> olabilmek için gerekli olan <strong>genel</strong> <strong>başkan</strong> <strong>şartı</strong>, <strong>ilçe</strong> <strong>başkanı</strong> ya da <strong>il</strong> <strong>ilçe</strong> <strong>yönetiminde</strong> yer almak için çok da gerekli değil!</div> <div>Buralarda <strong>siyasi</strong> <strong>görüşün</strong> ve <strong>kişiliğinden</strong> önce bütün partiler için geçerli olan birinci kural, şahsın <strong>paralı</strong>/<strong>zengin</strong> olması; <strong>partiye</strong> <strong>yardım</strong> yapması gibi ayrıntıların yanı sıra <strong>ilçe</strong> <strong>başkanı</strong> olabilmek için <strong>il</strong> <strong>başkanı</strong> başta olmak üzere <strong>il</strong> <strong>yönetiminin</strong> <strong>emrinde</strong> olması ve yalamasıdır!..</div> <div><strong>İl</strong> <strong>başkanı</strong> olacaklarda da aynı şartlar aranırken, önceki başkan ve yönetiminin <strong>onayını</strong> almak için onları ve bölgesinin <strong>milletvekillerini</strong> yalaması lazım ki; mevcut başkan, <strong>genel</strong> <strong>başkana</strong> ismini versin; <strong>referans</strong> olsun!.. Ve aynı zamanda sorulursa <strong>milletvekilleri</strong> de <strong>desteğini</strong> açıklasın!..</div> <div>Bunları yapabilme ve <strong>isminin</strong> <strong>öne</strong> çıkması için de diğer <strong>başkan</strong> <strong>adaylarını</strong> bir şekilde <strong>katakulli</strong> yapıp, <strong>ekarte</strong> edebilmeli ki, <strong>başkan</strong> olsun!</div> <div><strong>Yönetime</strong> alacakları kişileri de <strong>belediye</strong> <strong>seçimlerinde</strong> başkan adaylarının <strong>encümen</strong> <strong>üyesi</strong> yapacağı kişilerden <strong>para</strong> alması gibi bir dümen(!)le halletmesi gerekir!..</div> <div>Artık o <strong>göreve</strong> layık mı, değil mi, onun pek önemi yok…</div> <div><strong>Yaptıkları</strong> ve <strong>yapacakları</strong> şey genel itibariyle; <strong>İmam- Gazali’nin</strong> söylediği gibi; “<strong>Layık olmadan makam sahibi olanlar, astlarını ısırıp üstlerine kuyruk sallarlar</strong>!..”dır!..</div> <div><strong>Siyaset</strong> böyle yapıldığı için, kişilerin <strong>okuması</strong>, <strong>bilgi</strong> <strong>sahibi</strong> olması ya da <strong>kendini</strong> <strong>geliştirmesi</strong> gibi bir sıkıntısı yoktur, yalnız <strong>üniversite</strong> <strong>diploması</strong> olması yeterlidir!..</div> <div><strong>Bundan dolayıdır ki</strong>; karaktersizlikler, ihanetler, menfaate göre satışlar, menfaati bittiği ya da partisi zayıfladığı için <strong>güçlü</strong> <strong>görünen</strong> <strong>partilere</strong> kuyruk sallamalar devam edip gitmektedir!</div> <div>Böyle olduğu için eskiden beri bazı <strong>beklenmeyen</strong> ve <strong>karakter</strong> <strong>sorunu</strong> oluşturan durumlar yaşandı, yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecektir!..</div> <div><strong>Geçmişten</strong> bir yazıyı örnek vererek günümüze gelelim… “<strong>ANAP’ın Serencamı…</strong>” <strong>Ali Mevlüt Kaya</strong>/Cuma Dergisi Yıl: 7 Sayı: 365. 12/18 Eylül 1997…</div> <div>“<strong>Turgut</strong> <strong>Özal</strong> cumhurbaşkanı olurken yerine bıraktığı <strong>Yıldırım</strong> <strong>Akbulut’un</strong> karşısına genel başkan adayı olarak çıkan ve <strong>Mesut</strong> <strong>Yılmaz’a</strong> karşı <strong>Yıldırım</strong> <strong>Akbulut’u</strong> destekleyen partinin ağır isimlerinden <strong>Mehmet</strong> <strong>Keçeciler</strong>, daha sonra <strong>Mesut</strong> <strong>Yılmaz’ın</strong> karşısına <strong>Özal</strong> tarafından aday olarak çıkarıldı!.. Yarışı kaybeden <strong>Keçeciler</strong>, bazı miletvekileriyle birlikte <strong>ANAP’tan</strong> istifa etti ve <strong>Yusuf Bozkurt Özal</strong> liderliğinde <strong>Yeni</strong> <strong>Parti’yi</strong> kurma çalışması başlattılar. Çalışmalarda biraz geri durunca, <strong>ANAP’a</strong> dönecek söylentileri ortaya çıkan ve kendisine de sorulan <strong>Keçeciler</strong>; “Üç talakta boşanılana geri dönülmez. İnsanlar hanımlarını üç talakta boşadılar mı bir daha dönemezler!.. ANAP’ı boşadım. Geri dönmem söz konusu değildir!..” dedi.</div> <div>Bunu söyledikten sonra kendisiyle kader birliği yapan arkadaşlarını satarak, <strong>ANAP’a</strong> geri döndü ve resmi kayıtlarda <strong>başbakan</strong> olarak göründüğü dönemlerde genelkurmay başkanlığı genel sekreterliği özel kalem müdürünün ara elemanlığını yapan <strong>Mesut</strong> <strong>Yılmaz’ın</strong> paspası oldu!..</div> <div>Bu arada; <strong>Turgut</strong> <strong>Özal’ın</strong> bir soru üzerine; “<strong>Onun için konuşmaya değmez, Brütüs</strong>” dediğini de not edelim!..</div> <div>Son örneği <strong>CHP’den</strong> vereceğiz ama ondan önce şunu belirtelim: Yalakalık için ayakların altına paspas olup, oradan oraya dolanan, <strong>dünya</strong> <strong>görüşünü</strong> sürekli değiştirdikten sonra artık <strong>dinini</strong> de değiştirmesi beklenen fırıldak adamların el üstünde tutulduğu; “<strong>AK Parti, cumhurbaşkanımızın liderliğinde hiçbir zaman milletini zamlara, enflasyona ezdirmemiştir; bundan sonra da ezdirmeyecektir</strong>” diyen, fakat milletin özellikle <strong>22 bin 104 lira 67 kuruş</strong> alan <strong>asgari</strong> <strong>ücretli</strong> ve <strong>14 bin 469</strong> <strong>TL</strong> alan <strong>emeklilerin</strong> <strong>ezilmediğini</strong> söyleme basiretsizliğinde bulunan ve vicdan sahibi hiçbir kişinin söyleyemeyeceği sözleri söyleyen vekillerin alkışlandığı sahneleri sollayacak çıkış, <strong>CHP</strong> <strong>Adana</strong> <strong>il</strong> <strong>başkanından</strong> geldi!.. </div> <div></div> <div><strong>Cumhurbaşkanlığı</strong> seçimlerine <strong>3 yıldan fazla</strong> bir zaman olmasına, <strong>diploma</strong> konusunda hakkında <strong>soruşturma</strong> açılmasına ve <strong>aday</strong> <strong>olamama</strong> ihtimaline rağmen <strong>cumhurbaşkanlığı</strong> <strong>adaylığını</strong> değil de, sanki <strong>cumhurbaşkanlığını</strong> ilan etmiş bir havayla <strong>yurt</strong> gezilerine çıkan <strong>Ekrem</strong> <strong>İmamoğlu’nu</strong> cumhurbaşkanı ilan eden ikinci kişi <strong>Adana</strong> <strong>il</strong> <strong>başkanı</strong> oldu!..</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Özgür</strong> <strong>Özel’in</strong> emanetçi, gerçek genel başkanın <strong>Ekrem</strong> <strong>İmamoğlu</strong> olduğunun farkına varan ve <strong>Adana’da</strong> topluluğun olduğu bir salonda oradakileri yok sayıp, sadece <strong>İmamoğlu’na</strong> hitap eden <strong>il</strong> <strong>başkanı,</strong> aynen şöyle dedi: “Sizin başarınız, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumharbaşkanı olmanız aynen yüzyıl önce olduğu gibi mazlum milletlerin ideali olacak. Sadece Türkiye’yi değil, Ortadoğu’yu da, Asya’yı da bu ideale boğacaksınız sayın cumhurbaşkanım. Biz buna inanıyoruz… Biz buna güveniyoruz!..” (*)</div> <div>“<strong>Yüzyıl</strong> <strong>önce</strong> <strong>olduğu</strong> <strong>gibi</strong>” derken; <strong>Ekrem</strong> <strong>İmamoğlu’nu</strong> <strong>Atatürk</strong> ya da <strong>ikinci</strong> <strong>Atatürk</strong> yapıyor!..</div> <div>Ben bu şahsın, <strong>İmamoğlu</strong> hakkında çok bilgi sahibi olduğunu düşünmüyorum!..</div> <div><strong>Milletvekili</strong> olabilmek için partilerde oluşmuş ve kemikleşmiş bir <strong>tapınma</strong> <strong>ritüeli</strong> gerçekleşmiş!..</div> <div><strong>İmamoğlu’nu</strong> cumhurbaşkanı ilan eden bu şahıs, bir araştırma yapsa, <strong>İmamoğlu’nun</strong> <strong>solcu</strong> bile olmadığını anlardı!..</div> <div>Araştırsaydı; <strong>ANAP’ta</strong> siyaset yapmış ve sonunda <strong>CHP’nin</strong> kabul ettiğini, daha sonra ise <strong>Beylikdüzü</strong> <strong>Belediye</strong> <strong>Başkanı</strong> olmasıyla şansının döndüğünü, kendisinin yaptığı gibi, <strong>İmamoğlu’nun</strong> da <strong>Kemal</strong> <strong>Kılıçdaroğlu’na</strong> “<strong>sayın</strong> <strong>cumhurbaşkanım</strong>” dediği videoyu da görecekti! (**)</div> <div>Sadece <strong>İmamoğlu</strong> mu?!.</div> <div>Daha kimlerin, bugün adını bile anmadıkları <strong>Kemal</strong> <strong>Kılıçdaroğlu’na</strong> ‘<strong>cumhurbaşkanım’</strong> dediğini hatta bir tane tapınanın <strong>Kılıçdaroğlu’na</strong> nasıl <strong>ihanet</strong> edip hançerlediğini de görecekti!..</div> <div></div> <div>Fakat araştırmaya ne gerek vardı?!.</div> <div>Nasıl olsa bu işler <strong>böyle</strong> dönüyordu ve önümüzdeki seçim, <strong>milletvekili</strong> <strong>adayı</strong> olması bu şekilde garantilenirdi!..</div> <div><strong>70</strong>-<strong>75</strong> yıl yaşayacakları dünyada <strong>makam</strong>-<strong>mevki</strong> sahibi olmak için <strong>her</strong> <strong>şeylerini</strong> vermeye hazır, <strong>rakamlarla</strong> zikredilmeyecek kadar karaktersizin bulunduğu ve <strong>partilerin</strong> de genel anlamda bunları <strong>tercih</strong> ettiği bir <strong>siyaset</strong> dünyasından hatta böyle insanların <strong>çoğunluğu</strong> teşkil ettiği bir dünyadan çok <strong>ümit</strong> beklememek lazım!..</div> <div>.</div> <div><strong>Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com</strong></div> <div>(*) CHP ADANA İL BAŞKANI: https://x.com/i/status/1898745708418658745</div> <div>(**) E. İmamoğlu, M. Yavaş, K. Kılıçdaroğlu: https://x.com/i/status/1898880436878606344</div> <div></div> <div></div> <div>.</div>