<div>Babam <strong>20 Mart 1990</strong> senesinde <strong>Hakkın</strong> rahmetine kavuşmuştu…</div> <div>Onun ayrılığı bende <strong>büyük boşluk</strong> oluşturmuştu…</div> <div>Her ne kadar gurbette olsam da onun <strong>varlığı</strong>, arkamda olması bana <strong>güç</strong> katıyordu…</div> <div>Ahirete göçmesiyle <strong>İstanbul</strong> <strong>sokakları bana dar</strong> geldi…</div> <div>İşte bu acımın, kaybımın arkasından sonra <strong>babam yerine</strong> koyduğum, <strong>sohbet ettiğim</strong>, <strong>acılarımı ve sevinçlerimi</strong> paylaştığım; dostları tarafından, mesleğinden dolayı <strong>“Berber Hasan” </strong>olarak tanınan, kayın babam <strong>Hasan Basri Sarıçam</strong> da <strong>15 Ocak’ı- 16 Ocak’a</strong> (pazarı- pazartesiye) bağlayan gece <strong>Hakkın rahmetine kavuştu… </strong></div> <div></div> <div>Varlıklarıyla evlada <strong>güç</strong> veren dayanak noktası <strong>ulu çınarlar</strong>, bir bir bizleri terk ettiler…</div> <div>Biz inanıyoruz ki, <strong>ölüm</strong> hiçlik değil, yok oluş değil, <strong>ebedî âleme,</strong> gerçek âleme gitmek için bir <strong>bilet, geçiş yolculuğu…</strong></div> <div>Eğer bu inanç olmamış olsa; <strong>“ölümün ebedî yok oluş”</strong> düşüncesinde karşısında, insanın <strong>dayanacak</strong> gücü,<strong> takati</strong> olamaz, dayanamaz, kendini <strong>yerden-yere vurup</strong>, <strong>parça parça</strong> eder…</div> <div>Sevdiği insan, gözünün önünde bir <strong>çukura </strong>bırakılıyor, üzerine <strong>toprak </strong>örtülüyor sonra da oradan <strong>hızla uzaklaşarak</strong> çekip gidiyorsun…</div> <div>Bu gerçek karşısında; nasıl dayanılır, hiç akıl almıyor!..</div> <div>İşte bu <strong>büyük</strong>, <strong>dayanılmaz acı</strong> karşısında; ancak <strong>Ahiret inancı</strong>, ölümden sonraki bir <strong>hayatın varlığı,</strong> <strong>Allah’ın </strong>insanları <strong>yok etmediğini</strong>, dünyadaki <strong>imtihanını sonlandırdığı</strong> ve <strong>ebedî âleme</strong> hazırladığı inancı; <strong>tek dayanak noktası… </strong></div> <div><strong>Bu inanç</strong>, tutunulacak <strong>dal</strong>, kuvvet bulunulacak <strong>nokta</strong>, <strong>güç kaynağı</strong> oluyor…</div> <div>Yoksa, hakikat karşısında <strong>ayakta kalmak</strong>, <strong>dirayet göstermek mümkün</strong> değil…</div> <div></div> <div><strong>Rabbim’den </strong>niyazım; kayın babamın günahlarını bağışlasın, makamı <strong>âli</strong>, mekânı <strong>Cennet </strong>olsun; Ahirette <strong>Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in sancağı altında toplanmayı </strong>nasip etsin… (Amin!..)</div> <h4><strong>TEŞEKKÜR</strong></h4> <div>Bizim bu büyük acımızı paylaşan, taziyelerini bildiren, uzaktan-yakından gelerek cenaze namazına ve define katılarak dua eden, telefonla arayan bütün <strong>akraba ve dostlara</strong> teşekkür ederim…</div> <div>Birer teşekkürler de kıymetli dostlar ve meslektaşlarım <strong>Abdullah Eraçıkbaş</strong> ile <strong>Mehmet Kara</strong> ve kabir yerinin bulunmasında büyük desteği olan Hatay milletvekili <strong>İsmet Tokdemir’e</strong>… Ayrıca, servis, taşıma ve ikram hizmetlerinde yardım eden <strong>Gazi Osman Paşa Belediyesi’ne</strong> de… Allah hepsinden razı olsun… (Amin!..)</div> <div>.</div> <div><strong>Osman Ovacıklı, dikGAZETE.com</strong><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>