<h3><span><strong>RUSYA KAZANDI!</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div>Tüm dünya <strong>2022</strong> yılında <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna</strong> topraklarına girişinden sonra bu topraklara dikkatli bir şekilde bakmaya başladı. <strong>Dünya</strong> üzerinde bulunan akademisyenler, eski ve yeni diplomatlar, gazeteciler devamlı <strong>jeopolitika</strong> ve <strong>siyaset</strong> konuşup <strong>Rusya</strong> hakkında yazılar, makaleler, kitaplar yazdılar.</div> <div><strong>Amerika</strong> ve <strong>Avrupa</strong>’da pek çok vakıf kuruluşları, <strong>Rusya’yı</strong> dünyada yaşayan tüm insanlara <strong>şeytan</strong>, <strong>işgalci</strong> ve <strong>karanlıklar</strong> <strong>ülkesi</strong> olarak göstermek için <strong>milyarlarca</strong> <strong>dolar</strong> harcadılar. Kendi genç nesillerini, bu dünyanın <strong>en</strong> <strong>büyük</strong> ülkesine, <strong>en</strong> <strong>zengin</strong> ülkesine <strong>düşman</strong> etmek için harcanan enerji ve maddi gücün başarılı olduğunu söyleyebiliriz!</div> <div><strong>Dünya</strong> üzerinde bulunan <strong>akademisyenler</strong>, eski ve yeni diplomatlar, gazeteciler <strong>Rusya</strong> üzerine ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar aslında içi bomboş cümlelerden ibarettir, çünkü <strong>Rusya’yı</strong> anlatmak için, şehirlerinde gezip insanlara değmeniz, ülkenin sosyolojisini bilmeniz gerekir. Bu insanların <strong>siyasetçilerin</strong> <strong>her</strong> <strong>dediğine</strong> robot gibi kayıtsız kaldığını, siyasetçilerin de halka kulak asmadığını düşündüğünüz vakit, <strong>Rusya</strong> hakkında ne söylerseniz söyleyin, sözleriniz boşlukta asılı kalır.</div> <div>Ben <strong>Rusya’da</strong> her yıl farklı şehirlere gidip, <strong>Rusya</strong> hakkında <strong>belgeseller</strong> yapıyorum. Savaş bölgesinde de bulundum, <strong>Rusya’nın</strong> en uzak bölgelerinde de. Buralarda her yaştan <strong>sivil</strong> vatandaşlar ile konuşurken bir şeylerin değiştiğini fark ediyorsunuz, dolayısı ile benim anlattıklarım, bir <strong>akademisyenin</strong>, bir <strong>emekli</strong> <strong>diplomatın</strong>, <strong>gazetecinin</strong> rahat koltuğunda kahve yudumlayıp yabancı makale ve yayınlardan edindiği bilgilerden <strong>derleme</strong> olmayacak, soğukta, yağmurda, çamurda ve uzun yollar kat ederek edinilmiş <strong>bilgilerden</strong> süzülen bir <strong>anlatı</strong> olacak!</div> <div>Başlıyoruz!</div> <div><strong>Amerika ve Avrupa tarafından harcanan paralar Rusya Federasyonu’nun en büyük kaybına nasıl ilaç oldu?</strong></div> <div><strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği</strong> dağılışı sonrası yeni <strong>Rusya’da</strong> baş gösteren kaos, o dönem yaşayan nesillere güvensizlik, geleceğe kaygı ile bakma, kendi ulusunu küçük görme gibi pek çok problem getirdi. Bu problemler ile birlikte o zamanı yaşayan nesiller, <strong>Batı</strong> ülkelerine karşı büyük bir sempati ve güven beslemeye başlayarak, kendi ülkelerinde <strong>demokrasinin</strong> olmadığı hissiyatını yaşamaya başladı.</div> <div><strong>Sovyetler</strong> sonrası ülkeye gelen ve <strong>Rus</strong> halkını ayrıştırmak için yayınlar yapan <strong>Batılı</strong> ama “<strong>demokratik</strong>” <strong>görünen</strong> yayın organları, <strong>Rus</strong> siyasetçilerinin devamlı <strong>yalan</strong> söylediklerini, ülke başkanının <strong>totaliter</strong> olduğunu uzun yıllara yayılan bir period içerisinde yeni nesillerin damarlarına enjekte etti…</div> <div><strong>Türkiye’de</strong> <strong>1950</strong> sonrası yapılan <strong>Batı</strong> <strong>kaynaklı</strong> yayınlar ile komşusu olan <strong>Rusya’ya</strong> “<strong>Müslüman</strong> <strong>ve</strong> <strong>Türk</strong> <strong>düşmanı”</strong> yakıştırmaları yapılarak, <strong>Türkiye’de</strong> çok az olan <strong>Rus</strong> tarihi ve <strong>Rusya</strong> konulu bilgi, belge, makalelerinin avantajını da kullanarak tamamen <strong>Rusya’nın</strong> sesi kısıldı.</div> <div><strong>Rus</strong> halkının <strong>1990</strong> sonrası <strong>Batıyı</strong> her şeyin yegane üreticisi, demokrasinin ana vatanı olarak görmesi de sadece <strong>Ruslara</strong> özel bir şey değil. <strong>Türk</strong> halkı da <strong>Batı</strong> tarafından milyonlarca para alan, kendi içerisinden çıkan <strong>gazetecilerin</strong>, <strong>medya</strong> <strong>organlarının</strong>, <strong>siyasetçilerinin</strong>, <strong>tarihçilerinin</strong>, <strong>din</strong> <strong>adamlarının</strong> manipülasyonlarına uzun yıllar maruz kaldı ve sonuç olarak <strong>Müslüman</strong> cahil kesimleri kullanarak dünya da terör gruplarını besleyen <strong>Amerika</strong> ve <strong>Avrupa’ya</strong> sempati duydu.</div> <div>Bir ülke ve <strong>Batı</strong> <strong>aşkı</strong> ile yanıp tutuşan siyasetçilerini düşünün, kendi insanını <strong>2. Dünya Savaşında</strong> yıkıma uğramış <strong>Avrupa’yı</strong> tekrar ayağa kaldırsın diye başka ülkelere peşkeş çekiyor. İşte o <strong>Türk</strong> <strong>işçilerinin</strong> ilk nesli, <strong>Avrupa'nın</strong> acımasız işverenleri tarafından sömürülüp, hiçbir <strong>iş</strong> <strong>güvenliği</strong> olmadan madenlerde, santral bacalarında, en <strong>pis</strong> işlerde çalıştırılıp, hasta edilerek öldürüldü!</div> <div>Tüm bunlara rağmen <strong>Batı,</strong> <strong>Türk</strong> toplumunu dışladı, <strong>Türk</strong> devletini, “<strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’ne</strong> <strong>alacağız”</strong> deyip yıllarca oyalayarak ülke içerisindeki <strong>muhalif</strong> <strong>gazetecileri</strong> ve <strong>siyasetçileri</strong> <strong>fonlara</strong> <strong>boğarak,</strong> <strong>iç</strong> <strong>siyaseti</strong> bozmaya çalıştı. En acımasız tarafı ise <strong>devletin</strong> <strong>içerisine</strong> uzun yıllar sürecek bir <strong>operasyon</strong> ile gene <strong>Müslümanlığı</strong> kullanıp, bir cemaati soktu.</div> <div>Bu <strong>cemaatin</strong> yöneticisi <strong>2016</strong> yılında yapılmaya çalışılan <strong>askeri</strong> <strong>darbeden</strong> sorumlu tutuldu, <strong>Türkiye,</strong> <strong>Amerika’dan</strong> iadesini istese de <strong>Amerika,</strong> bu kişiyi <strong>iade</strong> etmedi ve orada öldü. <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’nin</strong> “<strong>müttefikimiz</strong>” dediği <strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri</strong>, <strong>Türkiye</strong> mahkemelerinin <strong>terörist</strong> olarak adlandırdığı kişiyi <strong>Türkiye’ye</strong> vermedi!</div> <div>Yukarıda saydıklarımın bazıları <strong>Türkiye’de</strong> yaşayan yeni nesillerin <strong>Batıya</strong> bakış açısını negatif anlamda “<strong>biraz</strong>” değiştirse de bu durum <strong>Rusya</strong>’da daha farklı.</div> <h3><strong>Şapka Düştü Kel Göründü!..</strong></h3> <div><strong>Türkçede</strong> güzel bir deyim var, “<strong>şapka</strong> <strong>düştü</strong> <strong>kel</strong> <strong>göründü”</strong> diye, işte bu deyim, yıllarca <strong>Rusya’da</strong> <strong>1990’lı</strong> yılları yaşamış, şimdilerde <strong>60'lı</strong> <strong>yaşlarını</strong> yaşayan insanlar için ve <strong>1990</strong> sonrası doğan nesiller için çok şey ifade ediyor.</div> <div>Kendilerini günlük hayatın akışına bırakmış, akşamları sadece kısa bir süre <strong>Rusya’ya</strong> yerleşmiş <strong>Batı</strong> <strong>medyası</strong> yayınlarını izleyip, okuyan sıradan vatandaşlar, uzun yıllar <strong>Rusya</strong> ve onun yöneticilerini <strong>Batı</strong> ülkeleri ile karşılaştırıp, <strong>BBC</strong> gibi kuruluşların çok <strong>sinsice</strong> hazırladığı <strong>içeriklerin</strong> kurbanı oldu.</div> <div><strong>Yeni</strong> <strong>nesiller</strong> de bu medya organları üzerinden ve bir şekilde yurtdışına giden sonradan görme kültürsüz <strong>Rusların</strong> yaptığı video içeriklerinden etkilenerek, dünyaya <strong>edebiyat</strong>, <strong>teknoloji</strong>, <strong>uzay</strong> <strong>bilimi</strong>, <strong>kimya</strong> gibi konularda yön vermiş <strong>Rusya</strong> gibi bir ülkenin, onlara bir gelecek vermediğini düşünüyorlardı.</div> <div>Fakat <strong>2022</strong> yılı sonrası yaşlısı ve genci, <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong> sınırları içerisinde olan milyonlarca <strong>Rus</strong> vatandaşı belki de <strong>Batının</strong> silahı ile ilk defa gerçeği gördü.</div> <div>Çünkü milyonlarca insan, <strong>Rusya</strong> - <strong>Ukrayna</strong> çatışmaları sırasında dünyanın en büyük ve en saygıdeğer kuruluşları olarak bilinen dev <strong>medya</strong> organlarının nasıl <strong>yalan</strong> <strong>haberler</strong> pompaladığını gördü, sevdikleri, kaliteli olarak saydıkları, dünyada “<strong>saygın</strong> <strong>markalar</strong>” olarak bilinen firmaların, <strong>Rusya’yı</strong> ve <strong>Rus</strong> halkını siyasi bir konudan ötürü nasıl da <strong>yüzüstü</strong> bıraktığını gördü.</div> <div>Konunun aslında <strong>otokratik</strong> devlet yönetim biçimi olmadığı, tamamen <strong>Rusya</strong> topraklarına ve <strong>Rus</strong> halkına doğrudan <strong>düşmanlık</strong> olduğunu insanlar kavradı.</div> <div>Tüm bunlar olurken, ilmik ilmik örülen saygın <strong>Batı</strong> <strong>basını</strong> imajı ise her ay yapılan “<strong>Rusya’nın depolarında mühimmatlar tükendi</strong>” şeklindeki haberleri ile iki yıl içerisinde yerle bir oldu.</div> <div>Gezdiğim yerlerde, konuştuğum genci yaşlısı tüm <strong>Ruslar</strong>, <strong>Batının</strong> öyle sanıldığı gibi <strong>ahlaklı</strong>, çok <strong>demokratik</strong> olmadığını kavramışlar, en önemlisi ise, <strong>Batının</strong> onlara <strong>düşman</strong> olduğunu kavramışlar!</div> <div><strong>2022</strong> yılına kadar <strong>Rusya’dan</strong> milyarlarca <strong>Ruble</strong> <strong>fon</strong> alan <strong>Rus</strong> <strong>medyasının</strong> başaramadığı şeyi, <strong>ABD</strong> ve <strong>Avrupa’nın</strong> <strong>Ukrayna</strong> konusunda “<strong>dünyaca saygın kaynaklar</strong>” olarak görünen <strong>medya</strong> organlarına dayattığı <strong>yalan</strong> <strong>haberler</strong> başardı…</div> <div>İşte tam bu noktada <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong>, <strong>Sovyetler</strong> <strong>Birliği’nin</strong> dağılması sonrası kaybolan nesiller ile birlikte toplamda “<strong>beş</strong> <strong>nesil”den</strong> oluşan halkına, devlete olan güvenini, ülkelerine olan sadakatini ve sevgisini, gerçek vatanseverliği tekrar geri kazandırdı. Üstelik bunu yaparken de <strong>Batı</strong> gibi <strong>medyaya</strong> <strong>milyarlarca</strong> para da ödemedi.</div> <div>Sadece bugüne kadar <strong>sinsice</strong> hareket eden <strong>Batının</strong> iki yüzlü, ahlak yoksunu <strong>gazetecilerinin</strong>, <strong>yazarlarının</strong>, <strong>televizyoncularının</strong>, <strong>siyasetçilerinin</strong> tüm yalanlarını <strong>Rus</strong> halkının duymasına ve anlamasına yardımcı olarak yaptı. İnsanlar sevdikleri, etinden tırnağından arttırdıkları paralar ile satın aldıkları ürünleri satan <strong>firmaların</strong> onlara saygı duymadıklarını, <strong>Rus</strong> halkının <strong>Batının</strong> gözünde bir <strong>değerinin</strong> olmadığını <strong>Ukrayna</strong> ile yaşanan süreçte gördüler.</div> <div>Tüm bu süreç içerisinde <strong>Rus</strong> <strong>halkının</strong> bilinç altına, <strong>Batı</strong> ve onun <strong>sahte</strong> <strong>özgürlükçü</strong> dünyasının o kadar da <strong>özgür</strong> olmadığı, <strong>Batı</strong> insanlarının sanılanın aksine <strong>akıllı</strong> ve <strong>analitik</strong> <strong>düşünceye</strong> hakim olmadığı işlendi.</div> <div> </div> <div><strong>Rus</strong> halkı, <strong>Batının</strong> ürünlerini belki gene kullanacak, kendi ürettiğinden kaliteli sayacak o ürünleri, fakat şu var ki; <strong>Rusya’ya</strong> aidiyet duygusunun pekiştiği, ülkelerine olan güvenin getirdiği özgüven ile bu dönemi yaşayan <strong>beş</strong> <strong>nesil</strong> bir daha asla ne <strong>Amerika'ya</strong> ne de <strong>Avrupa’ya</strong> tamamen güvenmeyecek.</div> <div>İşte <strong>Rusya’nın</strong> en büyük kazancı da budur ve bu <strong>sosyolojik</strong> durum belki de <strong>Rusya’ya</strong> her alanda yansıyacak, çünkü yeni nesillere bir daha kimse “<strong>diktatörlük</strong> <strong>ile</strong> <strong>yönetildikleri</strong>” yalanını aşılayamayacak.</div> <div>.</div> <div><strong>Cem Kıran, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>